Sabır Taşı - Atiq Rahimi Kitap özeti, konusu ve incelemesi

Sabır Taşı kimin eseri? Sabır Taşı kitabının yazarı kimdir? Sabır Taşı konusu ve anafikri nedir? Sabır Taşı kitabı ne anlatıyor? Sabır Taşı PDF indirme linki var mı? Sabır Taşı kitabının yazarı Atiq Rahimi kimdir? İşte Sabır Taşı kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

Kitap

Kitap Künyesi

Yazar: Atiq Rahimi

Çevirmen: Volkan Yalçıntoklu

Yayın Evi: Can Yayınları

İSBN: 9789750711534

Sayfa Sayısı: 104

Sabır Taşı Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Afganistan'da bir evde, basit bir döşek. Döşeğin üzerinde, gözleri açık ama bilinçsiz yatan bir erkek.

Erkeğin başucunda, dua edip tespih çekerek onunla ilgilenen karısı. Dışarıda, sürüp giden savaş.

Kocasının tepkisizliğini fırsat bilen kadının, o güne kadar hep bastırmak zorunda kaldığı kadınlık duygularını, üzüntüsünü, kaygısını, öfkesini ilk kez dışa vuruşu...

Kocasını, sonunda çatlamasını beklediği sabır taşına dönüştürmesi...

Atiq Rahimi'nin bu sarsıcı eseri, şiirselliği ve temposuyla, daha ilk satırlardan itibaren sarıp sarmalıyor okuru.

Kadınların insan yerine konmadığı, şiddetin sıradan bir olay gibi yaşandığı, savaşın artık kanıksandığı bir ülkeden yükselen isyan çığlığı.

(Tanıtım Bülteninden)

Sabır Taşı Alıntıları - Sözleri

  • Ne yazık ki ya da ne mutlu ki, yaşamda olsun, bir masalda olsun, herkesin mutluluğa ulaşması mümkün değildir . Birilerinin mut­luluğu diğerlerinin mutsuzluğuna neden olur. Acı olsa da böyledir..
  • ..."Evet, beden bizim açığa vuruluşumuzdur." Duruyor. "Bedenlerimiz, onların sırları, incinmeleri, acıları, hazları..."
  • Ah siz erkek­ler! Elinize silah geçtiğinde kadınlarınızı unutursunuz..
  • Her mutluluk iki mut­suzluk doğurur..
  • Her son mümkündür ama hangisinin iyi ve adil olduğunu bilmek ... İşte gizem oradadır .
  • ...Yaşadıkça doğru mu, yanlış mı olduğunu göreceksin. Yaşamın bunu sana öğretecek. Ama bulduğun son ne olursa olsun, bir daha kimseyle paylaşayım deme. Asla! Çünkü tüm sihirli masallarda olduğu gibi söyleyeceğin her şey başına gelebilir. Bu yüzden bulduğun sonu yalnızca kendine sakla!...
  • ... İşte gizem denen şey de bu, küçüğüm. Her son mümkündür ama hangisinin iyi ve adil olduğunu bilmek ... İşte gizem oradadır...
  • kadın olmak zorlaştıkça er­kek olmak da zorlaşıyor!.
  • "Günlerimi saatlere bölmüyorum artık, ne saatleri dakikalara ne de dakikaları saniyelere... Bir gün benim için doksan dokuz kere tespih çekmeye eşit"
  • ...Kızım, bu masalın mutlu 1sonla bitmesi için, tıpkı gerçek hayattaki gibi, 1kurban gerekir. Başka 1şekilde ifade edersek, 1inin felaketi. Şunu asla unutma: Her mutluluk iki mutsuzluk doğurur. ...Kızım ne yazık ki ..., yaşamda olsun, 1masalda olsun, herkesin mutluluğa ulaşması mümkün değildir. ~1ilerinin mutluluğu diğerlerinin mutsuzluğuna neden olur.~...
  • ...1eksiklik. duygusuna kapılıyordum. Evde değil, içimde... İçimde 1boşluk hissediyordum. O zaman, mutfakta ne varsa yemeye başlıyordum...
  • ...Bilgelerin sözleri doğruymuş: "Silahların zevkini tatmış 1ine asla güvenmemeli!"...
  • "... anılarım beklemediğim bir anda, beklemediğim bir yerde zihnime hücum eder... Ne yaparsam yapayım üstüme çullanırlar."
  • "Ama sen de şahitsin. Se­nin yanında, senin nefesinle, yalnızca senin için yaşadığımı biliyorsun!"
  • Onun gibi erkekler oruspulardan korkarlar. Neden biliyor musun? Sana anlatacağım seng-i saburum. Bir oruspuyu becerirken onun bedenine hakim olamazsınız. Ortada bir alışveriş vardır. Siz ona para verirsiniz, o da size haz. Ve sana şunu söyleyebilirim ki çoğunlukla oruspu size hakim olur. Aslında o sizi becerir. Yani bir oruspuyu becermek ırza geçmek değildir. Ama bir kızın bekaretini bozmak, bir kadının onurunu lekelemek! İşte sizin amentünüz.

