Ne Güzeldi Senin Çılgınlığın - Turgut Uyar Kitap özeti, konusu ve incelemesi
Ne Güzeldi Senin Çılgınlığın kimin eseri? Ne Güzeldi Senin Çılgınlığın kitabının yazarı kimdir? Ne Güzeldi Senin Çılgınlığın konusu ve anafikri nedir? Ne Güzeldi Senin Çılgınlığın kitabı ne anlatıyor? Ne Güzeldi Senin Çılgınlığın kitabının yazarı Turgut Uyar kimdir? İşte Ne Güzeldi Senin Çılgınlığın kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...
Kitap Künyesi
Yazar: Turgut Uyar
Yayın Evi: Adam
İSBN: 9789754187649
Sayfa Sayısı: 114
Ne Güzeldi Senin Çılgınlığın Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Çağdaş bireyin çelişkilerini, uyumsuzluğunu ve toplum içindeki yalnızlığını işlediği bu şiirler, lirizmi, düzyazı görünümlü "yorgan gibi" uzun dizeleri, doğrudan söyleyişe varan anlatım özellikleri ve uyandırdığı yücelik duygusuyla Türk şiirini derinden etkiledi.
Şiirleri, şiir üstüne düşünceleri ve hayatını aynı olgunluk çizgisinde buluşturabilmiş ve bunu sürdürebilmiş olmasıyla da çağdaş şiirimizin ender şair kişiliklerinden biri oldu.
Turgay Fişekçi
Ne Güzeldi Senin Çılgınlığın Alıntıları - Sözleri
- .. çünkü bakışları yazda geçmiş bir geceyi andırıyor yaşanmış mı Temmuzda mı belli değil çılgın ya da hüzünlü
- çözdüğüm bütün bulmacalardan zorludur yüreğin
- "çünkü yaşamak gibi bir şeydi yaptığı Anasız bir tay gibi coşkun ve hüzünlü.."
- Dönmeyeceğimiz bir yer beğen başka türlüsü güç
- Yarı kalmış dileğimsin...
- Bütün ağaçlarla uyuşmuşum, Kalabalık ha olmuş, ha olmamış. Sokaklarda yitirmiş, cebimde bulmuşum. Ama sokaklar şöyleymiş, Ağaçlar böyleymiş, Ama sizin adınız ne Benim dengemi bozmayınız.
- Bir dinlenme zamanı kadar birbirimizi duyardık
- Nereye gitsek o yıkıntı bizimle artık
- Herkes ne zaman ölür; elbet gülünün solduğu akşam!
- Bir yer sızlıyor belleğimde seni bir yerden tanıyorum
- acıdır ağacın gölgesini yapan bunu herkes bilir
- Sıcak yaz Solgun bir coğrafya gibi belleğimde
- Öyle oldum ki anlatamam Her mevsimde sonbaharı taşlayan Bir çocuk nasıl olursa öyle
Ne Güzeldi Senin Çılgınlığın İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Kitabın Yazarı Turgut Uyar Kimdir?
İstanbuldaki ilköğreniminden sonra, Konya Askeri Okulu, Işıklar Askeri Hava Lisesi ve Askeri Memurlar Okulunu bitirip Posof, Terme ve Ankarada personel subayı olarak görev yaptı. İlk evliliği annesinin isteği ile oldu. 18 yaşında baba olan Uyar ilk eşinden olma 3 çocuğunu memurluk yaptığı yerlerde büyüttü. 1958'de askerlikten ayrılarak Türkiye Selüloz ve Kağıt Sanayisinin Ankara şubesinde çalışmaya başladı. 1966 yılında eşinden ayrılıp İstanbul'a yerleştiğinde o dönem Cemal Süreya ile ilişkisi bitme aşamasında olan Tomris Uyar ile şiir üzerine mektuplaşmaya başlarlar. Bu mektuplaşmalar evlilikle sonuçlanır. Tomris Uyar ile evliliklerinden bir erkek çocukları olur. Hece ölçüsüyle yazdığı ve toplumsal konuları işleyen ilk iki kitabı Arz-ı Hal (1949) ve Türkiyem (1952)'den sonra, Dünyanın En Güzel Arabistanıyla bireyin iç dünyasına yönelerek yalnızlığın ve çıkışsızlığın peşinde olmuştur. Tütünler Islak (1962) ve Her Pazartesi (1968) de koruduğu bu çizgiyi, Divan (1970)' la geleneksel şiirin kalıplarına, Toplandılar (1974) ve Kayayı Delen İncir (1982)' le söz konusu dönemde yaşanan sınıfsal mücadelenin yansımalarına yerini bırakmıştır.
