Yoldaki İşaretler - Seyyid Kutub Kitap özeti, konusu ve incelemesi
Yoldaki İşaretler kimin eseri? Yoldaki İşaretler kitabının yazarı kimdir? Yoldaki İşaretler konusu ve anafikri nedir? Yoldaki İşaretler kitabı ne anlatıyor? Yoldaki İşaretler kitabının yazarı Seyyid Kutub kimdir? İşte Yoldaki İşaretler kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

Kitap Künyesi
Yazar: Seyyid Kutub
Çevirmen: Abdi Keskinsoy
Orijinal Adı: Mealim Fit Tarik
Yayın Evi: Pınar Yayınları
İSBN: 9789753520157
Sayfa Sayısı: 222
Yoldaki İşaretler Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Bu inancı benimseyenlerin sayısı üç kişiye ulaşınca, o inancın bizzat kendisi onlara şöyle der: Siz şimdi, bir cemaatsınız, bağımsız bir İslam cemaati. Bu inancı benimseyen ve bu inancın temel değerlerini üstün saymayan cahiliye toplumunda ayrılmış bir cemaat. ...
Yoldaki İşaretler Alıntıları - Sözleri
- İslam, gündelik yaşamı bütün detaylarına varıncaya dek düzenleyen reel ve aktif bir "dünya düzenidir."
- İslâm davetçilerinin vazifelerinden biri de bu yolda karşılarına çıkabilecek hilelere, dolaplara aldırmamaktır.
- Islâm'ımizda bizi utandıracak hiçbir şey yoktur. Savunmak zorunda kalacağımız bir husus da yoktur. Insanlardan gizlememiz gereken bir yönü olmadiğı gibi açıklamaktan çekinerek kekelememizi gerektirecek hiçbir meselesi de yoktur.
- Bizim vazifemiz, içinde yaşadığımız cahiliye toplumunu değiştirmek için ilk önce kendimizi değiştirmektir.
- Müslüman, savaş için seferber olmadan önce evvela öncee kendi içinde en büyük cihada girişir; kendi nefsine, seytana, şehevi duygularına, şahsi istek ve emellerine; kendisi, aşireti ve kavminin menfaatlerine; Islâm dışı her türlü endişeye ve Allah'a kulluğu dışındaki her türlü düşünceye karşı cihada girişir. Müslüman, Allah'in hâkimiyetini gasp eden tàğútları kovmak, yeryüzünde yalniz Allah'in hâkimiyetini kurmak için cihada girişir.
- Başarı Allah'tandır.
- Allah'ın şeriatının zıttı insanların hevalarıdır. "Eğer hak, onların kötü arzu ve isteklerine uysaydı, mutlaka gökler ve yer ile bunlarda bulunanlar bozulur giderdi..."(Müminun, 71)
- "Amaca ulaşırken 'aceleci' olmamak gerekir."
- İslam toplumu yalnızca geçmişin anıları arasında değerlendirilecek bir tarih modeli değil, bilakis günümüzün de ihtiyaç duyduğu istikbale yönelik bir aksiyondur
- Fertlerinin bir kısmının kanun koyan rabbler, diğerlerinin de onlara uyan kullar olduğu bir toplumda,insanın gerçek manada ne hürriyeti ne de değeri vardır.
- "İslâm, ne bir ırka verilmiş bir hediye ve ne de sınırları belirgin bir coğrafyanın sosyal nizamıdır. O, Allah'ın koyduğu ilâhi bir yöntem ve evrensel bir nizamdır..."
- " Üzerinde ' La İlâhe İllallah' sancağı dalgalanmadıkça hiçbir toprak parçası hiçbir ülke Allah adına kurtarılmış olamazdı."
- "Allah'ın rızasından başka istenmeye değer hiçbir ödül olmadığını anladıkları andan itibaren O'nun sadık kulları olmuşlardı."
- Haberiniz olsun ki bu Kur'an insanları en doğru yola hidayet eder. İsrâ/9
- Beşerin emelleri ne olursa olsun sonuçta Allah’ın dilediği olur.