Sabır Taşı İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Afganistan’da kadın olmanın ne demek olduğunu görsel ve yazılı basından az çok takip ediyoruz. “Sabır Taşı” da bu konu üzerine yazılmış onlarca kitaptan sadece bir tanesi ama benim en çok hoşuma gideni oldu diyebilirim. Bu hikâye sadece tek bir kadının değil, uzun yıllardır Afganistan’da Taliban rejiminin ağırlığı altında ezilen binlerce kadının sesi. Sırf bu yönüyle bile bence okumaya değer. İlginçtir ki bilinç akışı ve monolog anlatım tarzıyla yazılan kitap son derece sade ve anlaşılır. Bu anlatım tekniği bir kadının içindeki korkuyu, nefreti, kızgınlığı, pişmanlığı, en gizli sırları ya da cinsel arzuları ortaya çıkarmak için sanırım en uygun araç. Bu sayede yazar kurguladığı karakterleri derinlemesine okuyucuya aktarmayı başarıyor. Öncelikle kitaba da adını veren sabır taşı hakkında kısa bir ansiklopedik bilgi verelim. Pers mitolojisine göre sırlarını bu taşa anlatanlar dertlerinden kurtulur, bir iç huzura kavuşurlarmış. Taş da günün birinde içinde biriktirdiği keder ve üzüntüden dolayı patlarmış. Yalnız buradaki sabır taşı efsanelerde adı geçen o siyah taş değil; etten ve kemikten, ensesine bir kurşun yemiş, bitkisel hayata girmiş savaş gazisi bir kocadır. Afganistan’da herhangi bir yer. İsimler yok. Belki de yazar kasten isim vermiyor, anlattığı olayları Ayşe'nin, Fatma'nın zimmetine geçirmiyor. Anlatılanları genelleştirmek istiyor da olabilir. Bir kadın için susmaktan, zalim bir koca tarafından duygusal istismara uğramaktan, içindekileri dökememekten daha zor ne olabilir acaba? Aslında bu kitap bu soruya verilmiş bir cevaptır. Kadın yatalak eşine içindekileri döktükçe rahatlar; toplumsal, evlilik ve dini kuralların baskısından kendisini rahatlamış hisseder. Başlarda çok hafif tonda başlayan sitemler kitabın sonlarına doğru sertleşir ve acımasız bir hale gelir. Yağmalamalar, bombalar ve kurşunlar altında eşinin kendisini duyup duymadığına bile aldırmadan anlatmaya devam eden kadın, içindeki on yıllık nefreti ve kini döker. Aşk ve seks hakkında kendisini hiçbir zaman anlamayan bu adamdan nefret eder, ona şefkat ve saygı göstermez. Kitabın sonunda ortaya çıkan büyük itiraf ise sabır taşını çatlatacak kadar güçlüdür. Son olarak kitabın Fransa’da en saygın edebiyat ödülünü kazandığını hatırlatmadan da geçmeyelim. Sabırla okuyun… (N)

