Nereye Kadar?

Nereye Kadar?

Ne yaparsam yapayım sofranda bana yer ayırmıyorsan, beni kendi parçan olarak görüp ama samimi bir davranışla yanında tutmuyorsan, yapılacak en iyi şey yolun açık olsun demektir.


Belki yine yıllar içinde gerçek duygularının rehberliğinde, yolun coğrafyama düşer ve beni olmazsa olmaz görürsen; duygularını kendi düşüncelerinin samimi eleğinden geçir ve öyle gel.


Bir daha zaman kaybedemem ve bir daha sana kanıp kendi ömrümden ömür verip sana menzil kazandıramam, buna ne ömrüm yeter nede riyakârlığa katlanacak sabrım kalmıştır.


Herkesin akranlarıyla takıldığı günümüz sosyal diyalog ve aktivasyonlardan nasibini alan her canlı varlık içinde; sende kendi akranların olanlarla takılıp düzgün yolları, meşru yolları ve insanlığı esas alıyorsan! İnan senin varacağın mecra seni doğru zemine ulaştıracaktır.


Oysa herkes elinden geleni yapsa ve ellerinden gelen becerileri birleştirme yolunda devreye koyduğunda; bir avuç kötülük tüm dünyaya hâkim olmaz, hükmedemez ve açların, mağdurların herkesin ayarında rahat yaşam standartları elde edip yaşayabileceklerini görmek için kâhin olmaya gerek yoktur.
Senin benim için söylediklerin gerçek ve samimi ise! Samimiyetin ölçüsünde davranışlar sergilemen gerektiğini unutma ve hatırlatacak bilgi birikimine sahip olduğumu da bilmeni isterim.


Bu kadarına pes dedirtecek kadar aymazlıklara yatman, kendinden emin, yaptıkların! Şikâyetçi olduğun bütün olumsuzlukları yapman ise; senin hiçbir mazeretin, olumsuzlukları aklamaya yetecek kadar temiz alan oluşturmaz veya savunma payandasıyla kurtulmayacağını bilmen lazım.
Kaçıncı tekrarımdır bilemem ama her seferinde seni affettiğim duygularımda onarılmaz yaralar açtığını hatırlatmam, sana ne gibi fayda sağlar bilemem ama bir gün olurda kendine gelirsen ve kendi iç muhasebende acaba biz yanlış yaptık mı diye sorgulamada! Olasılığa şans tanıma için yaptıkların ve bedeline mukabil bilinçli sabır davranışlarım olduğunu bil.


Birlikten güç doğarı atalarımızdan getirdiğimiz, ilke olarak göklerde dalgalandırdığımız, bir bayrağı anlamsızlaştırmayacağım. Bir ilke ve bilgi ile donanımlı inanç olduğu için halen peşinden dağ bayır koşturuyorum.


Hayatımın son deminde yorgunluğa delalet olan yaklaşımlarım ve daralmalarım baş göstermeye başladıysa ne olur kendine gel! Varsa bir şey; samimi ve yüz yüze tartışalım ki arkadan konuşmaların bir işe yaramadığını eşe, dosta, düşmana ispat edelim. Aksi kalitenin dile pelesenk edildiği kalitesiz ortamda debelenip herkes kadar sende kendini kandırmaya devam edeceksin unutma.


Yaşamdan ders alma veya en iyi okul hayat okuludur diyen büyüklerimizin yaşayarak öğreten yaklaşımların anlatımı işin teorisini oluştururken! Pratiği ise uygulamayla liyakat, cevap ve hak edişleri ortaya çıkarıp taçlandıracaktır.


Ya da etkiye tepki ortaya çıkar.


Veya rüzgâr eken fırtına biçer.


Belki etiklerini mutlaka yaşayacaksın diye uyarıda bulunmak isterim

Editör: Kadir Üründü

Yorum Yaz