tatlidede
dedas
tatlidede
Fuar

Yaşam Suyu - Clarice Lispector Kitap özeti, konusu ve incelemesi

Yaşam Suyu kimin eseri? Yaşam Suyu kitabının yazarı kimdir? Yaşam Suyu konusu ve anafikri nedir? Yaşam Suyu kitabı ne anlatıyor? Yaşam Suyu PDF indirme linki var mı? Yaşam Suyu kitabının yazarı Clarice Lispector kimdir? İşte Yaşam Suyu kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...
  • 02.02.2023 06:00
Yaşam Suyu - Clarice Lispector Kitap özeti, konusu ve incelemesi

Kitap Künyesi

Yazar: Clarice Lispector

Çevirmen: Başak Bingöl

Orijinal Adı: Agua Viva (Portekizce)

Yayın Evi: Monokl

İSBN: 9786055159597

Sayfa Sayısı: 104

Yaşam Suyu Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Brezilya’nın Dünya Edebiyatına Armağanı Clarıce Lıspector’un Başyapıtı: “Yaşam Suyu”

Saklı Kalmış Bir Edebiyat Dahisi Hayata Can Suyunu Veriyor.

“20. Yüzyılın en gizemli ve çekici yazarlarından birisi.”

-The L Magazine-

“Lispector, bir elmas sertliğinde ve nadirliğinde...”

-Rachel Kushner-

“Yirminci yüzyılın gizli dâhilerinden birisi.”

-Colm Tóbín-

“Madonna, Cher ya da Pele hayranları nezdinde neyi ifade ediyorsa, Lispector de okuyanları için onu ifade ediyor. İçimizden bir Clarice.”

-Brenda Cronin-

“Nabokov ile aynı düzeyde bir dahi.”

-Jeff VanderMeer-

“1940’da Kafka’nın yapıtları çevrildiğinde Amerika’da ne etki yaptıysa şimdi de aynısını Clarice Lispector’un eserleri yapıyor.”

-Flavorwire-

“Lispector, yatağın başucundaki İncil ya da I Ching etkisi yapıyor: hem çok eski hem çok yeni.”

-Valeria Luiselli-

“Kendi dahiyane tarzıyla bir edebiyat büyücüsü.”

-Publishers Weekly-

“Gerçekten olağanüstü bir yazar.”

-Jonathan Franzen-

“Şunu söylemeye cüret ediyorum: Lispector size dokunacak ve daha önce hiçkimsenin dokunmadığı gibi dokunacak.”

-Benjamin Mosher-

Fantastik bir dünya çevreliyor beni ve ben oluyor. Küçük bir kuşun çılgın şarkısını duyuyorum, parmaklarımın arasında kelebekler eziyorum. Bir kurdun yediği elmayım. Orgazmik kıyameti bekliyorum. Ahenksiz bir böcek istilası sarıyor etrafımı, bir gaz lambasının ışığıyken ben. Sonra da olayım diye çok ileri gidiyorum. Bir trans hâlindeyim. Çevremdeki havaya nüfuz ediyorum. Nasıl bir ateş: yaşamayı durduramıyorum. Bu hissettiğim, düşündüğüm, yaşadığım her şeyi kalınca sarmalayan, yoğun ve olduğum her şeyi bana ait ama yine de dışımdaki bir şeye dönüştüren sözcük ormanında. Kendimi düşünürken izliyorum. Merak ettiğim şu: düşüncenin bile ötesinde olan o içimdeki şey kim? Sana yazıyorum çünkü bu, tevazuyla kabul etmem gerekecek bir meydan okuma. Kendi hayaletlerim üşüşüyor içime, bir de efsanevi ve fantastik her ne varsa yaşam doğaüstü.

-Clarice Lispector-

(Tanıtım Bülteninden)

