Mardin sokaklarından operaya: Şair Cegerxwîn

Devrimci Kürt şair Cigerxwîn yurtseverliği devrimci imgelerle bezediği şiirlerini ağalara, beylere, gericilere karşı yazdı; emperyalizme ve sömürüye savaş açtı.

MARDİN
PAYLAŞ:

Doğum tarihi için kaynaklar 1903 yılını gösterse de kendisinin 1979 yılı Ocak ayında Roja Welat dergisine verdiği röportajda belirttiği yıl 1900'dür.

"Mardin’in Hesar köyünde doğmuşum. Babam çiftçiydi. Çok yoksulduk. 9-10 yaşlarındayken babam ve annem öldüler" diye anlatır kısa çocukluk hikayesini. Hesar köyünü Mardin olarak tarif etse de şair, Batman ilinin Gerçüş ilçesinin sınırları içinde bugün.

Böylesi zamanların aydınlarında doğum tarihleri biraz şaibelidir. Kayıtlar düzensiz, insanlar eğitimsiz ve yoksul... Haliyle gerek Musa Anter, gerek Cigerxwîn ya da Yılmaz Güney fark etmiyor, her biri kendi hayatını anlatırken önce bir tarih saptaması yapma ihtiyacı duyuyor. 

Bir yanıyla da zor zamanlar. Birinci Dünya Savaşı sürecinde Ermenilere dönük katliamlar, savaş sonrasında mavi üniformalı Fransız askerlerinin çiğnediği topraklar, her birinin hafızasında silinmez izler bırakıyor. 

Cegerxwîn, küçük yaşlarda ailesini kaybetmenin acısıyla ve savaş sürecinde değişen hayatıyla bambaşka bir dünyaya gözünü açar. 1918 yılından sonra sınırlar yeniden belirlenince, şairin payına Suriye'de yaşamak düşer. Mardin ile Suriye arasındaki ince bir tel, zaman zaman mayınlı arazilerle birlikte ikiye bölünmüş akrabalıklar, komşuluklar, sevgiler, hasretler ve hikayeler belirir artık Cegerxwîn'in hayatında. 1917'deki Ekim Devrimi ve işçi sınıfının iktidarı şairin hayatını belirleyen en önemli gelişmelerden biri olacaktır.

Aldığı dini eğitimlerden dolayı İran, Irak ve Suriye'yi dolaşan şair Suriye'de bir köyde imamlık da yapar, 1927 yılında. Ancak çelişkileri fark ettikçe görevini bırakır ve yoksulları şükür ve sabırla telkin eden imamları karşısına alır. Bir şiirinde "Öpmeyin şeyhlerin mukaddes olmayan ellerini, Unutmayın ki taçlar da kudret de emekçilerin çıplak ellerindedir" diye aldığı tavrı betimler. 

1924 yılında şiir yazmaya başlayan şair aynı yıl yurtseverliğinin de bilincindedir. Bu bilinç ile hareket eder. Şiirlerinde sık sık ağalara, beylere ve gericilere karşı imgelere yer verir. Ancak 1945 yılı itibariyle şiirlerinde içerik olarak değişimler görülür. Biçimsel ifadenin de takip ettiği bu değişimden sonra yurtseverliğinin bilincine işçi sınıfı bilincini de ekler ve artık neye karşı çıktığını bilen şair yerine neyi koyacağını da netleştirir: Sosyalizm!

"Her sabah erkenden uyanır, kahvaltıdan önce şiir yazarım, en çok ilham aldığım saatlerdir" diyor kendi ifadesiyle. Ve artık yazdığı şiirlerde yurtseverlik konuları devrimci imgelerle bezenir. Ağlara, beylere, gericilere karşı yazdığı şiirlere emperyalizmi ve sömürüyü de ekler ve topyekun savaş açar. "Halkımızın uyanması için sosyalizm programından sapmadan ne gerekiyorsa onu yazıyorum" diyerek belirtir bunu. Aynı zamanda Suriye Komünist Partisi'ne katılan şair, Suriyeli emekçilerin devrimci şairi olarak anılmaktadır. 

Asıl adı Şehmuz Hasan olan şairin mahlasıdır Cegerxwîn. Ciğeri, yüreği yaralı manasına gelir. Habur nehri ile hasbihal ederken bir şiirinde, sitem eder akan nehre. "Sen de benim gibi Kürt olsaydın, görürdün o zaman gücünün dertlere ve yaralara nasıl dönüştüğünü." diye sızlanır. Yüreği halkının acılarıyla yaralı olan şair, bitmek tükenmek bilmeyen bir azim ile şiirler yazar, öyküler kaleme alır, makaleler üretir ve çeviriler yapar. 

Yazdıkları modern Kürt şiirinin ilk örnekleri arasında yer alan şair 1930'lu yıllarda Suriye'deki Kürt aydınlarından Celadet Ali Bedirxan'ın çıkardığı dergilerde sıkça yazar. İlk şiirini de bu dergilerden birinde yayımlar. Cegerxwîn adına ilk burada rast geliyoruz. Ağalara, beylere ve gericilere karşı yazdığı şiirlerinde kalemini ustaca kullanır. 22 Ekim 1984 tarihinde Stockholm'de hayata veda eden şair yalnızca geride bıraktığı şiirlerle değil, aynı zamanda hayat duruşu ve mücadelesiyle de bir ilham kaynağıdır. 

Kürt opera sanatçılarından Mizgin Tahir seslendirdiği opera eserleri dışında bazı özgün denemeler de yapar. Böylesi imkansızlıklar içinde sanatını var etmeye çalışan Kürt opera sanatçılarına, kültür ve sanat tarihindeki ileri örnekleriyle ilham kaynağı olur Cegerxwîn. 

Georges Bizet'in Carmen Operası'ndaki meşhur Habanera bölümünü alır ve Cegerxwîn şiiri ile harmanlar Mizgin Tahir. Mizgin Tahir bu bölüme seslendirdiği şiir ile modern Kürt şiirini sanatın başka modern biçimleriyle buluşturur. Eserin içinde şiiri ile seslenmeye devam eder şair. 

Cegerxwîn okuyucularına seslendiği ilk günlerden bugüne, her yeni üretimde kendini hissettirmeye ve ilham vermeye devam ediyor. 

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle