Havuz keyfi faciaya dönüşmesin!
Yaz aylarında yoğun kullanılan yüzme havuzlarında boğulma, elektrik çarpması, kayıp düşme ve havuz kimyasallarına bağlı riskler artıyor.
Uzmanlar, yüzme havuzlarında özellikle çocukların gözetimsiz bırakılmaması, elektrik tesisatlarının düzenli kontrol edilmesi, kaçak akım rölesi kullanılması ve havuz kimyasallarının bilinçli uygulanmasının hayati önem taşıdığını vurguluyor.
İş Sağlığı ve Güvenliği Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Rüştü Uçan ile İş Sağlığı ve Güvenliği Programı Öğr. Gör. Mustafa Cüneyt Gezen, havuz güvenliği ve havuz kimyasallarının doğru kullanımına ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.
Yüzme havuzlarının düzenli kontrolü önemli
Dr. Öğr. Üyesi Uçan, havaların ısınmasıyla birlikte insanların ıslak alan kullanım taleplerinin arttığını belirterek, artan kullanıcı ve kullanım sıklığı ile ıslak alanlarda düzenli bakım ve güvenlik önlemleri dikkate alınmadığı zaman insan sağlığı için tehdit oluşmasına neden olduğunu söyledi.
Özellikle ıslak alan kullanımında en çok tercih edilenlerin başında ‘yüzme havuzları’ geldiğini kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Rüştü Uçan, “Yüzme havuzları, düzenli kontrollerin, periyodik bakımlarının ve çevresinde güvenlik tedbirlerinin alınması gibi sorumlulukları da beraberinde getirmektedir. Yüzme havuzları ile ilgili asgari koşulların sağlanmasında birincil sorumluluk işletmecilerde olduğu gibi toplu yaşam alanlarına ait ortak yüzme havuzlarında ise site yönetimi sorumlu tutulmaktadır.” dedi.
Havuzda bu önlemlere dikkat!
Yüzme havuzlarındaki asgari gerekliliklere dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Rüştü Uçan, bunları şöyle sıraladı:
“Boğulmaların önüne geçebilmek için havuz derinliği 1,50 metre yükseklikten fazla olması durumunda cankurtaran bulundurulması gerekmektedir. Çocuk havuzları yüksekliği 50 cm’den fazla olmamalıdır. Eğer, uygun alan bulunmuyorsa derin havuzun bir köşesi çocuk havuzu olarak düzenlenmesiyle güvenli kullanım alanı yaratılabilir. Burada çocukların yanında aile büyüklerinden biri mutlaka bulunmalıdır. Herhangi bir boğulma riskine karşı can güvenliğini sağlamak için can simidi gibi kurtarma ekipmanları havuzunun yakınında hazır bulundurulmalıdır. Kurtarma ekipmanlarının yanı sıra ilk yardım çantası olası yaralanmalara karşı tüm gerekli malzemelerle donatılmış halde hazırda tutulmalıdır. Yüzme havuzu kenarında acil durumlarda kullanılmak üzere telefon bulundurulmalıdır.”
Havuz çevresi güvenli hale getirilmeli
Havuz çevresinde alınması gereken önlemlerin de son derece önemli olduğunu vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Rüştü Uçan, “Havuzların çevresi en az 120 cm yüksekliğinde güvenlik bariyerleri/korkuluklar oluşturulmalıdır. Böylece havuz diğer ortak kullanım alanlarından fark edilecek şekilde ayrıştırılmalıdır. Havuza giriş olarak belirtilen kapının kullanım saatleri dışında kilitlenebilir mekanizmada olması sağlanmalıdır. Havuz çevresinde herkes tarafından görülebilen, okunaklı ‘Havuz Kullanım Talimatları’ asılmalıdır. Özellikle açık alan havuzları, kullanılamadığı veya havuzun boş olduğu durumlarda üzerleri güvenlik ağları ile örtülmelidir. Havuzlara düşme veya yaralanma durumlarının önüne geçilmelidir.”
Islak zemin ciddi kazalara davetiye çıkarabilir
Dr. Öğr. Üyesi Rüştü Uçan, ıslak zeminlerin neden olabileceği kayıp düşmelerin ciddi sorunlara yol açabileceğini vurgulayarak “Bu nedenle, havuz ve çevresinde olası tehlikelere karşı bilgilendirme levhaları mutlaka asılmalıdır. Havuzun çevresinde derinlik bilgi levhaları kullanıcıların görebileceği şekilde havuz kenarına en az 4 yönde yazılmalıdır ve dalışın yasak olduğunu belirten güvenlik işaretlerinden faydalanılmalıdır. Yüzme havuzu çevresindeki yürüme alanı, duş yeri ve çevresinin zemini düzgün ve kaymaya yol açmayan malzemeden yapılmalıdır. Boşaltma mazgalı mutlaka kapalı durumlarda bulunmalıdır. Özellikle konut havuzlarında tahliye boruları yuvarlak kapaklarla kapatılmalı, kapaklarda ve çatlak veya eksik vida olmamalıdır.” uyarısında bulundu.
