matesis
dedas

Seçmen Kardeşim Şunlara Dikkat Etmelisin!!

“Hayat merdivenlerini çıkarken insanlara iyi davranınız.Çünkü bu merdivenlerden inerken aynı insanlarla karşı karşıya geleceksiniz.” Unutulmamalıdır ki “ Balonların gururu,iğnelerle karşılaşıncaya kadardır.” Dolayısıyla “ Hırs ve Mutluluk hiçbir şekilde birbirlerini görmez” sözünü unutmamak gerekir.
Seçmen Kardeşim Şunlara Dikkat Etmelisin!!

                        Değerli Seçmen Kardeşim…

            Özellikle seçim dönemlerinde yeni bir konuşma diline ve olgun davranışlara  ihtiyacımız vardır.Farklı fikirlerin kavga çıkarmadan, hoşgörü ile tartışma  ve yarışma şeklimizi olgunluk ve sakinlik içerisinde sergileyebilmeli,İlk ve son seçim olmayacağı bilinciyle hareket etmeli, karşımızdakini anlamakta zorlanmamalıyız.Herkesin aynı  özellikte, fikirde,zikirde ve aynı düşüncede fıtrat itibarıyla olmayacağını,bundan dolayıdır ki,bu tür dönemlerde seçim yolunun denenmesi gerektiğini bilmek zor olmamalıdır. Farklılıklarımızın nimetinden ve bereketinden  olgunla çıkış yolunu bulabilmeli,önemli olanın bu seçim ve benzeri tüm seçimleri en düzgün,en güzel,kırmadan,dökmeden huzur içerisinde geçirebilmektir. Demokrasi olarak bildiğimiz tamda bu değil midir? Dolayısıyla seçmen iradesine saygı gösterildiği oranda huzur,sükunet ve başarı elde edilmektedir. Her şeye ve herkese yön verebilen,yapacağı tercih sonunda şayet mutlu olmak istiyorsa seçmen,gerginlik,taşkınlık ve tahrik yerine,olgunluk ve sakinliğini gösterebilmeli,asla yanlış yöne çekilen,evrilen olmamalıdır.Özgür iradesini kullanma yanında dolmuşa binebilir fakat kesinlikle dolduruşlara gelmemelidir. İşin sonunda  ve uzun vadede zarar vermeyen,gönül kırmayan ve doğru tercihlerde bulunanların kazançlı çıkacağı kesinlikle bilinmelidir.

             Uzmanlar sağlıklı bir toplumun ilk adımlarından birinin nezaket kurallarını bozmadan farklı fikirleri tartışabilmek ve yarıştırabilmek olduğunu söylüyorlar.Çoğu zaman kendimiz gibi düşünen insanların oluşturduğu bir ortamdan çıkıp, farklı düşüncelerin dile getirildiği ortamlarda dinlemeyi ve konuşmayı, ya bilmeli yada öğrenmeliyiz.İhtiyacımız olan hoşgörü ve sevecenlik konusunda zorlanmamalıyız.Öncelikle aile içinde daha sonra  geniş sosyal ortamlarda nezaket kurallarını çiğnemeden, karşımızdakini kırmadan fikir tartışması yapabilmeliyiz.Şayet bunları beceremiyorsak o zaman,tartışmaktan, konuşmaktan ve yorum yapmaktan uzak durmamızda fayda vardır.Başta ailemiz olmak üzere,sizlere yabancı veya tanıdık kişileri ön yargılarla değil, sakin ve merakla dinlemeyi  başardığınızda,en yakınınız dahil çevrenizdeki bütün insanların kusurlu yanlarını kabul etmenizi sağlayacak,sakinliğinizi korumanıza vesile olacaktır.Sakin olanların da,sağlıklı ve doğru karar verme yolunda başarılı olduğu herkesin malumudur.Biz bize lazım,biz bize muhtaç olduğumuzu bilmeliyiz.Farklı fikirlere merakla ve nezaketle yaklaşmak toplumsal iletişimi artırır. İster toplum içinde olsun ister özel hayatınızda, hoşgörüsüzlüğü kabul etmeyin ve asla  olumsuz tavırlara destek vermeyin.Gruplaşmalara ve bu grupların birbirlerine yönelttikleri iftiralara veya yalanlara destek vermeden olgun bir şekilde karşı çıkılarak, Gençlerimize ve gelecek nesillerimize bu konuda örnek olmayı becerebilmek son derece önemlidir.Unutulmamalıdır ki, çocuklarımız bizim çeşitliliğe ve farklılıklara değer verdiğimizi, ön yargılara boyun eğmediğimizi gördükleri takdirde kendileri de benzer davranışları benimseyecek ve o yönleri gelişecektir.Rol model olma durumu bu sergilenen tavrın ta kendisidir.İnsanın ve toplumun Kültürü ikili bir süreçte gelişir.Yukarıdan aşağıya ve aşağıdan yukarıya, her seferinde bir etkileşim ve bir niyet ortaya çıkmaktadır. Ne ekersen onu biçersin sözü bu duruma en güzel örnektir.Seçim öncesi ve sonrasında  ulusal sohbetimizin tonunu belirlemede hoşgörü ve merhameti artırma konusundaki kişisel ve toplumsal gücümüzü hafife almadan başarabiliriz.

