Hz. Aişe - Sibel Eraslan Kitap özeti, konusu ve incelemesi
Hz. Aişe kimin eseri? Hz. Aişe kitabının yazarı kimdir? Hz. Aişe konusu ve anafikri nedir? Hz. Aişe kitabı ne anlatıyor? Hz. Aişe kitabının yazarı Sibel Eraslan kimdir? İşte Hz. Aişe kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...
Kitap Künyesi
Yazar: Sibel Eraslan
Yayın Evi: Timaş Yayınları
İSBN: 9786050813050
Sayfa Sayısı: 344
Hz. Aişe Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Ben Aişe...
Gözleriyim geceyle gündüzün...
Onlar ki birbiri ardından gelerek dizildiler sirete...
Ben Aişe...
Şahidiyim vahyin...
Ta-Ha ve Yasinin...
Beni sevdi Resul (asm), bende kendisini gördü.
Benim sevgim ona su, benim sevgim ona ayna oldu...
O benim yurdumdu, ben onun toprağındanım...
Ben onun vuslatıyım, o benim sılam.
Hazreti Aişe... Hz. Ebubekirin, seçkin bir soyun ince terbiyesiyle yetişmiş kızı. Peygamberimizin (asm) "Seni kördüğüm gibi seviyorum" dediği kadın... Sahih kaynakların ışığında Hazreti Aişenin hayatı, çocukluğu, Resulullah(asm) ile evliliği, Hazreti Peygamberin vefatından sonra yaşadıkları, Sibel Eraslanın aşk dolu kaleminden süzülüyor.
(Tanıtım Bülteninden)
Hz. Aişe Alıntıları - Sözleri
- Gülümsedi Resulullah (s)... O'nun her gülümseyişi, benim düğün günümdür...
- "Gülümsedi ResulAllah(s)... O'nun her gülümseyişi, benim düğün günümdür..."
- “ Sevgi, selamın yaygınlaşmasıyla olur ”
- Ben Aişe… Muhammed’in Aişe’siyim… Salat ve selam üzerine olsun… Karasevdalısıyım Resulullah’ın… Salat ve selam üzerine olsun… Ben Aişe… Gözleriyim geceyle gündüzün… Onlar ki birbiri ardından gelerek dizildiler sirete… Ben Aişe… Şahidiyim vahyin… Ta-Ha ve Yasin’in… Ben Aişe… Yoldaşıyım Son Resul’ün…
- "La tahzen... İnnallahe meanâ..." "Hüzünlenme, şüphesiz ki Allah bizimledir..."
Hz. Aişe İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Selamünaleyküm Bu aralar kendimi bu tarz kitapları okumaya adadım. Çok severek aldım ve çok severek okuyup bitirdim. Okurken adeta içim ısındı diyebilirim. İyi ki okumuşum, bu tarz kitapseverlere bir öneri olsun, pişman olmazsınız Kitabı Aişe anneminiz dilinden okuyoruz. Tanıdıkça daha çok seviyoruz, kitabı bitirene kadar tebessüm yüzümden eksik olmadı. Çok naif, kibirsiz, muhteşem bir insan. Okudukça sorguladım, düşündüm; Bir defasında akrabalarımdan biri, beni iftara götürmüştü binbir rica mihnetle de, sofrayı görünce titreyerek ağlamaya başlamıştım, zira sofrada hurma ve suyun yanı sıra kurutulmuş et de vardı... “ Niçin ağlarsın annemiz?” diye sorduklarındaysa.. “ Resulullah bana söylemişti: Benden sonra kıyamete yakın, mü’minlerin sofraları şölen sofralarına dönecek, şimdi geniş sofralarınız bana bunu hatırlattı” demiştim.. Şimdi düşünüyorum Aişe annemiz veyahut Peygamberimiz bizim sofralarımızı görse, burun kıvırdığımız o yemekleri görse, çöpe atılan oekmekleri, bize neler söylerdi? (Busenur Semiz)