Elektrik tesisatı ve havuz aydınlatmaları düzenli kontrol edilmeli
Havuz malzemesinin izolasyonunun da mutlaka yapılması gerektiğini vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Rüştü Uçan, elektrik tesisatının mevzuata uygunluğunun her yıl yetkili firmalar veya Elektrik Mühendisleri Odası tarafından düzenli olarak yapılmasını, işletmeci veya site yönetimi tarafından takip edilmesi gerektiğini söyledi.
Dr. Öğr. Üyesi Rüştü Uçan, “Havuz içinde veya çevresindeki elektrik akımının 50 Voltun altında tehlikesiz gerilim olarak nitelendirilen koşulu sağlamasına mutlaka dikkat edilmelidir. Havuzlarda 12 volt (AC) aydınlatma ve temizlik robotları kullanılmalıdır. Havuz içi temizliğinde kullanılan filtre sistemlerinin vakum oluşturmayacak şekilde uygulanması ve suyun temizlenmesi için havuzda yer alan filtre kapaklarının (kırık, çatlak veya boşluklu olmaması) uygunluğu düzenli olarak kontrol edilmelidir. Süs havuzları veya şişme çocuk havuzlarında hiçbir şekilde 3 metre etrafında elektrik olmamalıdır. Özelikle süs havuzlarında ışıklandırma 12 volt (A.C) olmalıdır. Kaçak akım rölesi mutlaka olması gereklidir.” diye konuştu.
Havuz kimyasalları rastgele kullanılmamalı
İş Sağlığı ve Güvenliği Programı Öğr. Gör. Mustafa Cüneyt Gezen ise havuz suyunun temizliği için kullanılan kimyasalların yanlış kullanımının da ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini ifade ederek, “Havuz kimyasalları depolama, elleçleme ve dozajlama sırasında en kritik nokta; kimyasalları asla birbiriyle karıştırmamak, serin–kuru ortamda saklamak ve dozaj sonrası en az 30 dakika beklemeden havuza girmemek gerekir. Sudan çıktıktan sonra mutlaka temiz suyla duş almak tavsiye edilir.” dedi.
Nemden ve güneş ışığından uzak, havalandırmalı, serin ve kuru bir depo seçilmesi gerektiğine işaret eden Gezen, “Asit ve kloru aynı rafta veya dolapta bulundurmak ciddi tepkime riskine neden olur. Kimyasallar başka bir kaba aktarılmamalı; orijinal kaplarda etiket ve kapak korunmalıdır. Dökülme durumunda zemine yayılmayı ve karışmayı önlemek amacıyla ambalajların altında sızıntı havuzları bulundurulmalıdır. Kimyasallar, çocukların ve izinsiz kişilerin erişimini önlemek için kilitli depolarda saklanmalıdır.” diye konuştu.
Koruyucu ekipman kullanılmalı
Kimyasallarla çalışırken mutlaka eldiven, koruyucu gözlük ve maske kullanılması gerektiğini ifade eden Gezen, “Uygun eldiven, koruyucu gözlük ve maske kullanılmalı. Özellikle klor ürünlerinin ambalajını açarken toksik buhar solunması riski vardır. Taşıma, depolama ve kullanım sırasında kimyasalların suyla teması önlenmelidir (özellikle klor ürünleri). Klor ürünleri tablet veya granül formda, difüzör veya çözelti halinde uygulanmalı. Yoğun kullanım veya yağmur sonrası, tercihen akşam saatlerinde şok klorlama yapılmalıdır.” ifadesinde bulundu.
Havuza girmek için en az 30 dakika beklenmeli
Havuz suyunun pH değerinin 7,2-7,6 aralığında tutulmasının önemine değinen Gezen, “Normal dozaj klorlama sonrasında suya girmek için en az 30 dakika beklenmeli. Şok klorlama sonrasında genellikle 8–12 saat beklenmesi önerilir; suyun pH ve klor değerleri test kitleriyle ölçülmeden önce suya girilmemeli. Gözlerin havuz kimyasallarından etkilenmemesi için, yüzücü gözlüğü kullanılması önerilir. Havuzdan çıktıktan sonra, ciltte ve gözde tahrişi önlemek ve kimyasal kalıntıyı uzaklaştırmak için temiz suyla duş alınması önerilir. Kimyasal kalıntılar özellikle çocukların hassas ciltleri üzerinde daha hızlı bir etki yapar.” şeklinde sözlerini tamamladı.
İLKHA