Pandemonyum - Lauren Oliver Kitap özeti, konusu ve incelemesi

Pandemonyum kimin eseri? Pandemonyum kitabının yazarı kimdir? Pandemonyum konusu ve anafikri nedir? Pandemonyum kitabı ne anlatıyor? Pandemonyum PDF indirme linki var mı? Pandemonyum kitabının yazarı Lauren Oliver kimdir? İşte Pandemonyum kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

Kitap

Kitap Künyesi

Yazar: Lauren Oliver

Çevirmen: Bilge Gündüz

Yayın Evi: Artemis Yayınları

İSBN: 9786051426655

Sayfa Sayısı: 440

Pandemonyum Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Nefret, Ağacı Saran Mantar Gibidir Besler, Ama Aynı Zamanda İçini Çürütür

"Önceki adın neydi?" diye soruyorum. Kuzgun donakalıyor. Sırtı bana dönük. "Yani, Yabanıl'a gelmeden önceki?" diye devam ediyorum. Kız bir an öylece duruyor. Sonra bana dönüyor. Feneri aşağıda tuttuğu için yüzü karanlıkta. Gözleri ay ışığında parıldayan kapkara iki taş gibi, yansımalardan ibaret. Alçak ama sert bir sesle, "Buna hemen alışsan iyi olur," diyor. "Eskiden yaşadığın hayat, tanıdığın insanlar, hatta eski sen... Hepsi toz oldu." Başını iki yana sallıyor ve daha kararlı bir tavırla, "Öncesi yok..." diyor. "Yalnızca şimdi var. Ve bundan sonra olacaklar."

"Bir zamanlar öyle bir kızdım: Sendeliyor, dibe batıyordum. Işık ve boşluğun içinde kaybolmuştum. Geçmişim tamamen silinmiş, çamaşır suyuyla temizlenip bembeyaz edilmişti. Ama insan herhangi bir şeye tutunarak gelecek kurabilir. Küçücük bir parçaya, bir ışık hüzmesine. Yavaşça, adım adım ilerleme arzusuna. İnsan harabelerden, içini ferahlatacak bir şehir inşa edebilir."

(Tanıtım Bülteninden)

Pandemonyum Alıntıları - Sözleri

  • Bugün ziyan ettiğine yarın muhtaç kalırsın.
  • Nefret sert, derin ve keskindir. Bir abluka sistemidir. Her şeydir, mutlaktır.
  • O bir zombi. Ve zombiler yapmak için tasarladıkları şeyi yaparlar: Körlemesine ilerler, itaat ederler ve sonunda çürüyüp ölürler.
  • Sevgisiz bir dünya aynı zamanda risksiz bir dünyadır.
  • Bugün ziyan ettiğine yarın muhtaç kalırsın.
  • Sanırım hepimizin mantralara ihtiyacı var -yola devam edebilmek için kendi kendimize anlattığımız hikayelere.
  • Keder bulanık bir suyun içinde dibe batmak, gittikçe o suya gömülmek gibi. Tekmeleyerek kaldırılmış toz toprağın renginde bir suyun içindeyim sanki. Aldığım her nefeste boğulur gbi oluyorum. Tutunabileceğim bir şey yok..
  • Kendini bırak. Etrafındaki ağırlığı, ciğerlerini sıkıştığını, o ağır ve alçak basıncı hisset. Kendini bırak ve daha derine bat. Dipten başka hiçbir şey yok. Metal tadından ve eski şeylerin yankısından, karanlığa benzeyen günlerden başka hiçbir şey yok..
  • Zekiysen, umursarsın. Umursarsan da seversin.
  • Bugün ziyan ettiğine yarın muhtaç kalırsın
  • Biri nasıl sizi tuzla buz edecek ve aynı anda size kendinizi eksiksiz hissettirecek bir güce sahip olabilir ki?
  • Ve insan, sevilmediği sürece hiçbir zaman tam olarak sevemez.
  • İnsan harabelerden, içini ferahlatacak bir şehir inşa edebilir.
  • Bizden bir şey alırsanız, biz de sizden bir şey alırız. Malımızı çalarsanız sizi soyup soğana çeviririz. Bizi sıkarsanız, biz de sizi yumruklarız. Dünya artık böyle işliyor
  • Julian irkilmiş görünüyor. "Herkesin adı vardır." Sıçan-Adam yine dudaklarını seğirterek, "Artık yok," diye cevap veriyor. "Artık adların hiçbir anlamı yok. Geçmiş öldü."