Yaşam Suyu Alıntıları - Sözleri

  • Seninle o kadar güçlü bir iletişim kurmaya basladim ki, hâlâ var olabiliyorken olmayı bıraktım sanki . Sen bir ben oldun. Konuşmak çok zor ve söylenemeyecek şeyleri söylemek . Çok sessiz. Ikimiz arasındaki gerçek karşılaşmanın sessizliğini nasıl çevirmeli? Açıklamak çok zor: Sana bir an doğruca baktim. O anlar benim sırrım . Mükemmel birlik dedikleri. Ben de ona güçlü bir mutluluk hâli diyorum
  • Bütün varlığımla sana yazıyor ve varlığın tadını hisset diyorum.Senin tadında an kadar soyut,resim yaparken bütün bedenimi kullanıyorum ,tuval üzerindeyse bedeni olmayanı koyuyorum,bedenim kendisiyle güreşiyor.Müziği anlamaz duyarsın ..o halde bütün ruhunla duy beni...
  • Hiçbir zaman nihai gerçeği söylemez insan.
  • Hiçbir şey zamana boyun eğmekten daha zor değil. Bu zorluk insanın ağrısı işte. Bize ait.
  • Nasıl bir ateş: yaşamayı durduramıyorum.
  • Kısaca ifade edemiyorum kendimi,çünkü bir sandalyeyle iki elmayı toplayamazsın. Ben bir sandalyeyim ve iki elma. Toplanamıyorum yani.
  • Günlerim yalnızca bir zirve: yamacında yaşıyorum.
  • Ah yaşamak çok rahatsız edici. Her şey acı veriyor: beden talep ediyor, ruh durmak bilmiyor, yaşamak sanki çok yorgun olmak ama uyuyamamak gibi
  • Usulca benim için de yeni olan bir gerçekle temasa geçiyorum ve hâlâ buna karşılık gelecek sözcüklerim yok. Bu daha çok düşüncenin ötesinde bir duygu gibi. Bunu nasıl açıklayabilirim ? Deneyeceğim. Sanki çarpık bir gerçeklik algılıyorum.
  • anlar, benim kadar parçalanmış ve öyle kırılgan ki, tek vaadim zamanla doğan ve zamanın içinde büyüyen hayata: bana sadece zamanın içinde yer var.

Yaşam Suyu İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Daha çocukluktan başlayan sorular vardır herkesin kendisine sorduğu ve hiçbir zaman cevaplanamayan sorular. Bazen bu sorular kimine resim yaptırır, kimine beste, kimine de yazı yazdırır. Clarice Lispector'da bu iş için yazmayı seçenlerden. Yaşam Suyu uzun bir monolog. İçerisinde derin bir sevinç, gizli bir coşku bulunduran, amacı bir düşünceyi anlatmak olmayan, neyi nasıl söyleyeceğini hesap etmeden sözcükleri aracı olarak kullanarak yazılmış, okuyana anlamaktan çok hissetmeyi vaad eden değişken bir metin. "Duy beni, sessizliğimi duy. Söylediğim hiçbir zaman söylediğim şey değil. başka bir şey." diyen yazar onu duymanızı istiyor sadece. Onun sessiz çığlıklarını duymanızı.Yazmayı bir oluş, varoluş eylemi olarak gören yazarın okurken anlıyorsunuz ki asıl amacı yazarken kendini özgürleştirmek. "Şu anda tam olarak yaptığım şey beni nereye götüreceğini bilmeden kendimin peşine düşmek." Aslında tanımlaması, anlatması zor bir kitap Yaşam Suyu. Anlatılmaz yaşanır sözünü bu kitap için anlatılmaz hissedilir olarak değiştirmek mümkün. Hayata, ölüme, özgürlüğe, inanca, varoluşa dair bir kitap adeta yaşamak için gerekli olanlara verilen bir can suyu. Yazar kitabın başında okuyucusuna şöyle bir uyarıda bulunuyor aslında; "Söylediklerimi sadece yüzeysel olarak dinle, anlamsızlığın içinden bir anlam doğacak." Evet aynen dediği gibi kitap ilerledikçe başlangıçta anlamlandıramadığınız her şey öyle bir bütünlük kazanıyor sizi öyle bir içine çekiyor ki, kendinizi metni okuyormuş gibi değil de yazıyormuş gibi hissediyorsunuz. Okurken imla takıntısı olanlar için bir uyarı! Kitapta yazar deneysel bir imla ve noktalama işareti kullanmış ve bunu bilinçli olarak yaptığını söyleyerek metnin üslup özelliklerine dokunulmamasını şart koşmuş. Çeviride de buna sadık kalınmış. Anlayacağınız her açıdan değişik bir kitap Yaşam Suyu. Yazar için Latin Edebiyatının yazar/i851 'u diyenler var. Benim için şimdiden henüz okuduğum ilk kitabıyla Woolf'tan çok başka bir yerde yazar/i17012 . Çok severek okudum ve okumaya da devam edeceğim yazarı. Mutlaka herkes bir Lispector kitabı okumalı bence. "Bana bak ve sev beni.Hayır: kendine bak ve sev kendini. Doğru olan bu." Sevin kendinizi, kitapları, okumayı, hayatı.... (Filiz)

