Seni Sevmek İstemedim - Fatih Murat Arsal Kitap özeti, konusu ve incelemesi
Seni Sevmek İstemedim kimin eseri? Seni Sevmek İstemedim kitabının yazarı kimdir? Seni Sevmek İstemedim konusu ve anafikri nedir? Seni Sevmek İstemedim kitabı ne anlatıyor? Seni Sevmek İstemedim PDF indirme linki var mı? Seni Sevmek İstemedim kitabının yazarı Fatih Murat Arsal kimdir? İşte Seni Sevmek İstemedim kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...
Kitap Künyesi
Yazar: Fatih Murat Arsal
Yayın Evi: Ephesus Yayınları
İSBN: 9786059232081
Sayfa Sayısı: 575
Seni Sevmek İstemedim Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Yeşil gözlü gizemli adam, o yaşına kadar pek çok güzel kadın görmüştü. Ama Pınar kadar güzelini, mücadelecisini, vahşisini görmemişti. Ve onu istediğine karar vermesi birkaç saniyesini almamıştı. Pınar ise bu uzun boylu ve tehlikeli kokan adam kadar cüretlisini hiç görmemişti. Ondan ilk andan beri hiç hoşlanmamıştı. Hoşlanması da gerekmiyordu. Ne yazık ki modern zorba onu istiyordu ve elde etmeye kararlıydı. Güpegündüz kaçırılacağına ise asla inanamazdı.
Ailesini zor durumdan kurtarması karşılığında adam ona el koymuştu. Bu çekici adama karşı seçenekleri sınırlıydı. Ya evlenecek ya da bir süreliğine onun sevgilisi olacaktı.
Çok basit! diye mırıldandı Doğan Kurtulmanıza karşılık istediğim tek şey güzel Kardeşin Deniz güldü. Acı ama samimi bir gülüştü. Benden nefret edecek!
Ve senden de! O asla affetmez! En ufak bir fırsatta hayatımızı cehenneme çevirmeye çalışacak... İntikam alma hırsı asla sönmeyecek!
Senden hep nefret edeceğim diye fısıldadı Pınar. Çaresizlikten gözleri iyice sulanmıştı ama ağlamayacaktı. Ona bu lüksü vermeyecekti. Her gün bunu yüzüne karşı söylemekten mutlu olacağım... Anlıyor musun? Senden tüm kalbimle nefret edeceğim!
(Tanıtım Bülteninden)
Seni Sevmek İstemedim Alıntıları - Sözleri
- "Senden hep nefret edeceğim!?" "Her gün bunu yüzüne karşı söylemekten mutlu olacağım. Anlıyor musun? Senden tüm kalbimle nefret edeceğim!"
- Seni, sadece sen olduğun için istedim.
- Sen benim nefes aldığım havamsın, içtiğim suyumsun. Hayatımın anlamısın.
- Anne olmak harika bir duygu... O küçücük eller sana sarıldığında, dudakları yanağına değdiğinde, kokusunu içine çektiğinde inanılmaz mutlu oluyorsun.
- Herhalde bu salaklığı Allah vergisi olmalıydı.
- “Senden hep nefret edeceğim diye fısıldadı Pınar. Çaresizlikten gözleri iyice sulanmıştı ama ağlamayacaktı. Ona bu lüksü vermeyecekti. “ Her gün bunu yüzüne karşı söylemekten mutlu olacağım… Anlıyor musun? Senden tüm kalbimle nefret edeceğim!”
- Kimi insanlar sahip olduklarının değerinin asla farkına varamıyorlardı.
- "Her acı bir gün unutulur Pınar. Eğer memnun isen her kötü şey aslında iyi bir şeydir."
- ....son bir kez daha mırıldandı. “Seni seviyorum...” Bunu söylemek çok güzeldi. İnsanı özgür bırakıyordu. Dünyadaki her şeyi yapabilecek gibi hissediyordu kendisini... Bunca zaman aşka niye karşı koymuştu ki? Onu reddetmek daha büyük acı veriyordu.
