Rus İşgali mi? ABD Körüklemesi mi?

                                             Rus İşgali mi? ABD Körüklemesi mi?

                Tek amacı dağılmış ve yıkılmaya yüz tutmuş NATO’yu  kendi  himayesi  altında ve buyrukları doğrultusunda toplayarak, yeni dünya düzeninde güçlülüğünü  ve sömürü düzenini  sürdürme amacında olan ABD’nin kışkırtmasıyla, sürpriz olmayan  Rusya –Ukrayna savaşı  bugün (24.02.2020) Perşembe sabah saat 03:30 nihayet başladı.Neden sürpriz olmayan, neden ABD kışkırtması dediğimi  kısa zaman sonra anlayacağınızı umarım.Kurulduğu günden beri amaç ve gayretleri bu yönde olan ABD’yi artık iyi tanımamız gerekir.Yapısı ve fıtratı hep insanlığın mutsuzluğu  üzerinde,mutluluk kurmak olan Siyonist düşüncenin baş askeri ve jandarması olan ABD haksızdır demiyorum.Çünkü kendine yakışanı yapıyor.Çünkü kişi inandığı  gibi yaşar ve menfaatini gözetler.ABD’de bunu yapmaktadır.Rusya’nın da bundan az kalır yanı yoktur yani.

             Bu bölgede uzun zamandır yaklaşık (8) sekiz yıldır zaten savaş mevcut olup,mesela Kırım işgal altında olduğunu hatırlayalım.Bu kadar zamandır NATO ve ABD  neredeydi,neden hiç sesleri çıkmadı? Bu nasıl bir çifte standarttır. Soruyorum ? 

“ABD’nin yandaşı ve renkli vaatlere kanan politik ve uygulama düşüncesinde olan Ukrayna liderinin imdat-yetişin-bize yardım edin diye ses ilettiği noktaya bakınız” “Türkiye haricinde sanki kimseden çıkmıyacak gibi,bizi çok sevdiğini aklınıza getirmeyin lütfen.!!!!!

 “Ukrayna’yı NATO müttefiki  ilan ederek,yanınızdayız,sizi destekliyoruz kandırmacasıyla ve beklide kısa zamanda AB’ye alacağız” söylem ve yaklaşımıyla,alanını ve gözetleme noktalarını Rusya’nın burnunun dibine kurma hedefinde olan ABD’nin alan genişletme amacına bakınız.!!!! ABD'nin uzaktan gelen davul sesiyle halaya kalkan Ukrayna'nın getirilmek istendiği nokta şudur. 

“Ukrayna ABD tarafından savaşın içine sokulmuş, gözden çıkarılmış ve adeta Rusya’ya yem edilmiştir. Ukrayna lideri Zelenski  hesapsızlığının bedelini  halkına çektirtecek,ABD’nin tatlı vaatlerine kanarak geleceğini  tehlikeye atmış,güçsüzlüğünü Rusya’nın gücüyle karşı karşıya getirmekle büyük hatalar yaparak, milletinin kaderini Rusya’nın insafına bırakmış durumda.”Mesele bu kadar basittir.

             İşin özüne dönecek olursak;; ABD  amaçladığı gibi oyununu oynuyor.Alan genişletme hedefiyle Rusya’nın burnunun dibine kadar geleceğim diyecek,kışkırtma ve haklılık sendromlarıyla NATO’yu istediği gibi kullanacak fakat işin sonunda başlayan savaş ortamında sahaya inme ve asker gönderme cesaretini  göstermeyecek ve bna yanaşmayacaktır.Klasik kınama,kabadayı görüntüsüyle naralar atacak, Cılız ve pek etkisi olmayacak bazı yaptırımlar açıklamakla yetinecektir.Bu çok büyük bir yaman çelişkidir.ABD’nin çok açık olan bu duruşu iyi okunmalı ve bilinmelidir.

