Sınırın Güneyinde, Güneşin Batısında - Haruki Murakami Kitap özeti, konusu ve incelemesi
Sınırın Güneyinde, Güneşin Batısında kimin eseri? Sınırın Güneyinde, Güneşin Batısında kitabının yazarı kimdir? Sınırın Güneyinde, Güneşin Batısında konusu ve anafikri nedir? Sınırın Güneyinde, Güneşin Batısında kitabı ne anlatıyor? Sınırın Güneyinde, Güneşin Batısında PDF indirme linki var mı? Sınırın Güneyinde, Güneşin Batısında kitabının yazarı Haruki Murakami kimdir? İşte Sınırın Güneyinde, Güneşin Batısında kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

Kitap Künyesi
Yazar: Haruki Murakami
Çevirmen: Pınar Polat
Orijinal Adı: Kokkyô No Minami, Taiyô No Nişi
Yayın Evi: Doğan Kitap
İSBN: 9786051117218
Sayfa Sayısı: 188
Sınırın Güneyinde, Güneşin Batısında Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Tokyo’nun varlıklı bir mahallesinde, sıradan ve sorunsuz gibi gözüken bir hayat süren Hajime, orta yaşlara geldiğinde yaşamını sorgulamaya başlar. Hayatı boyunca sahip olduklarından daha fazlasını istememiştir. Savaş sonrası yıllarda şansı yüzüne gülmüş, iyi bir evlilik yapmış ve iki kız çocuk sahibi olmuştur. Şehirde iki caz kulübünün sahibi olarak kıskanılacak bir kariyeri vardır. Yine de, hayatı ve kariyeriyle ilgili, rahatsız edici, sinsi bir yetersizlik duygusuna kapılmaktan kendini alamaz. İlk gençliğinde âşık olduğu, akıllı, ancak tuhaf bir yalnızlık duygusu uyandıran güzel Şimamoto’nun anısı, kalbini gölgelemektedir.
Yağmurlu bir gecede, eskisinden çok daha güzel ve etkileyici görünen Şimamoto’nun tekrar karşısına çıkmasıyla, hayatı çok daha karmaşık bir hale gelir.
“İnsanın, kaderi ve maddi dünya arasındaki gelgitlerini anlatan ve okuru kıskıvrak yakalayan bir eser. Akıllardan çıkmayacak.”
The New York Observer
Sınırın Güneyinde, Güneşin Batısında Alıntıları - Sözleri
- "Neden bana öyle bakıyorsun?" diye sorardı. "Çünkü çok tatlısın" diye cevaplardım. "Bunu söyleyen ilk kişisin." "Bunu bilen tek kişiyim" derdim ona. "Ve inan bana, biliyorum."
- "Sadece kitap okudum ve kendime döndüm."
- İnsan, sadece var olarak diğer bir insanda dönüşü olmayan yaralar açabiliyordu.
- O zamanlar bilmiyordum. Birini tekrar düzelemeyecek kadar kötü kırabileceğimi. İnsan, sadece var olarak diğer bir insanda dönüşü olmayan yaralar açabiliyordu.
- "İnsan, sadece var olarak diğer bir insanda dönüşü olmayan yaralar açabiliyordu."
- "Hem kim bilir, belki de yarın hiç gelmez."
- Okumak bir tür bağımlılık gibiydi...
- "Etraftaki gördüğümüz her şey kaybolacak ama belli duygular sonsuza dek içimizde kalır"
- Çürümüşlük ve uyumsuzluğun gölgesi her yerde kol geziyordu, ben de bunun bir parçasıydım. Duvarda alevlenen bir gölge gibi.
- “Kalbimin ortasında bir delik açılmış gibi içimi acıtıyordu bu. Bir daha gelebileceğini asla söylememeliydi. Vaatler –böyle belirsiz olanları dahi– insanın aklına takılıp kalır.”
- Artık yalnız değildim, ama aynı zamanda hiç olmadığım kadar derin bir yalnızlık hissediyordum.
- …bütün kitapları hırsla yalayıp yutuyordum. Bir kere başladım mı, bitirmeden bırakamıyordum. Okumak bir tür bağımlılık gibiydi…
- "Başkası olmadığım, yalnızca kendim olduğum için mutluydum."
- Başlası olmadığım, yalnızca kendim olduğum için mutluydum.
