Özgür basın….

Bağımsız kuruluşlarca yapılan araştırmalar göre Türkiye basın özgürlüğünde her yıl geriye gidiyor. Paris kökenli ‘sınır tanımayan gazeteciler’’  adlı bir kuruş tarafından yapılan araştırmayı inceledim birkaç gün öncesinde,  ancak kurum en son araştırmasını 2013 yılında gerçekleştirmiş yada ben ülkemizdeki basın özgürlüğünden dolayı 2014 yılındaki araştırmaya ulaşamadım.

Kurum yaptıkları araştırmalardan sıralamayı  yedi sınıfa ayırıyor Türkiye 2013'te 7 sınıf arasında 6. Sınıfın bir tık üzerinde 5. Sırada yer almış.  Genel sıralamada 138. Sırada yer alman ülkemiz 178 ülke arasında. Sıra belki birilerini sevindirmiş olabilir ‘nede olsa arkamızda 40 ülke var diye’ önümüzdeki 137 ülkeyi unutarak açıkçası genç yaşıma hatta -çocuk bile denilebilir-  rağmen benim gelecekten yana bir umudum yok dolayısıyla Türkiye gelecekte bu sıralamada en başlarda yer alacak diye bir umudum da yok ve hatta üzülerek belirtiyorum ki hayalim dahi yok. 

Yazımı yazarken sıralamaya göz atıyorum görüyorum ki 138. lik  bir tarafa  Katar'ın Endonezya’nın  Gine’nin Mozambik’in dahi gerisindeyiz. Bir ülkede basın neden susturulur? Niçin basın susturulur? İktidarın yaptığı yanlışı halk öğrenirse ne olur? Siyasilerimizin karizması mı çizilir? Ülke iktidarsız mı kalır? Hangi niyetle halk haber alma özgürlüğünden alı konulur. Ben bu gün hiçbir iktidarı yada siyasiyi eleştirmiyorum, sadece yukarıda adını zikr ettiğim kuruluş tarafından açıklanan bir araştırmayı ve ülkemizin sıralamasını yorumluyorum. Lakin güzel şeyler yazamıyorum.  Gazeteciler, yaşanan bir olayı ve gelişmeleri haber yapınca halka ulaştırmıyor sadece. Bizi yöneten insanlar da okuyorlar. Ülkede ulusal yayım yapan en az 30-40 gazete var solcusu, sağcısı, şeriatçısı, muhafazakarı ve faşisti yaşanan olayları yazıyor. Her bir gazetedeki onlarca köşe yazarı yaşanan gelişmeleri kendi siyasi görüşüne göre yorumluyor. Aslında hepsi aynı gelişmeyi izliyor. Siyasi iktidar sadece kendi görüşüne göre yazan yazıları okursa iktidarı işte o zaman kaybeder.  Belki bir takım politikalarla iktidarının ömrünü uzatabilir ama asla ebedi değildir kıyamete kadar hiçbir iktidar yaşayamaz. En basitinden bugün diplomasinin yoğun yaşandığı Rusya. Askeri halkı genci, yaşlısı, öğrencisi, yöneteni, yönetileni tamamen komünistti ama yıkıldı. Halkın tamamı komünist olduğu halde yıkıldı ve bugün iktidarda muhafazakâr bir lider var. Eğer iktidar muhalif yazan yazarları ve gazeteleri okursa incinmez hakaret dolu sözleri işitmez sadece yaptığı bir fiili kendinden farklı görüşler ile yazılan yazıyı okur. Hatasını görür hatasından ders çıkarır. Yereldeki siyasi ve gazeteciler çok iyi bilirler bunu. İktidar partisine sevdalı vatandaşlar belki kızarak hatta küfür ederek yazımı okudular. Diliyorum ki yazımdan hoşnut kalmışsınızdır. Unutmayın ki ben bu yazımda bir iktidarı eleştirmedim iktidarın nasıl olması gerektiğini ve ülkemizin bu alanda hangi halde olduğunu yazdım. O araştırmayı ben yapmadım yabancılar yaptı. Diye bilirsiniz ki; 'Müslüman bir ülke olduğumuz için bizi son sıralara koymuşlardır' diye veya Türkiye gelişmekte olan bir ülke bunu hazmedemiyorlar. Şunu bilin ki Rusya bu listede 140. sırada ve birçok İslam ülkesi bizden çok üst sıralarda sıralamada yer almış…  

Yani ne ülkemizin sözüm ona güçlü olması nede yine sözüm ona Müslüman olması 138. Sırada yer almasına sebep vermemiştir. Sadece sizlerin haber alma özgürlüğünüzü ne kadar kullandığınızla alakalıdır. Sağlıcakla esen kalın

Not: kullandığım sayısal verileri bağımsız elektronik ansiklopedi olan   ‘’özgür ansiklopedi wikipedia’’ sloganıyla yıllardır dünyaya bağımsız, objektif, doğru bilgiler veren wikipedia‘nın  ‘’Basın özgürlüğü endexsi’’ başlıklı sayfasından alıntımdır.

YORUMLAR

YORUM YAZ!

Yorum Ekle