diorex
life
Dedas

Sermaye Dini - Paul Lafargue Kitap özeti, konusu ve incelemesi

Sermaye Dini kimin eseri? Sermaye Dini kitabının yazarı kimdir? Sermaye Dini konusu ve anafikri nedir? Sermaye Dini kitabı ne anlatıyor? Sermaye Dini PDF indirme linki var mı? Sermaye Dini kitabının yazarı Paul Lafargue kimdir? İşte Sermaye Dini kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

  • 29.05.2022 17:00
Sermaye Dini - Paul Lafargue Kitap özeti, konusu ve incelemesi

Kitap Künyesi

Yazar: Paul Lafargue

Çevirmen: Alev Er

Orijinal Adı: La religion du capital

Yayın Evi: Sel Yayınları

İSBN: 9789755709260

Sayfa Sayısı: 93

Sermaye Dini Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Yaklaşık 130 yıl önce, Paul Lafargue’ın önderlerinden biri olduğu Fransız İşçi Partisi’nin yayın organı Le Socialiste’te yayınlanan bu küçük güldürü hem tarihsel bakımdan hem de argümanının yalınlığı ve gücü bakımından Marksist literatürün gerçek bir klasiği sayılmalıdır.

Fransa’da Marksizmin gelişme kaydettiği bir dönemde sermayeye ve sermaye düzenine dair Marksist tezleri dinin toplumsal kontrolü güçlendiren karakteriyle ilişkilendiren Lafargue, sermayenin nüvesindeki dinseli afişe ediyor. Sermaye Dini’ndeki metinlerin yapısını Kitab-ı Mukaddes geleneğine uygun şekilde oluşturarak, Marx’ın yaşamı boyunca sürdürdüğü siyasal iktisat eleştirisinden devraldıklarını, dinin ve sermayeyi yeni bir din olarak kabul eden kapitalizmin eleştirisine yönlendiriyor.

Kapitalizmin geçirdiği dönüşüme rağmen, sermeyenin mantığının ve doğasının hiçbir şekilde değişmemesi nedeniyle güncelliği koruyan bu metin, hicivle kurgunun, yer yer analitik değer taşıyan pasajlarla zekice yapılmış propagandanın başarılı bir harmanı.

Sermaye Dini Alıntıları - Sözleri

  • Kapilastin ağzında iki dil vardır,biri almak,diğeri satmak içindir
  • Kapitalist cebine attığı parada fark gözetmez; ister gözyaşıyla ıslanmış olsun, ister kan ya da terle.
  • Sosyalizm her katliamdan sonra ömrü daha da uzamış olarak, yeniden doğuyor.
  • 16. Mutluluğu sadece seçilmiş sevgili kullarıma ayırdım ve emekçilerin bundan haberi bile yok. Sevinçlerin en büyüğü kâr etmektir. Bir kapitalist kârını arttırabiliyorsa eğer, karısını, anasını, çocuklarını, köpeğini ve şerefini kaybetmeye bile razı olur. Telafisi olmayan tek mutsuzluk artık kâr edemez olmaktır; o kapitalisti kimse teskin ve teselli edemez.
  • 24. Hiçbir ilke sahibi değildir: hatta ilkesiz olma ilkesi bile yoktur.
  • SORU - Adın ne? CEVAP - Ücretli. S.- Anan baban kimler? C.- Babam da ücretliydi, dedem de, ceddim de; ama daha daha büyük ceddim serf ve köleydi. Annemin adı ise Sefalet.
  • 19. Erdem, vicdan ve aşk gibi şeylerin özüyle ilgilenmez, kafası onları alıp satmakla meşguldür.
  • - Sermaye ne vatan tanır ne de sınır, renk, ırk, yaş ve cinsiyet; o enternasyonal bir Tanrıdır, evrensel Tanrıdır, diye haykırdı Papa elçisi ilahi coşkunun pençesinde. Bu yüzden insanlığın bütün evlatları onun kanunlarına boyun eğmeli! Kaldırıp atalım geçmişin bütün dinlerini; unutalım bütün milli kinlerimizi ve din kavgalarımızı; kalplerimizi ve ruhlarımızı birleştirelim ki yeni inancımızın dogmalarını, Sermaye Dini'nin kanunlarını hazırlayalım.
  • Öldükten sonra Sermaye artık oturmama ve dinlenmeme izin verecek. Ne soğuktan şikâyet edeceğim ondan sonra ne de açlıktan; ne o günün ekmeği için kaygılanacağım ne de bir sonraki günün ekmeği için. Mezarda ebediyen istirahata çekilmenin keyfini süreceğim.

