Azade - 6
Azade -6
Mefkuresi ilmek ilmek aşkla hikmetle dokunulmuş, sabrı ve sebatı beton ve çelike meydan okuyan Azade!
De bana barut kokan sinende kaç Yasin, berekete göz kırpan bağrında kaç Sinvar yetişti?
De bana bağrını delip geçen yalnızlık mızrağının kaynağı senin izzettin mi yoksa ümmetin zilletinden mi?
Evet iman ettik.
'velillahil izzetu ve liresulihi ve lil müminine' Dolayısıyla bırak kimsecikler bilmesin, olmasın sen yine de cihanın çorak topraklarına izzettin, gayretin, bereketin ve hidayetin nüvelerini saç ey Azade.
Fısıltı fısıltı yükselsin çığlıklarımız arşa ey Azade!
Duymak istemeyen duymasın, görmek istemeyen görmesin.
Ama senin gayretin bir celladın kırbacı gibi inip kalksın sırtına insanlığa bir nefes olma uğruna. Ve varsın fildişi kulelerde, villalarda, apartmanlarda süper zekalar(!) dertsiz, gamsız bir hayat içinde ömür tüketsin ey Azade.
Lakin sen çölün sinesinde evladı susuzluktan çatlayacak olan Hacer'in derdiyle durma adım at, koş, koşuştur.
Ve asla unutma senin gayretin, eylemin, adımın, çığlığın, duruşun olduğu müddetçe sen bir başlangıç, sen bir girizgah, sen bir umut ve buse buse simaları aydınlatan bir meşale, bir ışıksın sen.
İşte benimkisi mülteci nidalardır ey Azade, kimi yetim, kimi öksüz, kimi yalınayaklı...
Biraz sitem, biraz eleştiri, biraz ağıt, biraz çığlık ve nefsimin keyfine karşı bolca isyan bolca bolca gayret ve bolca umut kokuyor kelimelerim.
Bundan aşağılık ve küstah emelleri, bitmez tükenmez ihtiyaçları altın yaldızlı sunumlar ve efsuni sahte gülücükler eşliğinde pazarlayan kapitalist dünya düzenine karşı, hastane köşelerinde 'sus' rolüyle tablolardan taşan hemşirenin aksine Ebu Zer'in misyonunu kuşanmalı ve 'sizi rahatsız etmeye geldim' diyen Şeriati'nin ruhuyla yol almalıyız.
Unutma ey Azade, bu minvalde tüm uyuyanları uyandırmak istiyorsan bu işte ne olur arkana bakma.
Fatih AKMAN
Editör: Beşir Şavur