TÜVTÜRK

Serserinin Öpücüğü - Anna Campbell Kitap özeti, konusu ve incelemesi

Serserinin Öpücüğü kimin eseri? Serserinin Öpücüğü kitabının yazarı kimdir? Serserinin Öpücüğü konusu ve anafikri nedir? Serserinin Öpücüğü kitabı ne anlatıyor? Serserinin Öpücüğü PDF indirme linki var mı? Serserinin Öpücüğü kitabının yazarı Anna Campbell kimdir? İşte Serserinin Öpücüğü kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

  • 10.05.2022 21:00
Serserinin Öpücüğü - Anna Campbell Kitap özeti, konusu ve incelemesi

Kitap Künyesi

Yazar: Anna Campbell

Çevirmen: Yeşim Öksüzoğlu

Orijinal Adı: A Rake's Midnight Kiss

Yayın Evi: Epsilon Yayınları

İSBN: 9786051730189

Sayfa Sayısı: 474

Serserinin Öpücüğü Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Genevieve Barret sır tutmak konusunda uzmandır. Babasının adıyla yayımladığı makaleleri ise en büyük sırrıdır –ta ki etkileyici bir hırsız, Harmsworth Mücevheri’ni ondan çalmak isteyene dek. Genç kadın, babasının kusursuz yakışıklılıktaki öğrencisinin gerçek kimliğini açık etmek niyetinde değildir. Çünkü an itibariyle kendini en baştan çıkarıcı sırrın tam ortasında bulmuştur. Sör Richard ise hayatı boyunca soğukkanlı görüntüsünü korumuştur. Yaşadığı acı tecrübeler sonucunda duygusal ilişkilerin insanı sadece felakete sürüklediğini öğrenmiştir. Bir gün Harmsworth Mücevheri’ni –onun baronetlik üzerindeki hakkını kanıtlayan paha biçilemez sanat eserini– ele geçirmek için harekete geçer. Ancak kendisini sonsuza dek değiştirecek bir maceraya atıldığından habersizdir. Toplum gözündeki itibarını değiştireceğini düşündüğü bu mücevher için uğraş verirken, kendini taşın sahibi genç kadının cazibesine kapılmış bulacaktır. Onun kusursuz görünüşüne direnebilen bu kadının kabuğunu kırmak sandığı kadar kolay olmayacaktır.

Serserinin Öpücüğü Alıntıları - Sözleri

  • Genç adam iç çekti. Bu rahatsızlığının bir işaretiydi. O kadar ki, kızgınlığını cazibeyle maskeleme girişiminde bile bulunmadı. "Bu da kadınca bir şey değil mi? Karşınızdaki adamın zihninizi okumasını bekliyorsunuz. Onun basit düşünen beyni sizin labirenti andıran düşünme biçiminize uyum sağlayamazken onu sonsuz bir sürgüne mahkûm ediyorsunuz."
  • Uzun süreli tecrübelerinden öğrenmişti ki, gerçek duygulara dair en ufak bir açık, sosyetenin onu kurtlar gibi parçalamasına yol açardı.
  • "Dün gece Leighton Konağı'nda peder, sizin yeteneklerinizi methetti." "Siz de bir kadının beynini kullandığını duyunca şaşırdınız mı?"
  • "Bay Evans, kendinize çok güveniyorsunuz." Adamın dudakları büküldü. "Bayan Berrett, çok haklısınız." "Rica ederim, daha uzak bir mesafeden güvenin."
  • Ama ne kadar acımasız görünmeye çalışsa da o kayıp küçük kız hâlâ pusudaydı. Şimdi, babasını rahip yakasıyla boğabilecek kadar kızgınken bile onu hâlâ seviyordu.
  • "Seni ben mi ağlattım?" "Sanki ağlatabilirmişsin gibi."