Sermaye Dini İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Sermaye Dini: Kitaba başlamadan önce uzun bir 'sunuş' yazısı mevcut. Tabi bu sunuş yazısı çok teknik olduğu için benim ya da bizim gibi 'normal' okuyucu çok fazla bir şey anlamayabilir. Sunuşun birinci kısmı tarihsel bir açıklama içerirken, ikinci kısım okunacak kitap hakkında bilgi içerir. Çünkü burada 'Lafargue'in çeşitli tarihlerde yazdığı metinlerin bir araya getirilmesiyle oluşturulmuştur' diyerek kitabın nasıl oluştuğu hakkında bir ön bilgi veriyor. Tabi ki yaşadığı dönemi anlattığı için o dönemin bilinmesi okur için daha faydalı olur ama anlatılan metinler günümüzde de hala geçerliliğini korumakta. Her olayı kendi tarihi dönemi içinde değerlendirmek daha doğru olur. Bu yüzden okunan metni de (yani kitap) bu çerçevede değerlendirmekte fayda var. Kitap 1887 yılında ilk olarak Fransa'da yayımlanmış. Sunuş yazısından anladığımız kadarıyla 'kitabın parçalarını oluşturan bölümlerin her biri Kitab-ı Mukaddes geleneği ile çağın modern kapitalistleri arasında sıkı örülmüş ve alaycı bir mizahla hikayelendirilmiş bir özdeşleştirme mahiyetindedir (s17)' diyerek içerik konusu hakkında ön bilgi sahibi olmamızı sağlıyor. 1.Bölümde, Londra Kongresinde dini, siyasi, ekonomik kodamanlar tarafından bir toplantı düzenlenir. BU toplantıya doğrudan veya dolaylı bir şekilde katılan kodamanlar yeni bir fikrin yayılışı üzerinden toplantıya katılanlara fikirlerini anlatırlar. Bunu yaparken de hem kendi gerçeklerini hem de ironi aynı şekilde anlatılır. Örneğin, Papa'nın elçisinin söylediği gibi: "Eskiden insan zihnini yöneten, ona hakim olan başlıca güç dindi. Çalışanlara uysala boyun eğme, boş hayaller peşinde koşup, gerçeklikten uzak durma, ilahi mutluluk düşleri kurup dünyevi acılara katlanmayı öğretirdi (s30)". diyerek o düşüncenin miadını doldurduğu anlatılır. Kodamanlar topluluğu, yapılan toplantılar sırasında beğendikleri veya beğenmedikleri fikirleri söyleyip ayrıca fikir çatışmasında az da olsa yaşandığı yerdi. Ama şu cümle tarihin tozlu sayfaları içinden çıkıp bugünün dünyasına da aynı şekilde ışık olmuyor mu? "Tek din Sermaye dinidir." Bu cümle bile düşünmeye değer ya da insanı düşünmeye sevk etmiyor mu? Ciddi, iddialı, öyle hafife alınacak, eh deyip geçilecek bir cümle de değil. Geçmişten bugüne gelindiğinde hala bu 'acı gerçekle' karşı karşıya kalmıyor muyuz? Sermayenin tek egemen ve herşeyi kontrol ettiği bir ortamda dinleri de kullanmıyorlar mı? Dinin kendisini değil, onların istediği din kullanılmıyor mu? Çok su kaldıracak bir konu. Kitabı okudukça 'Sermaye Dini' hakkında bilgi sahibi olunuyor (ya da şu an da bile bunu yaşamıyor muyuz?). Birileri komplo teorisi diyecek ama 'yeni dünya düzeni' savunucuları ve onların arkasındaki güçler de tek din olacak, kendilerine biat edecek bir yapı içinde uğraşmıyorlar mı? Tek din yani 'Sermaye Dini'. Tüm dinlerin yıkıldığı insanlığın tek ve gerçek sermayenin boyunduruğu altında birleştirecek bir dine itaat etme yolunda çalışmalarının sürdürmüyorlar mı? Ya da bana göre öyle. Kitap içinden alıntı yaparken kendi oto-sansürümü uygulamak zorunda kaldım. Bazı şeyler birilerini rahatsız edebilir diye alıntıdan muaf tuttum. Kitabı okumadan önce şunun bilinmesinde fayda var. O da yazarın Marksist ve ateist olması. O yüzden din-sermaye ikilisinin toplumu ezdiğini, sorunların kaynağının bu ikili olduğunu ifade edip, doğrudan din ve sermayeye savaş açıyor. Tabi burada bahsettiği kendi dönemi içinde Avrupa'da sanayileşme yılları olduğunun unutulmaması gerekir.İnsanların hiç bir hakkının olmadığı sadece karın tokluğuna ondört, onbeş saat çalıştırıldığı bir sanayileşme döneminde bu emekçi kesimin sırtından para kazananları eleştirmek amaçlı yazılmış. Burada Tanrı inancı ve 'buna ağır laflar ediliyor. O yüzden kitabın çıkış amacını da iyi okuyup ona göre düşünmekte fayda var. Ezcümle: Tekrar okunması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum. Tavsiye ederim. Notlar: + Dikkat! Okuyacağız veya okumayı düşündüğünüz kitap dini inançlarınıza aykırı ifadeler içerir. Kitapta yazan düşüncelerden hoşlanmayabilirsiniz ama içeriği tam okuduğunuzda 'evet, bu doğru' diyeceğiniz çok sayıda yer vardır. Fakat biliniz ki, ateist bilgi içerir! + Bu kitap 13-17 Temmuz 2018 tarihleri arasında okunup, notlar çıkarılıp, 13 Kasım 2018 tarihinde düzenlenip, siteye eklenmiştir. (S. Ali)