Yoldaki İşaretler İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Dikkat! Bu kitap insanı fena sarsar! Seyyid Kutup'u genel olarak düşünce yazılarında bulursunuz, İslamca, Müslümanca düşünce.. İşte bu alandaki en başarılı kitabı.. Kendisi Hakkı bildiği kadar batılı da iyi bilen bir Şehid. Bir zamanlar Amerika'da yaşamış ve onların ciğerini bilen bir Müslüman. Yaşadığınızı, İslâm zannetmeden önce, bu kitabı okumanızda büyük fayda var. Müslümansanız nasıl bi dairede (İslâm'da) olduğunuzu, Müslüman değilseniz, nasıl bi İslâm'ı reddettiğinizi bilmeniz açısından güzel bir kaynak, Yoldaki İşaretler. Sorgulattırır! Ilımlılıktan kurtuluşun yolunu göstermiş bizlere yazar: Vasatlıktan değil. Vasat (orta yol) Müslüman başkadır, Ilımlı Müslüman bambaşka.. Genel olarak Seyyid Kutup minvalinde insanları okuduğum için beni çok çarpmadı kitap. Ama ne kadar gaflete daldığımı, nereye saptığımı hatırlattı, Allah kendisinden razı olsun.. İlk kez bu kaynaklardan yararlanacak olanların sindirmesi zor olabilir, O yüzden anlaya anlaya okumanız tavsiyemdir. Şayet bir gün İslâm davasıyla uğraşmaktan yorulursanız, Müslüman olmayanların yolu daha sempatik görünmeye başlarsa bu kitabı okuyun. İlaç gibi gelir. Benzin yüklemiş olursunuz kendinize. Yazarın bahsi geçtiği için şunu da şuraya bırakıyorum, dileyen alsın: https://youtu.be/L3n_H0Xt1cw Ek olarak: Bu kitap Pınar Yayınları'nda neden 206 sayfa görünüyor? Beka Yayınları'nda 245 sayfa. Bu ciddi bir fark. Kuşkulanmamak elde değil. (Ahizer / Ebru Kırılmaz)
Bedeli Canı İle Ödenen Kitap: "Bazı ölüler yaşayanlardan daha yüksek sesle konuşur." O ölülerden birisi de hiç kuşkusuz Seyyid Kutub'tur. Bu yazmış olduğu kitabı yüzünden döneminin tağutu olan Cemal Abdünnasir tarafından hapishanelerde işkence görmüş ve sonunda idam edilmiştir. Ardında ise canı ile bedel ödeyerek birçok insanın hidayetine vesile olan bu muhteşem eseri bırakmıştır. Şu an günümüzde de tağutlar tarafından yıllardır cezaevlerinde suçsuz bir şekilde zulüm gören kişiler mevcuttur. O yüzden medyada ve camilerde anlatılan din ile ceza evlerinden anlatılan din arasında uçurumlar vardır. Gerçekler tağutları rahatsız ettiği için dört duvar arasına hapsedilmektedir. "Sempati toplamak için İslam’ı, olduğundan başka türlü göstermeye kalkışmamalıyız." (Seyyid Kutub) #SeyyidKutub #Yoldakiİşaretler (Hüseyin Furkan DURUK)
"Bazı ölüler yaşayanlardan daha yüksek sesle konuşur.." Kitap âdeta Fars orduları komutanı Rüstem'in, "Sizi buralara getiren şey nedir?" Sorusuna verdiği cevâbın yüreklere inmesi için yazılmış: " Bizi buralara getiren şey, Allah teâlâ'nın, dileyeni kula kulluktan kurtararak, ortağı bulunmayan tek Allah'ın kulluğuna yükseltme,dünyânın mihnet ve sıkıntısından, dünyâ ve âhiretin genişlik ve rahatlığına çıkarma, bâtıl dinlerin zulmünden islâmın adaletine kavuşturma emridir." Öyle değil mi ki ya Allah'ın kuluyduk, yâhut iblisin.. Allah'a kul olmayan başka kapılara kul olurdu.. O câhiliye ki en büyük yaratıcının Allah olduğunu kabul ettikleri halde onunla birlikte başka putlara da tapıyorlardı. O zamanki isimler, lat , menat uzzaydı. Yoksa şimdiki ismi de telefon, televizyon, wi-fi mi oldu? (Bu konuda istifâde etmek isterseniz İnternet Fıkhı- Nûreddin Yıldız ) Şüphesiz müslüman, her yerde, her alanda, her fırsatta öğretmendir. Bu kitapta işte bu şahıslara nasıl ki; trafik işaretleri olmazsa yollar kargaşa alanına dönüyorsa, bu işâretler olmazsa da müslüman şahsiyetin aklı, rûhu, kalbi de kargaşaya dönüşebiliyor.. Bizim vazîfemiz, içinde yaşadığımız câhiliye toplumunu, değiştirmek için ilk önce kendimizi değiştirmektir..! Ve son söz.. Milliyetim, akîdem; akîdem, Allah'ın bizim için seçtiği İslam dînidir. Ne mutlu Müslümanım diyene..! Kitapla kalın. Vesselam... (Nur sena)
Kitabın Yazarı Seyyid Kutub Kimdir?