Serserinin Öpücüğü İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Epsilon Anna konusunda beni şaşırttı. Ben yeni kitabını 1.5-2 sene arası beklerim diye düşünürken 14 ay gibi bir sürede bize sunulması buna da şükür dedirtiyor. Aslında bundan 1 ay önce Anna'nın bizde çevrilmemiş 2 kitabını almıştım onlar da seriyle alakası olmayan kitaplardı neyse ki. Biri bitti, ötekinin yarısı hala duruyor. Gelelim şimdiki kitabımıza. Serserinin Öpücüğü Sons of Sins serisinin 2. kitabı. Baş karakter de Yedi Gece kitabında beni meraka sürükleyen Richard'dır. Sebebi de kitap çıkmadan aylar önce konuyu okuduğumda ve Yedi Gece kitabından anladığım kadarıyla Richard'ın, Anna'nın yazmış olduğu diğer karakterlere göre daha az acı çeken bir karakter olmasıydı. Kitabı da acaba gerçekten öyle mi sorusuyla başlayarak okudum. Arka kapaktaki konudan bir şey anlamadıysanız size kısaca bahsedeyim. Harmsworth Düşesi yıllar önce kocasından başka biriyle ilişkiye girerek Richard'a hamile kalmıştır ama kocası Richard'ı oğlu olarak kabullenmiştir. Yine de herkes Richard'a yıllardır piç demektedir. Bir gün bir baloya katılan Richard,annesiyle karşılaşmak zorunda kalmıştır. Normalde Richard, annesine geçmişi yüzünden dargındır. Orada bulunan misafirlerden biri Richard hakkında ileri geri konuşunca Richard kendini kanıtlamak için Harmsworth Mücevherini bulmayı kararlaştırır. Araştırmaları sonucu mücevherin Genevieve Barrett isimli bir papaz kızında olduğunu öğrenir. Genevieve, Cam'in yani Sedgemoor Dükü'nün topraklarında yaşamaktadır. Aynı zamanda babasının başarısının asıl sebebi odur. Çünkü babasını başarıya ulaştıran makaleleri bizzat kendisi yazmaktadır. Ancak babasının kendisine değer vermemesinden bıkan Genevieve, tarih dünyasında çığır açacak bir şey keşfetmiştir ve bunu gizli bir çalışmayla sürdürerek kendi adıyla yayımlayacaktır. Cam, Richard'ın mücevheri kolayca alması için bütün halka bir akşam yemeği düzenler. Ancak yemeğe Genevieve gitmemiştir. Böylece Richard ve Genevieve ilk kez Genevieve'nin çalışma odasında karşılaşırlar. Mücevheri alamayan Richard, kılık değiştirip sözde rahip Barrett'in öğrencisi olarak eve yerleşir. Ve böylece asıl olaylar başlar. Şimdi gelelim yoruma: Öncelikle kitaptan öyle aman aman olaylar beklemeyin. Konu ilgi çekici olsa da kitapta bir historicalda olacak birçok klişe durum mevcut. Ama yazarın kalemi öyle güzel ki o klişelerin hiçbir önemi kalmıyor. Ayrıca bu kitap, Anna'nın yazmış olduğu en rahat kitap diyebilirim. İlk kez hem kadın hem erkek karakterimizin yaraları çok ağır değil. Hepimizin başına gelebilecek şeyler var karakterlerimizin geçmişinde. Ayrıca kitabın birçok kısmı eğlenceliydi. Hatta sizi güldürecek birçok sahne mevcut. Erotizm ise diğer kitaplara oranla az kullanılmış ve fazla da detaylandırılmamış. Richard-Genevieve çiftine bayıldım. Yazarın diğer çiftlerine göre aşkları daha masumdu, daha romantikti. Genevieve zekası ve güçlü karakteriyle sizi mest edecek; Richard ise neşeli tavırları, kendinden emin duruşu ve içinde yaşadığı üzüntüyle sizi kendine aşık edecek. Yine de Richard'ın diğer erkeklere oranla daha az acı çekmesi benim çok hoşuma gitti. Bir de kitapta Cam var ki sormayın. Fedakar arkadaş sıfatı tam da bu adam için yazılmış. Ve diğer Anna erkeklerine göre aşka inanan ve bir gün onu bulmasını isteyeni bir karakter. Ahhh hadi Epsilon çok geçmeden Cam'in de kitabını çıkar!!! Sevdiğim diğer özellikse çevirisiydi. 2014'te Epsilon neydi ya? O çeviri faciasından Anna'nın Yedi Gece'si de etkilenmişti. Ama bu kitabın çevirisi çok güzeldi. Tek kötü yan kapak diyebiliriz sanırım. Evet, gerçekte o kapak kitaba uymamış. Seri 4 kitap+2 novelladan oluşuyor ama novellalları okuyamayacağız çevrilmiş haliyle çünkü e-book halinde satılıyormuş :( . (Maggie)

Yaklaşık 470 sayfa olan kitabın ilk 250 sayfası gerçekten sıkıcıydı. Özellikle kız çok fazla sertti. Nerdeyse yarıda bırakmayı isteyecek kadar bunaldım. Hiçbir olay olmuyor. Hep aynı cümleler dönüp duruyor. Richard'ın sürekli gülümsemeli hali bile yeter dedirtti. Ancak sonra konu çok güzel açıldı. Kızımız sertliği bırakıp sıcacık hale geldi. Çocuk da geçmişiyle yüzleşip dertlerini boş verdi. Finalde tüm sorulara da cevap verildi. Serinin ilk kitabına göre vasattı. Oradaki iki karakter de daha ilgi çekiciydi. Tavsiye edemiyorum. Okunmasa da olur. Tek üzüntüm serinin üçüncü kitabı çevrilmemiş. O karakteri çok merak ediyordum. Lanet olsun yetersiz İngilizceme ve de kafalarını wattpad romanlarıyla bozan yayınevlerine.. (Gamze)

Ne yalan söyleyeyim ilk kitabı daha çok sevdim şahsen ama bu demek değil ki Richard'in hikayesini de hiç sevmedim ;)) Kitap başlarda biraz durağan başladıysa da sonrasında kendini toparladi. Karakterler arasindaki uyum cok guzeldi. Ne istediğini bilen ve ona göre davranan kadın karakterlere bayılıyorum *^_^* Genevieve tam da o bayıldığım karakterlerdendi işte <3 Kitabın sonunda bir ara ağlayacak gibi oldum ama şimdi yayınevinin devam kitaplarını basmadığı için ağlayacağım : '( neyse gidip üçüncü kitaba başlayacağım orijinal dilinde çünkü Cam'in hikayesini aşırı merak ediyorum ^_^ (Yassmannia)

Serserinin Öpücüğü PDF indirme linki var mı?