Bu nasıl bir romandı aklım dimağım şaştı da kaldı böylesi nefis bir anlatım , böylesi bir konu , böylesi ters köşe yatırıma çok nadir denk gelirim yazar aldığı ödülü dibine kadar hak etmiş demem o ki muhtemelen damağımda tadı kalacak kadar hem de layıkıyla etkileyici. Sahafta 5 TL denk geldiğim bu kitaba olur da denk gelirseniz gözardı etmemeniz dileğiyle. :)) DİP NOT : 2008 ~ GONCOURT ÖDÜLÜ (ibiaryu)

Sabır Taşı: Afganistandasınız. Ama çok da önemli değil nerede olduğunuz. Bir ev, bir döşek, döşekte bilinçsiz yatan bir erkek. Yanında dua okumak zorunda olan bir kadın. İsimleri yok. Gereksiz isimler. Sadece adam kahraman ama bununda bir önemi yok. Kadın sırlarını, yaşadıklarını, yaşayamadıklarını, bastırılmış duygularını anlatıyor yanıtsız bir adama. Adamı Seng-i Sabır a dönüştürecek. Bu gerekli kadın için. Bütün kadınların sözcüsü o, beynindeki uğultuları dindirmek için anlatıyor. Özgürlüğüne ulaşmak için, iki yüzlü ahlak anlayışlarını haykırmak için, kimin namuslu olduğunu söylemek için anlatıyor. Kendi yokoluşlarının hesabını sormak için, yalan dünyalarını yıkmak için. Elimde olsa herkese bu kitabı okuturdum. Şiirsel bir dil, o kadar az kelimeleyle bu kadar haykırışı bu kadar akıcı anlatan böyle bir roman uzun zamandır okumamıştım. Bir sahnedesiniz ve siz de bu kadınsınız Haykırdıkları tam da içinize dolanlar. Mutlaka ama mutlaka okuyun. Her bir satırı bir destan. İyi okumalar. (sel)

Sabır Taşı PDF indirme linki var mı?

Atiq Rahimi - Sabır Taşı kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Sabır Taşı PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Atiq Rahimi Kimdir?

Atik Rahimi (1962); günümüz Afgan sanatının en önemli temsilcilerinden biridir. Fransa'da sürdürdüğü roman, fotoğraf ve belgesel film çalışmalarıyla ülkesinde yaşananları dile getirmektir. Yirmi iki ülkede yayımlanan ilk romanı Toprak ve Küller'in (1999) ardından Düş ve Dehşet Evleri (2002) adlı romanı da coşkuyla karşılanan Rahimi, şu sıralar üçüncü romanına çalışmakta.

