Romantik ilişkilerde kıskançlıkla nasıl başa çıkılabilir?

Kıskançlıkta bireyin yaşadığı kaybetme hissi, ileride yetersiz olma korkusu, çoğunlukla mutsuzluğa sebep olmaktadır.

Aşk; bütün toplumlarda, her kültürde, tüm zamanlarda var olmuştur ve hemen hemen her insanın yaşamının bir döneminde en az bir kez yaşadığı ya da yaşamayı umut ettiği duygusal bir durumdur. Aşkın tanımı kültürden kültüre, kişiden kişiye farklılık göstermektedir bundan dolayı aşkın net bir tanımını yapmak güçtür ve birçok kuramcı aşka ilişkin farklı tanımlamalarda bulunmuştur. Kimi kuramcılar aşkı cinselliğin yüceltilmesi olarak, kimi kuramcılar ilgi, sorumluluk, saygı ve anlayış olarak tanımlamışsa da Maslow’a göre aşk temelde ikiye ayrılır
1) Kişinin güvensizliğiyle gelişen ve düşük düzeydeki duygusal ihtiyaçları ifade eden “yetersizlik aşkı”

2) yüksek düzeyde duygusal ihtiyaçları içeren ve özellikle kendini ve diğerini gerçekleştirme isteğini ifade eden “aşık olmaktır”.

Aşk bağlılık, yakınlık ve tutkudan oluşmaktadır. Romantik ilişki yaşayan birçok kişi romantik ilişki yaşadığı partnerine karşı duygusal olarak bir şeyler hissetmektedir ve karşılıklı doyum alma inancıyla ilişkiye başlamaktadır. Bunun yanında romantik ilişkilerinde çiftlerin karşılaştıkları güçlüklerden en bilinen durumlardan birisinin değer verdikleri romantik ilişkilerini kaybedeceklerini anladıkları zaman, romantik ilişkilerinden ve kendilerinden kuşku duydukları için hissettikleri yeterli olamayacağım duygusudur yani herhangi bir insanı rakip olarak gördüklerinde, o kişi ilişkiye zarar verecek bir kişi olarak düşünüldüğünden dolayı yoğun olarak hissedilen “kıskançlık duygusu” olduğunu söyleyebiliriz. Kıskançlığın en belirgin özelliği, kaygı ve stres duygularıyla birlikte olan acı veren ve mutsuz hissettiren bir duygu olmasıdır. Romantik kıskançlık, ikili ilişkilerdeki en yıpratıcı ve güçlü duygulardandır. Kıskançlık duygusu bireyde birden fazla olumsuz duygunun da hissedilmesine neden olabilmektedir. Kızgınlık, yetersizlik, utanç ve aşağılanma duyguları kıskançlıkla beraber hissedilen diğer duygulara eşlik edebilir. Kıskançlıkta bireyin yaşadığı kaybetme hissi, ileride yetersiz olma korkusu, çoğunlukla mutsuzluğa sebep olmaktadır.

Kıskançlık duygusuna aşırı tepki verdiğinizi veya kıskançlık duygularınızla baş edemediğinizi hissettiğinizde, yapılabilecek birkaç şey vardır bunlar:

  • Bu duyguyu neyin tetiklendiğinin farkında olun: Kıskançlığınızı tetikleyen olaylar hakkında düşünün. (Başka biriyle birlikte olan bir eski sevgili mi? Toplantılarda akılcı konuşan bir meslektaş mı? vb.)
  • Gelen eleştirici iç seslere kulak verin: Tetiklenen bu kıskançlık hisleri, ne tür düşüncelere yol açıyor? Bu düşünceleri yıkıcı şekilde mi kullanıyorsunuz? Kendinizi önemsiz, beceriksiz, başarısız vb. hissettiriyor mu? Geçmişinizden tanıdık gelen düşünceler var mı? Bir örneği veya kalıbı var mı?
  • Bu düşüncelerin daha derin imaları ve kökenlerini düşünün:Başarılı olmak için belli bir baskı hissediyor musunuz? Olmanız gerektiğini düşündüğünüz bir şey var mı? Bunun sizin için anlamı nedir? Bu anlam geçmişinizle bağlantılı mı?

Bu soruları kendinize sorduğunuzda, içinizdeki çözülmemiş meseleler ile şu anki kıskançlığınızın arasındaki ilişkiyi anlayabilirsiniz. Kendinize karşı daha anlayışlı olabilir ve kendinizi güvensiz hissetmenize yol açan yargılara arkanızı dönebilirsiniz.

Ayrıca kıskançlıkla bir tepki vermeden önce, bu duyguyu anlayışla kabul edebilir ve kendinizi sakinleştirmek için bazı yollar keşfedebilirsiniz. Örneğin, bir yürüyüşe çıkabilir, bir süre için derin nefesler alabilir, spor vb. aktiviteleri tercih edebilirsiniz.

Kıskanç hislerle başa çıkmak için, belirli bir duygusal olgunluk seviyesinin gerekliliği bilinen ve önemle vurgulanması gereken bir şeydir. Eleştirici iç sese ve ürettiği bütün güvensizliklere meydan okumak ve kıskanç güdüsel tepkileri durdurabilmenin koşulu da duygusal olgunluğa sahip olmakla mümkündür. Kıskançlıkla nasıl başa çıkılabileceği ve bunun nasıl mümkün olabileceğini öğrenmek kendi içinizde ve ilişkilerinizde daha güvenli hale gelmenizi sağlayacaktır.

Menekşe Karaboğa

Menekşe Karaboğa, 2017 yılında Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık lisans eğitimini tamamlamasının hemen ardından Klinik Psikoloji tezli yüksek lisans eğitimine başlamış ve başarıyla tamamlamıştır. Y

YORUMLAR

YORUM YAZ!

Yorum Ekle