Philippe Sollers kimdir? Philippe Sollers kitapları ve sözleri
Fransız Yazar Philippe Sollers hayatı araştırılıyor. Peki Philippe Sollers kimdir? Philippe Sollers aslen nerelidir? Philippe Sollers ne zaman, nerede doğdu? Philippe Sollers hayatta mı? İşte Philippe Sollers hayatı...

Doğum Tarihi: 28 Kasım 1936
Doğum Yeri:
Philippe Sollers kimdir?
Philippe Sollers (1936, Bordeaux). Gerçek adı Philippe Joyaux olan Sollers, ilk romanı Bir Garip Yalnızlık (1959) ile Aragon ve Mauriac'ın ilgisini çekerek edebiyat dünyasına hızlı bir giriş yaptıktan sonra Park adlı romanıyla 1961 Médicis ödülünü kazandı. 1960'ta, Julia Kristeva ve genç kuşaktan birkaç yazarla birlikte Tel Quel dergisini ve dizisini kurdu. Uç sol bir siyasal çizgiye koşut bir yazı kuramı arayışına giren ekip, çalışmalarıyla 70'lerin sonlarına dek Fransa, İtalya ve ABD'de etkili oldu. Sollers, Dram adlı romanıyla (1965) kuramsal savlarının bir örneğini sunduktan sonra, aynı yolda Yasalar (1971), H (1973) ve Cennet'i (birinci cilt, 1981) yayımladı. Deneme ve araştırmalarıyla da döneme damgasını vuran Sollers'e Roland Barthes bir kitabını ayırdı. L'Infini dergisinin de kurucusu ve yöneticisi olan Sollers, Oyuncunun Portresi'nden Kaplan Yılı'na uzanan yapıtlarıyla Fransa'nın en çok yankı uyandıran yazarlarından biri olmayı sürdürüyor.
Philippe Sollers Kitapları - Eserleri
- Medyum
- Merkez
- Güzellik
- Venedik Karnavalı
- Hayran Olunası Casanova
- Görmek ve Yazmak : Bir Mimar ile Yazar Tartışıyor
- Sabit Tutku
- Roland Barthes’ın Dostluğu
- Arzu
- Tanrısal Hayat
- Kadınlar
- Stüdyo
Philippe Sollers Alıntıları - Sözleri
- Nefret ettiğiniz birini sevmediğinizden emin misiniz? (Merkez)
- Her doğru düşünce hakarettir (Venedik Karnavalı)
- “Öleceğimi hissediyorum, ama bunun kendime karşın olmasını istiyorum. Buna razı olmam intahar kokardı.” (Hayran Olunası Casanova)
- 30 yaşındayım, venedik’teyim şu güneşli köşe hakkımda çok şey biliyor. (Medyum)
- “ Her şey felaketli, hayal kırıcı ve aptalca. “ (Güzellik)
- “Artık normal, hesap edilebilir tarihsel zamanda değiliz, tanımlanması gerekmeyen başka bir kasırga ortamının içindeyiz.” (Hayran Olunası Casanova)
- İnsan konuşurken, potansiyel olarak faşisttir. Bunu hiç kimseye kabul ettiremezsiniz! Ama yine de kesinlikte ortadadır,apaçıktır. (Roland Barthes’ın Dostluğu)
- İyi bir yazar " Kadın ne ister?" demişti, " azarlanacak bir erkek". (Venedik Karnavalı)
- İyi, artık her şeyden kuşku duyacağım, eylemlerden, düşüncelerden, iştahlardan, düşlerden, isteklerden, ”benim”, ”benimkiler” sözcüklerine varana dek, her an, programlanmış gereksinimlerimi, sevgilerimi, dostluklarımı, yakınlıklarımı parantez içine alacağım. Aynı zamanda, sınırsız bir yadsımadan hareketle bütün bunları doğrulayacağım. Hiçbir şeyi kazanılmış veya kendiliğinden gerçekleşmiş saymayacağım. Başkaları için sınanmış ya da sağlama bağlanmış olan, bana güvenli ve kesin görünmeyecek. Her fırsatta, çocukluk duyumumun ürkekliğini dirilteceğim, hemen şimdi, kulaklarımı dikmiş, gözlerimi açmış olarak, ondan geldiğim ve ona yöneldiğim şu zaman katmanını, şu dikey çizgiyi canlı tutacağım. (Stüdyo)