Turgut Uyar Kitapları - Eserleri
- Şiirde Dün Yok Mu
- Büyük Saat
- Göğe Bakma Durağı
- Korkulu Ustalık
- Divan
- Yitiksiz
- Ne Güzeldi Senin Çılgınlığın
- Arz-ı Hal ve Sonrası
- Toplandılar
- Kayayı Delen İncir
- Dünyanın En Güzel Arabistanı
- Veys
- Sonsuz Ve Öbürü
- Bir Şiirden
- Türkiyem
- Tütünler Islak
- Her Pazartesi
- Elele Okuyalım
- Arz-ı Hal ve Akşam Üzeri Türküsü
- Toplu şiirler 1
Turgut Uyar Alıntıları - Sözleri
- Çünkü unutmak bana göreydi. Çünkü ben de ölümlüydüm. (Dünyanın En Güzel Arabistanı)
- Çoktandır kim aldanmıyor acaba? (Veys)
- Ömür dedikleri gitti gider Bir avuç su gibi parmaklarından (Türkiyem)
- Sen ki, saçından tırnağına kadar Bir hürriyete bedelsin, Bu ılık saçlar, bu gözler; fakat her şeyden önce Yaşadığın için güzelsin.. (Arz-ı Hal ve Sonrası)
- aşkın aşkla çarpımı nedendir bilinmez garip bir biçimde hep sonsuzdur kare kökü de yoktur.. (Kayayı Delen İncir)
- “Yaşlıların tek özelliği,gençlerden daha uzun bir süre yaşamış olmasıdır.” (Elele Okuyalım)
- "Ey artık ölmüş olan at! -dediler- En güzeli oydu işte, yüzünün savaşla ilişkisi. Boydanboya bir karşıkoyma, denge ve istekli bir azalma. Onu bilirdik. O ağaç senin kanınla beslenirdi, hepimizi besleyen. Bir ülkeyi yeniden yaratırdı şaşkınlığımız senin karşında, alışverişin, alfabenin, iplik döküntülerinin ve her şeyi düzeltmeye kalkışmanın yok ettiği..." (Tütünler Islak)
- Bütün saatleri durdursan Zamana derdini dinletemezsin (Arz-ı Hal ve Akşam Üzeri Türküsü)
- Öyle düşünüyorum ki, Kur'an Arapça konuşulmayan ülkelerde, Arapça konuşulan ülkelerden biraz daha fazla saygı görür. İncil de öyle. Her ülkede Latince okunması ne yüzdendir belliyorsunuz. İnsan anlamadığı şeylerden korkar. Eğer anlayamadığı o şeyler içinde bir öz, bir değer sezinliyorsa korkusu saygıya çevrilir. (Korkulu Ustalık)
- Sanki bütün üzümler kuruyup gidermiş, sanki bütün gemiler, sanki bütüm trenler hemen kalkarmış gibi, sanki bir tek geç kalan benmişim gibi. Bir su içsem bir yıldız görsem, ağan yahut düşen... İşte diyorum, vakit geç! (Veys)
- Her şeyi düzeltmeye kalkışmanın yok ettiği.. (Tütünler Islak)
- Mutsuzluktan söz etmek istiyorum Dikey ve yatay mutsuzluktan Mukemmel mutluluğundan insansoyunun Sevgim acıyor. (Toplu şiirler 1)
- Yel esiyor ama değirmen dönmüyor. Kuraklık bu, adın ekmeğe dönüşmüyor. (Sonsuz Ve Öbürü)
- "Zаmаnsız gеlmе, еlim kolum dаğınıksа sаrılаmаm!" (Toplu şiirler 1)
- hiçbir şey artık eski açıklığında değil ki (Divan)
- Kalın ve karanlık bir çatı merdiveni gibi giderilmez eksikliğini tanırım onun (Sonsuz Ve Öbürü)
- Bir gün sabah sabah kapıyı vursam, -Kim o? dersin uykulu sesinle içerden. Saçların dağınıktır, mahmursundur. Kim bilir ne güzel görünürsün sevgilim, Bir sabah vakti kapıyı çalsam, Uykudan uyandırsam seni, Ki, daha sisler kalkmamıştır Haliç' ten. Fabrika düdükleri ötmededir. (Arz-ı Hal ve Sonrası)
- Bıktım gözü yaşlılıktan Bıktım ölmemeyi saymaktan (Veys)
- Yüz dilde seni seviyorum desen ne fayda... Bir dilde adam gibi sevmedikten sonra.... (Tütünler Islak)
- “Ey şimal rüzgârı, hasret dolu tren, Bari o günlerin kokusunu getir.” (Bir Şiirden)