Yağmur Kokum - Emre Karataş Kitap özeti, konusu ve incelemesi
Yağmur Kokum kimin eseri? Yağmur Kokum kitabının yazarı kimdir? Yağmur Kokum konusu ve anafikri nedir? Yağmur Kokum kitabı ne anlatıyor? Yağmur Kokum PDF indirme linki var mı? Yağmur Kokum kitabının yazarı Emre Karataş kimdir? İşte Yağmur Kokum kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...
Kitap Künyesi
Yazar: Emre Karataş
Yayın Evi: Trend Yayınevi
İSBN: 9789944342322
Sayfa Sayısı: 224
Yağmur Kokum Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Emre Karataş, 'Vaktidir' den sonra beklenen kitabı 'Yağmur Kokum'un kırmızı ve mavi renkte kapak seçenekleriyle okurlarına;
"Döner misin bir gün?
Yağmur kokum olur musun?
Kırk yıl hatırı olmasa bile bir çay yapıp
göz göze demlenir miyiz yeniden?" diyor.
Yarın ne değişir bilemem, ama olur da bir gün dönmeye karar verirsen önce bu yağmurlar durur, sonra yenileri başlar. Ve ben geçip bir çatının altına, bu defa yağana değil de yağdırana şükredip yere düşen her damlada yağmur kokusu gibi koklarım seni...
(Tanıtım Bülteninden)
Yağmur Kokum Alıntıları - Sözleri
- + Usta sence de en güzel şehir İstanbul mu? - İki yakası bir araya gelmiş mi ki?
- Ve bir gün bir çift göze bakarken fark edeceksin öldüğünü. Çünkü gözler tüm cinayetlerin en kusursuz olanıdır
- Hiçbir şeyin düzeleceği yok. Sustuklarım bile imla hatalarıyla dolu.
- Rabbim sen birini nasip et. Yolları gitmek için değil de gelmek için kullanan birini...
- Öyle güzelsin ki bana sevmeyecek hiçbir şey bırakmıyorsun
- Ve ben aşk denen şeyi, t'adında bıraktım
Yağmur Kokum İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Kitabı okumaya ben geç kaldım, yıllar yıllar önce okumuş olsaydım şapkami takıp, duvarlara spreyle yazı yazardım ️ günümüz de internet üzerinden sürekli özlü sözler paylaşıldığı için bazı yerleri tebessüm ile okudum. Örneğin; Allah sıralı ölüm versin ama ne yalan söyleyeyim bazen araya kaynamak istiyorum (sayfa 118) (Zeynep K.T.)
bir anımda. yazar önsözünde çok güzel anlatmış kendini, yazmaya olan tutkusunu vs. etkilendim. fakat sonrasında facebook sitelerinin o özlü sözleri , kalıplaşmış duygusal cümlelerini andırdı her bir sayfası. zorlama cümleleri sevmiyorum. yada ortaya özlü söz çıkarma çabalarını. aşkın arabeks halini de. vasatın altındaydı benim için . hatta üzgünüm ki zaman kaybıydı. yaşı henüz 18 civarı olan arkadaşlarım sevebilir belki ama genç yetişkinlerin hoşlanacağını düşünmüyorum. (Yakup)
Bir yerde; “Fakat onca feryadıma rağmen ona bir türlü anlatamadım. Anlamak istemedi…” Bu cümleler bana sık kullanılan Mevlana’nın bir sözü hatırlattı: “Sen ne söylersen söyle, söylediğin, karşındakinin anladığı kadardır!” .Sen ne yaparsan yap, ne söylersen söyle; karşı taraf kendini, algısını, anlayışını kapattı mı faydası yok. () Bir bölümde; “Çok küçük yaşta tanıdım zamanı. Henüz küçücük bir çocukken büyüklerim kolumu ısırıp ‘Bak koluna saat yaptık’ derlerdi. Canım acımasına rağmen çok hoşuma giderdi ve anlamsız şekilde gülücükler atardım. Ve daha ilginci kendi kolumu ısırıp arkadaşlarıma, ‘Bakın koluma saat yaptım’ derken hepsine hava attığımı zannederdim. Keyifli de olurdu…” paragrafını okuyunca kendi çocukluğuma gittim, sanki beni, bizi anlatıyordu. Ama küçük bir fark var; sonrasında ben büyüklerimden azar işitirdim, çünkü cildim çok beyaz ve alerjik, ısırdığım yer morarır, kabarır ve iz günlerce geçmezdi. () Yazarımız bir yerde zaman kavramı ve mücadelesini anlatırken: “ Bak ya! Hep böyle oluyor zaten. Ne zaman ciddi bir şey yazayım desem bir yerde konu mutlaka sana geliyor…” demiş. Buda bana eski bir diziyi hatırlattı, çok güldüm. Bir dönemin fenomen dizisi “Bir Demet Tiyatro”da Tirbuşon da her lafı, her konuyu dönüp dolaştırıp sevgilisi Füreyya’ya getiriyordu. Bir bölümde zamanla ilgili yazı var ve “Peki sizin zamanınız nerede durdu?” diye sorulmuş. Benim cevabım anında “Babam öldüğünde!” oldu. Sonrasında ise “ Eğer bu soruya pat diye cevap verebildi iseniz siz