TÜVTÜRK

Kültür, İnsan Kalabilme Sanatıdır

Kültür, İnsan Kalabilme Sanatıdır

 

Kültür, İnsan Kalabilme Sanatıdır

İnsanlık uzun zamandır kültürü yanlış yerde arıyor.
Kimileri onu büyük kütüphanelerin raflarında, kimileri diplomaların arasında, kimileri de pahalı masaların gösterişli sohbetlerinde bulacağını sanıyor. Oysa gerçek kültür; insanın ses tonunda, bakışında, merhametinde ve vicdanında gizlidir.

 

Bugün bir insan onlarca ülke gezebilir, sayısız kitap okuyabilir, akademik unvanlar taşıyabilir. Fakat bir garsona teşekkür etmeyi bilmiyorsa, yaşlı bir insanın kalbini kırıyorsa, küçüğe sevgiyle yaklaşamıyorsa ya da bir insanı hor görüyorsa; bütün o birikim yalnızca süslü bir görüntüden ibaret kalır. Çünkü kültür, bilgiyle birlikte büyüyen bir kibir değil; bilgiye rağmen korunabilen bir tevazudur.

 

Asıl kültür, insanın haddini bilmesidir.
Nerede konuşacağını, nerede susacağını fark edebilmesidir. Bir kalbe yük olmamayı öğrenmesidir. Çünkü insan bazen en büyük terbiyeyi cümlelerinde değil, sustuğu yerde gösterir.

 

Edep
İşte unutulan en büyük zarafet budur. Eskiden insanlar çok şey bilmekten önce güzel davranmayı öğrenirdi. Büyüklerin yanında oturuş kalkıştan, bir sofrada ekmeğe gösterilen saygıya kadar her şey bir ahlak meselesiydi. Şimdi ise bilgi arttı ama incelik azaldı. İnsanlar konuşmayı öğrendi fakat dinlemeyi unuttu. Kendini göstermeyi bildi ama karşısındaki insanı görmeyi ihmal etti.

 

Oysa kültür; bir insanın kalbine dokunabilmektir.
Birini küçümsemeden konuşabilmek
Bir insanın varlığını önemseyebilmek
Onu dinlerken gerçekten dinlemek
Ve en önemlisi de kimsenin onurunu kırmadan yaşayabilmektir.

 

Kalbi berrak tutmak, belki de bütün kültürlerin en yükseğidir. Çünkü temiz bir kalp; kibri taşımaz, gösterişe ihtiyaç duymaz, insanları sınıflara ayırmaz. Gerçek anlamda kültürlü insanlar, girdikleri ortamda bilgileriyle değil; huzur veren halleriyle fark edilirler. Onların yanında insan kendini değersiz değil, kıymetli hisseder.

 

Bugün dünyanın en büyük ihtiyacı daha fazla entelektüel insan değil; daha fazla vicdanlı insandır. Çünkü medeniyet dediğimiz şey, gökdelenlerle değil; birbirine saygı duyan insanların varlığıyla yükselir.

 

Kültür, bir insanın kaç kitap bitirdiğiyle değil; kaç gönül incitmeden yaşayabildiğiyle ölçülür. Ve bazen içten söylenen bir nasılsıncümlesi, binlerce akademik cümleden daha değerlidir.

 

İnsan olmanın en güzel tarafı da budur zaten:
Bilgiyi kalple birleştirebilmek
Ve her şeye rağmen zarif kalabilmek

Editör: Beşir Şavur

Yorum Yaz