Abdestli Kapitalizmin Marksist Bir Reddi: Sermaye Dini: İnceleyeceğim derken fazla spoiler vermemek gerek. Kitabı okuyalı epey oldu. Hem alanım gereği (ilahiyatçı olunca) hem de ülkem adına yaşadığım güncel endişelerden ötürü kitabı okuma ihtiyacı hissetmiştim. Aslında aklı başında olan her insanın ülke güncelinde dinin tamamen bir sermaye-iktidar aracı haline getirildiğini görebileceğini duyuyorum. Paul Lafargue'ı Tembellik Hakkı ile tanıyorduk. Tembellik Hakkı'nda ki tembellik savunusuyla. O kitapta kapitalist yaşam koşullarında emekçinin içinde bulunduğu durumu gözler önüne serer Lafargue ironiler, analizler ve örneklerle. Sermaye Dini ise bir eksikliği tamamlıyor. Dünyanın ve insanlığın en eski kurumlarından biri olan dinin muktedirler, sermayedarlar aracılığıyla nasıl "afyon" olarak kullanılabileceğini yazıyor. Hatta erinmeyip birde ironik bir dille bu sermaye dininin ilmihalini yazıyor Lafargue. Patronla din adamının nasıl el ele verip işçiyi sömürdüğünü ve bu emek hırsızlığını inanç yoluyla nasıl meşrulaştırdığını anlatıyor. Belki de şu an ki Türkiye'nin ilmihalini yazıyor Lafargue. İçinde bulunduğumuz o boğucu koşulları anlatıyor. Güç tapıncıyla gözleri kör olmuşların görmek istemeyeceği gerçekleri yazıyor Lafargue. Çok uzun zamanlar öncesinden. Sermaye dini, Sel yayıncılığın Red kitaplığı serisine ait. Bu serinin diğer kitapları da çok iyi. Sömürüyü, hırsızlığı, abdestli kapitalizmi reddeden bütün herkesin okuması gereken kısa ve öz bir kitap. Şimdiden okuma listesine kaydedenlere iyi okumalar. (Andrey Rublyov)