Profesör Seyyid Kutub (Arapça: سيد قطب), (d. 1906, Mısır ö. 29 Ağustos 1966). Mısırlı yazar, müfessir ve düşünce adamıdır.
Hayatı
1906 yılında Mısır'ın Asyut kasabasısında, dindar bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Orta ve lise tahsilini el-Ezher de bitirdi. Kahire Üniversitesi'nin Darul Ulum fakültesine girdi. 1933 yılında mezun oldugu fakülteye aynı yıl öğretim görevlisi olarak tayin oldu. 1939 ve sonrasında İslami düşünceye yöneldi. 1946'da Konum Dersleri isimli makalesini yayımladı. Çoğuna göre bu makalesi onun İslami düşünceye girişini temsil eder. Makalesinde toplumun ıslahının ve Müslümanların bu yönde çalışmasının Kur'an'ın emri olduğunu savunuyor, Mısır'ın o dönemki toplumsal yapısını ve geçirmekte olduğu dejenerasyonu eleştiriyordu.
1949 yılında ABD'ye gitmiştir. Bu dönem boyunca Amerikan yaşam tarzını ve toplumunu, tanık olduğu ırkçılığı eleştirmiş ve Amerikan medeniyetini primitif olarak görmüş ve reddetmiştir. Ayrıca, 1949 yılında, o yurtdışındayken, İslam'da Sosyal Adalet isimli eseri yayımlanmıştır. Bu eserinde gerçek sosyal adaletin İslam'da olduğunu öne sürmüştür. Ayrıca yine ABD'deki yıllarında, daha önce kaleme almış olduğu edebi makale ve eserleri eleştiriyor, o dönemlerde sahip olduğu daha seküler olarak tanımlanabilecek edebiyat anlayışından ziyade edebiyatın da kaynak olarak en başta İslam'ı alması gerektiğini savunuyordu.
Kitaplarında, genellikle geleneksel İslam'a karşı, sahih bir çizgiyi savundu. Tasavvufta var olan hurafeleri eleştirdi. Mısır'a döndüğünde, kamu hizmetinden ayrılıp Müslüman Kardeşler teşkilatına katılmıştır. Teşkilatın gazete ve dergilerinden devamlı olarak düşüncelerini aktarmaya çalışırken, teşkilatın genel düşüncesiyle kendi fikirleri arasındaki bazı farklılıklar ortaya çıksa da, Müslüman Kardeşler ile olan ilşkisi devam etti.
