Seyahat Sanatı - Alain de Botton Kitap özeti, konusu ve incelemesi
Seyahat Sanatı kimin eseri? Seyahat Sanatı kitabının yazarı kimdir? Seyahat Sanatı konusu ve anafikri nedir? Seyahat Sanatı kitabı ne anlatıyor? Seyahat Sanatı PDF indirme linki var mı? Seyahat Sanatı kitabının yazarı Alain de Botton kimdir? İşte Seyahat Sanatı kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

Kitap Künyesi
Yazar: Alain de Botton
Çevirmen: Ahu Sıla Bayer
Orijinal Adı: The Art Of Travel
Yayın Evi: Sel Yayıncılık
İSBN: 9789755701752
Sayfa Sayısı: 259
Seyahat Sanatı Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Okurlarının zihnini felsefeyle teselli etmeyi, yaşamlarını Proustla değiştirmeyi, yüreklerini romantik bir hareketle sarsmayı, bilinçlerini öpen ve anlatan ağızlardan dökülenler ile süslenmeyi seven Alain de Botton, şimdi de onları Flaubert, Wordsworth, Baudelaire ve Van Gogh gibi yazar ve sanatçıların rehberliğinde keyifli bir seyahate çağırıyor. Bu seyahate çıkan okurlar, yaşadıkları kent ve doğa ile ilgili düşüncelerini gözden geçirme şansını yakalayacaklar.
Kitabı bitirdiğinizde seyahatten beklentileriniz ile seyahat sırasında karşılaştığınız gerçekliğin birbirinden çok farklı olduğunu göreceksiniz.
Seyahat Sanatı Alıntıları - Sözleri
- Gündelik şeylerin kendini hatırlatmadığı bambaşka bir kıtaya.
- Hava düşünce ve hüzün kokuyordu.
- Üzgün olduğumuzda üzgün kitaplar bize teselli veriyordu. Sarılacak ya da sevilecek kimsemiz olmadığında da yalnızlık kokan servis istasyonlarınagitmemiz gerekiyor belki de.
- Bir kütüphane kadar sessizdi ortalık.
- Ne zaman bir bulut geçse düşünüyorum yüksek sesle göre böyle görmek ne güzel beyazıyla mavisiyle
- Peki öyleyse sen neyi seversin, seni yapayalnız yabancı? Bulutları severim... geçip giden bulutları... orada işte... Oradan geçip giden... o güzelim bulutları!
- Pascal, Düşünceler adlı eserinde şöyle der: “İnsanın mutsuzluğunun tek nedeni odasında sessizce oturmayı becerememesidir.”
- Doğa manzaraları bizlere birtakım değerler aşılama gücüne sahiptir: meşeler gururu, çamlar azmi, göller de sakinliği öğretir, erdemli olma yolunda bizlere sessiz sedasız ilham verirler.
- Beklentilerime göre, belli bir amacım vardı ve bu amaca ulaşabilmem için aklımla bedenim işbirliği yapacaktı.
- Ya güzellik? Onu bütün kalbimle severdim, Bir tanrıça olsaydı, ölümsüz olsaydı.
- Whistler’dan önce kimsenin Londra’daki sisi fark etmemiş olması ya da Van Gogh’tan önce kimsenin Provence’taki selvilere ilgi göstermemiş olması imkânsızdı.
- Müzik ve manzara aklın sürekli iş gören, telaşlanan ve her şeyde kusur bulan kısmını bir süreliğine oyalar.
- ...yalnızlık, sessizlik ve toplumdan kopmuşluk, sıradan toplumun bencilce rahatlığına karşı doğanın ve toplumun taşıyıcısı oldu.
- İçinde olduğumuz an, uzun metrajlı bir film gibidir.
- Kimliklerimiz büyük ya da küçük ölçüde eriyebilen ve içine aktığı kalıba göre değişebilen bir özelliğe sahiptir; ruh halimiz kiminle (ya da bazen neyle) birlikte olduğumuza göre dönüşür ve değişir. Bazı insanlarla birlikte olmak cömertlik veya duyarlılık gibi özelliklerimizi, kimileri ile birlikte olmak da haset ya da rekabet gibi duygularımızı harekete geçirir.
Seyahat Sanatı İncelemesi - Şahsi Yorumlar
öneri, seyahat tutkunlarına: Gözümün önünden geçenler: Gar, havaalanı, terminal, dağ/deniz manzaraları, ağaçlar, sergi salonları, her gün yürüdüğüm yollar ve gökyüzü. Aklımda uzaklaşmak... Bir deniz kenarında, bir ağaç gölgesinde ya da bir dağın zirvesinde saatlerce oturmak. İzlemek ve görmek. Ya da bir müzeye bir sergi salonuna gitmek saatlerce bir resmi ya da eseri öylece izlemek. Resimdeki fırça darbelerini, kullanılan renkleri, resmin kompozisyonunu. Ya da ne bileyim öylece sokağa çıkmak. Yürümek ama etrafıma ne bileyim gökyüzüne bakarak. Bulutların hareketini fark ederek, gökyüzünün mavisinin tonunu fark ederek yürümek ya da ne bileyim sokağın perspektifini fark ederek... Hayatımızı kapsayan ama farkında olmadığımız detaylarla bezeli bir kitap. Seyahata dair her şey güzeldir; gidilen yol da bakılan gökyüzü de, yaşanan anılar da. Bunlara dair her detay ince ince işlenip yazarlar, ressamlar eşliğinde biz okuyucuya sunuluyor. Gezi harici edebi kişiliklerin eserlerine, yaşamlarına dair hoş bilgiler de yer alıyor. Hatta eserlerin çıkış noktasını oluşturan seyahat mekanlarının anlatılması etkileyici. Teorik bilgiler yer alsa da kitap okuyucuyu sıkmıyor, akıcı bir dile sahip. Edebiyat, sanat, teknoloji, doğu-batı kültürü gibi pek çok alanda başarılı olduğunu düşündüğüm bölümlerden oluşan harika bir kitap. Çok beğenerek okuduğum ve sık sık sayfalarını karıştıracağım, hayata farklı bir bakış açısı sunan bu kitapta, seyahat etmeyi seven herkesin kendisine ait bir şeyler bulacağına inanıyorum. (Tuğba nur)
Tarihin ünlü isimleriyle seyahate çıkmaya ne dersiniz? Hem de ömrünüzde yolunuzun kesişmeyeceği ünlüler. Bambaşka bakış açısıyla, önemsemediğimiz, fakat büyük beklentilerimizin olduğu, çok anlam yüklediğimiz seyahatleri bir de bu kitapla değerlendirmek harika bir deneyimdi. Bundan sonra daha farklı keşfediyor olacağıma eminim. (FBG)
Eseri okumaya başlamadan önce, kitapla ilgili yapılan yorumları incelemiş ve aslında çok da beklentiyi yüksek tutmadan okumam gerektiğini düşünmüştüm. Ancak, eseri bitirdiğim zaman ise ben de bu düşüncenin tam tersi bir etki bıraktığını, arayışı içerisinde olduğum bazı boşlukların, bu eserle doldurulduğunu söyleyebilirim.. Eser; “Kalkış, Nedenler, Doğa, Sanat ve Dönüş” olmak üzere beş bölümden oluşmaktadır. Her bölüm ayrı bir amaca hizmet ediyor ve bölümleri okurken farklı bir rehber eşliğinde, farklı mekanlara seyahat ediyorsunuz. Her rehberin farklı niteliklere sahip olması, size çıktığınız bu seyahatlarda daha farklı deneyimler elde etme hazzını yaşatıyor. Özellikle de Vincent Van Gogh ile Ruskin’in rehberliği çok eşsiz bir lezzet bırakmaktadır yolcuların havsalarında.. Teknik olarak okuyucuyu sıkmayan bir yöntem ve dil ile üslubun da oldukça anlaşılır bir şekilde olması, sizi eserin içerisinde tutmayı başarıyor. Alain De Botton ile çıktığım bu yolculuğun ardından elde ettiğim kazanımlar hakkında konuşmak gerekirse; öncelikle artık manzaraya bakmak ile manzarayı görmek arasındaki farkı biraz daha içselleştirdim diyebilirim. V. Van Gogh’un teşvikiyle resim yapmanın öneminin farkına varırken; Rustin ile de aslında sözcüklerle de resim yapılabileceğinin idrakına haiz oldum. "Benim çabam marangozun ressam olmasını sağlamak değil, marangoz olarak daha mutlu yaşamasını sağlamak" demişti, Ruskin.. Hazır rehberlerden konu açılmışken Xavier de Maistre’ye de selam vermeden geçmek olmaz. O, seyahate çok ilginç bir noktadan yaklaşmış ve yolculuk için km’lerce uzağa gitmekten ziyade yatak odasında bir serüvene çıkmıştı. Öyle bir seyahatti ki bu, yolculuk için gerekli ve yeterli tek şey; pembeli, mavili bir pijamaydı.. Önce “Yatak Odamda Seyahat”e çıkan yazar, daha sonra bu yolcuğu bir adım daha öteye taşıyarak ; bu kez yatak odasını gece vakti dolaşmış, penceresinin önüne kadar gitme cesaretini göstererek gözlemlerini, “Yatak Odamda Geceleyin Seyahat” adlı eserinde okuyuculara sunmuştu.. Ve bir yerden gidememek, orada kaldığımız anlamına gelmiyordu artık.. Nereye gitmemiz gerektiği konusunda bize tavsiyede bulunan çoktur ama neden ve nasıl gideceğimizi söyleyen pek yoktur. Eğer siz de, seyahat etmeyi seviyorsanız, bakmaktan ziyade görmeyi önemsiyorsanız ve ayrıntılardan lezzet alan bir yapıya sahipseniz, evet, o zaman “Seyahat Sanatı”, sizin için doğru kitap ve tereddüt etmeden bu yolculuğa çıkabilirsiniz.. (Metin Kılıç)
Seyahat Sanatı PDF indirme linki var mı?