Pandemonyum İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Delirium üçlemesinin ikinci kitabıdır. Lena ve Alex yabanıla kaçarken Alex vuruluyor ve Lena tek başına devam etmek zorunda kalıyor. Yabanılda bir grup sakat tarafından kurtarılan Lena hem aşk acısı hem de yabanılda yaşam savaşıyla yüz yüze kalıyor. İkinci kitap zamanda ileri geri geçişler yapılarak yazılmış. Böylece hem Lena' nın güncel macerasını takip ediyor, hem de ​geçmişte aşmak zorunda kaldığı zorlukları öğreniyoruz. Yazar Lena' nın hayat şartlarının onu sertleştirdiğini söylüyor ama ona gelgitli bir ruh hali vermiş. Bu da insanın karaktere olan saygısını kaybettiriyor. İkinci kitabın finalinde hiç şaşırmadım. Şimdi Lena, Julian ve Alex arasında kalacak, annesini bulacak mı? Bakalım üçüncü kitapta neler olacak. (Galadriel)

Diğer yorumlarımda da dediğim gibi bu üçlemenin en güzel kitabı sen olabilirsin Pandemonyum :) çünkü Lena nın oradan oraya sürüklenmesi hoşuma gitti ( biraz çekti oh) Dediğim gibi kitap fazla güzeldi diğerlerine nazaran ama dağlar kadar da bir fark yoktu . Serinin iki kitabında da bazen 1 saatliğine ara verdiğim oldu ama bunda su içmeye bile vakit bulamadım fazla sürükleyiciydi . Ve yabanıl da yaşanılanlar tek kelimeyle nefes kesiciydi zaten yabanıl da yaşanılanlar olmasaydı kitap nasıl devam ederdi bilmiyorum . İncelememde spoi vermemeye çalıştım umarım beğenirsiniz :) Bu arada yazarın yazım dilini sevdiğim için diğer kitaplarını da araştırmaya başlayacağım kitap/pandemonyum--36737 yazar/Lauren-Oliver (Busegül Güzel)

Nereden başlasam yoruma bilmiyorum. Bu serinin çok garip bir yanı var. Nefret etmiyorum ama bir türlü sevemiyorum da. Sanırım bunun tek sebebi Alex karakteri. Seriyi bir türlü gözden çıkaramıyorum onun yüzünden. Bu başıma birkaç kez geldi ve hep merak etmişimdir: Böyle bir karakteri yazabilen kişi nasıl beni çıldırtan diğer detayları da yazabilir diye. İkinci kitap da dil olarak korkunçluğunu sürdürdü. İlki kadar değildi ama yine de yazarın üslubu beni bayıyor. Bıktım onun dağından, tepesinden, ışığından. Dağı tepeyi yazacağına kurguya azıcık mantık ekle be kadın. Delirttin beni. Böyle temelli bir kurgu ancak bu kadar kötü yazılabilir. Neden baş karakter olarak Lena seçilmiş hala belli değil. Bildiğiniz gibi belli başlı güncel distopya klişeleri var: Kahraman anlatıcı ile yaz ki dönemi anlatmak zorunda kalma. Anlatıcı  devrimin yüzü olsun ama ya safın önde gideni olsun ya da hiçbir şeyden haberi olmasın. Üçüncü olarak da bir aşk üçgeni yaz ki evlere şenlik. Oh mis. Ama bu kitapta ikincisi yok. Kız niye seçilmiş belli değil, yoldan geçen birini alsa bu kadar alakası olur devrimle. Saf ötesi bir tip de değil hatta şöyle bir düşününce çakal bu kız ya. Sinsi olanından. O yüzden bilemiyorum. Bunların yanında yazar kahraman anlatıcıya heyecan katmak isteyip geçmiş ve gelecek şeklinde anlatmış ikinci kitapta ama o kadar gereksizdi ki bu, geçmiş kısımlarını okurken sıkıldım durdum. Kendime o kısımları atlatırsak ödüle ulaşırız falan dememek için zor durdum. İşin kötüsü üçüncü kitapta da benzer bir anlatım seçmiş. Teşekkürler yazar, seriyi gömelim diye elinden geleni yapıyorsun. Kitaptaki olaylar hakkında spoiler vermeden konuşmak imkansız. Yalnızca çok hain bir yazar olduğunu bilin yeter. Son sayfada çat çut diye sesler duyarsanız bilin ki kalbinizden geliyor. Böyle bir şey yapılamaz. Yapılmamalı. Aslında beni delirten şeyi söylemek istiyorum ama yok, spoiler veremem. Yine de şunu demesem olmaz: Hiçbir mantığı olmayan bir hareketti. Ne karakterlere uygundu ne kurguya adam gibi bir katkısı oldu. Genel olarak düşüncelerim böyle. Anlayacağınız hala seriyi tavsiye etmiyorum. (allthebrightstories)

Pandemonyum PDF indirme linki var mı?