Özellikle Türkiye,bir taraftan ABD müttefiki ve NATO üyesi ,diğer taraftan hem Rusya ve hem de Ukrayna ile iyi düzeyde ekonomik ilişkileri olduğundan,durumu iyi okumalı ve gelecekte az zararla bu işten sıyrılma hesabını yapmalıdır.Nedendir desem? aslında sebebi çok açık olan şu nokta beni öyle bir rencide ve rahatsız ediyor ki,kanıma dokunuyor.Dünyanın bir ucunda birilerinin başı ağrısa biz ülke olarak karnımıza ve barsaklarımıza sancılar girmektedir.Sebebi aslında çok açıktır ve bundan kurtulmak için köklü çalışmalara bir türlü el atılmadığınıdan,ülke olarak bir çok alan ve düzeyde dışarıya bağımlı oluşumuz,öz yapımız ve sahibi olduğumuz üretim alanlarımızdan vazgeçmiş oluşumuzdandır. Tarım,hayvancılık, sanayi , üretim,teknoloji,stratejik konumumuz,sahip olduğumuz imkan ve geçmişimizden uzaklaşmakla vs.ler,bizleri bu kötü bağımlılıktan kurtaracak üretim ve istihdama dönmediğimiz müddetçe,daha bir çok organımıza kramplar girecektir.Bugün başlamış olan Rusya ve Ukrayna savaşında Türkiye’nin her iki ülke ile olan ilişkilerden kaynaklı  sergilediği pozisyon şimdilik doğrudur,söylem ve eylemlerini ölçülü yapmasında yarar vardır.Bir zaman sonra kaçınılmaz olacak olan bizdeki olumsuz etkilerini bilerek,bu savaşın bir an önce sonlandırılması gerektiği noktasında başta ABD ve NATO'yu uyararak,Arabuluculuk görevini üstlenmek için NATO’ya ve ABD’ye dayatma,Rusya’yı ikna etme ve ancak ben bunu başarabilirimi kabul ettirmesi lazımdır.Türkiye’nin arabuluculuk görevini Ukrayna isterken,Rusya ve Putin bunu istemediğini ve Türkiye’yi yetersiz bulduğunu hissediyorum.Putin bu arabuluculuk görevini Fransa veya Almanya’nın yapmasını  açık açık söylemese de bunu arzu etmektedir.Madem durum bu ise,Türkiye karşılaşabileceği zararların hesabını iyi bilmeli,en az zararla nasıl atlatırımın hesabıyla ve bu savaş durumunun devam etmesi durumunda,denizlere açılma talepleri gelecek olursa, Montrö Boğazlar Sözleşmesine uygun hareket etmelidir.Türkiye ne kadar NATO üyesi olsa da,elinde ve kontrolünde olan Boğazların kullanımını kendi menfaati doğrultusunda kullanmak zorundadır.Arabuluculuk veya başka alanda karşılaşabileceği durumlarda yanlış strateji uygulama durumundan kesin kez kaçınması gerekir.Türkiye Rusya’nın (Putin’in)istemesi ve ABD-NATO’nun onaylaması durumunda arabuluculuk görevini yapmalı  ve perspektifi   ona göre genişletmelidir.Çin’in Rusya’yı destekler tavırları ve bu savaşta yaptıklarını meşru görmesi göz ardı edilemez.

              Sonuç olarak bu savaşın başlaması ve bitmesi,  bir yönü Rusya’nın  özelde (Putin’in)kendi menfaatleri doğrultusunda olan talepleri (SSCB hayali)ile nasıl durdurulacağı birazcık meçhul gibi görünürken,diğer taraftan kışkırtıcı tavırlarıyla yeni dünya düzeninde daha güçlü bir yapıya sahip olma isteği olan ABD’dir. Konvansiyonel olmayan (Nükleer ve biyolojik silah kullanılmadan)bu savaşta Rusya’yı  ve Putin’i durduracak tek ülke ABD’dir.Çünkü Rusya’nın kendine göre haklı veya haksız bütün taleplerini en iyi bilen de ABD’dir.Lakin ABD her zaman ki gibi kendisi sahaya girmeden ve zarar görmeden birilerini öne atmak suretiyle  yem yapma  pozisyonunu sergilemiştir.İki kutuplu dünya için aralarında anlaşmaları  olan ABD ve Rusya’nın,dünya üzerinde bu anlaşmaya sadakatsizliklerinin sebebiyle bu ve benzeri savaşlar yaşanıyor ve yaşanmaya devam edecektir.Anlayacağımız NATO, ABD ve Avrupa ülkeleri’nin, Rusya ile olan ilişkilerinin nasıl olması gerektiğinin tam olarak belli olmaması,mevcut durumun tek sebebidir.Bir arada olurmuyuz,olmaz mıyız kararsızlıkları dünyayı acıların içine sokmaktadır.

           Ben diyorum ki, yutulacak lokma olduğu müddetçe yer yüzünde, bu iki kutuplu dünyayı hedefleyen ABD ve Rusya menfaatlerine uygun davranışları her daim devam edecektir.Şimdilik bu bölgede ABD körüklüyor ,Rusya yutuyor. Yarın başka bölgede Rusya kışkırtacak ABD yutacaktır.

Kalın sağlıcakla...

YORUMLAR

YORUM YAZ!

Yorum Ekle