Milliyetçiliğin Ufku: Vizyon, Cesaret ve Yenilenme
Milletin varlığını, birliğini, geleceğini ve haysiyetini en güçlü şekilde savunma iradesidir milliyetçilik. Sadece geçmişi anmak veya nostaljik bir duygu dünyasında oyalanmak değil; geleceği inşa etmek, milletin yükselişine gönülden katkıda bulunmaktır milliyetcilik. Evet gerçek milliyetçilik, geçmişin değerlerini korurken geleceğe doğru azimle, cesaretle ve yenilik ruhuyla yürüme inancı oldugunu biliyoruz. zihinsel esaretin zincirlerini kırıp, özgüveni, kararlılığı ve inancı kuşanmaktir ülkeyi sevmek.
Ülkemiz,bu bakış açısını yakalamış ve, tarih sahnesinde kendisine ayrılan dar mihenklerden taşmış, yeni bir büyüklük tasavvuruna açılmıştır. Millî hedefler doğrultusunda büyüme idealini, ilim ve irfanla donanmış bir bilinçle birleştirmeye calisarak üstesinden gelemeyeceğimiz sorun yoktur diye inanıyorum. İçeride ve dışarıda karşılaştığı her engeli aşabilecek kapasiteye sahip bir irade — derin bir kök, güçlü bir dal, geniş ufuklar...
Elbette, ilerleyişi durdurmak veya zayıflatmak isteyenlerin varlığı da bir o kadar gerçektir. Bu kesimler, çoğu zaman üretmek yerine konuşmayı, çözüm yerine kaos yaratmayı tercih edenlerdir. Millî meselelerde birlik içinde hareket etmek yerine zihinsel bulanıklık yaratıp, fitne tohumları ekmek isterler. Onlar için söylem daima eylemin önündedir. İşte bu noktada hakikatle sahte söylemin mücadelesi başliyor. Ve gerçek milliyetçi duruş, laf değil, icraat üretir; etkili konuşmalar değil, kalıcı eserler bırakır.
Bugün Devlet Bahçeli gibi bir liderlerin rolü ülkede artık kritik bir yer tutmustur. Devlet Bahçeli, siyasî hayattaki gerçekliği, kökle geleceği; sessizlikle vatanperverlik arasındaki zarafetli bağları kurabilen önemli şahsiyetlerden biri olmustur. Onun çizdiği yol, milliyetçiliğin öfkeyle değil sorumlulukla, hamasetle değil devlet aklıyla yoğrulmuş halini temsil ettigini goruyoruz. Yani bir partinin değil, bir duruşun, bir medeniyet ruhunun tercümanı, bir hedefin mimarı olmuştur.
Sayın Cumhurbaşkanımızın da “Ülkemiz göründüğünden büyüktür” sözü, basit bir teselli cümlesi değildir. Arkasında derin bir tarihî hafıza, güçlü bir sosyolojiyi okuma ve stratejik bir öngörü barındırıyor. Bu söz, ulkemizin sadece coğrafyasına bakılmadan, varlığına, kültürel birikimine, ruh gücüne dikkat çeker. Bu bilinç ulkemize yeni bir vizyon kazandırmıştır.
Bugün geçmişin yüklerini üzerinden atmış, kendine güveni yeniden inşa etmiş bir Turkiyeden söz ediyoruz.
artık mesele “ulusal çıkar” kavramını yeniden tanımlamak değil; ulusal çıkarı küresel etkiye dönüştürebilme becerisini göstermektir. Çikarcilarin ve düşmanların farkında olan; ama asla teslim olmayan bir yüksek çıta ve inanc…ulkemiz için bir lüks değil; artik bir zorunluluktur.
Ulkemiz, artık korkularıyla değil, idealleriyle yaşayacak. Kendi içine kapanan değil; kendi değerleriyle dünyaya açılan, sorunlarla mücadele ederken özgüvenle hareket ederek, inşa edilen her değeri geleceğe taşıyan bir ulke. Bugün Türkiye, bu vizyonu kavramış ve uygulamaya başlamıştır. Bundan sonrası, bu iradenin devamlılığı ve derinleşmesi ile ilgilidir.
Sadece içinde bulunduğu zorluklarla değil, ulaşmak istediği ufuklarla konuşuyor. Yolun bundan sonraki kısmı, köklü bir vizyonu sabır, kararlılık ve inançla yürütmeyi gerektiriyor. Burada Devlet Bahçeli’nin siyasete kattığı bu diğer fay hatlarını da gözeten duruş, sadece bugün değil, gelecek on yılları da şekillendirecek nitelikte bir liderliktir.
Evet! milliyetçilik, sadece geçmişe sahip çıkmak değil, gelecek için cesaretle siper olmaktır. milliyetçi, “ben” demeyip "biz" diyendir. Yeri geldiğinde susması gereken, zamanı geldiğinde imraliya da giderim diyen sn bahceli gibi dağları titretecek ses tonuna sahip olmaktir ülkeyi ileri goturmek ve sevmek.
Mesele sadece "ülkenin bağımsızlığı" değil, aynı zamanda "ülkenin etkisi"dir.
cok sukur ülkemiz, artık yeni bir milliyetçilik anlayışıyla yoluna devam etmektedir. Türk,kürt, Arap, Çerkez demeden; büyük medeniyet ve inanç şuuruyla, “ülkemiz göründüğünden çok daha büyüktür” şiarıyla artik hareket ediyoruz. Çıtayı, ülkemize yakışacak yüksekliğe taşımaya çalışıyoruz.Söz değil, icraat üretenlerin, bağırmak yerine duyuranların, ve makamla değil duruşla mühürlenenlerin devri...
Ülkeye ve bu millete inananlar sayesinde, Allah'ın izniyle üstesinden gelinmeyecek hiçbir sorun yoktur.
Çünkü artık, milliyetçilik; ezberleri bozan, ufku genişleten, tarihin yükünü omuzlayıp geleceğe taşıyan bir bilinç halini almıştır.
Mehmet Halit Demir
23. Dönem Mardin Milletvekili
Editör: Kadir Üründü