“kitap/kitap--124227’nı okumayı çok istiyorum, ama zamanım az, bi küçük boyu yok mu?” diyorsanız, bu o kitap. Varoluşsal sancıları bir de Lispector’dan, kendini doğurmak, kendi kendini var etmek derdinde, Tanrıya kafa tutan bu kadından okuyun. Yazar kendini anlama sürecini yalnız başına göğüslemek istemediğinden belki, ‘gelecekteki sevgiliye mektuplar” biçimini kullanarak yazmış. Mektuplar tek taraflı olduğu için kitap 104 sayfalık uzun bir monolog. Yazardan daha önce Yıldızın Saati’ni okuyup çok sevmiştim (Onu daha da çok sevmiştim). Her iki kitaptan çıkardığım ortak nokta yazarın yazma eylemine bakış açısı. Lispector, hayatı yaşanılır kılmak, kendini anlamlandırmak, kafasının içinde dönüp duran sorulara cevap bulmak için yazıyor. Sanki yazmasa susuzluktan ölecekmiş gibi hissettiriyor. Her iki kitapta da gerek yazım ve noktalama işaretleri, gerek anlatım biçimi deneysel, çok kendine has. Oturup ‘deneysel’ bir şeyler yazayım, değişiklik olsun diye yapmıyor bunu. Kendini bir kalıba uymak zorunda hissetmediği için, kabul görme kaygısından uzak olduğu için yapıyor. Kaleminin ucuna nasıl uygun geliyorsa öyle yazıyor. Anlatım da, tıpkı yazım ve noktalama gibi, koca bir kaosun kucağında. Düşünceleri bir o yana gidiyor, bir bu yana. Bu bir özensizliğin sonucu değil kuşkusuz. Yazar, çoğumuzun yaptığının aksine, kafasının içindeki karmaşanın iplerini salmayı tercih ediyor. Siz de farklı, özgür, deneysel bir şeyler okumayı seviyorsanız, Yaşam Suyu buna beceriyle cevap veren kitaplardan. Ve Lispector, bu yıl iyi ki tanıştım dediğim yazarlardan. Hakkında yapılan edebiyatın gizli kalmış dahisi, edebiyat büyücüsü gibi yorumlara gönülden katılıyorum. Çeviri: yazar/i46415 Keyifli okumalar. (Emel Keleş)

Kötü bir günün ardından uyuyamadığımda ben de Clarice Lispector gibi oluyorum. Düşüncelerim bir o yana bir bu yana gidiyor. Sanırım Storytel'de dinlemeyip kitabı almış olsam yarım bırakırdım. Kötü değildi ama çok karmaşıktı. Normalde bu tarz düşünce akışı kitaplarını severim ama biraz agresif, biraz yavan geldi. Yine de 'it' ve an konularında söylediği birçok şeyi sevdim. Yazarın kalemi güçlü belli ki, diğer kitabını da okuyacağım. (Ecem)

Yaşam Suyu PDF indirme linki var mı?

Clarice Lispector - Yaşam Suyu kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Yaşam Suyu PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Clarice Lispector Kimdir?

Brezilyalı romancı ve kısa öykü yazarı Clarice Lispector, 10 Aralık 1920 tarihinde Chechelnyk, Ukrayna'da dünyaya gelmiştir. Yazar Franz Kafka'dan sonra en önemli Yahudi yazarlar arasında yer almıştır.

Yenilikçi romanları ve kısa öyküleri ile uluslararası alanda ün yapan Clarice Lispector, yazarlığın yanı sıra gazetecilik mesleğini de sürdürmüş ve eserlerinde Yahudilikle ilgili temalara pek az yer vermiştir.

Eserlerinden bazıları beyaz perdeye uyarlanan Clarice Lispector'un eserleri Brezilya edebiyatında yaygın bir şekilde tanınmakta ve müziklerinde kullanılmaktadır. Kitapları prestijli dizler arasına giren ilk Brezilyalı yazar sıfatını kazanan Clarice Lispector, 9 Aralık 1977 yılında Rio de Janeiro, Brezilya'da hayatını kaybetmiştir.