"Aişe ,örtüsü altındayken bana vahiy gelen tek kadındır" Hz. Aişe annemiz ; Hz. Ebubekir'in kızı, Hz. Muhammet Mustafa 'nın (s) biricik eşi. Hz. Aişe: Kitap Aişe'nin küçüklüğünü ,anne babasıyla ,ablası Esmayla olan ilişkilerini anlatarak başlıyor. Babasının kıymetlisi Aişe. O zamanlar evin en küçüğü. Nazlı ,akıllı ,uslu bir kız çocuğu. Hz. Muhammet(s) o zamanlardan beri Ebubekir'le birbirlerine sık sık gider gelirlermiş. İslam'ın yeni yeni yayılmaya başladığı zamanlar. Aişe o zamandan beri hayran Hz. Muhammet'e (s). Gel zaman git zaman islamiyet daha da yayılmaya başlıyor ,müslümanların çektiği sıkıntılar artmaya başlıyor. O yıllarda Hz. Muhammet'in (s) ilk eşi Hz. Hatice vefat ediyor. Belli bir süre sonra peygamber efendimize bir rüya malum oluyor ve Hz. Aişe annemiz ile evlenmesi isteniyor. Bunun üzerine aralarında söz takılıyor tam bu sırada müslümanlara yapılan işkenceler zorlamalar dolayısıyla Hz.Muhammet ve Hz. Ebubekir Medineye göç ediyolar. Uygun bir zamanda da ailesini aldırcağını söylüyor. Hz . Aişe 'nin gözü kulağı gelecek bir haberde. Sevgilisinden ayrı. Aşık. Hasret.Belli bir süre sonra Hz. Aişe ve diğer kalan müslümanların da bir kısmı Medine'ye çağrılıyor. Bundan sonra müslümanlar için Medine zamanı başlıyor. Hz. Aişe peygamber efendimize çok aşık. Yaşı diğer eşlerine göre daha küçük. Aişecik diyor Hz. Muhammet. Tek göz bir odaları var ama dünyalara bedel. Ah Muhammet (s) onunlayken olan sevinci , ışıldısı. Başka ne isterdi ki. Kitap genek olaraktan Hz. Aişe ve Hz.Muhammet (s) in ilişkilerini anlatıyor. Onların bi olayları sırasında inen ayetler ,o dönemde olan savaşlar , eşlerin birbirlerine tutumları , o dönem koşulları ,hadisler vs harmanlanarak olay örgüsü şeklinde yazılmış. Günde 100er sayfa okuduğum ,dili gayet kolay bir kitaptı. Ah ne çok şey öğreniyorum böyle güzel kitaplardan. Doyamadığım bir kitap daha oldu anlıcağınız. Herkese iyi okumalar ️ (canan asar)
Kitabın Yazarı Sibel Eraslan Kimdir?
Sibel Eraslan (d. 1967, İstanbul) Türk gazeteci, yazar.rnrn1967’de İstanbul’un Üsküdar ilçesinde doğdu. Üsküdar Kız Lisesi’ni (1985), İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirdi (1989).rnrnİnsan hakları, kadınların eğitimi, istihdamı ve haklarıyla ilgili inisiyatiflerde görev aldı.rnrnTeklif ve İmza dergilerinde yazdı. Bir dönem Vakit gazetesinde de köşe yazıları yazan yazar, 18 Şubat 2011 tarihinden itibaren Star Gazetesiinde yazmaya başlamıştır. Öyküleri Dergah, Mostar ve Hece dergilerinde yer aldı.
Sibel Eraslan Kitapları - Eserleri
- Canfeda
- Çöl / Deniz
- Siret-i Meryem
- Nil'in Melikesi
- Saklı Kitap
- Hz. Aişe
- Balık ve Tango
- Şile
- Kadın Sultanlar
- Parçası Benden
- Fil Yazıları
- Zemzem'in Annesi - Hazreti Hacer
- Hz. Fatıma
- Babam İçin Beyaz Bir Kuğu
- 4 Defter - Rumeli Rüzgarı
- Parçası Benden
- Ayrılık Üzüntülerin Annesidir
Sibel Eraslan Alıntıları - Sözleri
- "İnsan bilmediğinin cahilidir efendimiz." (Canfeda)
- “ Sevgi, selamın yaygınlaşmasıyla olur ” (Hz. Aişe)
- Halbuki arkadaşlık kadar cennete benzeyen çok az kelime vardır dilimizde... (Ayrılık Üzüntülerin Annesidir)
- İnsan, yüzünü hiç görmeden de sevebilir bazı şehirleri. (4 Defter - Rumeli Rüzgarı)
- ... beğenilmemenin acı burkuntusu... (Parçası Benden)
- " Anne kalbi her şeyi işitir,hatta söylenmeyip dile gelmemişleri bile,hiç merak etme...Sevmek,bilmekten evveldir." (Babam İçin Beyaz Bir Kuğu)
