matesis

Kaybedecek zaman yok!...

Kaybedecek zaman yok!...

Kaybedecek zaman yok!

 

Yaşadığımız felaket sonrası bir deprem fırtınası yaşanmakta,her gün irili ufaklı artçı sarsıntılar meydana gelmektedir...

6 ayda yaşanabilecek deprem sayısına iki haftada ulaşılmaktadır...

Doğa çıldırdı tabiri yerinde olmalı...

Ne ihmal ne şaka ne de magazin zamanı...

Bir saniye bile kaybedecek vakit değil!

Herkes sorumluluğunu yerine getirmeli bir an önce tedbir almalı... 

Kısa vadede yapılar güçlendirilmeli,uzun vadede yapılar yenilenmeli,taşınmalı eksiklikler giderilmelidir...

Bütün kentlerde bir teyakkuz durumu yaşanacak vakittir...

Belediyeler bir an önce insiyatif almalı yapıları incelemeli ve tedbir almalı...

Nerde ,ne zaman, hangi büyüklükte depremin geleceğini bilemiyoruz çünkü ancak bir domino etkisiyle süreklilik içinde sarsıldığımızı iyi biliyoruz....

Merkezi yönetim bir yandan mevcut durumu normale taşırken bir yandan kontrollü bir biçimde kentleri inşa sürecine,depremden canı yanan insanlarımızı her anlamda hayata geri döndürmelidir...

Herkesin sorumluluk alma vaktidir...

Harcayacak zaman yoktur!

Medya nerede ne zaman kaç şiddetinde deprem olacağı ile ilgilenmek yerine,nasıl daha güvenli bir yaşam temin edilebilir sorgulamalıdır....

Yanlış zamanda yersiz sorular vatandaşın kafa karışıklığı ile neticelenmekten başka bir işlev görmemektedir....

Biz bir deprem ülkesiyiz.Bu!

Buna nasıl hazırlıklı hale geliriz,bunu konuşmalı bunu tartışmalı ve bu doğrultuda aksiyon almalıyız...

Yanına bile yaklasımaması gereken hasarlı binaların içine girilmekte hâlâ,bütün uyarılara rağmen ve yine hayatlar yiririlmekte...

Artık şurda mı,burda mı olacak?Kaç şiddetinde olacak?Filan yerde de olacak mı? gibi sorular bırakılmalı...

Evim,binam hasar almış mı?

Bı sonraki sarsıntıyı atlatabilecek ne gibi tedbirler almalıyım?gibi sorular olmalı...

Bu işin gerçekten şakası yok!

Daha dün Malatya'da bir 

sarsıntı yaşandı ve yine yıkılan binaların altında insanlar kaldı...

Bunca yaşananlara ve bunca uyarılara rağmen!

 

Ahmet Timur

Editör: Ahmet Timur

Yorum Yaz