Maun Suresi ve Dini Yalanlamak

KÖŞE YAZISI
Kur’an, Maun suresine “dini yalanlayan o kişiyi gördün mü/bildin mi?” diye sorarak başlar… Ayeti kimi mealler “din gününü yalanlayanı gördün mü?” diye çevirir… Hâlbuki ayette “yevm/gün” kelimesi geçmez… Büyük ihtimal “din yalanlamak” ifadesi, “Allah’ın vahyini, elçilerini inkâr etmeyi, reddetmeyi” gerektirdiği için ve ayet devamında bunlardan bahsedilmediği için ayet ahiret bağlamında okunmuş ve öyle çevrilmiştir… Hâlbuki din kelimesi sözlükte ve cahiliye dönemi şiirlerinde; “gelenek, hesap, adet, kanun, itaat, Allah'ın dini(İslam)” anlamlarına gelir…
 
Ayetin devamında gelen ifadeler Arap toplumunda var olan bir geleneğin görmezlikten gelindiğini, o geleneğe aykırı davranıldığını, geleneğin ters yüz edildiğini göstermektedir… Arap toplumunda “yetime sahip çıkmak, miskini/fakiri doyurmak” bir gelenekti… Ama her toplumda olduğu gibi müşrik Araplar da adetlerine/gelenek ve göreneklerine aykırı hareket etmiş, geleneklerinden gittikçe uzaklaşmışlardı… Artık yetimlerin hakları yeniyor, fakirler küçümseniyordu…
 
Kur’an bu olumsuz durumu birçok ayette ifade etmektedir… Aslında ayette müşriklerin ata olarak bildikleri Hz. İbrahim’in çizdiği hanif geleneğe bir vurgu vardır… Müşriklerde var olan ve İslam döneminde devam eden “hac vb“ uygulamalar müşriklerin geçmişinde tevhidin olduğunu gösterir… Zaten şirk, tevhidi bozmak, bulandırmak demektir…
 
Bu ayetler, indiği dönemin siyasi, sosyal ve ekonomik durumu hakkında da bilgi vermektedir… İndiği dönemi resmeden bu ayetler, o dönemde yetimlere sahip çıkılmadığını, güçlünün güçsüzü ezdiğini, mahrumların bir kenara itildiğini, zenginlerin fakirlere tepeden baktıklarını, onları semtlerine yaklaştırmadıklarını, sınıflar arasında uçurumların olduğunu, güçlünün söz sahibi olduğunu, toplumun duyarsız bir hal aldığını göstermektedir…
 
Maun suresinde kanaatimizce şu anlam öne çıkmaktadır: “Gördün mü, adetlerini/geleneklerini yok sayarak yetimi itip kakanı, muhtaca arka çıkmayanı, miskini açlığa mahkûm edeni…” Bu kınama ifadeleri dolaylı olarak “iyi geleneği” yok sayan, yok eden, “iyi geleneğe” ters düşen tüm insanları muhatap almaktadır…
Yetimi/sahipsizi/arkası olmayanı/dayısı olmayanı ezen, onu haklarından mahrum eden, güçsüz diye onu bir kenara iten ve mahrumun/muhtacın/fakirin karnının doyması, geçiminin sağlanması için çabalamayan, mahrumu/muhtacı kendi haline terk eden herkes bu ilahi kınamayı hak etmektedir… Bu ayetler bizlere insanların hak ve hukukunu gözetin, mazlumların, ezilmişlerin, mahrumların sesi olun, zulümlere, haksızlıklara sessiz kalmayın mesajını vermektedir…

YORUMLAR

YORUM YAZ!

Yorum Ekle