Alain de Botton - Seyahat Sanatı kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Seyahat Sanatı PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Alain de Botton Kimdir?
Yahudi asıllı yazar ve televizyon programları yapımcısı.
1969 yılında İsviçre’de doğdu. Eğitimini Cambridge’de tamamladı. Yapıtları on altı dile çevrildi. Hâlâ Londra’da yaşıyor. Türk okurunun Aşk Üzerine, Proust Yaşamınızı Nasıl Değiştirebilir, Romantik Hareket, Öp ve Anlat, Seyahat Sanatı, Felsefenin Tesellisi, Çalışmanın Mutluluğu ve Sıkıntısı, Ateistler İçin Din, Havaalanında Bir Hafta, Görmek ve Fark Etmek, Hayat Okulu Kitapları ve Statü Endişesi adlı kitaplarıyla büyük beğeni kazandı.
Alain de Botton Kitapları - Eserleri
- Felsefenin Tesellisi
- Aşk Üzerine
- Statü Endişesi
- Aşk Dersleri
- Mutluluğun Mimarisi
- Görmek ve Fark Etmek
- Proust Yaşamınızı Nasıl Değiştirebilir
- Romantik Hareket
- Ateistler İçin Din
- Seyahat Sanatı
- Cinselliğe Nasıl Farklı Yaklaşırız
- Öp ve Anlat
- Çalışmanın Mutluluğu ve Sıkıntısı
- Haberler
- Havaalanında Bir Hafta
- Terapi Olarak Sanat
- Hayat Okulu Kitapları (6 Kitap Takım)
Alain de Botton Alıntıları - Sözleri
- İlişkilerin en can sıkıcı yanlarından biri, ilk tanıştığımız gün daha görür görmez tutulduğumuz insanlara çok çabuk alışmamızdır. Eskiden sadece bileği ya da omzuyla bizi tahrik edebilen kişi şimdi önümüzde çırılçıplak soyunsa en ufak bir heyecan kıpırtısı duymadan bakabiliriz. (Terapi Olarak Sanat)
- İyi kitaplar yalnızca duygularımızı ve çevremizdekilere benzer insanları betimlemekle kalamaz, bunların bizim betimledigimizden çok daha güzel betimlenmesini sağlayan bir becerinin varlığına işaret ederler. Bu kitapların istedikleri gerçeklerin bizim de gerçeğimiz olduğunu düşünür, ancak bu gerçekleri kitapları okumadan kendi kendimize dile getirmeyi başaramayız. (Görmek ve Fark Etmek)
- Doğuştan getirdiğiniz tek bir kusur var: hepimiz mutlu olmak için dünyaya geldiğimize inanıyoruz... (Felsefenin Tesellisi)
- ...Tatmin olamayışımızın nedeni kendi hayatlarımızın baştan beri kusurlu olmasından değil, kendi hayatlarımıza gerektiği gibi bakmamamızdan kaynaklanır. (Proust Yaşamınızı Nasıl Değiştirebilir)
- Mutluluk beden için iyidir," diyor Proust, "ama zihnin gücünü artıran şey kederdir." (Proust Yaşamınızı Nasıl Değiştirebilir)
- Yaşamımı paylaşacak biri olmadan yaşama hakkının, sesimi duyacak biri olmadan düşünce özgürlüğünün ne anlamı vardı ki? (Aşk Üzerine)
- Erdemli olmaya giden yolun başında burjuvalara duyulan nefret vardır. (Görmek ve Fark Etmek)
- "Yaptığımız işin kişiliğimizi tanımlamasına tarihte izin veren ilk toplum da biziz; yeni tanıştığımız birine ilk sorduğumuz nereli olduğu ya da ailesi değil, ne iş yaptığıdır, sanki bir insanı ötekilerden ayıran özelliği bilmek için işini sormak yeterlidir." (Havaalanında Bir Hafta)
- Bir kütüphane kadar sessizdi ortalık. (Seyahat Sanatı)
