MARDİN’DE 3 KİŞİNİN KATLEDİLDİĞİ DAVADA ŞOKE EDEN KARAR
MARDİN - Berna Kaya, eşi Mehmet Kaya ve 5 yaşındaki çocuklarının vahşice hayattan koparıldığı cinayet davasının son duruşmasında mahkemeden çıkan karar, aile yakınları ve avukatlar tarafından tepkiyle karşılandı. Tutuklu yargılanan üç sanıktan ikisi hakkında tahliye kararı verilirken, yalnızca baş şüphelinin tutukluluk halinin devamına hükmedildi.
Savcılık Tutukluluk İstedi, Mahkeme Tahliye Etti
Gerçekleşen duruşmada iddia makamı, dosyadaki delil durumu ve suçun niteliği göz önüne alınarak her üç sanığın da tutukluluk halinin devamı yönünde mütalaa verdi. Ancak mahkeme heyeti, HTS kayıtları ve kamera görüntüleri gibi somut delillerin dosyada bulunmasına ve soruşturmanın derinleştirilmesi yönündeki taleplere (tevsi tahkikat) rağmen iki sanığın tahliyesine karar verdi. Duruşma, eksik hususların giderilmesi amacıyla 23 Ekim tarihine ertelendi.
Avukat : "Kararı Hangi Hukukla, Hangi Vicdanla Açıklayacağımızı Bilmiyoruz"
Duruşma sonrası adliye önünde Van ve Mardin arosu Kadın Hakları Merkezleri adına açıklama yapan müşteki avukatları, kararı "şoke edici" olarak nitelendirdi. Tahliye kararlarına üst mahkemede itiraz edeceklerini belirten avukatlar, sanıkların mahkemedeki çelişkili ifadelerine dikkat çekerek şunları kaydetti:
"Dosyada henüz birçok delil toplanmamış ve bazı tanıklar dinlenmemişken iki sanığın serbest bırakılması, ailelerin yedi aydır yaşadığı acıyı daha da katmerleştirmiştir. Sanıklar mahkemeye pişkin pişkin gelip hiçbir şeyden haberleri olmadığını iddia ediyorlar. İki gün beraber gezip, bir aileyi yok edip 'haberim yok' demek insanın doğasına aykırıdır. Ortada kamera kayıtları ve HTS verileri var, buna rağmen mahkemede yalan söylüyorlar. Vicdanlı hakimlerin bu insanlığa ve hukuka aykırı kararı kaldıracağına inanıyoruz."
Acılı Aileden Komşulara İsyan: "Susanlar da En Az Onlar Kadar Suçlu!"
Tahliye kararlarının ardından adliye önünde sinir krizi geçiren maktul yakınları ise isyan etti. 5 yaşındaki bir çocuğun ve anne-babasının ölümüne sessiz kalındığını savunan acılı bir kadın, olayın yaşandığı binadaki komşulara da tepki gösterdi. Gözyaşları içinde adaletin yerini bulmasını isteyen acılı yakını, "Biz nasıl yandıysak onlar da yanacaklar. Bizim üç canımızı aldılar, hepsi içeride çürüsün. O binadaki evler kapı kapıya yapışık. Nasıl duyulmaz? Hiçbir komşu mu duymadı? O susanlar da en az katiller kadar suçludur. Hepsinden şikayetçiyim, hepsinin sorgulanmasını istiyorum" ifadelerini kullandı.
"Bu Dava Sıradan Bir Ceza Dosyası Değildir"
Mardin Barosu Kadın Hakları Merkezi tarafından okunan resmi basın açıklamasında ise davanın toplumsal boyutuna vurgu yapıldı. Hukuk sisteminin bu davada ağır bir sınav verdiği belirtilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:
"Bir kadının, bir erkeğin ve 5 yaşındaki bir çocuğun yaşamını yitirdiği bu vahim olayın aydınlatılması, yalnızca taraflar için değil, toplumun adalet duygusu için de büyük önem taşımaktadır. Kadına yönelik şiddet ve çocuklara karşı işlenen ağır suçlarla etkin mücadele, hukuk devletinin en temel yükümlülüğüdür. Hiçbir şüphe karanlıkta bırakılmamalıdır. Beklentimiz, verilecek kararın kadına ve çocuğa yönelik şiddetle mücadelede güçlü bir hukuki mesaj vermesidir. Davanın sonuna kadar takipçisi olacağız."
HABER & MUHABİR: GÜLTEN AKGÜL
Editör: Gülten Akgül