Oruç Nasıl Faydalıdır? Bu Gözle Bakalım!!!

         Mübarek üç ayların başlangıcı olan Recep ayı girdiği zaman Peygamberimiz (sas) şöyle dua ederdi.”Allah’ım! Recep ve Şaban aylarını hakkımızda mübarek eyle, bizi Ramazan ayına ulaştır!” Rabbimize şükürler olsun ki, bizleri de bu yıl da şu Mübarek Ramazan ayına ulaştırdı.Rabbim bütün Müslümanların  sağlık ve afiyet içerisinde en güzel şekilde layıkıyla oruçlarını eda etmeyi nasip etsin.Bütün insanlığa huzur getirsin.

           Ramazan orucu ile Müslümanlar bir ümmet bilinci içerisinde topluca ve düzenli bir şekilde Allah’a teslim olmağa alışmaktadırlar.Rahmet ve hayır kapıları hepsine birden açılmaktadır.“Ey iman edenler! Oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de sayılı günlerde farz kılındı ki, takvâya ulaşasınız.” (Bakara 183)

Oruç, çeşitli muharrif dinlerde pratiğe aktarılış şekli farklı farklı olmuş olsa da, bu ayetten anlaşılacağı üzere oruç düşüncesinin sırrını  görebiliyoruz.Şöyle ki,peygamber gönderilen bütün ümmetlere farz kılındığı açıkça ortaya koymaktadır.

          Biz Müslümanlara farz kılınan oruç, Kameri aylardan ramazan ayının orucudur. Kur’an-ı Kerim bu ayada indirilmiş ve en önemlisi Resulullah (sav) İslami davete bu ayda başlamıştır.Dolayısıyla bu ayda oruç tutmak bunları anmayı ve gerçekleştirmeyi ebedileştirmek anlamına gelmiş olacaktır.Kameri ayında bu hikmetlerin gerçekleşmiş olması ve orucun bu ayda tutulmasında bir takım hikmetler vardır.Kameri yıl aşağı yukarı Güneş yılından on(10)gün önce gelir.Yani Güneş yılı 365 gün iken, Kameri yılın 355 gün olduğunu görüyoruz.Arada 10 günlük bir fark vardır.Buda otuzaltı (36) yılda bir Müslüman yılın her gününde oruç tutmuş olur.Çünkü on (10) günlük farktan dolayı Ramazan ayı yılın her mevsiminde dolaşmış olmaktadır.Bu büyük bir hikmet ve Yüce Rabbimizin bir lütfudur.

        Yılın içerisinde uzun ve kısa günler olduğu gibi,sıcak ve soğuk günler de mevcuttur.Şayet oruç güneş aylarından seçilmiş olsaydı,sıcak bölgelerde yaşayan Müslümanların payı soğuk bölgelerde yaşayan Müslümanların payından daha şiddetli olurdu.Kimileri hayat boyu uzun günlerde oruç tutarken,kimileri de hayat boyu kısa günlerde oruç tutmuş olacaktı.Fakat Kameri ay seçildiğinden bir devre içerisinde herkesin çektiği (sıcak-soğuk-çeşitli yiyeceklerden mahrum kalma-zaman vs.) eşit seviyede olmaktadır.

         Orucun vakti fecrin doğuşundan güneşin batışına kadar devam eder.Burada semavi iki olayın anı ve şekline işaret edildiğini görülürken,Orucun vaktini tayin etmek direkt olarak insana bırakılmamıştır.Fecrin doğuşu ve Güneşin batışına dikkat çekilmiştir.Bunun yanında Ramazan ayının başlangıcını da Allah’u Teala (cc)  semavi bir olay olan Ay’ın görülmesine  bağlamıştır.Görüldüğü gibi  Rabbimiz orucun vaktini ve başlangıç zamanının insanlara bırakmamış  ebediyete kadar devam edecek ve hiçbir şekilde değişmeyecek olan semavi olaylara bağlayarak, Müslümanların bu konuda ihtilafa düşmeleri engellenmiştir.

       Ramazan ayı ve Ramazan orucu ile ilgili bir çok Hadis’ler rivayet edilmiştir.