- Sanat, kırılgan hayallerimize destek olur. (Terapi Olarak Sanat)
- Doğamızdaki rastlantısal özellikler ve çocukluğumuzdaki tuhaflıklar nedeniyle yetişkin olduğumuzda kendimizi dengesiz bir ruh halinde buluruz, bazı alanlarda çok iyiyizdir, bazılarında ise çok eksik, ya fazlasıyla endişeli ya da fazlasıyla sakinizdir, ya fazlasıyla iddialı ya da fazlasıyla pasifizdir, ya düşünce geliştirmeye fazlasıyla eğilimli oluruz ya da pratik yaşamı fazlasıyla önemseriz, ya fazlasıyla eril ya da fazlasıyla dişil yaklaşımları benimseriz. Kendimizde olmayan özellikleri gördüğümüz kişileri ‘seksi’ olarak niteleriz, bizi zaten var olan aşırılıklarımıza daha da itecek gibi görünen kişilerden de kaçarız. (Cinselliğe Nasıl Farklı Yaklaşırız)
- Özellikle de öfkenin ana sebebinin umut olduğu tezi. Kizgınız çünkü haddinden fazla iyimseriz; varoluşun içerdiği hüsran hastalığına yeterince hazırlıklı değiliz. Anahtarlarını her kaybettiğinde ya da bir havaalanında her geri çevrildiğinde bağıran bir adam anahtarların asla kendiliklerinden kaybolmadığı ya da seyahat planlarımızın daima garantili olmadığı bir dünyada dokunaklı ama düşüncesizce ortaya konan saf bir inanç sergiler (Havaalanında Bir Hafta)
- " Arkadaşlarıyla inanılmaz derecede ilgilenirdi. Bu kadar az bencil ya da bu kadar az kibirli birini hiç tanımadım ... Karşısındakini eğlendirmek isterdi. Başkalarını güldürmekten ve gülmekten çok hoşlanırdı." -Georges de Lauris (Proust Yaşamınızı Nasıl Değiştirebilir)
- İyi düşünceler kitapların içinde hapsedildiği sürece gelişemezler. (Ateistler İçin Din)
- Whistler’dan önce kimsenin Londra’daki sisi fark etmemiş olması ya da Van Gogh’tan önce kimsenin Provence’taki selvilere ilgi göstermemiş olması imkânsızdı. (Seyahat Sanatı)
- Doğa manzaraları bizlere birtakım değerler aşılama gücüne sahiptir: meşeler gururu, çamlar azmi, göller de sakinliği öğretir, erdemli olma yolunda bizlere sessiz sedasız ilham verirler. (Seyahat Sanatı)
- "Yetmişimden fazla yaşadım. Aç kalmadım. Keyif aldığım pek çok şey oldu. Bir iki kere de beni iyi kötü anlayan biriyle karşılaştım. Daha ne isteyebilirim ki?" (Öp ve Anlat)
- ..Freud'un deyişiyle Rilke, “Kış gelince baharın güzelliğinden geriye hiçbir şey kalmayacağını, bu güzelliğin de insanın yarattığı her güzel şey gibi yok olup gitmeye mahkûm olduğunu” unutamıyordur. Freud bu yaklaşım hiç onaylamıyordu.Ona göre yok olmaya mahkûm olsa bile çekici, güzel bir şeyi sevebilme yetisi sağlıklı bir ruhun göstergesiydi. (Mutluluğun Mimarisi)
- Konuşacak kimse bulamadıkları için kaç kişinin yazar olduğuna ve bu yüzden kaç kitap yazılmış olduğuna şöyle bir bakarsak, kitapçıların yalnız insanlar için gidilebilecek en iyi yer olduğunu anlarız. (Felsefenin Tesellisi)
- "Yas ve günaha çağrının zamanı bu, Gözyaşları, kıskançlık ve işkencenin devri, İsteyipte elde edememenin, lanetlenmenin zamanı..." (Statü Endişesi)