Olmadık Hayaller Peşinde Koşmak ve Zaaflardan Vurulmak

KÖŞE YAZISI
Hz. Âdem “sonsuz bir yaşama kavuşmak ve meleklerden biri olmak” istiyordu… Onun bu isteklerini fark eden şeytan ona bu arzuları gerçekleştirme yolunun yasak ağaçtan geçtiğini vesvese yoluyla söyledi… Bunun üzerine Hz. Âdem, hayallerini gerçekleştirmek için kendisine yasaklanan ağaçtan yedi ve bulunduğu mekândan kovuldu…
 
Şeytan ona bu vesveseyi verirken “Allah adına yemin etti ve kendisine karşı samimi olduğunu, onun iyiliğini istediğini” ifade etti… Hz. Âdem, Allah ismini kullananların kimseyi yanıltmayacaklarını, samimi olduğunu ifade eden herkesin iyi olduğunu zannetmişti… Dolayısıyla iyi niyetinin, saf yüreğinin kurbanı olmuştu… İnsana vurulan ilk darbe iyi niyetinden, saf düşüncesinden kaynaklanmıştı…
 
Halbuki Allah onu şeytana karşı uyarmış ve düşman olduğunu söylemişti… Buna rağmen Hz. Âdem ilahi bilgiyi önemsememiş ve arzularının peşine takılmıştı… Kıssa bize; “olmadık hayaller peşinde koşarsanız elinizde bulunanlardan da olursunuz” mesajını verdiği gibi “hiçbir huzur, mutluluk ilahi yasaklar ve yasalar çiğnenerek elde edilmez” mesajını da vermektedir…
 
Ayrıca kıssa bize “iyi niyetli olun ama iyi niyetinizin kullanılmasına izin vermeyin, Allah diyen herkese inanmayın, Allah adını kullananların Allah’ın istediği gibi hareket edip etmediklerine bakın, değilse inanmayın, kanmayın” mesajını da vermektedir…
 
Kıssada ayrıca “vahiyden kopar arzularınızın peşine düşerseniz şeytanın oyuncağı olursunuz”, “size samimi yaklaşır gibi yapanların sözlerine değil eylemlerine bakın, eylemleri haktan yana değilse, hakka uygun değilse yakınlaşmayın, sözlerine aldanmayın” mesajlarını da vermektedir…
 
Kısaca bu kıssa bize “Allah’ın emrine uymazsan, ilahi emir ve yasaklara rağmen arzularının peşine takılırsan kendi felaketine imza atmış olursun” demektedir…
 
Unutma kardeşim!
 
Şeytan bizi zaaflarımızdan ve zayıf noktalarımızdan vurur… Düşman bir kaleye en zayıf yerinden saldırır…
 
Zaaflarımız zayıf noktalarımızdır, şeytanlar bize bu yollardan akın eder… Onun için kimlik, kişilik ve karakter kalemizi zaaflardan arındıralım veya en azından zaaflarımızın farkında olalım ki oradan vurulmayalım…
 
Arzularımızı, hayal ve heveslerimizi ilahi emir ve yasaklara rağmen gerçekleştirmeye kalkmayalım değilse pişman ve perişan oluruz…

YORUMLAR

YORUM YAZ!

Yorum Ekle