- "Hayır... Nefret çok sağlıklı bir duygu! Bana karşı hiçbir şey hissetmeseydin, o zaman huzursuz olurdum."
- Ümit hızla tükenen bir zenginliktir...
- Bir yanı ondan sonsuz derecede nefret ederken diğer yanı onu kendisine ait görüyordu.
- "Senden uzak olmak benim için ölümdü.. Sen benim nefes aldığım havamsın, içtiğim suyumsun.. Hayatımın anlamısın." -Dodo.
- uykularım kabus oldu dünya
- "Her acı bir gün unutulur Pınar. Eğer memnun isen her kötü şey aslında iyi bir şeydir."
Seni Sevmek İstemedim İncelemesi - Şahsi Yorumlar
CRINGE: SPOILER Malum kitaplardaki pedofili olaylarından sonra çevremdeki kitap okuyan arkadaşlarımdan da şu kitapta da varmış, bu kitapta da tecavüz varmış gibi konuşmalar duydum. Başta hemen lanetlemeye girişirken sonraları doğruluğundan pek emin olmamaya başladım açıkçası. Bu yüzden bir iki tanesini açıp okuyayım, emin olduktan sonra lanetlemeye devam ederim dedim. Arkadaşlarımın bahsettiği kitaplardan birinin yazarı bu kitabın yazarıydı. O kitapta 16 yaşında bir kızla vasisi olarak atanan 30 lu yaşlarında bir adamın hikayesi epey bir cinsellikle süslenerek anlatılıyormuş ama kitap bende ve yakınımdaki herhangi bir arkadaşımda olmadığı için ve ben de böyle bir kitaba para vermek istemediğim için buradaki arkadaşımın elinde bulunan diğer kitabı yani bunu aldım. Aldım almasına ama 100. sayfaya gelemeden kapattım. Bence çok bile dayandım. Olay şu; kızımızın abisinin birine borcu var, alacaklı adam da borcun karşılığında kızı istiyor ve alıp götürüyor. "Üzgünüm tatlım. Artık benim malımsın." Sayfa 36. Şöyle akıl mantık almayacak cümleler kurmaya da devam ediyor: "Ama ondan önce başka bir erkeğe aittin! Ondan önce bir başkasına! Senin ne kadar çapkın olduğun benim bile kulagıma geldi. Kaç erkek değiştirdin Pınar? Kaç erkegin yatağını bedavaya süsledin?" "Sen delirmişsin!" "Ben hiç değilse sana iyi bir ücret öneriyorum. İstesem ödediğim parayla omur boyu birlikte olabileceğim, onlarca metres tutabilirdim. Sadece birkaç ay bana dayanarak bu paraya sahip olmaktan onur duymalısın!" Sayfa 40 Şimdi, başka bir kitapta böyle cümleler kuran bir karakter okusaydım fakat yazar bu karakteri kötü bir karakter olarak betimleseydi hiç sorun olmazdı. Fakat bu karakter çok iyi, çok mükemmel, tam aşık olunacak bir adam gibi anlatılıyor. Daha bitmedi: "İnan bana... sandığın kadar kötü değilim. Evlenirsek hayatta elde edemeyeceğin şeyleri elde etmeni sağlarım. Seni sayar ve severim. Bana bakire gelmişsin gibi saygı gösteririm. Çocuğumuzu da severim elbette!" Sayfa 50. Cümleyi neresinden tutsam elimde kalıyor. " Bu gece canın yansın istemiyorum. Benim için hava hoş... Ama sen de zevk almaya çalışabilirsin." Sayfa 62." Her şeye hakkım var. Sana değerinin çok üstünde para ödedim. Sayfa 85. Gece kıza tecavüz edeceğinden bahsediyor. Ama tabi ki bu kitapta tecavüz olarak yer almıyor. Kız ne kadar da zevk aldığından, oğlanın ne kadar da tecrübeli ve mükemmel olduğundan bahsediyor ve 10 sayfa boyunca bu tecavüz betimleniyor. Bu sırada kızın bakire olduğu ortaya çıkıyor ve oğlan tabi ki çok mutlu! Bu zorba, hastalıklı, kadını mal olarak gören tiplerin ortak bir diğer özelliği de bakirelik fetişlerinin olması. "Benden özür dilemen gerekmiyor mu?" "Ne için?" "Bakire olduğum için