Clarice Lispector Kitapları - Eserleri

  • Yıldızın Saati
  • Yaşam Suyu
  • G.H.’ye Göre Çile
  • Yabani Kalbin Yakınlarında
  • Kuşatılmış Kent

Clarice Lispector Alıntıları - Sözleri

  • Bir kadının kaderi kadın olmaktı. (Yıldızın Saati)
  • - Peki ya çocuk? diye sordu. Bu bilgece düzenlemede o zavallının rolü ne olacak? - Ah, o yaşayacak diye yanıtladı. - O kadar mı? diye üsteledi. - Başka ne yapılabilir ki? - Mutlu olunur, mesela. (Yabani Kalbin Yakınlarında)
  • Aslında, işin doğrusu anlamamaktı. Kendi sevincini bile anlamamak. (Kuşatılmış Kent)
  • Mücadele ediyordum çünkü meçhul bir mutluluk istemiyordum. Bu gelecekteki kurtuluşum tarafından murdar edilen hayvan kadar yasak olur- ve ben de yardım istemek için bir işkence gibi ağzımı açıp kapıyordum ama o zaman hâlâ elimi tutsun diye şimdi icat ettiğim bu eli icat etmek aklıma gelmemişti. (G.H.’ye Göre Çile)
  • Usulca benim için de yeni olan bir gerçekle temasa geçiyorum ve hâlâ buna karşılık gelecek sözcüklerim yok. Bu daha çok düşüncenin ötesinde bir duygu gibi. Bunu nasıl açıklayabilirim ? Deneyeceğim. Sanki çarpık bir gerçeklik algılıyorum. (Yaşam Suyu)
  • "Bedenimde ruhumun koyduğu yasaya aykırı bir yasayı duyumsuyorum..." (Kuşatılmış Kent)
  • Kendini anlamdan yoksun, gözlerini bomboş görmek istiyordu, sanki kendini daha gerçek görmenin tek yolu buymuş gibi. Görüntüsünün gerçek­liğiyle büyülenmiş kendine ulaşamıyordu bir türlü. (Kuşatılmış Kent)
  • Nasıl bir ateş: yaşamayı durduramıyorum. (Yaşam Suyu)
  • Ah yaşamak çok rahatsız edici. Her şey acı veriyor: beden talep ediyor, ruh durmak bilmiyor, yaşamak sanki çok yorgun olmak ama uyuyamamak gibi (Yaşam Suyu)
  • Yemin ederim ki bu kitap kelimelerden yapılmadı. Bu sessiz bir fotoğraf. Bu kitap sessizlik. Bu kitap bir soru. (Yıldızın Saati)
  • Kendime soruyorum: karanlığa büyüteçle bakarsam karanlıktan fazlasını görür müyüm? cam karanlığı dağıtmaz, daha da ortaya çıkarır sadece. Ve aydınlığa bir büyüteçle bakarsam donakalıp daha büyük bir aydınlık göreceğim. (G.H.’ye Göre Çile)
  • Hatta daha iyisi: benim hakkımda ne düşündüğünü anlat. Korkmadan söyle. Onu çok mu mutsuz ediyorum? ---Bilmiyorum senin adın hiç geçmedi. (Yabani Kalbin Yakınlarında)
  • Günlerim yalnızca bir zirve: yamacında yaşıyorum. (Yaşam Suyu)
  • Tamamen canlı olan bir dünyanın Cehennem gibi bir gücü var. (G.H.’ye Göre Çile)
  • “Bulmanın bir yolu da aramamak, sahip olmanın bir yolu da talep etmemek.” (Yıldızın Saati)
  • Gerçek bir yazar gibi dürüst olmak gerekirse, dünyayı alıntılıyorum, defalarca alıntıladım onu, çünkü ne bendi ne benimdi. (G.H.’ye Göre Çile)
  • ...bir noktanın, boyutları olmayan tek bir noktanın en büyük yalnızlık olduğu geldi mi hiç aklına? (Yabani Kalbin Yakınlarında)
  • Kısaca ifade edemiyorum kendimi,çünkü bir sandalyeyle iki elmayı toplayamazsın. Ben bir sandalyeyim ve iki elma. Toplanamıyorum yani. (Yaşam Suyu)
  • Demek ki onu yalnızca karanlıkta görebilecekti. (Kuşatılmış Kent)
  • -İnsan olanı aşağılamak zordur, diye devam etti, bu başarısız isyandan -ergenlik-, elde etmekten aynı şekilde aciz insanlarla dayanışma havasından kurtulmak zordur. Ama o saf ve o sahte yüceltilmiş aşktan, sevmeme korkusundan azade bir şey inşa etmek ne kadar da güzel olurdu... (Yabani Kalbin Yakınlarında)

Yorum Yaz