Cemal Abdül Nasır'a düzenlenen 1954 tarihli suikast girişimi nedeniyle birçok Müslüman Kardeşler üyesi gibi o da tutuklandı. Yargılama sonunda Seyyid Kutub'a onbeş yıl ağır hapis cezası verilmiştir. Hapiste ileride büyük bir önem ve üne kavuşacak iki eseri olan, Kur'an tefsiri Fi zilâl-il-Kur'an ve Kutub'un siyasi ve düşünsel görüşlerinin en son ve bütününü ifade eden Yoldaki İşaretler`i kaleme almıştır. 1964'te serbest bırakıldıktan sonra, 1965'te tekrar tutuklandı. Bu kez de birçok Müslüman Kardeşler üyesi ile birlikte tutuklanmıştı ve tutuklanma nedeni devlete karşı bir darbe girişimi idi. 22 Ağustos 1966'da hakkında idam cezası verildi. Kararı Pakistan, İngiltere, Lübnan, Ürdün, Sudan ve Irak gibi ülkelerdeki birçok dini otorite ve grup tepkiyle karşılasa ve Nasır'ı kararından döndürmeye çalışsalar da, Seyyid Kutub 29 Ağustos 1966'da idam edildi.
Seyyid Kutub Kitapları - Eserleri
- Yoldaki İşaretler
- Din Budur
- İstikbal İslamındır
- İslam Kapitalizm Çatışması
- Ruhun Sevinci
- İslâm'da Sosyal Adalet
- Yahudi ile Savaşımız
- İslam Toplumuna Doğru
- Kur'an'da Kıyamet Sahneleri
- Tarihte Düşünce ve Metod
- Kur'an'ın Gölgesinde Kadın
- Fi Zılal'il Kur'an (10 Cilt Takım)
- Çağdaş Uygarlığın Sorunları ve İslam
- İslami Etüdler
- Peygamberlerin Hayatı
- Köyden Bir Çocuk
- Kur'an'da Edebi Tasvir
- İslam Düşüncesi - 1
- Faiz
- İşte İslam
- İmtihanın Hikmeti
- Tevhid Daveti
- Cihan Sulhu ve İslam
- Peygamberimizin Hayatı
- Gördüğüm Amerika
- Dini Hikayeler
- Tevhid Bilinci
- Davetçinin Yol Azığı
- Tağut
- Tevhidin Anlamı
- Bela ve İmtihan
- Kuran'ın Gölgesinden Mesajlar
- İslami Hareket Metodu
- İslam Düşüncesi - 2
- İslam Bilinci
- İman Bilinci
- Fıtrat Bilinci
- Namaz Bilinci
- Cihad ve Şehadet
- Dikenler
- İslam Düşüncesi - 3
- Fi Zılali'l-Kur'an 1. Cilt
- İmtihan'ın Hakikati
- Kuran'ın Gölgesinde Şirk ve Müşrik
- Kur'an'ın Gölgesinde Namaz
- Kur'an Işığında Peygamberler
- İslamın Dünya Görüşü
- İslam'a Göre Hayat
- Kurtuluş Yolu
- Bedir ve Uhud
- Sabır Bilinci
- Bu Din!..
- Tevekkül Bilinci
- İslam Davasının Stratejisi
- Son Sözler
- Davetin Temel Özelliği
- Fizilal'il Kur'an da Haktan Sapmak
- Faiz Ayetinin Tefsiri
- Hicab Bilinci
- İslam Toplumunun Doğası
- Kur'an-ı Kerim'den Dini Hikayeler
- Cihad Bilinci
- Dua Bilinci
- İslam ve Emperyalizm
- Yegane Dünya Nizamı İslam
- Ümmet Bilinci
- Takva Bilinci
- Fi Zılali'l-Kur'an 2. Cilt
- Sünnet Bilinci
- Fizılal- il Kur'an 5. Cilt
- Devlet Bilinci
- Cahiliye Bilinci
- Fi Zılali'l-Kur'an 11. Cilt
- Fi Zılali'l-Kur'an 10. Cilt
- Mücadele Bilinci
- Kadın ve Aile
- Kuran Işığında Kültür ve Medeniyet
- Çocuklar İçin Resimli Dört Halife'nin Hayatı
- Fi Zılali'l-Kur'an 8. Cilt
- Fi Zılali'l-Kur'an 12. Cilt
- Çocuklar İçin İslam Tarihi Peygamberlerin Hayatı
- İstikbal Bu Dinin Olacaktır
- Fizılal-il Kur'an 3. Cilt
- Fi Zilal-İl Kur'an 6. Cilt
- Özlenen İslam Toplumu
- İslam ve Faiz
- Fizılal-il Kur'an 4. Cilt
- Fi Zılal-il Kur'an 7. Cilt
- İşte Tevhid Budur!
- Tarih Düşünce ve Metottur
- Kur'an-ı Kerim'den Çocuklar İçin Resimli Dini Hikayeler/Peygamberlerin Hayatı
- Fî Zılâl-il-Kur'ân / Kur'ân'ın Gölgesinde
- Çocuklar İçin İslam Tarihi Örnek Halifelerin Hayatı
- Çocuklar İçin İslam Tarihi Peygamberimiz'in Hayatı
Seyyid Kutub Alıntıları - Sözleri
- Biz sana ağır bir söz vahyedeceğiz. (Müzzemmil 5) (Davetçinin Yol Azığı)
- Bu hakikatin vicdanda yer etmesi, insanın göklerde ve yerde olanların gerçek malikini bilmesi, "malım" diyebileceği her şeyden elinin boş olduğunu, bunları göklerde ve yerde olanların gerçek malikine vermeyi, elinde olanların sınırlı bir süre için kendisine ödünç verildiğini duyumsaması ve bunları kendisine ödünç verene geri vereceğini sırf düşünmesi bile insanı, kötülüğün, tama'ın, cimriliğin hırs ve yakıcı arzunun pençesinden kurtarmaya yeterlidir. (Tevhidin Anlamı)
- Allah inancı, verebileceği bütün faydaları vermiş bulunuyor. Bunun ötesinde artık yapabilecek herhangi bir şeyi kalmamıştır. İnsana gelince; o, kavrayamadığı şeylerin yükünü omuzlarına yıkmak için, harikulade güçleri uydurdu. Bu bakımdan ilkel insan büyüye inandı. Arkasından ruhlara inanç noktasına geldi. Bundan sonra çok tanrıcılığa, çok tanrıcılıktan da tek tanrıcılığa ulaştı... (İslam Düşüncesi - 2)
- Esselâmü aleyküm,ey kabir ahalisi,bu geceniz ve sabahınız size hayırlı olsun.Karanlıklar gibi fitneler de birbirini kovalıyor.Sonraki gelecek fitneler,önceki gelen fitnelerden daha kötü... (Peygamberimizin Hayatı)
- Fert, ilerlemek için nisbî bir yalnızlık ve küçük aile ocağının dikkatini ister. (Çağdaş Uygarlığın Sorunları ve İslam)
- Yeryüzünün batısında ve doğusunda, gündüzün erken saatlerinde gecenin son saatlerine kadar, milyonlarca sesin yükselerek `Lâ ilâhe illâllah` cümlesini tekrarlaması, haykırması... Ve bu tekerrürün, bu haykırışın on dört asır boyunca, yıkılan devletler, değişen vaziyetler yanında yılmadan, kuvvetini kaybetmeden, sönmeden, sanki zamanın şuuruna mühürlenmiş gibi ölümsüz kalması, Abdullah'ın oğlu Hz.Muhammed (sav) 'in zaferinin dile gelmiş canlı bir delilidir. (Kuran Işığında Kültür ve Medeniyet)
- Cahiliyenin hakimiyet düzeni, bir kulun tüm kullara rablık etmesi esasına dayanmaktadır. Alemlerin Rabbine davet ise, tüm kullara Yaratanın rablık etmesi esasına dayanır. (İslam Bilinci)
- İnsan sahip olduğu mal ve mülkün yok olmayacağını sanmasın. Sahip olduğu servet kendisini dünyada da ahirette de Allah’ın azabından kurtaramaz. (Kur'an Işığında Peygamberler)
- Bu, Vicdanlarda Donup Kalan Mücerred Bir İnanç Değildir! ... (İslam Bilinci)
- "Bir taraftan İslâm'ı savunup insanlığı ona çağırırken diğer taraftan da küçük menfaatler ve basit zararlardan kurtulmak için. bâtıl dúzeninin açık bıraktığı, fakat İslâm kanununun şiddetle kapattığı haram kapısından girmeye çalışırsak, insanlığı tevhid düzenine, söz ve hareketlerimizin uyumlu olmasıyla çağırma hakkını kaybederiz." •Faiz Ayetinin Tefsiri // Seyyid KUTUB Risale, s.9 (Faiz Ayetinin Tefsiri)
