TÜVTÜRK

Kökünü Kazıyacağız demeseler? Seyirci mi Kalacağız?

Yasa dışı bahis operasyonları artık günlük haberlerimizin sıradan bir parçası haline geldi. 9 ilde yapılan son operasyonda 37 şüpheli yakalandı, 32 şirkete el konuldu, 30 milyar liralık işlem hacmi ortaya çıktı. Rakamlar dudak uçuklatıyor. Ama asıl dudak uçuklatan, bu işin yıllardır göz göre göre büyümesine seyirci kalınmasıdır.

  • 30.06.2026 19:56
Kökünü Kazıyacağız demeseler? Seyirci mi Kalacağız?

Mardin’de de benzer operasyonlar yapıldı. Hepimiz biliyoruz ki bu kirli ağın en ağır bedelini halk ödüyor. Sadece Mardin’de 20’ye yakın gencimiz intihar etti. Aileler dağıldı, umutlar söndü, hayatlar karardı. Biz bas bas bağırdık, yazdık, anlattık. Ama kimse oralı olmadı.

Şimdi soruyorum: Her konuda illa Cumhurbaşkanı’nın talimat vermesi mi gerekiyor? İlla “kökünü kazıyacağız” denildikten sonra mı harekete geçilecek? Peki bugüne kadar seyirci kalanların sorumluluğu ne olacak? Onca gencin hayatını kaybetmesine, onca ailenin yıkılmasına göz yumanlar, sessiz kalanlar, görmezden gelenler… Onlar hiç hesap verecek mi?

Bu ülkenin kurumları, denetim mekanizmaları, yerel yöneticileri ne için var? Eğer bir şehrin göbeğinde milyarlarca liralık kirli para dönüyor, insanlar bu bataklığa saplanıyor ve intiharlar yaşanıyorsa; buna karşı sessiz kalmak en az suçun kendisi kadar ağırdır.

Bugün yapılan operasyonları elbette önemsiyoruz. Ama bu operasyonlar gecikmiş adaletin bir parçasıdır. Gecikmiş adalet ise adalet değildir. Yarın yeni bir operasyon yapılacak, ertesi gün bir başka şehirde yine onlarca şirket kapatılacak. Peki ya kaybolan hayatlar? Onları geri getirebilecek miyiz?

Artık seyirci kalma lüksümüz yok. Bu mesele sadece “bahis” değil; bu mesele gençliğin, toplumun, geleceğin meselesi. Eğer gerçekten kökünü kazımak istiyorsak, sadece talimat bekleyen değil, sorumluluk alan, harekete geçen, halkın sesini duyan bir irade ortaya koymak zorundayız.

Yorum Yaz