- Bilgilendirme artık politik bir propaganda aracına dönüşmüş durumda. Zihinler, küresel olarak pompalanan sanal bilgilendirmelerle bir çeşit sürüklenme ağı içinde. (Hz. Fatıma)
- Merakını merak ediyorum... (Babam İçin Beyaz Bir Kuğu)
- Gurbette gariplik vardır, garip olansa zaten Allaha yakındır. (Ayrılık Üzüntülerin Annesidir)
- Bilmiyorum, tecrübe etmişliğim yok ama çocuk, sanırım böylesi bir şey, ağırlıkları silen, yerçekimini altüst eden bir hesap edilmezlik var çocuklukta... (Babam İçin Beyaz Bir Kuğu)
- Adliyeler hep böyle soğuk mu olmak zorunda? (Fil Yazıları)
- Hatice’nin kalbi Resul’ün eviydi. Hatice’nin kalbi onun için giysiydi, libastı. . . Sığınaktı Hatice sevgilisi’ne, onun güvenli limanıydı. (Çöl / Deniz)
- Terk edildikten sonra da devam ediyorsa, o sevdadır ancak. Herkes gittikten sonranın hikayesidir, benim hikayem. İşte bakın! Arkadaşlarımdır şu savrulan yapraklar. Kopmuş yerinden, dalından ayrı düşmüş... Düşen yapraklar kadar yurtsuz bir kızıyım yeryüzünün. (Zemzem'in Annesi - Hazreti Hacer)
- Kendisini sevdası uğruna iptal etmeyen göz, boşa aşığım deyip durmasın. Sevda perdedir. Körlük sanırsın, oysa görüştür. Görüş açıklığı için,diğer şeylere körlük gerektirir aşkın yolu. (Siret-i Meryem)
- "Sabır sadece zorluklara tahammül etmek değildir. Sabır gücümüz yettiği halde zalim olmamaktır." (Çöl / Deniz)
- “ Allahın rahmeti gazabından çoktur... Biz müminler de merhamet sahibi olmalıyız... Bizim öfkemiz de, gazabımız da haddi aşamaz aşmamalıdır. Derdi Efendi İbrahim’in eşi hanımım Sare… (Zemzem'in Annesi - Hazreti Hacer)
- Yüzlerce uzun boylu robocop arasında uçuşan bir kül yığını gibi süzülerek ilerliyordum. Kütlem yok, biliyorum... (Parçası Benden)
- Sevdiklerinden vermedikçe hakiki iyilik mertebesine asla ulaşamayacaklarını bildiren vahye tabi kıldılar iradelerini.. (Canfeda)
- Melike'yi götürdüler... Kütükler çakılmış kızgın kumsala bağladılar... "Bu sağ elimdir" dedi, sağ bileğinden bağlanırken, "bu hep elinden tutmak istediğim, ama yüzünü bile hatırlayamadığım anneme uzanan elimdir, Allah'a feda olsun..." Onu bağlayanlar da ağlıyordu... "Bu sol elimdir" dedi, sol bileğinden bağlanırken, "bu elimle yazı yazamadım hiç, şayet yazsaydım; Allah yazardım, feda olsun Allah'a..." Onu bağlayanlar da ağlıyordu... "Bu sağ ayağımdır" dedi, sağ ayak bileğinden bağlanırken, "evladım Musa'ya her yönelişimde onun üzerine bastım, Allah'a feda olsun..." Onu bağlayanlar da ağlıyordu... "Bu sol ayağımdır" dedi, sol ayak bileğinden bağlanırken, "dünyayı sevemedim, sığacak bir ev bulamadım, lakin dünyalar Allah'a feda olsun..." Onu bağlayanlar da ağlıyordu... ... O gün, onun eve dönüş günüydü... (Nil'in Melikesi)
- "Hz. Aişe de " evlerinden çıkmasınlar" ayetini her işittiğinde ağlarmış ya.. Bir kere evinden çıkmaya görsün kadın kısmı. Gerisi tufan. Gerisi Cemel. Gerisi, "bahar eriyor gitgide, bir iki günlük ömrü var artık, mevsimler de dört değil şimdilerde, ikiye indi, yaz ve kıştan başka bir şey kalmadı elimizde..." (Babam İçin Beyaz Bir Kuğu)
Editör: Nasrettin Güneş