Mardin’de Herkes Kapısının Önünü Süpürürse…

           Herkes kendi kapısının önünü süpürürse sokaklarımız temiz olur mu ki?

      Bu soruyu soran ve buna cevap verenlerin ekseriyeti, statükoculuğun damarlarından beslenen oportünist muhafazakârlardır. Bir ilke önermeksizin, önerilen ilkelere sürekli karşı çıkan ve değişmezliğin statüsüne de sıkı sıkı bağlananlardır.

      Değişim ve dönüşümün pencerelerinden perdelerini çekmeyen ve dışarıdan gelen ışığa itibar etmeyen bireyler; hep bir temizleyiciyi arar dururlar.

     Ve tabir doğruysa; her zaman bir süpürgeciye ihtiyaç duyarlar.

      Onlara göre her birey, kendi evinin önünü süpürmeye yeltenmesi gerekir. Bırakın yeltenmeyi bizzat süpürgeyi eline alıp etrafı temizlemeye başlaması lazımdır. Bu istikamette tavsiyelerde bulunurken; içten içe ve biraz da kamufle edilmiş fikir patinajlarıyla kendi eline süpürge almayı red eder. Tüm bunları da akıl almaz cinliklerle izah etmeye çalışır.

     Statik artezyenlerin kenarından su içenler; göstermelik bir tavırla sadece kendi kapısının önünü temizlerler ve sonra da hepsini sokağa atarlar. İnsan yaşamını tehdit eden sosyal ve kimyasal parazitlerden de bihaber yaşarlar.

     Herkes kendi kapısının önünü süpürsün. Ey vallah!

     Peki, söylenenleri yapıyor musunuz? Elinize süpürgeyi alıyor musunuz? 

     Kendi evinizin önünü süpürmenin pekte gerekli olmadığını düşünüyorsunuz herhalde. Lakin en büyük derdiniz, kapının önü değil; hangi büyük evde oturacağınızdır.

     Velev ki elinize süpürgeyi aldınız ve evinizin önünü süpürmeye başladınız. Peki, evin önünde biriken çöplerin nasıl kaldırılacağı ile ilgili bir meseleniz var mı? Bu soruna karşı, biraz da başkaları yelteniyor mu? Veya siz yelteniyor musunuz?   

     Buna da hayır? Ve yine de Ey Vallah! Diyeyim sizlere…

     ***

     Toplumsal yaşamın değişmezliğine ve dinamik nesnelerin yer değiştirmesine karşı duranların elinden süpürgeyi alıp; kendi evimin önünü süpürsem; biriken çöpleri de akıl almaz cinliklerle yok etsem dahi!

     Bu yine bir anlam ifade etmez ki!

     Lakin, sokaklar yine temizlenmez .Etraftaki süprüntüleri,sokaktan alması gerekenler ile sokakları süpürmek için var olanları yine bulamayacağım ulu ortalarda…  

      Zira her türlü sabitsel süprüntüleri, sokağımızın dışına taşıyacak toplumsal bir örgütten ve iş yapan bir örgütlenme tarzından sürekli yoksun bırakılıyoruz.

     Tüm meselimiz “Herkesin eline süpürgeyi vermek”  değildir ve olmamalıdır.

     Meselemiz, süpürgeyi eline alması icap edenlerin ortalıkta gözükmemeleridir. Ve yine mesele, her evin önü değildir. Mesele: Sokakları kim, nasıl, ne kadar ve nereye kadar süpürmesi gerekir? Asıl mesele bu ve bu suallere karşı vereceğimiz cevaplardır.

     Vesselam herkese…

Tekin Oruç

2008 yılından beri Mardin’in yerel gazete, dergi ve sitelerinde yerel gündeme, eğitim, sosyal yaşam ve bazen de edebiyatta dair yazılar yazdım.Mardin de çeşitli sivil toplum kuruluşlarında yönetim kur

loading...

YORUMLAR

  • Tekin Hocam, yazı hoş olduğu kadar, tespitlerinde yerinde, yani hep süpürgeyi birilerinin elinde görmek isteyenlerin, sorunun gerçek yönünü farklı yerlerde aramaya çalışmaları. BUNU BİLEREK YAPIYORLAR GALİBA... güzel yazılarının devamını bekliyoruz..

Yorum Ekle