TÜVTÜRK

ANJİYOGRAFİ VE MİDYAT

ANJİYOGRAFİ VE MİDYAT

Hayatımızda öyle ihtiyaçlar var ki bu ihtiyaçlar lüks değil tam anlamıyla yaşamımızı idame ettirebilmemiz için

hava kadar, su kadar büyük bir gereksinimdir.

Anjiyografi yada anjiyografi ünitesi bugün Midyat ilçemiz için tam olarak böyledir.
Midyat, nüfusu, ekonomik canlılığı ve bölgesel konumuyla sürekli il olma yolundaki potansiyeli dillendirilmektedir.
Bence de il olmayı hakkeden ilçelerin başında gelmektedir.

Günlük insan sirkülasyonu, trafik yoğunluğu, ticaret hacmi gibi konularda pek çok ilden geri değil. Ancak konu sağlık ile ilgili konulara gelince biraz oturup düşünmek gerekir diye düşünüyorum.

Zira Midyat’ta an itibariyle anjiyografi ünitesi yok. Belki de olması için çalışmalar devam etmektedir. Bu konuda yeterli bilgiye sahip değiliz. Ancak temennimiz odur ki bu anlamda somut adımların bir an evvel atılmasıdır.

İlçemizde her gün onlarca kalp vakası, Mardin veya Diyarbakır’a sevk edilmek zorunda kalıyor. Kağıt üzerinde 60 ila 150 kilometre gibi görünen bu mesafe, acil sağlıkta saatlere yayılan bir zaman kaybına dönüşüyor. Oysa kalp krizinde zaman, doğrudan hayattır. Henüz 2 gün önce şahit olduğumuz bir olayda 10 dk arayla kalp krizi ve anjiyo ihtiyacı nedeniyle 2 hastanın sevki yapılmıştır.

Aslında bilim ve bilimsel veriler bu konuda son derece nettir.
Her 30 dakikalık gecikme, ölüm riskini yaklaşık %7–8 artırmaktadır.
Uzayan müdahale süreleri, kalp kasında geri dönüşü olmayan hasarlara yol açmakta; hayatta kalan hastalarda kalp yetmezliği ve ritim bozukluğu oranları ciddi şekilde yükselmektedir.

Uzun mesafeli sevk edilen hastalarda ani ölüm riski, yerinde müdahale edilen hastalara kıyasla anlamlı ölçüde fazladır.
Tüm bu veriler göz önünde iken ve hepimizin bu durumla her an karşı karşıya kalabileceği gerçeği varken neden bu konuda bir an evvel adımlar atılmıyor?

Örneğin Midyat ilçemizde yasanan bir kalp krizi vakasında; hasta önce acile gelir, sonrası sevk kararı alınır, bir müddet ambulans beklenir, sonrası duruma göre en yakın veya müsait yere sevk işlemi başlar. Bu zincirin her bir adımı hastayı biraz daha risk etmek ölüm ile burun buruna getirmek demektir.

Bu durum sadece sevk işleminden ibaret değildir. Bu durum hastayı riske ettiği ettiği kadar hem sağlık sorunu hem devlete yüklü oranda bir maliyete sebep olmaktadır.
Bu durum hem ambulans sistemini hem acil servisleri yorar. İş yükünü arttırır. Tabi hiçbiri kaybedilen hastadan daha kıymetli değildir.
Oysa Midyat’ta kurulacak bir anjiyografi ünitesi, sadece hayat kurtarmayacak, tüm bu olumsuz durumları da bertaraf edecektir.

Günümüz sağlık alanındaki iyileşme ve atılımlara bakıldığında anjiyografi ünitesi lüks değil, acil bir ihtiyaç ve olmazsa olmaz bir zorunluluktur.

Yani anjiyografi ayrıcalık değildir, hava kadar, su kadar zorunludur.
Ve buradan hepimize düşen görev bu sistemin bir an evvel Midyat ilçemizdeki sağlık sitemine entegre edilmesi için gerekli koşulları oluşturmaktır.

Unutmayalım ki ateş düştüğü yeri yakar. Ancak bu ateş herkesin yüreğine düşmeye namzet bir ateştir. Geç olmadan, güç olmadan bu tedbirin alınması dileğiyle.

Editör: Beşir Şavur

Yorumlar

Image
Ziyaretçi
21.01.2026 / 15:54

Gönül ister ki her ilçeye bir anjiyografi ünitesi her köye bir kadın doğum uzmanı her mahalleye bir çocuk uzmanı verilsin yalnız sayın pek kıymetli ve değerli hocam o işler öyle olmuyor bir ünitenin açılması aynı zamanda beraberinde bir sürü ünite be ünite elemanını istihdam edilmesi ile olur

Image
çöpadam
21.01.2026 / 12:47

kolay değil yakın yerlerde olmalıdır.

Yorum Yaz