              Toplumu, 14 Mayıs seçimleri öncesi anlaşılamayacak derecede öyle bir gerdiler ki,adeta bundan sonra hiç seçim olmayacakmış moduna sokulmuştu. Görüldüğü üzere çok sakin,sessiz ve olgunluk içerisinde sonuçlandı.Hiç te hayal ettikleri gibi feryat-figan,kavga –dövüş şeklinde geçmedi.Meclis aritmetiği belli oldu lakin,Cumhurbaşkanlığı seçimi ikinci tura kalmıştır.Demek ki,son seçim değilmiş! Toplumumuzun ilk defa denemeye çalışacağı 2.ci turu da  en güzel şekilde sonuçlandıracağından zerre kadar şüphem yoktur.Dolayısıyla vatandaş hancı,Siyasi partiler ve liderler yolcu durumundadır.Hayatın ta kendisi bir sınav ve bu sınavlar kapsamında her daim bazı tercihlerde bulunacağımız hasebiyle, yaşam boyu bu elekten ayıklamalar olacaktır.Bu noktada önemli olan milletimizin yaptığı ve yapacağı tercihlerle yakalayacağı başarıdır.Millet ve toplum yürüdüğü yolda  başarısız olursa (Siyasi tercihinde) o zaman telafisi zor durumlarla karşılaşması kaçınılmaz olacaktır.Bu duruma düşmek istemiyor ise toplum, gönül kırmadan,birlik ve beraberlik içerisinde hareket etmeli,en doğru tercihleri yaparak,ülkenin yönetimini ve milletin geleceğini doğru kişilerin ellerine teslim etme başarısını yakalamalıdır.Matematikte 2x2= 4 etse de,siyasette  bazen 3,bazen 5 olarak farklı sonuçlarla karşılaşılabilir.Tam  bu noktada merhum  Milli Görüş Lideri Prof.Dr.Necmeddin ERBAKAN’ın şu sözlerini hatırlamak önemlidir.”Dört (4) Doğru, Beş (5) Yanlıştan her zaman iyidir”  “Siyaseti önemsemeyen Müslümanları, Müslümanları önemsemeyen siyasetçiler yönetir.” “Kırk çürük yumurta bir tane sağlam yumurta etmez.” Dolayısıyla her şey ortada  ve bariz bir şekilde görünürken,toplum ferasetini gösterecek,KAOS’a değil,İSTİKRAR’a destek vereceğine inanmak istiyorum.Benim buradaki beklentim ve temennim insanlar arası ayrılıklar, kırgınlıklar ve telafi edilemeyecek yanlışlar yaşanmadan bu işi huzurlu bir şekilde sonuçlandırmaktır.Bazı yanlış tercihlerin  bedelleri olsa da,farklı siyasi tercihleri bir müddet sonra değiştirebiliriz fakat, toplumun kendi içinde oluşabilecek ayrılık, gayrılık ve kırgınlıkları  “ormana düşen ateş gibidir) düzeltmek,telafi etmek uzun vadede çok zor olacaktır.

         Akrabalarınız, aileleniz,dostlarınız,arkadaşlarınız ve komşularınız, hatta tanımadığınız bütün etrafınızdaki kişiler sizler için en önemli değer olmalıdır.Bunlarla her zaman aynı yerde yaşamak ve karşılaşmak durumunda olacağınızı sakın ha unutmayın.Asla bir oy için,bir tercih için birbirlerinizi yok saymayın.Yanlış bildiğiniz durumlarda ikna yolunu deneyin. Doğruların bir (1)  lakin,yanlışların çok ( ) olduğunu anlatmaktan kaçınmayın.                         “Hayat merdivenlerini çıkarken insanlara iyi davranınız.Çünkü bu merdivenlerden inerken aynı insanlarla karşı karşıya geleceksiniz.”  Unutulmamalıdır ki “ Balonların gururu,iğnelerle karşılaşıncaya kadardır.” Dolayısıyla “ Hırs ve Mutluluk hiçbir şekilde birbirlerini görmez” sözünü unutmamak gerekir.

Katılım ve davranış şekli ile seçmen olarak ne derece olgunlaşmış olduğumuz bütün dünyada  örnek bir toplum durumundayız.Madem ki, öyle bir özelliğe sahip isek, istisnasız  karşımıza çıkan ve bizlerden oy talep eden  bütün partilere ve mensuplarına ilk başta  “Eylem Planlarını “ açıklamaları talep edebilmeli, sonrasında  projelerle seçmenin ve vatandaşın karşısına çıkın diyebilmeliyiz. Yapılanlara ve yapılabilecek çalışma ve vaatlere önem verilmeli,boş vaatlere kanmadan,kaos,ayrıştırma ve hayali planlara asla itibar etmemeliyiz.Toplum  ve  seçmen bu ferasete sahip olursa,siyasiler yapmaları gereken doğru  işleriyle meşgul olacak,vatandaşı olumsuz yönlendirmeye  fırsat bulamayacaklardır..

Kazasız,belasız ve yanlışsız bir seçim sonucuyla,en doğru tercih yapmanız dileklerimle..Kalın sağlıcakla diyorum.

 

  NOT: Başta Deprem bölgelerindeki vatandaşlarımıza saygı göstererek,acılarını hissederek,gürültü ve görüntü  kirliliği oluşturmadan propaganda yöntemi izlenmesi,çevreye ve insana saygılı bir seçim kampanyası yürütülüyor olması,partilere ve adaylara her yönüyle büyük maddi ve manevi maliyetler getirmemesi, şehirleri plastiğe ve kâğıda boğan önemli bir israf kaleminden kaçınılmış  olunması  iyi,doğru  ve takdire şayandır.

 

Editör: Osman Yıldız

Yorum Yaz