KUTSAL YOLCULUK HAC
KUTSAL YOLCULUK
HAC
Kastetmek anlamına gelen hac,Kabe’nin şahsında Allah’ı,onun rızasını kastetmek,O’na yönelmektir. Bazı ibadetler var fiziki olarak yapılır,Bazı ibadetler de Mal ile yapılır. Ama Hac ibadetinin farkı Hem Mal ile Hem,de fiziki olarak yapılan bir ibadettir.Demek şudur ki bu ibadetin içinde gizli sırlar vardır ki bunun tadına varmak için bu yolun yoldaşı olmak lazım hedefe aşık olmak lazım ki menzile varılsın …
Hac,ruhun Allah’a yöneliş ve yükseklişini temsil eder.Kabe hedef değil belki sonsuzluğa ve bu manevi atmosfere geçişin beşlangıcıdır. Bütün benliğiyle Allah’a yönelen mümin,sembolik olarak onun evini ziyaret etmeyi büyük bir manevi zevk olarak telakki eder.Yüce Allah ayeti Kerim’e de şöyle buyurur: Her kim de Allah’ın
Nişanelerini Yüceltirse şüphesiz bu kalplerin takvasından dır.Hz.İbrahimin çağrılışi gibi çağırılan kulak veren mümin,günde beş vakit uzaktan yöneldiği Allah’ın evine bu defa bedeni ile varmak ister.Hem Maddi azığını hem de takva azığını hazırlayıp yola çıkar. Randevu iklimine giriş yapar
Başlangcı MiKAT’ tır tayin edilen vakit yani buluşma vakti tıpkı bir aşıkın Maşukuna kavuşma vakti geldi Kabe’nin aşkı ile yanan maşuk artık kavuşacak Kabe’ye mikat mahalinde yapılan niyet ile hac görevi başlamış olur.
Mikata gelen mümin,kendisini Tur Dağı’na Allah ile konuşmaya giden Hz Musa gibi hisseder mi
Acaba Allah ile buluşması nasildir Onun rahmetini azametini nerede nasıl ,ne kadar görebilecektir?Hac onun için gerçekten bir ilahi randevuya dönüşecek midir? İlahi emrin ve manevi gücün ruhumuza ve günümüze aydınlık olurmu ? Bize bir kandil bir yoldaş olurmu ?Bunun muhasebesini yapıp hesaba çekmeden önce kendimizi hesaba çekip ilaha aşka talip olup fani olan bu dünyaya değil baki olana daim kalmak duasıyla …
İHRAM
Takva elbisesine bürünme ,sosyal ve ekonomik statülerini gösteren dünyevi elbiselerini, Makam ve mevkilerini ortaya koyan üniformalarını,zevklerini,kültürlerini ve karakterlerini yansıtan her türlü süs,ziynet,makyaj gibi göstergeleri bırakıp,Allah önünde herkesin eşit olduğunu sembolize eden bu iki sade elbiseye bürünürler. İhram,Allah nezdinde mal,mülk,madde ve metanin bir hiç sayıldığıni bütün Müslümanların bu kutsal iklimde kardeş olduğunu ifade eder.Birini diğerinin üstün gösteren hiç bir emare yoktur. Artık dünyevi elbiseler çıkartılmış sadece kimlikler ve kişilikler konulumuştur.Diğer bir ifade ile şahisiyetleri çoğu zaman örten şahisiyetlerini gizleyen süslü elbiseler atılmış,takva elbisesi esas alınmıştır…Düşünenler için bu büyük bir hikmettir ,Bizim için İhram ise kutsal topraklardan geri döndüğümüzde o gerçeği yaşantımiza dahil ederek dünyanın ziynetine tekrar dalmamaktır Baki olana talip olmaktır Ve haramdan sakınmaktir
TELBİYE:
Ümmetin Ortak Parolası;İhram zırhına bağlı hacı “Lebbeyk,Allahümme lebbeyk”derken kendisini Kabe’sine Çağıran Rabbinin tam huzurundaymış gibi hisseder.Tıpkı Resul-i Ekrem gibi,Buyur Allahım buyur Allahım şüphesiz hamd sana mahsustur.der ve”Davetini duydum,emrine uydum,huzuruna geldim bütün benliğimle ve içtenliğimle emrindeyim!”