Günümüzün ekonomisini anlatan inçe bir kitap. Aslında herkesin bildiği , zaman zaman da kendi çıkarı için görmezden geldiği, ama bir türlü açık söylemekten çekindiği , yaşamın farkli durumlarını mizah diliyle ( tapmak ) anlatmış. (Viyan)

Sermaye Dini PDF indirme linki var mı?

Paul Lafargue - Sermaye Dini kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Sermaye Dini PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Paul Lafargue Kimdir?

Paul Lafargue (15 Ocak 1842-26 Kasım 1911); Fransız uyruklu düşünür ve eylem adamı. Küba'nın Santiago kentinde doğdu. Dokuz yaşındayken ailesiyle birlikte göçtüğü Fransa'da Tıp Akademisi'ne yazıldı. Üniversitede, kralcı hükümete karşı giderek genişleyen gençlik devinimine katıldı. Yine aynı dönemde yoğun bir okuma uğraşına daldı. Hegel'den Feuerbach'a, Fourier'den Comte'a kadar pek çok düşünürün yapıtlarını okumasına karşın, özellikle Proudhon'dan etkilendi.

1865'te Marx'la tanışmasının, üzerindeki Proudhon etkisinin kırılmasında büyük rolü oldu. Marx "yakışıklı, zeki, enerjik ve sportif" bulduğu bu gencin, kızı Laura'yla evlenerek aileye katılmasına da izin verdi.

Siyasal etkinlikleri nedeniyle Akademi'den uzaklaştırılınca, öğrenimini Londra'da tamamladı ve karısı Laura'yla birlikte yeniden Paris'e döndü. Art arda üç çocuğunu da yitirmesi üzerine tıptan soğudu; kendini tümüyle sosyalist düşünce ve eyleme adamaya karar verdi. Fransız Sosyalist Partisi'nin kurucuları arasında yer aldı, işçi devinimlerinin örgütlenmesine yazılarıyla katkıda bulundu.

1911 yılında karısıyla birlikte kendini öldürdü. Yaşlılığın, beden ve zihin güçlerini azar azar kemirdiğini görmek istemeyen Lafargue, yetmiş yaşını aşmamak üzere kendine verdiği sözü tutmuş oluyordu.

Paul Lafargue Kitapları - Eserleri

  • Tembellik Hakkı
  • Sermaye Dini
  • Devrim Bir Giyotindir
  • Burjuvazi Öldürür
  • Kapitalizmin İflası

