TÜVTÜRK

Astım ve Alerjisi Olanlar Bu Listeye Bakmadan Dışarı Çıkmasın

Bahara geçişte nefes darlığı ve öksürük nöbetlerine dikkat! Prof. Dr. Ferah Ece, kronik solunum yolu hastaları için mevsim geçişlerinin "en riskli dönem" olduğunu vurguladı. İşte uzmanından alerjik bünyeleri ve astım hastalarını rahatlatacak altın değerinde tavsiyeler...

  • 06.04.2026 14:34
Astım ve Alerjisi Olanlar Bu Listeye Bakmadan Dışarı Çıkmasın

Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ferah Ece, ’’Mevsimsel alerji genellikle üst solunum yollarında başlayarak alt solunum yollarına ilerleyebiliyor ve astım ataklarına neden olabiliyor. Mevsimsel alerjilerin yaklaşık yüzde 30’unun astıma dönüşebilmesi, erken tanı ve doğru önlemlerin önemini ortaya koyuyor’’ dedi.

 

Mevsim geçişlerinde yaşanan ani ısı değişimleri, bağışıklık sistemini zorlayarak hastalıklara davetiye çıkarıyor. Özellikle ilkbahar ve sonbahar aylarında artan polen yoğunluğu, alerjik hastalıkların görülme sıklığını artırıyor. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ferah Ece, bu dönemde özellikle alerjik bünyeye sahip bireyler ve astım hastaları için düzenli tedavinin hayati önem taşıdığına dikkat çekiyor.

 

"İyiyim diyerek ilaç bırakılmamalı"

Prof. Dr. Ferah Ece, "Alerjik bünyelilerin ve astım hastalarının özellikle bu dönemde ilaçlarını düzenli kullanmaları çok önemli. ‘İyiyim’ diyerek ilaç kullanımını asla kesmemeliler" diyerek hastaların tedaviye devam etmesi gerektiğini vurguladı.

 

’’Alerjenler vücuda farklı yollarla giriyor’’

Prof. Dr. Ece sözlerine şöyle devam etti: ’’Alerjenler; solunum yoluyla, besin ve ilaçlar aracılığıyla, deri teması ya da enjeksiyon yoluyla vücuda girebiliyor. Bu durum vücudun farklı bölgelerinde çeşitli reaksiyonlara yol açabiliyor. Alerjik reaksiyonlar; deride ürtiker, gözlerde kızarıklık, burunda kaşıntı ve akıntı, solunum zorluğu ve öksürük gibi belirtilerle kendini gösterebiliyor. Mevsimsel alerji genellikle üst solunum yollarında başlayarak alt solunum yollarına ilerleyebiliyor ve astım ataklarına neden olabiliyor. Mevsimsel alerjilerin yaklaşık yüzde 30’unun astıma dönüşebilmesi, erken tanı ve doğru önlemlerin önemini ortaya koyuyor.’’

 

’’Alerjenlerden korunmak hastalığın seyrini belirliyor’’

 

Alerjiyi tetikleyen başlıca etkenleri açıklayan Prof. Dr. Ece, ’’Alerjiyi tetikleyen başlıca etkenler arasında; ağaç polenleri, ev tozu akarları, evcil hayvan tüyleri ve hamam böcekleri yer alıyor. Bu nedenle alerjen maruziyetini azaltmak, hastalığın kontrol altına alınmasında en temel yaklaşım olarak öne çıkıyor’’ dedi.

 

Ev tozu ve polene karşı alınabilecek önlemler

 

Prof. Dr. Ece, ev tozu ve polene karşı alınabilecek önlemleri şöyle sıraladı:

’’Yatak odasında toz tutan halı, peluş ve dekoratif eşyalar bulundurulmamalı

Çarşaf, nevresim ve yastık kılıfları haftada en az bir kez 60 derecede yıkanmalı

Ağır perdeler yerine yıkanabilir, hafif perdeler tercih edilmeli

Evcil hayvanlar yatak odasına alınmamalı

Ortam nemi kontrol altında tutulmalı

Klima ve hava filtreleri düzenli temizlenmeli

Polen yoğunluğunun yüksek olduğu sabah saatlerinde dışarı çıkılmamalı

Çimen polenine alerjisi olanlar çim biçiminden uzak durmalı

Giysiler polen mevsiminde açık havada kurutulmamalı

Polen filtreli araçlar tercih edilmeli ve filtre bakımları ihmal edilmemeli

Eve gelindiğinde kıyafetler değiştirilmeli ve duş alınmalı’’

Erken önlem, sağlıklı bir yaşamın anahtarı

Mevsim geçişlerinde alınacak basit önlemler ve düzenli tedavi, alerjik hastalıkların kontrol altına alınmasında büyük rol oynuyor. Uzmanlar, özellikle risk grubundaki bireylerin bu dönemde daha dikkatli olması gerektiğini vurguluyor.

İHA

Editör: Gülten Akgül

Yorum Yaz