Lauren Oliver - Pandemonyum kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Pandemonyum PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Lauren Oliver Kimdir?

Kariyerine editör yardımcılığı ile başlayan yazar, Chicago Üniversitesinden mezun olduktan sonra tüm zamanını yazmaya ayırdı. Oliver, Brooklyn, New York'ta yaşıyor

Lauren Oliver Kitapları - Eserleri

  • Replika
  • Deliryum
  • Ben Ölmeden Önce
  • Pandemonyum
  • Requiem
  • Panik
  • Hayal'et
  • Ringer
  • Vanishing Girls

Lauren Oliver Alıntıları - Sözleri

  • “Aşk gerçekten ele geçirilmek gibi.Zehir gibi.” (Requiem)
  • Nefret sert, derin ve keskindir. Bir abluka sistemidir. Her şeydir, mutlaktır. (Pandemonyum)
  • I shiver, thinking about how easy it is to be totally wrong about people - to see one tiny part of them and confuse it for the whole, to see the cause and think it's the effect or vice versa. (Ben Ölmeden Önce)
  • "Peter... Bana hayatımın en güzel anılarından bazılarını yaşattığın için teşekkürler. Seni özlüyorum. Keşke seni affedebilseydim..." (Ben Ölmeden Önce)
  • Belki de sorun kişinin kendi içindeydi. Nasıl ki insan gölgesinden kurtulamıyorsa, şeytanları da nereye giderse gitsin beraberinde taşıyordu. (Panik)
  • Çok şey, dünyadaki en muazzam hareketler bile, ufak bir şeyle  başlar. (Deliryum)
  • Gökyüzüne fırlayan düşebilir, bu doğru. Ama uçabilir de. (Deliryum)
  • Öldürücü şeylerin en öldürücüsü: Aşk, ona sahip olduğunuzda da, olmadığınızda da sizi ölürüyor. (Deliryum)
  • Bugün ziyan ettiğine yarın muhtaç kalırsın. (Pandemonyum)
  • Gitmeli ve yaşamalı, ya da kalmalı ve ölmeliyim. (Deliryum)
  • "Seni seviyorum... Unutma... Onu elinden alamazlar..." (Deliryum)
  • Sevgisiz bir dünya aynı zamanda risksiz bir dünyadır. (Pandemonyum)
  • ”Peter.. bana hayatımın en güzel anlarından bazılarını yaşattığın için teşekkürler, keşke seni affedebilseydim” (Ben Ölmeden Önce)
  • Sanırım hepimizin mantralara ihtiyacı var -yola devam edebilmek için kendi kendimize anlattığımız hikayelere. (Pandemonyum)
  • “Duygularım , eski tercihlerim ulaşamayacağım bir yerdeler . Gerektiği gibi tamamen silinmediler ama gölgeler gibiler . Ne zaman onlara odaklanmaya çalışsam yitip gidiyorlar.” (Requiem)
  • Biri nasıl sizi tuzla buz edecek ve aynı anda size kendinizi eksiksiz hissettirecek bir güce sahip olabilir ki? (Pandemonyum)
  • “Her gün hayatta olman için dua ettim,ama sonra ümit bana acı vermeye başladı. Benden nefret etme. Seni hala seviyorum…” (Requiem)
  • Julian irkilmiş görünüyor. "Herkesin adı vardır." Sıçan-Adam yine dudaklarını seğirterek, "Artık yok," diye cevap veriyor. "Artık adların hiçbir anlamı yok. Geçmiş öldü." (Pandemonyum)
  • Kusursuzluk bir vaat, yanılmadığımıza dair bir teminat. (Requiem)
  • İsyanın amacı ve sebebi buydu: Özgür olmak. Yanlış olanı seçmekte bile. (Requiem)

YORUMLAR

YORUM YAZ!

Yorum Ekle