ÖFKE
ÖFKE
Hepimizin hayatında öfkesini kontrol edemediği en az bir anı vardır. Sakinleştikten sonra kendimizi “Ben o an neden öyle bir tepki verdim?” diye sorgularken buluruz. Gelin, beraber bunun nedenine bakalım.
Öfke; tıpkı diğer duygularımız gibi doğal, evrensel ve sağlıklı bir şekilde ifade edildiğinde yapıcı olabilen bir duygudur. Hatta kişiler arası iletişimi onarma gücüne de sahiptir. Ancak kontrol edilemediğinde ve yıkıcı bir biçimde davranışlara yansıdığında; saldırgan ve son derece tahrip edici tepkilere dönüşme potansiyeli taşır.
Çoğumuz öfke konusunda problemler yaşasak da profesyonel yardım almak yerine bu duyguyu bastırmaya, inkar etmeye ya da yok saymaya çalışırız. Oysa araştırmalar; sağlıklı biçimde ifade edilmeyip bastırılmaya çalışılan öfkenin kronik kalp-damar hastalıklarına, yüksek tansiyona ve şiddetli baş ağrılarına yol açarak fiziksel sağlığı ciddi şekilde tehdit ettiğini göstermektedir.
Öfkenin bireyi uyarıcı, koruyucu ve harekete geçirici bir işlevi vardır. Organizmayı bir problem karşısında uyarır; kişinin kendisine veya çevresine zarar verici, saldırgan davranışlarda bulunma eğilimini fark etmesinde etkin bir rol oynar. Bu nedenle öfkenin sağlıklı bir biçimde yaşanıp yönetilebilmesi için öncelikle kabul edilmesi, nedenlerinin ve ortaya çıkış biçiminin anlaşılması, ardından da saldırganlığa dönüşmeden uygun yollarla ifade edilmesi gerekir.
Öfkeyi sağlıklı bir şekilde ifade edebilmek ve yönetmek için şunlara dikkat edebiliriz:
- Öfkenizi tanıyın:Sizi tetikleyen durumları ve öfkenizi nasıl ifade ettiğinizi fark edin.
- Sakinleşmeyi öğrenin:Derin nefes, gevşeme ve benzeri rahatlama egzersizlerini düzenli uygulayın.
- Düşüncelerinizi fark edin:“Her zaman”, “asla”, “her şey mahvoldu” gibi öfkeyi artıran düşünceleri daha gerçekçi ifadelerle değiştirin.
- Kendinize zaman tanıyın:Öfkeniz yoğunken hemen tepki vermek yerine durun, gerekirse ortamdan kısa süreliğine uzaklaşın.
- Öfkenizi ifade edin, saldırganlığı değil:Öfkeli olduğunuzu açıkça söyleyin; ancak bağırma, tehdit etme veya fiziksel şiddeti çözüm olarak görmeyin.
- Soruna değil, çözüme odaklanın:Öfkenin kaynağını anlamaya ve değiştirebileceğiniz noktalar üzerine düşünmeye çalışın.
- İletişimde yavaşlayın:Karşınızdakini dinleyin, hemen karşılık vermek yerine düşünmek için kendinize zaman tanıyın.
- Kişiselleştirmeyin:Kişisel saldırılara karşılık vermek yerine, söylenenlerin altında yatan asıl soruna odaklanın.
- Bakış açınızı değiştirin:Uygun olduğunda mizahı kullanarak olaya farklı bir çerçeveden bakmayı deneyin.
- Öfkeye değil, davranışınıza sahip çıkın:Öfkelenmek doğal; öfkeyle zarar verici davranmak ise bir seçimdir.
"Unutmayın; öfke doğaldır, ancak yönetimi öğrenilebilir bir süreçtir. Eğer öfkenizi tek başınıza kontrol etmekte zorlanıyorsanız, bir uzmandan destek almanız faydalı olacaktır."
PSİKOLOG RENGİN İLHAN
Editör: Beşir Şavur