- “ Ne kendilerini okunmasını bilirler ne de yaşamasını, gözleri sağır, kulakları kördür, sahip oldukları tek şey iğreti bir hayattır ama var oldukları sürece her şeyi ağırlıklarıyla zehirlerler.” (Medyum)
- “Sözcükler ve şeyler demek ki, kendi aralarında, aynı söylemin birimleri gibi, aynı maddenin tanecikleri gibi dolaşırlar. Eski bir mitten, dünyanın Kitap olduğu, doğrudan doğruya yere yazılmış yazı olduğu mitinden uzak değildir”. Ve bir de: “Hiçbir şey edebiyatın kodlarının gözden geçirilip açıklanmasından daha çok dirence yol açmaz (Delecluze’ün Dante’nin La Vita nuova’sı karşısındaki kuşkusunu anımsarız); denilebilir ki ne pahasına olursa olsun bu kodlar bilinçdışı olarak kalmalı, tıpkı dilin kodunun böyle olduğu gibi, günümüzün hiçbir yapıtı asla dil üstüne dil değildir (bazı klasik ara noktaların durumu bunun dışında kalır)”. (Roland Barthes’ın Dostluğu)
- "İnsanlık, ateşini yönlendirme işlevini dinlerin üstlendiği bir hastalıktır. Gelgelelim, dinler öldü ya da insani yardım kurumlarının boş vaazlarında çürüyor. Geriye toplu gösterilerden cinayete uzanabilen cehaletin güdümlenmesi kalıyor." (Güzellik)
- Ephikarmos: Öğeler bir araya geldi, sonra birbirlerinden ayrıldılar ve geldikleri yere geri döndüler : toprak toprağa, ruh yukarıya. (Venedik Karnavalı)
- Umduğumu bulamamaktan buruk ukalaların yaman bilgiçliği (Venedik Karnavalı)
- Her dakikayı hiçlikle soğurulmaya bir hazırlık olarak yaşıyorum. (Merkez)
- Görüyorsunuz ya, bir hiç, ya da hemen hemen bir hiç Ama onları kızdıran, telaşlandıran, endişelendiren, kaygılandıran da bu ”hemen hemen”. O ”hiç” de, hiç değil; belki de delice bir zenginlikten geliyor ve, hissedildiği gibi, geriye kalan ne varsa, birdenbire gereksiz, boş, zavallı, yararsız, sahte geliyor. O hiç, fazla; çok fazla. Hiç merak etmeyelim, adamakıllı gerçek ve romansı bir biçimde sahteleştirilmiş bir dünya var, Müdire ve ilginç duyguları var, her gün anlatılacak binlerce şey var, dramlar, tutkular, çıkarlar, tuhaflıklar, yenilikler. (Stüdyo)
- Delisiniz, ama bunun bilincine varmanızı her şey yasaklıyor. Siz de bu konuda daha fazlasını bilmekten kaçınıyorsunuz. Bunu size m a n t ı k çerçevesinde ispatlayacaklar. (Merkez)
- En derin düşünen, canlıyı en çok sevendir (Güzellik)
- İnsanların çoğu acı çekmeyi hiçliğe yeğliyor. (Merkez)
- Ruh İnsan doğdu, hücumda, ama hemen hemen kimse bunun farkında değil (1806'da Hegel hariç). Devasa olaylar arasında koşan insan yavaş yavaş yitik kimliklerini arayan İnsan - Atom'a dönüşüyor... (Arzu)