Paul Lafargue Alıntıları - Sözleri

  • Bilim insanları yalnız kendilerini hükümetlere ve yatırımcılara satmakla kalmadılar, bilimin kendisini de kapitalist burjuvaya sattılar. (Kapitalizmin İflası)
  • Zorunlu çalışma yüz yıldır kemiklerini kırıyor, derilerini yaralıyor, sinirlerini bozuyor. (Tembellik Hakkı)
  • Kapitalist cebine attığı parada fark gözetmez; ister gözyaşıyla ıslanmış olsun, ister kan ya da terle. (Sermaye Dini)
  • politika bugün, ticaretten ve sanayiden de daha kazançlı ve daha tehlikesiz bir iştir: zenginleşmek dışında bir riski yoktur; işletme sermayesi yoktur; ağzının laf yapabilmesi, adi olmak ve öngörü sahibi olmak yeterlidir. (Burjuvazi Öldürür)
  • Yani artık işçileri sefalete sürükleyen tanrı ya da din değil bilimdir. (Kapitalizmin İflası)
  • Çağımız çalışma asrıymış, öyle diyorlar; aslında acı, sefalet ve çürüme asrı... (Tembellik Hakkı)
  • Yani mücadele, toplumun karşı çıkılması gereken fikirlerinin eleştirisiyle başlar, çünkü egemen sınıfın fikirleri toplumun fikirleridir; ya da bu fikirler maddi çıkarların entelektüel yansımalarıdır. (Kapitalizmin İflası)
  • Hugo düzen ile barışıktı.... Davranışı tamamen işini bilen bir tüccarınkini andırıyor: Bir ev, yalnızca, efendisi politik tercihlerini kurban ederse ve oldu bittiye razı olursa zenginleşir. (Devrim Bir Giyotindir)
  • Her sınıf, her toplumsal gövde kendi üyeleri için özel bir ahlak üretir. Tüccarın ahlakı, onu, yapabildiği takdirde malını on veya yirmi defa değerinin üzerinde satmaya yetkili kılar; sorgu yargıcın ahlakı, onu, sanığı suçunu kabul etmeye zorlamak için kurnazlığa ve yalana başvurmaya teşvik eder; ahlak bekçilerinin ahlakı, onları, kadınlıkları üzerinden para kazandıklarından şüphe ettiği kadınlara tecavüz etmeye zorlar. (Devrim Bir Giyotindir)
  • Öldükten sonra Sermaye artık oturmama ve dinlenmeme izin verecek. Ne soğuktan şikâyet edeceğim ondan sonra ne de açlıktan; ne o günün ekmeği için kaygılanacağım ne de bir sonraki günün ekmeği için. Mezarda ebediyen istirahata çekilmenin keyfini süreceğim. (Sermaye Dini)
  • 24. Hiçbir ilke sahibi değildir: hatta ilkesiz olma ilkesi bile yoktur. (Sermaye Dini)
  • Halk, fikir ve eğilimlerinde itiraz kabul etmek istemeyen büyük bir sofisttir. (Burjuvazi Öldürür)
  • 19. Erdem, vicdan ve aşk gibi şeylerin özüyle ilgilenmez, kafası onları alıp satmakla meşguldür. (Sermaye Dini)
  • Yunan mitolojisine göre, Midas'ın dokunduğu her şeyi altına çevirme yeteneği vardır. Sermaye sınıfı da benzer bir vasfa sahiptir; dokunduğu her şeyi ticari mala dönüştürür. (Kapitalizmin İflası)
  • Sosyalizm her katliamdan sonra ömrü daha da uzamış olarak, yeniden doğuyor. (Sermaye Dini)
  • Her ürünümüz pazara sürümünü kolaylaştıracak ve ömrünü kısaltacak şekilde soysuzlaştırılıyor. Tıpkı insanlığın ilk çağlarının, üretimlerinin niteliğine bağlı olarak, taş çağı, tunç çağı adını alması gibi, bizim çağımız da sahtekârlık çağı diye adlandırılacaktır. (Tembellik Hakkı)
  • Çalışma Adamın canını çıkarır, onu öldürür ama zenginleştirmez;Servet çalışarak değil, başkalarını çalıştırarak elde edilir. (Burjuvazi Öldürür)
  • “Düşünecek zamanımız yok, ama neyse ki bir sürü fikrimiz var," (Kapitalizmin İflası)
  • Tüm mesleklerin emekçileri, sermaye sahiplerinin servetini oluşturarak kendi mülkiyetini kazanmaya çalışanlar! (Kapitalizmin İflası)
  • Kapilastin ağzında iki dil vardır,biri almak,diğeri satmak içindir (Sermaye Dini)

Yorum Yaz