- İnsan hayatında ve evrensel işlerin idaresinde hakimiyet sadece Allah’a aittir. (Tevekkül Bilinci)
- Çünkü bu hayat, her şeyden önce bir hakikattir. Hakkı anlatan ALLAH (subhanehu ve Teala)'nın bildirdiği bir hakikat.... (İslam'a Göre Hayat)
- Bakanın veya yüksek mevki sahibi olan birinin çocuğu olmak; zekanın, kabiliyetin, ahlaklı çalışmanın yapamadığını başarmaktır. (İslam Kapitalizm Çatışması)
- Oysa Doğu'da matem; sevginin, merhamet ve şefkatin yansımasıdır." (Gördüğüm Amerika)
- İslâm, insan için vazgeçilmez bir sistemdir. Realiteyle ve hayatın pratik gerekleriyle uyumlu bir sistemdir. (Kadın ve Aile)
- "Kimi zaman öyle olur ki, hayal kurmak bizzat görmekten daha güçlü bir şekilde şehevi arzuları uyandırır." (Kadın ve Aile)
- Müslüman, meslek edindiği geçim sağlama yolları peşinden koşarak rızkını elde ederken elde ettiği şey aslında yüce Allah'ın lütfu ve bağışıdır. (Dua Bilinci)
- Islâm, yeryüzünde savaşı gerektiren sebeplerin bir çoğunu, daha ilk başta koyduğu ana prensiplerle ortadan kaldırır, birçok savaş biçimini kendisinden uzak tutar ve gayelerini asla onaylamaz! (Cihan Sulhu ve İslam)
- Hakikat şudur ki ithal ettiğimiz kanunlarla, halkımızın bünyesi arasında oldukça büyük uyumsuzluklar vardır. İşte bu nedenledir ki halk, kanunlara başkaldıran insanların kahraman gibi görüyor ve yardım ediyor. Bunu kanunun ayakta tuttuğu hegamonyaya duyduğu nefret oranında yapiyor. Peki bu niçin böyle oluyor? 'Halk bilgisiz olduğu için' diyorlar. Hayır! Halkın bilgisiz olması bunun asıl ve tek sebebi değildir. Çünkü tahsilli kesim de genellikle kanunlara uymamaktadır. Bunun asıl sebebi, uydurma ve ithal kanunların halkın bünyesine ters gelmesidir. Çünkü bu kanunlar, milletin ictimai durumundan, tarihinden, inanç ve geleneklerinden değil, kendine has bir tarihi, dini, kültürü, geleneği ve ihtiyaçları olan yabancı bir kültürden ithal edilmiştir. Kanunlar milletin ruhuna, bünyesine ve ihtiyaçla rına göre olmazsa halkı saadete götüremeyeceği gibi, ona boyun da eğilmez. Biz bu sözlerimizle, halkımızı devamlı ilerlemekte olan insanlık kafilesinden ayrılıp başka bir topluluk oluşturmaya davet etmiyoruz. Biz de o kafilenin içindeyiz ve insan medeniyetinin bir parçasıyız. Bu medeniyete birçok şey katan, müsbet yolda oldukça faydalı olan bir milletiz. Bugün medeniyete yaptığımız katkıları bilmeyen ve yapılanları takdir edip saygı duymayan bir millet haline gelmiş olabiliriz. (İslam Kapitalizm Çatışması)
- Allah'tan uzaklaşmanın sonucu acılarla dolu bir çöle düşmüş ve bu çölde hayat acılarının her türünü tatmıştır! (Din Budur)