“Kim faziletine inanarak ve karşılığını Allah' tan bekleyerek orucunu tutarsa geçmiş günahları bağışlanır.”

“Oruçlunun rahatlayacağı iki sevinç anı vardır; birisi iftar ettiği zaman, diğeri de orucunun sevabıyla Rabbine kavuştuğu andır.”

“Her şeyin bir zekâtı vardır. Bedenin zekâtı da oruçtur… Oruç sabrın yarısıdır.”

“Ramazan ayının ilk gecesi olunca, şeytanlar ve azgın cinler zincire vurulur, cehennem kapıları kapatılır ve hiçbiri açılmaz. Cennetin kapıları açılır ve hiçbiri kapanmaz. Sonra bir (melek) şöyle seslenir: 'Ey hayır dileyen, ibadet ve kulluğa gel! Ey şer isteyen uzatma, günahlarından vazgeç!”

 “Allah'ın bu ayda ateşten azat ettiği nice kimseler vardır ve bu Ramazan boyunca her gece böyledir.”

            Ramazan ayında  Kutsal bir görev olan oruç tutmanın faydaları manevi açıdan sayılamayacak kadar  fazladır Sabrın öğrenildiği bu ay boyunca, insanlar hoşgörüyü, empatiyi ve halden anlamayı bir kez daha öğrenmiş oluyor. Birlik, beraberlik dürtüleri sosyal yaşantı üzerinde değerini bir kez daha kanıtlıyor. Sahip olanın, olmayana yardım ettiği, onun halinden anladığı bu dönem gerçekten de insani duygularımızın yeniden ortaya çıkmasına çok yardımcı olmaktadır.Bütün bunların yanında yapılan bilimsel  ve sağlam incelemeler sonucunda görülmüştür ki,“oruç tutma” eyleminin ibadet harici bir yönü olarak ortaya çıkan bilimsel anlamda vücudumuza sağlık yönüyle kattığı yararlar görülmektedir. Bu da aslında oruç tutmanın faydaları din açısından incelendiğinde görülebileceği gibi sağlık için önemli bir alışkanlık olarak görülmesini destekliyor.Çok kısa bir örnek ile özetleyecek olursak:

          -Sindirim organlarının günün birkaç saatinde dinlendirilmesi.Az yemenin, çok yemekten daha iyi olduğu gerçeği ile çok yemek yemenin bir çok hastalığa neden olması sebebiyle Hekimlerin bile az yemeği tavsiye etmesi..Ramazan ayı iyi bir insan olarak yetişmek ve eksiklikleri gözden geçirmek için bir okul özelliği taşıyor olmasıyla,bu ayda çok az suç işleniyor olması,haramlardan kaçınmakla nefsin kötülüklerden temizlenmesi ön plana çıktığını görebiliyoruz.Orucun emredilmiş olmasının hikmetlerinden biri de, nefsi terbiye etmek,sabretmeye alıştırmak,Allah yolunda zorluklara tahammül etmek,azim ve iradeyi güçlendirmek,nefsani arzu ve isteklere hakim olmaktır.

              Nobel Edebiyat ve pygmoion Oscar ödüllü İrlandalı yazar George Bernard’ın “Gelecekte doktorların hastalarına yazacakları reçete,Müslümanların kıldığı “NAMAZ” ve tuttukları “ORUÇ” olacaktır.”deyimi ve deyişi biz Müslümanlara bir ibret ve sonuç tabelası olarak görülmelidir.Görüldüğü gibi Ramazan ayında tutulan orucun hikmetleri sayılamayacak kadar çoktur.Şüphesiz rabbimizin bütün emirlerinde ve yasaklarında sonsuz hikmetler mevcuttur.Biz insanlar olarak fiziksel hikmetlerden dolayı değil de,İhlaslı bir şekilde Rabbimiz emretti diye bütün ibadetlerimizi yerine getirmeliyiz. Allah(cc) her şeyi en iyi bilendir.

Oruçlarınız ve ibadetleriniz kabul olsun dileklerimle,Kalın sağlıcakla..

loading...

YORUMLAR

YORUM YAZ!

Yorum Ekle