Anna Campbell - Serserinin Öpücüğü kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Serserinin Öpücüğü PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Anna Campbell Kimdir?

Avustralya Brisbane'de doğdum. Çocukluğumu kitap sayfaları arasında geçirdim. Hayatın en güzel zevklerinden birinin, harika bir kitap yakaladığımda kendimi kaybettiğim zamanlar olduğunu düşünüyorum.

Böyle hevesli bir okuyucu olmak, doğal olarak bu muhteşem yazarların yaptıklarını yapmak istemekle sonuçlanacaktı.

Anna Campbell Kitapları - Eserleri

  • Mahrem
  • Yedi Gece
  • Günahın Esiri
  • Uykusuz Geceler
  • Sana Teslim Oldum
  • Serserinin Öpücüğü

Anna Campbell Alıntıları - Sözleri

  • Grace 'den istediği aşk'tı... (Mahrem)
  • Öyleyse neden kalbimin her atışını saydığını hissediyorum? (Yedi Gece)
  • Hayal kırıklığı tozlu satılmamış kitap raflarından daha etkili bir şekilde hayatının bir parçası oldu ... (Mahrem)
  • "Bay Evans, kendinize çok güveniyorsunuz." Adamın dudakları büküldü. "Bayan Berrett, çok haklısınız." "Rica ederim, daha uzak bir mesafeden güvenin." (Serserinin Öpücüğü)
  • Asla düşmanına açık verme. Asla kazandığını düşünmesin. (Uykusuz Geceler)
  • Akıllılık fazla abartılmış bir erdemdir. (Yedi Gece)
  • Charis kafasını çevirdi ve ilk defa gerçekten adama baktı. Şoktan nefesi boğazına düğümlendi. "Adam baştan aşağıya güzeldi." (Günahın Esiri)
  • Altı ay.. Grace benden ne istediğini bilmiyorsun.. (Mahrem)
  • "Tutkularının onları yanlış yola çekmesine izin veren insanları hep küçümsemişim"dir. (Yedi Gece)
  • Cehalet onu savunmasız kılıyordu.. (Mahrem)
  • Gideon onun güneşiydi. Onun ayı gökyüzü. Tutkunun ateşi fırınında,Gideon onu baştan yaratmıştı. (Günahın Esiri)
  • Gözleri o kadar koyuydu ki neredeyse siyahtı. Yoğun. Pırıl pırıl. Bastırılmış tutku ve acı ile dolu. Ve öfke! (Günahın Esiri)
  • Jonas onun gözlerine baktığında, gözlerinde daha mutlu bir ifade yoktu. Sidonie’nin onunla neredeyse kesinlikle evlenmemeye karar verdiğini anlayacak kadar zekiydi. “Eğer gidersen seni bir daha asla göremeyeceğime dair bir his var içimde.” “Bana bir ay ver. Her şey çok hızlı oldu.” “Bir hafta.” Bu diyalogun ne kadar zor olduğu düşünülürse Sidonie şaşırtıcı bir biçimde bir kahkaha attı. “Ne kadar talepkarsın. Bir kadın seninle boy ölçüşebilmek için kendinden emin olmalı.” Jonas’ın gümüş rengi gözleri parıldadı. “Sen tam benim eşitimsin, carissima.” Kötü olan şey, Sidonie’nin de buna inanıyor olmasıydı. (Yedi Gece)
  • ... Sen aşk için yaratılmış bir kadınsın... (Uykusuz Geceler)
  • İlginç, bu yakışlı nazik adam ona dokunuyordu ama o hiç bir şey hissetmiyordu. Bay Gideon ise,odanın öteki ucundaydı ama her nefesinin sahibi gibiydi.. (Günahın Esiri)
  • Hayat tesadüflerden ibarettir.. (Günahın Esiri)
  • Gözleri o kadar koyuydu ki neredeyse siyahtı. Yoğun. Pırıl pırıl. Bastırılmış tutku ve acı ile dolu. Ve öfke. (Günahın Esiri)
  • Genç adam iç çekti. Bu rahatsızlığının bir işaretiydi. O kadar ki, kızgınlığını cazibeyle maskeleme girişiminde bile bulunmadı. "Bu da kadınca bir şey değil mi? Karşınızdaki adamın zihninizi okumasını bekliyorsunuz. Onun basit düşünen beyni sizin labirenti andıran düşünme biçiminize uyum sağlayamazken onu sonsuz bir sürgüne mahkûm ediyorsunuz." (Serserinin Öpücüğü)
  • Cehenneme giden yol iyilik taşları ile döşelidir..Bella (Yedi Gece)
  • Kelimeler hiçliğe karıştı. Sesi sessizliğin içinde kayboldu. (Mahrem)

Yorum Yaz