Rahman Ve Rahim Olan Allah’ın(cc) adıyla…

Hayat, o denli hızlı ve baş döndürücü bir gündem ile bir bilinmezliğe sürükleniyor ki bu bilinmezlik içerisinde gelişmeleri takip etmek ve bir ön görü ile olaylara yaklaşmak neredeyse imkânsızlaşıyor. Öyle ki son birkaç aydır ülkemiz özelinde ve dünya genelinde yaşananlar, karşımıza bir ibret vesikası olarak çıkmaktadır. Temennim odur ki Yüce Mevla bu ibretlik durumdan bir ders çıkarmayı bizlere nasip etsin.

Evet, sevgili okurlarım! İbretlik bir vesikadan bahsettim ki eminim ne demek istediğimi az çok tahmin etmişsinizdir. Tarih sahnesinde yapmış olduğu vahşet ve sergilemiş olduğu barbar sömürü düzeninin mimarı olan özelde Avrupa, genelde de Batı Zihniyetinin bile gıpta ile takip ettiği “BİZE AİT OLAN” değerlerimizi, teessüfle görüyorum ki kaybetmenin eşiğindeyiz. 

Dünyayı kasıp kavuran ekonomik buhranın ülkemizde çarşı-pazardan tutun da hayatın her alanında en canlı haliyle yaşandığı şu dönemde;

Aza kanaat getirip kardeşlerimizle paylaşmayı; stokçuluk ve açgözlülüğe,

Tevazu ile hareket etmeyi; kibir ve israfa,

Dürüstlük ve alçakgönüllülüğü; hile ve insafsızlığa 

tercih ettik. Evet, bu çetin bir sınavdı ve yine teessüfle görüyorum ki bu sınavdan geçmeyi bırakın, en çarpıcı haliyle sınıfta kalmış bulunmaktayız.

Öyle ya… Biz ki üç kıtada yedi düvele adalet, hoşgörü, tevazu ve yardımseverliği ile ün salmış bir medeniyetin mirasçıları idik. 

Öyle ya… Helal dairede rızık için dökülen her damla terin Rab katında ibadet hükmü taşıyan bir inancın mensupları idik.

Öyle ya… Ticari hayatımızdaki mantalitemiz yegâne Allah’a(cc) kulluk görevimizi yerine getirme eksenli bir yol çizen peygamberin ümmeti idik.

Ve bizi sarsması gereken bir tablo daha…

Öyle ya… Bizi aldatan bizden değildir, diyen Rasulullah’ın (sav) “kardeşlerim” iltifatına mazhar olan bir ahir zaman nesli idik. 

Şimdi durup bir daha düşünelim. Bu kritik eşikte yukarıda saydığım sıfatların hangi birini yaşadık ve hangilerini bizden sonraki nesillere yaşamaları için örnek teşkil ettik. Allah’ın(cc) rızasını, Rasulullah’ın (sav) methini hak edecek hangi ameli hayata aksettirdik şu dar zamandaki ticari hayatımızda. 

Bu günler geçer ve zorluklardan sonra Yüce Rabbimiz(cc) ferahlığa çıkarır elbet. Temennim odur ki bizden sonraki nesiller bizim için “fırsatçı, stokçu, insafsız, vicdandan nasibini almamış, sözde Müslüman vs” yakıştırmalarda bulunmasın. Sizce de bu sıfatları hayatımızdan def etmek için vakit geldi de geçmiyor mu?

Allah’ın Selamı Hepimizin Üzerine Olsun !

 

Şükrü Yavuz

Şükrü Yavuz, 1977 doğumlu evli beş çocuk babası. Mardin Nusaybin'de 9 sene öğretmen olarak çalıştı. AGD MGV ve bazı STK larda görev yaptı.

YORUMLAR

YORUM YAZ!

Yorum Ekle