KUŞ BAKIŞI MARDİN AŞKI
Aşk dediğimiz o kocaman kavramın insan evladını avucunun içine alıp… Fırat Ensri’nin köşe yazısı…
Aşk dediğimiz o kocaman kavramın insan evladını avucunun içine alıp, bir oyuncak gibi salladığı hayatın her evresinde,
Kendi çeşitleri içinde,
Yine kendi iradesini terk edip,
Duygu selinin akıl süzgecinde süzmeksizin,
Suratlarımızı perdeleyip kalbimizi mühürlemeksizin;
Mardin Life haber portalına yansıyan,
“ Bu gün memleketim Mardin’e ilk kez uçuş yapmanın mutluluğunu paylaşıyorum diyen Mardinli Pilot Selim Bilgin’in duygularını, birebir yaşadım.
O uçuşu kendim yapıp,
O kokpitte kendi oturuyormuşum gibi hissettim.
Doğup büyüdüğüm ve pilot olmanın hayalini kurduğum bu topraklara, bugün sizleri ulaştırmanın mutluluğunu yaşıyorum diyen,
Ve onun için anlamlı olduğu kadar özel olan bu uçuşta, kendisini yalnız bırakmadıkları için yolculara teşekkür eden Pilot Sevgili Bilgin’in sözleri, bana hiç de yabancı değildi.
Aynı duygu durumunu on yıllar önce Mardin’e yine bir pilot olarak iniş yapan Abim Sevgili Engin Ensari de de yaşadığım için, acaba Deja Wu mu yaşıyorum diye düşünmeden edemedim.
Bir coğrafyaya ait olup, toprağını da koynunda huzurla yatacağın bir yatak olarak genetik kodlarına işlediğin vakit,
İşte o zaman;
Aşk denen o muhteşem kucaklayışın,
Sımsıcak memleket kokusu eşliğindeki masumiyetini hissedersin.
Ne kadar zenginleşirsek zenginleşelim, muhtaç kaldığımız paraya,
Ne kadar seviye atlarsak atlayalım, daha da aç olduğumuz iktidar tutkusuna,
Fesat ve hasetle kavurup, zillet ve kibirle dünya malını kıbleye çevirmeye,
Şuurlu veya şuursuzca nesnelere kul olmaya teşne olduğumuz,
Şu ahir dünyanın sonsuz zevkinde…
Farklı zamanlarda lakin aynı koordinatta,
Dahası memleket sevgisi ve aidiyetinin farklı yansımalarında,
Mardin aşkının akan çeşmesinde içmişlerin,
Varlığı ve dirliği,
Her daim bu memleketin,
Kadim huşusu olsun…
Editör: Gülten Akgül