Sınırın Güneyinde, Güneşin Batısında İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Murakami işte böyle bir yazar ; ya çok seversiniz ya da nefret edersiniz. Basit bir dile , koskocaman bilenmezlik , arayış , sır ve de kayboluş sığdırabilecek ender yazarlardan. Hacime ‘nın öyküsünde , Japon kültürünün en yadırgadığı tek çocuk olgusunun , çocukluktan başlayıp otuzları aştığında bile bencil , şımarık , egosu yüksek bireyler olurken , paylaşmayı bilmemenin , karşısındakini incittiğinde bile “nasılsın” diye soramadan kendi hesabına düşmenin , yaşadığı arayışta kendi gibi olanın peşinde koşmanın , çoğu zaman yalnızlığın dünyasında yaşamanın nedenleri anlatılmış. Cinsellik kitabın içinde onların yaşantısında olması gereken de budur ! gibi düşünülüp olağan seyrinde abartmadan yerini bulmuş gibi. Hacime’nin yolculuğu aksak şekilde devam ederken hayatına giren kadınlar yalnızca ona eşlikçiler gibi ; biri hariç. Murakami bildiğimiz gibi işte :) (dili_kitap)
Evet. Kitapta Allah'tan korkmayan bir erkeğin herşeye sahip olsa bile nasil pislikler yapabileceğini görmüş olduk. Ruhum daraldı, atlaya atlaya okudum. Murakaminin akici uslubuna eklenen +35 öğeler gercekten mide bulandırıcı. Alış-veriş listenize eklemeye degmez. Boşverin! (Kitab Ana ve Baba)
kitap/sinirin-guneyinde-gunesin-batisinda--5787 kitabında, Murakami insana Uzakdoğu'yu sevdiriyor. Murakami'nin "imkansızın şarkısı" , "uyku", "tuhaf kütüphane" kitapları gibi sıradışı olan bu kitabı da, sizleri okyanusun derinliklerine çekebilir. dikkat dikkat! (crystal mountain)
Sınırın Güneyinde, Güneşin Batısında PDF indirme linki var mı?
Haruki Murakami - Sınırın Güneyinde, Güneşin Batısında kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Sınırın Güneyinde, Güneşin Batısında PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Haruki Murakami Kimdir?
1949 yılında dünyaya geldi, 1975'te Tokyo'daki Vaseda Üniversitesi'nden mezun oldu. 1986-1995 yılları arasında Avrupa ve ABD'de yaşadı. Yazarın ilk ve Gunzou Edebiyat Ödülü'nü alan romanı "Kaze no oto vo kike"dir (1979). Onu "Hitsuci vo meguru Bohken" (1982) isimli romanı izledi. Yazar bu eseriyle Yeni Yazarlar Noma Edebiyat Ödülü'nü aldı. Ardından "Sekai no ovari to hahdo bohrudo" (1985) geldi ve bu kitap da yazara Tanizaki Ödülü'nü kazandırdı. Ama ona asıl ününü kazandıran 16 dile çevrilen "İmkânsızın Şarkısı" (1987) oldu. 1995'te yayımlanan "Zemberekkuşu'nun Güncesi"yle 1996 yılında Yomiuri Edebiyat Ödülü'nü de kazanan Murakami, daha sonra baştan çıkarıcı bir aşk hikâyesi olan "Supuhtoniku no Koibito"yu (2001) yazdı. Yazar ayrıca, "Zoh no şohşitsu" (1993) ve "Kami no Kodomotaçi-va mina adoru" (2002) adı altında öykülerini de kitaplaştırmıştır. Japonya'nın XX. yüzyıldaki en büyük edebiyatçılarından biri olarak kabul edilmesine rağmen, Amerikan kültürünün etkisi altında kaldığı ve aşırı Batıcı olduğu eleştirilerine maruz kalan yazarın edebiyat dışı tek kitabı "Andahguraundo"dur (2001). Murakami'nin son eserleri ise "Kokky no minami, taiyou no nişi" (2003) ve "Dansu dansu dansu"dur (2003).
Ödülleri :
- 1996 Yomiuri Edebiyat Ödülü ("Zemberekkuşu'nun Güncesi"yle
- 1985 Tanizaki Ödülü ("Sekai no ovari to hahdo bohrudo"yla)
- 1982 Yeni Yazarlar Noma Edebiyat Ödülü ("Hitsuci vo meguru Bohken"le)
- 1979 Gunzou Edebiyat Ödülü ("Kaze no oto vo kike"yle)
Haruki Murakami Kitapları - Eserleri
- 1Q84 (Tek Cilt)
- Sahilde Kafka
- Haşlanmış Harikalar Diyarı ve Dünyanın Sonu
- Zemberekkuşu'nun Güncesi
- İmkansızın Şarkısı
- Sınırın Güneyinde, Güneşin Batısında
- Yaban Koyununun İzinde
- Koşmasaydım Yazamazdım
- Renksiz Tsukuru Tazaki'nin Hac Yılları
- Uyku
- Kadınsız Erkekler
- Sputnik Sevgilim
- Tuhaf Kütüphane
- 1Q84 - 2. Kitap
- 1Q84 - 3. Kitap
- Underground: The Tokyo Gas Attack and the Japanese Psyche
- Wind/Pinball
- Blind Willow, Sleeping Woman
- Karanlıktan Sonra
- Fırın Saldırısı
- Rüzgarın Şarkısını Dinle
- Dance, Dance, Dance
- Kumandanı Öldürmek
- Doğum Günü Kızı
- Mesleğim Yazarlık
- Efter Skælvet
- The Elephant Vanishes
- Pinball 1973
- First Person Singular
- Sadece Müzik
- After Dark
- Birinci Tekil Şahıs
- Desire
Haruki Murakami Alıntıları - Sözleri
- İnsanın yaşamı nasıl oluyor da böylesine değişip, tam tersi bir hal alabiliyor.. (Uyku)
- Yaş almak ya da alamamak değil konu; doğum günü senin için yılda sadece bir gün, gerçekten de özel bir gün o; ona gereken önemi vermelisin. Ve bu biricik eşitliği kutlamalısın (Doğum Günü Kızı)
- Ben çok sıradan bir insanım. Ben sadece kitap okumayı seviyorum (1Q84 (Tek Cilt))
- Ben aslında insanlarla iletişimi iyi olan birisi değilim. Bir yerlerde kendi özüme dönmem gerekiyordu. (Koşmasaydım Yazamazdım)
- İnsanlar erken, pek erken yaşlanmaya başlarlar. Yaşlılık silinmeyen bir leke gibi, bedenlerinin her yanına yavaş yavaş yayılır. (Yaban Koyununun İzinde)
- "Ama aralarında belirli bir mesafe bırakarak da insanlar birbirlerine yakın olabilirler, öyle değil mi?" (Karanlıktan Sonra)
- . Bazen insanların kalbinin derin kuyular gibi olduğunu düşünüyorum. Altta ne olduğunu kimse bilmiyor. Yapabileceğiniz tek şey, arada sırada yüzeye çıkan şeyleri hayal etmek. ... (Blind Willow, Sleeping Woman)
- Bekleyen hep ben oluyordum (Yaban Koyununun İzinde)
- Anılar ne kadar canlı olursa olsunlar zamanın gücüne karşı koyamazlar. (Birinci Tekil Şahıs)
- Fakat ilerleyemiyorum işte. Kayıkta ırmağın akıntısına karşı kürek çekiyormuşum gibi. Bir süre küreklere asıldıktan sonra dinlenip bir şeyler düşünürken, bir de bakıyorum, kayık tekrar eski yerine dönmüş. (1Q84 - 3. Kitap)
- . Bugünlerde ne demek istediğimi söyleyemiyorum. Yapamam... Ne zaman bir şey söylemeye çalışsam, asıl noktayı kaçırıyor. Ya öyle ya da ben demek istediğimin tersini söylerim. Ne kadar doğru yapmaya çalışırsam, o kadar karışık hale geliyor. Bazen ilk başta ne söylemeye çalıştığımı bile hatırlayamıyorum. Sanki vücudum ikiye bölünmüş ve birim diğerini büyük bir sütunun etrafında kovalıyor. Çevresinde daireler çiziyoruz. Diğer bende doğru sözler var ama onu asla yakalayamam. . (Blind Willow, Sleeping Woman)
- • Kendimi bazen bir hiç gibi hissediyorum (Kumandanı Öldürmek)
- Herkesin kendine göre bir savaş alanı vardır. (Karanlıktan Sonra)
- "Fakat yine de ölene kadar bir şekilde yaşamımı sürdürmekten başka yolum olmadığı gibi, yaşarken de kendimce yöntemlerle yaşamaktan başka yapacak bir şey yok. Pek övünülecek bir şey olmasa bile, benim bundan başka bir yaşam biçimim yok." (1Q84 - 3. Kitap)
- İki benden birbirinin içinde erimiş, tek beden olmuş gibi, çok güçlü bir sarılmaydı. Bir an bile gevşetmedi kollarını. Bir kez ayrılırsak bu dünyada bir daha asla bir araya gelemezmişiz gibi. (Karanlıktan Sonra)
- Herkes bir gün ölür. Ama ölene kadar bir şekilde elli yıl falan yaşamak zorundasındır ve bir sürü şeyi düşünerek elli yıl geçirmek, açık konuşayım, hiçbir şey düşünmeden geçireceğin beş bin yıldan çok daha yorucudur. (Rüzgarın Şarkısını Dinle)
- Güzel olan güzeldir, bu yeterli değil mi? (Uyku)
- "Hayal dediğin kuş gibi özgür, deniz gibi geniştir. Kimse buna engel olamaz." (Haşlanmış Harikalar Diyarı ve Dünyanın Sonu)
- Bir bakıma, benim için son durak olacak yere ulaştım. Kendimi, varmam gereken yere gelmişim gibi hissediyorum. (Yaban Koyununun İzinde)
- "Şarkı bitti. Ama melodisi havada asılı kaldı." (Yaban Koyununun İzinde)