Mardin’de Şeker Hastalığı Neden Daha Fazla?

Şeker Hastalığı çağımızın en önemli sağlık sorunlarından birisidir. Türkiye’de, yetişkinlerin yaklaşık % 15’inin şeker hastası olduğu bilinirken bu oranın Mardin’de yaklaşık % 20 olduğu ifade edilmektedir. Böylesine önemli bir hastalığın sıklığının artmasının birçok maliyeti bulunmaktadır. Hastalığının artışının sebeplerini ve neden Mardin’de daha sık olduğunudeğerli bir Profesör olan Prof. Dr. Şakir Özgür Keşkek’ten sizlere aktaracağım.

Geçen yıl, ALKÜ’lü değerli akademisyen Prof. Dr. Şakir Özgür Keşkek ile yaptığımız televizyon programından yola çıkarak hastalığı sizlere anlatacağım. Alanya Posta TV’de, benim moderatörlüğümde yayınlanan ‘Nefes’ programının video kayıtları internet arşivinde ulaşılabilir durumdadır. İsterseniz izleyebilirsiniz.

Şeker hastalığı, ya da diyabet (Diabetes Mellitus), pankreasın vücut için yeterli miktarda insülin üretememesi ya da ürettiği insülinin vücut tarafından etkili bir şekilde kullanılamaması sonucunda ortaya çıkan yüksek kan şekeri nedeniyle gelişen hastalık tür ve gruplarına genel olarak verilen isim olarak karşımıza çıkmaktadır. Günümüzün önemli hastalıklarından olan diyabet, artık gençlerin de sorunu olmaya başladı.

Şeker hastalığı insanlığın var olduğu dönemden itibaren günümüze kadar mevcuttur.  Diyabet aslında belki de insanlığın doğuşu ile beraber vardı. Bunları Mısır piramitleri üzerindeki yazılardan ve birçok tarihi eserden anlıyoruz. İnsanlık var olduğu günden bugüne kadar diyabet vardı ancak yaşam şeklindeki değişikliklerle beraber daha belirgin bir hale geldi. Özellikle teknolojinin artışı ile beraber insanların fiziki güçten daha çok dijital sanayide, elektronik sanayide ilerlemeleri ile beraber,fiziksel hareketin azalması ve beslenme şekillerinin değişmesi ile de bugünkü rakamlara ulaştı. Biz diyabeti metabolik pandemik hastalık olarak tarif ediyoruz. Tüm dünyada kontrolden çıkmış durumda, her geçen gün sayısı artıyor. 1990'lı yıllarda yapılan çalışmalarda Türkiye'deki diyabet sıklığı %9, %10 ikenbugün %15 civarına ulaşmış durumda.

Bununla beraber Alanya'nın da bu bölgeler arasında bulunduğu bazı bölgelerde bu rakamların %16 hatta Urfa, Mardin gibi beslenme şeklinin birazcık daha ağır olduğu bölgelerde neredeyse %20'ye yakın bir diyabet hastası ile karşı karşıya kalıyoruz. Hastalığın genci, yaşlısı yok ve hatta çocukluk çağına kadar inmektedir.

Diyabeti kabaca tip 1 ve tip 2 olarak ikiye ayırabiliyoruz. Tip 1 diyabetliler çocukluk çağında daha sık gördüğümüz, tip 2 diyabet ise erişkinlik çağında daha sık gördüğümüz bir grup. Fakat son yıllarda yaşam şeklindeki bozulmalar tip 2 diyabeti gençlerde de görmemize sebep oldu. 16-17 yaşında tip 2 diyabeti olan hastalarımız var.

Bu hastaların kan şekerleri yüksekse bile erken dönemde belki ciddi bir belirti olmadan, yıllarca yüksek kan şekeri ile sağlıklı bir şekilde yaşadıklarını bilinmektedir. Bu sebeple şeker hastalarının gerçek sayısı ancak çok büyük araştırmalarla ortaya konulabilmektedir. Vücutta içten içe vücuda zarar veren bir takım reaksiyonlar gelişiyor ve diyabetin asıl büyük zararları aslında buzdağının görünmeyen kısmını oluşturuyor. Diyabetin önlenmesini ayrı bir yazıda konuşmak üzere. Sağlıkla kalınız.

Doç. Dr. Hasan Basri Savaş

İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi (Çapa) mezunudur.Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) asli Üyesi Prof. Dr. Fatih Gültekin hocanın danışmanlığında Tıbbi Biyokimya Doktorası yapmıştır. 130 civ

YORUMLAR

  • Değerli bilgilendirmeniz için teşekkürler.

Yorum Ekle