muhtemelen bir gün bir yerde ‘kalan’ olmuşsunuz demektir” diyor. Bu durumda kesinlikle doğru. Babam cennetine gitti, ben bu dünyada onsuz ‘kalan’ oldum. () Aşk acısı gibi gözükse de çok keyifli yazılmış; aşkını övüyor mu, dövüyor mu belli değil. Tepelere çıkarırken yerin dibine sokuyor; yedi kat yerin dibinden alıp baş tacı yapıyor. Eskilerin dediği gibi “eserekli” bir aşık. Aşkın iniş çıkışlarını yaşıyor ama terk edilmiş. Bu ayrılığın, aşk acısının sebebi ne? Aşkın daha yaşanmamışlıkları mı, yoksa terk edilmişliğin gurur kırıklığı mı? Peki ya gitmeseydi ne olurdu? Bu kadar kıymetli olur muydu? Özlenir, sevilir miydi? Bu kadar kırgınlıktan, acıdan sonra dönse ne olacak? Her şey kaldığı yerden aynı devam edebilir mi? Bence aynı olmaz. Çatlak, kırık bardaktan su içilebilir mi? Aşk, terk ediliş, gideni bekleyiş sözleri bana bir zamanların ünlü dizi sözlerini hatırlattı ( hep dizi diyorum ama dikkat ederseniz hepsi eski yenilerden haberim yok çünkü çok uzun süredir dizi daha doğrusu belgesel dışında TV izlemiyorum ). İki kişi birbirini severse; o, sevgi olur... Biri kaçar öbürü kovalarsa; o, aşk olur... İkisi de sever fakat kavuşamazlar ise; o efsane olur... Son hikaye tam benlikti, en keyifle okuduğum bölüm oldu ( yanlış anlamasın tamamı rahat okunan, keyifli bir kitaptı). Bir aşk hikayesi olarak başlayıp, intikam hikayesine dönüştü. İnsanların acılarından keyif aldığımı zannetmeyin, keyifli olan intikam almaya çalışmak. Şimdiye kadar alınmış bir intikam yok. Yüzde yüz başarılı olmuş bir intikam planı yok. İntikam almaya çalışırken aynen ata sözünde ki gibi olur: “ Ava giden avlanır”. İntikam alacağım diye çabalamak, planlar yapmak, bence boşa kürek çekmektir. O yüzden bu başarısız intikam hikayeleri bana yüzde yüz haklı olmanın gururunu yaşatır, haklı olmanın keyfini verir. (Özgün Onat)
Yağmur Kokum PDF indirme linki var mı?
Emre Karataş - Yağmur Kokum kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Yağmur Kokum PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Emre Karataş Kimdir?
Emre Karataş Kitapları - Eserleri
- Yağmur Kokum
- Vaktidir
- Gece Kadar Beyaz
Emre Karataş Alıntıları - Sözleri
- Ve ben aşk denen şeyi, t'adında bıraktım (Yağmur Kokum)
- Yokluğun nasıl birşey bilmek ister misin? Her kemiğim aynı yerinden ikinci kez kırılıyor sanki ... (Vaktidir)
- " Zaman kavramım bile kendi zamansızlığında kayboluyor artık..." (Vaktidir)
- Ve bir gün bir çift göze bakarken fark edeceksin öldüğünü. Çünkü gözler tüm cinayetlerin en kusursuz olanıdır (Yağmur Kokum)
- Ne kadar ilerleseler de bir türlü varamıyorlardı. Bu gittiği yol onun için sanki hayatının en uzun yolculuğuna dönüşmüştü. (Gece Kadar Beyaz)
- Hiçbir şeyin düzeleceği yok. Sustuklarım bile imla hatalarıyla dolu. (Yağmur Kokum)
- Bazen öyle bir zamanda aklıma geliyorsun ki; cehennemde buz tutuyorum sanki... (Vaktidir)
- Öp beni! Bir gün değil, her gün ölelim.. (Gece Kadar Beyaz)
- Şimdiden çok pişmanım! Hem sana yaşatamadıklarım için hem de kendime yapacaklarım için... (Vaktidir)
- "Zordur benim umutlarım. Neyin sırası gelse hiç sırası değil gibidir... " (Gece Kadar Beyaz)
- Sonum değil, yolum ol ... (Vaktidir)
- Üşüdüğünde uçamaz kelebekler.... insanlar da böyledir,bir kere soğudu mu bir daha kimseye güvenemezler... (Gece Kadar Beyaz)
- Her dakika sen varsın gönül mahkememde. Gereği düşünüldü, dön artık! (Gece Kadar Beyaz)
- ️Planın kusursuzdu. Sadece kendine değil, herkesi öldürdün! (Gece Kadar Beyaz)
- Kaderimde SEN yazılı Sicilimde (şu an) SENsizlik... (Vaktidir)
- Bazen en sevdiklerin ateşle oynar ama yanan bir tek sen olursun... (Gece Kadar Beyaz)
- Herkes uykuda Ama SEN akılda ... (Vaktidir)
- Her dakika sen varsın gönül mahkememde. Gereği düşünüldü, dön artık! (Gece Kadar Beyaz)
- Dudağın dudağıma değmeden, kimse benden susmamı beklemesin... (Vaktidir)
- Üşüdüğünde uçamaz kelebekler... İnsanlar da böyledir; bir kere soğudu mu bir daha kimseye güvenemezler... (Gece Kadar Beyaz)