Bu sözler dünyanın dört bir tarafından,renkleri dilleri,ülkeleri ve kültürleri ayrı fakat hedef ve gayeleri aynı olan milyonlarca Müslüman’ın hep birlikte seslendirdikleri ortak bir paroladır ve kutsal iklimde sürekli yalkılanır.
KABE:Vuslatta Görünen Hedef
Mikattan geçen ihrama bürünen ve ilgili yasaklara harfiyen uyan hacı,Allah’ın,insanlar için bir dayanak yaptığı saygın ev Kabe’ye varır.Zira “Oradan apaçık deliller,İbrahim’in makamı vardır.Oraya giren güvende olur.”Kabe’ye kavuşmak,vuslatı yani Allah’a kavuşmayı temsil eder.Hac ibadetin yapıldığı mekanların merkezidir Kabe.
Kabe yer yüzündeki ilk ibadet yeri olmasının yanı sıra özellikle namaz ve Hac ile ilgili belirli şartların yerine getirilmesi bakımındanda önemli bir yere sahiptir.
TAVAF: Kalbin Kabe ile buluşmasıdır.
Allah’ın huzurunda olduğunu bilinciyle,Ona yaraşan,bir tazim ve muhabbet içerisinde olmalıdır.TAVAF ederken Hz.İbrahim oğlu İsmail (a.s) Allah’ın evini dönerek nasıl inşa ettilerse hacılar hacı’da döne döne iman evini gönül evini yeniden inşa etmelidir.Hz.peygamber’in veciz bir şekilde ifade ettikleri gibi” Allah sizin şeklinize,şemalinize ve mallarınıza bakmaz kalplerinize ve amellerinizi bakar”…
SA’Y: İsmail’lerimize Hayat Suyu Arayışı
Mütevazi iki küçük dağ( kaya) olan Sefa ve Merve,Kur’an’a göre “ şeairullah”yani Allah’ın(dinini) nişaneleri”dir.
Sa’y Hecer validemizin kızgın güneşin altında,susuzluktan kıvranan biricik Ismail’ ine hayat verecek suyu arayışı gibi bir arayıştır.Ve orada Hacer rolünü canlandıran hacı yedi defa canla başla,Hacer’deki telaşla,heyecanla arar kendi İsmaillerini kurtaracak olan o mana suyunu eskilerin tabiriyle ab-ı hayatı. Memleketinde bıraktığı ciğerparelerinin açlığını susuzluğunu giderecek olan o hayat suyunu,ahlakı,maneviyatı ilmi,hayrı,hakikati ve hizmeti yeşertecek,kısaca nesillerimize hayat verecek manevi zemzemi araştırır…
TIRAŞ: Günahlardan Arınış
Safa ile Merve arasındaki sa’y bitince, umre veya hac yapanlar tıraş olmak suretiyle sembolik olarak kendi bedenlerinden bir parçayı feda eder.Bu, bir taraftan,gerektiğinde saçını değil, başını da Allah yolunda verebileceğini temsil ederken, başından dökülen her saç teli adeta dökülen günahların simgeler.
ARAFAT: Marifete Erme iklimi
Arafat bilme, tanıma ve güzel koku gibi manalar taşıyan bir kökten gelir.
“Hac Arafattır” demek, hakikatı bilmek,tanımak , anlamak, kavramaktır .Diğer bir ifade ile Arif olmaktır,marufa, marifete, marifettullaha ermekti.Dirilişi,mahşeri, mahkeme-i kübra öncesi bekleyişi,ölmeden önce ölmeyi,hasaba çekilmeden önce muhasebe yapmayı bilmektir.Arif olan anlar Arafat’ı idrak eden hacı olur, Arafat’ı kavrayan marifeti bulur. Arafat arif olma yeridir Arafat önce kendi bulma kendini bilme yeridir… Rabbim giden tüm herkesin haccını kabul etsin gitmeyenlerede nasip etsin Tekrar gitmek isteyenlere tekrarını nasip eylesin. Hakkiyla yaşayip yaşayanlardan eylesin .Amin
Editör: Beşir Şavur