Atiq Rahimi Kitapları - Eserleri

  • Sabır Taşı
  • Kahrolsun Dostoyevski
  • Toprak ve Küller

Atiq Rahimi Alıntıları - Sözleri

  • "Ama sen de şahitsin. Se­nin yanında, senin nefesinle, yalnızca senin için yaşadığımı biliyorsun!" (Sabır Taşı)
  • Hoca bir gün eve pür neşe dönmüş. Karısı bu halinin sebebini sormuş. Hoca da, ‘Eşeğimi kaybettim’ diye yanıtlamış. Karısı da ‘ Buna mı seviniyorsun yani?’ deyince Hoca, ‘ Tabi ki,’ diye karşılık vermiş, ‘ İyi ki kaybolurken üzerinde değildim, yoksa ben de onunla birlikte kaybolacaktım!…’ Fıkra anlatmanın sırası değil, biliyorum. Ama hikâyen bana bunu hatırlattı. Siz eşek kaybolduğu için kaybolmuşsunuz. Şimdi de ölüme mahkûm edilmek istiyorsun, çünkü bunu sana eşek öğretmiş! (Kahrolsun Dostoyevski)
  • İşin aslı , hala doğru dürüst çalışan bir yerin varsa , o da dişlerin. (Toprak ve Küller)
  • Senin derdin gözyaşlarına dönüştü mü peki? Hayır , öyle olsa ağlardın. Hançer mi oldu? O da değil. Daha hiç kimseyi yaralamadın. Bomba mı oldu? Hala hayattasın. Kendi derdini tarif edemiyorsun : Henüz bir şekil almadı çünkü. Daha çok erken. Bir şekil almaya fırsat bulamadan dağılıp gidebilseydi , yol olabilseydi keşke... Yok olacak , orası kesin , evet... (Toprak ve Küller)
  • Gırtlağın düğümleniyor. Gözyaşları istila ediyor gözlerini. Hayır , gözyaşı değil bunlar , eriyen ve akan ıstırabın... Bırak aksın. (Toprak ve Küller)
  • - Biliyorsun baba , ıstırap ya erir ve gözlerden akıp gider , ya da bıçak gibi bir dil olup , ağzından fışkırır insanın veyahut içinde bir bombaya dönüşür , sonra günü gelir patlar bu bomba ve seni de patlatır... (Toprak ve Küller)
  • Savaş insanın onurunu kırar. (Kahrolsun Dostoyevski)
  • Açken,kimsenin günahı takacak hali olmaz! (Kahrolsun Dostoyevski)
  • Farkına varıyordu; haysiyetin ne gülünç bir erkeksi gurur ne de saçma bir kabile ahlakı olduğunu, haysiyetin sadece bir varlığın kendi güçsüzlüğünü kabullenen ve kabul ettiren iradesinde olduğunu. (Kahrolsun Dostoyevski)
  • Nasıl bir suç işledim ki bana böyle bir kaderi reva gördün , diye soruyorsun içinden. (Toprak ve Küller)
  • İhanet suçtan beterdir. (Kahrolsun Dostoyevski)
  • Kendi düşüncelerine dalmış o. Kendi düşünceleriyle kolkola. Yalnızlığının içine gömülmüş. Rahat bırak adamı. (Toprak ve Küller)
  • ' Yasımı tutun,intikamımı almayın ! ' (Kahrolsun Dostoyevski)
  • Ah siz erkek­ler! Elinize silah geçtiğinde kadınlarınızı unutursunuz.. (Sabır Taşı)
  • Ne yazık ki ya da ne mutlu ki, yaşamda olsun, bir masalda olsun, herkesin mutluluğa ulaşması mümkün değildir . Birilerinin mut­luluğu diğerlerinin mutsuzluğuna neden olur. Acı olsa da böyledir.. (Sabır Taşı)
  • Her son mümkündür ama hangisinin iyi ve adil olduğunu bilmek ... İşte gizem oradadır . (Sabır Taşı)
  • Büyük bir yüreği var hüznü kadar büyük. (Toprak ve Küller)
  • Onun gibi erkekler oruspulardan korkarlar. Neden biliyor musun? Sana anlatacağım seng-i saburum. Bir oruspuyu becerirken onun bedenine hakim olamazsınız. Ortada bir alışveriş vardır. Siz ona para verirsiniz, o da size haz. Ve sana şunu söyleyebilirim ki çoğunlukla oruspu size hakim olur. Aslında o sizi becerir. Yani bir oruspuyu becermek ırza geçmek değildir. Ama bir kızın bekaretini bozmak, bir kadının onurunu lekelemek! İşte sizin amentünüz. (Sabır Taşı)
  • "... anılarım beklemediğim bir anda, beklemediğim bir yerde zihnime hücum eder... Ne yaparsam yapayım üstüme çullanırlar." (Sabır Taşı)
  • Yaşamak için öldürmek tüm katliamların anafikridir… (Kahrolsun Dostoyevski)

YORUMLAR

YORUM YAZ!

Yorum Ekle