tabii! Beni iffetsiz bir kadın sandığın için. Senden önce hiç kimse benimle sevişmedi." (Sevişmek?) "Senden özür dilerim miniğim. Senden gerçekten özür dilerim." Kızın özür dilemesini istediği noktanın tecavüz değil de bakirelik mevzuu olması? Evet çok önemli çünkü. "... Ve ayrıca... teşekkür ederim." "Te..teşekkür mü?" diye kekeledi. "Ne için?" "Kendini bana sakladığın için!.. Bakire olduğun için!.." Sayfa 93. Bu cümleyi okumamla birlikte kitabı kapattım. Bu yazarın kitaplarını neredeyse her kitapçıya gittiğimde görürüm. Bir sürü kitabı var sanırım. Hepsi böyle mi bilmiyorum ama böyle olduğundan neredeyse eminim. Çünkü böyle kitaplar belli ki çok okunuyor. Burada bile kitabın puanının bu kadar yüksek olması bunu ortaya koyuyor. Nedense bayılıyorlar zengin ve zorba erkek, muhtaç, bakire ve aşağılanan kadın imajına. Yazar evli mi veya hayatında biri var mı bilmiyorum ama böyle fetişize edilmiş hayallerin gerçek hayattaki yansımasını çok merak ediyorum. İdeal erkeği ve kadını böyle yazan bir insanın kadınlara bakışı ve bu bakış açısının bu kadar sevilmesi korkutucu. Okumaya devam etsem kim bilir neler çıkacak. Tecavüz güzellemesine devam edilecektir eminim. Sonunda da el ele güneş batarken ufka bakarlar. Sonuçta bir aşk! hikayesi bu. (Özlem| E'lir)
okumayın bu kitabı: Kitabı okumayın! hiçbir şey kaybedeceğinizi düşünmüyorum. Kesinlikle okumayın. O kadar pişmanım ki okuduğum kitaplar arasına eklenmeyi bile haketmiyor. Yani aslında neden kitabı yarım bırakmamışım diye düşünüyorum, maalesef ki o zamanlar başladığım kitapların hepsini bitirmem gerektiğini düşünürdüm. Bu düşüncemden dolayı da pişmanım. Şükür artık öyle düşünmüyorum. Bakın şimdi kitabın adı "seni sevmek istemedim" ya işte tam da burada genç bir kızın acizliğinden bahsediyor. Ben de seni okumak istemezdim diyorum çünkü "nişanlı" genç bir kızı zorla alıkoyup (kızın ailesinin adama borcu var diye bu hakkı kendinde tanıyıp!!! ) ve üstüne üstlük kıza tecavüz edip altını üstünü çiziyorum kız nişanlı. Anlayacağınız yazarımız allandıra pullandılara genç bir kızın modern bir şekilde mal yerine koyuyor. Ve bu kadar şey yetmezmiş gibi kızın bu adama karşı oluşan aşkını okuyoruz. Bana göre Ahlak, değer yargılarının hiçe sayıldığı vakit kaybı bir kitaptır. Okumayın!! ben okudum bi hayrını göremedim. Hatta bu kitaba ayırdığım zamanımı helal etmiyorum. Ay allahım bide baskıları gittikçe da artıyor. Bu incelemeyi yazarken daha çok sinirlendim gerçekten. Zaten Toplum gitgide niteliksizleşiyor şükürler olsun ki(!) bazı yazarlarımız bu oluşumu hızlandırabildikçe hızlandırıyorlar. Biliyorum piyasada bu kitaba benzeyen onlarca hatta yüzlerce kitap var adamlar kolay yoldan para kazanmayı bulmuşlar zaten yayın evlerinin umrunda bile değil. Sonumuz nasıl olur hiç bilmiyorum. En azından sizi bir kitaptan kurtardım. (Sema)
ben böyle zararli ve gereksiz bir kitap hiç okumadm neydi bu yahu inanilir gibi degil 2 sayfada bir konu ,kadinin bedeni uzerinden dönen,kitapda uzun uzadiya sıg bir konuya sahip yazik kadinlari bedenleri uzerinden nasil bir aşagilama politikasi gercekten yazik bitti benim icin #fatih murat arsal bir selvi atici-asude yada sinan akyüz kitplari gibi tat vermedi. (esma)
Seni Sevmek İstemedim PDF indirme linki var mı?
