Mardin Seçimleri Üzerine Bir Kaç Not -2- “İlçe Seçimleri”

KÖŞE YAZISI
PAYLAŞ:

Tabii ki mümkünlük çerçevesinde kişisel tespitlerimi yaparken; her hangi bir kişiyi veya partiyi, yerme veya ön plana çıkarma ahbaplığından uzaklaşma çabası içinde olduğumu deklare edeyim. Elbette kişisel bir fikir yapısına sahibim ve gönülden desteklediğim bir fikriyatım var. Lakin tüm bu değerlerimi azadi olmayan bir düşünce bağına heba etmeyeceğimi ve etme teşebbüslerine kolayca kapılmayacağımın dürüstlüğüne de sadık kalacağımı belirteyim.

Bu minvalde, ilçelerin seçimleri üzerine kafa patinajlarımın ifadelerine gelince şunları söyleyeyim:

Mardin Artuklu’da Sonuçlar:

“Sürpriz ve imkânsızdır” Söylemlerini gebe bıraktı. 

       Seçimlerden önce hemen herkesin hem fikir olduğu sonuç şuydu. Büyükşehir'i bağımsız adayın alacağı, Artuklu ilçesini de Ak parti’nin kazanacağı yorumları yapılıyordu. Sonuç bize şunu gösterdi ki; seçim bir strateji ve planlama oyunudur. Planlama ve stratejisini iyi kurguladın mı; iyi sonuç elde etme şansına daha da yakınsın demektir. AK Parti, Mardin’de seçim stratejisini iyi kurgulamadı. Başbakana güvendi, kendi içinden ve sonradan çıkan rakiplerini önemsemedi. Karşı pozisyon alamadı. Stratejiyi geliştiremedi ve düz mantık ile alana indi.

Oysa hem büyükşehirde, hem de Artuklu da rakipleri güçlü idi. muazzam bir gençliği vardı, bitip tükenmeyen bir ideolojisi ve harcamaktan kaçınmayan kuvvetli bir iradeye sahip; güçlü bir rakip ile karşı karşıya idiler. Neticede oylar bölündü. Hem Büyükşehir’i hem de kesin olarak kazanacağı beklenen Artuklu ilçesini de kaybetti. Kaybeden için çıkarılacak kıssadan hisse “Yerel dinamikleri kâale almaktır.”

Bir çalışmanın da hakkını verme babında şunu da eklemeden geçersem; fedakârlık yapmış bir kesime haksızlık etmiş olurum. Ak parti Büyükşehirde umulundan daha fazla oy aldı. Oylarını yüz elli bin sınırına dayandırma çabaları; gelecek seçimlerde umutlarının korunması açısından takdir edilecek bir gelişme olmuştur.

Mazıdağı ve Derik’te Her şeye Rağmen Sonuçlar Belli idi 

BDP’nin Derik ve Mazıdağ’ı kadın kontenjanına ayırması ve ilçelerde yaşayan köylü ve kentlilerin bir aday üzerinde anlaşamamalarının sonucunda; dışarıdan getirilen Belediye Başkan adayının yabanlaşma dezavantajları içerisinde seçimlere girmesi, bu handikabın partide zafiyette yola açacağı ve akıllara oy kaybedeceği fikri ve yorumları yapılıyordu. Vaziyet öyle olmadı. BDP buradaki seçimleri  büyük bir farkla kazandı.

Bu durumu gözden kaçırmamak lazım ve takdir edilmesi gerekir. Zira Ak partinin bu iki ilçe’de iyi aday çıkarması ve seçim çalışmasını iyi planlamasına rağmen , Derik te tahminden çok daha fazla oy almış. Mazıdağ da ise diğer seçimlerden aldığı oy oranlarının altına düşmüştür. O zaman Seçimi kaybeden için çıkarılacak sonuç şu: Şimdiye kadar kullandığın argümanları bir yana bırakarak, buralarda farklı bir görev ve strateji ile seçimlere girmek gereklidir. Aksi takdirde sonuçlar hep böyle olur.

HÜDA PAR’ın Mazıdağ’dan aldığı oy oranı açıkçası beni oldukça şaşırtmıştır. Nusaybin ve Midyat’tan daha fazla oy alacağını beklerken; bu çıkışını Mazıdağ’da yapması enteresan olmuştur. Hatta eski seçim sistemi ile seçimlere gidilseydi. HÜDA PAR’ın Mazıdağ’da ilk belediye başkanlığını kazanma şansını da yakalayabilirdi.