Fatih Murat Arsal - Seni Sevmek İstemedim kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Seni Sevmek İstemedim PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Fatih Murat Arsal Kimdir?
1968 Üsküdar doğumludur. Asıl mesleği teknik öğretmenliktir. Evli ve bir erkek çocuk babasıdır. Son yedi yıldır yazmış olduğu kitaplarla, aşkın gücünü, aile bağlarının önemini ve dostluğun sıcaklığını işlemeye çalıştı. Kitaplarında işlediği konularla, imkânsız görünen aşkları mutlu sonlarla taçlandıran yazar olarak tanındı. Bir erkeğin kaleminden kadın ruhunu apaçık anlatabilmesi her zaman merak konusu oldu. Erkek doğasının sırlarını satırların arasına gizleyerek hemcinslerinin daha anlaşılır olmasını sağladı. Kalplere dokunan hikâyelerinin bağımlılık yaptığı söylentisi çıktı. Aşk’ı yazan adam olarak akıllara kazındı.
Fatih Murat Arsal Kitapları - Eserleri
- Şahane Gelin
- Seni Sevmek İstemedim
- Anlaşma
- Nefretten Sonra
- Yalnız Gözlerin İçin
- Yemin
- Beni Bırakma
- Zor Kadın
- İki Renk Aşk
- Ismarlama Bebek
- Kusursuz Plan
- Buz Sıcağı
- İki Mükemmel Hata
- Aşk Başka Bir Şey
- Ödünç Aşk
- Kalbim Seni Unutmuşken
Fatih Murat Arsal Alıntıları - Sözleri
- Zafer öylece duruyordu. Sonra kaşlarını kaldırdı. "ciddi ol çocuk! Çay hazır mı?" diye sordu normal olmasına çalıştığı bir sesle. Halbuki bu neşesi soğuk yüreğine iyi geliyordu. "Narin midemde de açım diye sinyal veriyor. " (Buz Sıcağı)
- Saat ona kadar bir randevusu yoktu. Gazetesini okurken çayını yudumladı. Hiç değilse aklı biraz meşgulken hayatındaki iki kadını da düşünmek zorunda kalmıyordu. İşler biraz karışmaya başlamıştı. (Anlaşma)
- "Anılarımız olmazsa, acılara nasıl dayanırız?" (Kalbim Seni Unutmuşken)
- ''Nefret de neydi?Sevgi her şeyin üstesinden kolayca geliyordu.''! #edebiyat (Nefretten Sonra)
- Aralarında birbirlerine dokunmalarını engelleyen ama seslerini duymalarını sağlayan telden bir engel vardı. (Beni Bırakma)
- Görünüş ne kadar da yanıltıcıydı! (Beni Bırakma)
- Sen benim nefes aldığım havamsın, içtiğim suyumsun. Hayatımın anlamısın. (Seni Sevmek İstemedim)
- Ecrin neşe ile kıkırdadı. ”Sen de ne garip bir kadınsın abla ya… Kendime zengin bir sevgili bulmam mantıklı geldi de, adamın yaşına mı takıldın?” (Zor Kadın)
- Genç adam düşünceli bir şekilde onu süzdü.Sonra iç çekti."Sana aşık olduğumu anladığımda...sen beni gerçekten de işsiz bir serseri sanıyordun.Ilk sevişmemizde de sonrasında da bu düşüncen değişmedi.Benim gibi birisiyle ilişkini devam ettirmeyi veya evlenmeyi istemiyordun." "Öyle sanıyordum...Senden ayrılıncaya kadar!Ayrıldığımızda öyle acı çektim ki!" (Kusursuz Plan)
- “Değil... Bak, teklifimin seni şaşırttığını ve... biraz çılgınca olduğunu biliyorum. Fakat yapabiliriz. Seninle bu hafta numaradan evleneceğiz ve bir süre sonra da ayrılacağız. Anneme evliliğin bana göre olmadığını ispatladıktan sonra sorun kalmaz. Eminim beni uzun süre rahat bırakacaktır. Sonra ikimiz de yine kendi yolumuza gideceğiz. Sen yine eski hayatını yaşayacaksın. Arkadaşlarınla yine aynı evi paylaşırsın. İstersen kimse evlenip ayrıldığını bile bilmez. Paran da olduğu için mutlu bir öğrencilik yaşarsın. Ben de annemin çenesinden kurtulmuş olarak huzur bulurum.” (Anlaşma)
- - “Seni sevmediğim gibi bir düşünceye nasıl kapıldın?..” - ”Artık bana baktığında... o güzel gözlerin... gülmüyor!.. Bu beni çok yaralıyor.” (Ismarlama Bebek)
- Genç kız duruşunu dikleştirdi. Burnunu gururlu bir şekilde havaya kaldırmıştı. “Aramızda…” diye başladı yavaşça. “Aramızda size kırılacağım ve de sizi affetmemi gerektirecek kadar önemli bir samimiyet yok, Salih Bey! O yüzden rahat olun.” Yine özellikle sizli bizli konuşmuştu. Salih bunu hemen fark etmişti tabii. “Kızdın ama yine de!” dedi gülümseyerek. “Aniden bozan havaya, kırılan tırnağıma, sabah erkenden okula gidiyor oluşuma ve arabamın mazotuna sürekli gelen zamma da kızıyorum ama inan bana, bunlarla rahatça baş edebiliyorum.” (Ödünç Aşk)
- “Kızım... Sana garip gelmezse eğer?” Durakladı. Kendisini merakla süzen gelininin güzel yüzünü süzdü. Elini uzatıp düz, gür saçlarını yüzünden kıyıya çekti. “Eğer sen de uygun görürsen?.. Bana ‘Anne!’ diyebilirsin. İnan bana çok hoşuma gider!” Merve donup kaldı. Bu alımlı kadının sözlerinde ciddi olduğu belliydi. Dudakları sevinçle kıvrıldı. Güzel yeşil gözleri doldu. “Gerçekten mi?” diye sordu yavaşça. (Anlaşma)
- "Kalp... Sevdiğini asla unutmuyor!" (Kalbim Seni Unutmuşken)
- En mutlu olan insanlar, en çabuk affedip unutanlardır. (Zor Kadın)
- "O geçmiş sizi siz yapan bir sey." (İki Renk Aşk)
- Hayat ne garipti! Bir yandan alırken bir yandan veriyordu. (Kalbim Seni Unutmuşken)
- Ve.... genç adam hayatında ilk defa korkuyordu.. (Zor Kadın)
- Güney'in dudakları gibi,boğazı da kurumuştu şimdi.Kalbi deli gibi atıyordu.O kadar hızlı atıyordu ki,nasıl olup da adamın bunu duymadığına hayret etti.Bacakları üzerinde zorlukla duruyordu.Bu adil değildi!Hem de hiç adil değildi...Tahir ona öylesine usul usul yaklaşmıştı ki,aklına hiçbir savunma mekanizması gelmiyordu.Büyülenmişti adeta. (Yalnız Gözlerin İçin)
- Ah prensim! Keşke böyle gülümsemeseniz! Ömrünü doldurmuş buzdolabı gibi tekliyor kalbim. Gürültüsünden narin kulaklarınızın etkilenmesini hiç istemem. (Buz Sıcağı)