Nusaybin ve Kızıltepe ilçeleri Kimseyi şaşırtmadı 

Seçimler öncesinde Nusaybin BDP’de Aday krizi, Kızıltepe BDP’de ise İl belediye meclis üyelerinin dağılımında yaşanan anlaşmazlıklar; BDP’nin bu ilçelerde bir miktar oy kaybedeceği kanısı oluşmuştu. Ak Parti’nin Kızıltepe’de bir miktar oylarını artırmasına rağmen; Seçmenlerin bu iki ilçe’de BDP’ye oy verme tereddüdüne girişmediği görülmüştür.

HÜDA PAR’ın Nusaybin’de varlık gösterememesi ve Kızıltepe’de üç bin oyun altında kalması benim için başka bir enteresan gelişme olmuştur.

Ömerli ve Savur’da

 60 yıllık Beg ve Famile saltanatının son bulmasına tanık olduk 

Belki de kuruluşlarından beri bu iki ilçeyi sürekli iki aile yönetiyordu. Bir seçimde bir aile; diğer seçimde öteki aile belediye başkanı oluyordu.

Ömerli’de BDP’nin kazanma şansı hiç yoktu. Lakin iki güçlü ailenin biri Ak parti’de, diğeri de Saadetten aday olunca; aradan BDP’nin çıkması kaçınılmaz oldu ve sonuç ta bu istikamette cereyan etti. Ak parti Ömerli’de bu durumun yaşanabileceğini görmeli idi. Bu istikamete önlem almada aceleci davranmalı idi.

Savur’da BDP’nin kazanma şansı vardı ve bu şansını iyi kullandı. BDP’nin karşısında güçlü bir ilçe teşkilatı ve o seviyedeki bir adayla Ak parti seçimlere girse idi, kazanma şansı bir o kadar artacaktı.

BDP, Savur ve Ömerli’de yüzyılın fırsatını yakaladı. Bu fırsatı karşı tarafın plansızlıklarına ve öngörmeme oluşumlarına dem vurarak kazandığının şuuruna varmalı ve Hizmeti dağıtmada bilinçli davranmalıdır.

Midyat ilçesinin seçimlerine gelince; uzun laflara girmeden şunu ifade  etmek gerekir. Ak parti burda başarılı bir seçim stratejisi uyguladı ve halkta istikrar ve hizmete oy verdi.BDP burada başarılı olamadı. Oy potansiyelini tum kesimlere yayamadı.

Yeşilli’de Ak Parti Adayı Güçlü idi ve Her Kesimin Oyunu Aldı.

     Açıkça söyleyeyim. BDP Yeşilli’de Ak partinin karşına güçlü aday çıkaramadı. Başlangıçta burayı kaybetme hanesine zaten yazmıştı gibi. Sonuç kimse için sürpriz olmadı. Lakin Hayrettin Demir’in Kürtlerden de oy alması analize değer bir olgudur. BDP’nin Mardin Araplarından nasıl oy alacağını araştırırken; Yeşilli’de Hayrettin Demir’in Kürtlerin oylarını rahatlıkla aldığı görülmüştür. Kanaatimce bu çalışmayı diğer partilere örnek olarak gösterilmesi gerekir

Dargeçit ilçesindeki seçimler bu sefer heyecansızdı.

2009 Seçimlerinde Saadet Partsinin bu ilçede BDP’li Eski belediye başkanını aday gösterince; Seçimler sürpriz sonuçlara yol açacak vaziyette ceryan etmişti. Seçimleri kıl payı ile BDP kazanmıştı. Bu seçimlerde BDP, Ak partiye % 50 fark attı ve rahatlıkla seçimleri kazandı.

Kazanan ve kaybeden adaylarının tamamını tebrik etmek gereklidir. Adayların tamamı, insanımızın yaşamında demokrasi geleneğini daha da kökleşmesini sağladılar. Sorunsuz ve problemsiz bir seçim sürecini yönettiklerinden dolayı Mardin halkı olarak kendilerine Müteşekkil olduğumuzu belirteyim. Demokratik ve özgür bir ahlaka sahip olmamızın elzemine inanarak en son sunu söyleyeyim.

Her şey Mardin’in güzelliği için, her şey Mardin’in imarı için olmalıdır.

Vesselam Herkese…

 

Tekin Oruç

2008 yılından beri Mardin’in yerel gazete, dergi ve sitelerinde yerel gündeme, eğitim, sosyal yaşam ve bazen de edebiyatta dair yazılar yazdım.Mardin de çeşitli sivil toplum kuruluşlarında yönetim kur

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle