Şehirlerin Yeni Valileri Yeni Heyecanlar Üretir

KÖŞE YAZISI
PAYLAŞ:

      Bir zamanlar genç bir lider; derdini anlatmak için kasaba kasaba, köy köy dolaşırken, köyün yaşlılarından biri: “İyi hoş anlatıyorsun da delikanlı! Tüm bunları sen mi yapacaksın?  Bir çiçek ile bahar olur mu evladım! Demiş.” Düşünerek ve tefekkür ile hakikati elden bırakmadan  merasını anlatan lider, yaşlı amcaya: “Evetbir çiçek ile bahar olmaz. Ama her bahar bir çiçek ile başlar.” Diyerek tarihi bir cevap vermiştir.

        Yine insani ve kitabi eğitimi dert edenler; uzun soluklu yollara çıkarken hep yalnızlardı.  Bazen tek başına düşünürler, bazen tenha yerlerde derinliğe dalarlar ve bazen de kutsi bir icap ile dost ve sorumluluk sahipleriyle istişarede bulunurlardı.“Bir insan, bir deryadır. Bir toplum renga renk bir dünyadır” Desturu ile işe başlarlardı. İşte onlar bu günün dünyasında, kentin yönetsel alanın her aşamasında başarılı çalışmalara imza atmışlardır.

         Sosyal problemlere çözüm bulmak, insan eğitiminin safalarını düzenlemek ve istenen düzeye getirmek, kentte dair birikmiş problemleri bir el çırpma ile çözülemeyeceği ve çözülmüyorsa bunu bir şahsa, bir faktöre bağlanamayacağını biliriz elbette! Gelenin elinde sihirli değneklerin olmadığını, her akıl sahibinin akıl edebileceğini de biliyorum, lakin toplumların şehirleşme problemlerini, kurumların, mahallelerin, beldelilerin idari ve yönetsel sıkıntılarının uzun ve kapsayıcı planlarla ve bu planları uygulayacak kalıcı ve istikrarlı bir yönetici grubu; karşılıksız fedakârlık sistematiği ile ve başlarında vizyonel bir liderin yol göstericiliği ile olacağı aşikârdır.

***

         Yıllardır Mardin’i modern bir kent havasına büründürtme çabalarına şahit olmuyor değiliz, Tüm badirelere rağmen Mardin hala “şehir olma” iddiasından vazgeçmemiş ve bu vasfında ısrar ettiğini de biliyoruz. Çünkü şehre hala mezarlarımızın kenarından veya içinden çıkıyoruz. Mezarlar bize hayat ve ölümün iç içe olduğunu, şehrin ve canlı hayatın sonunda ölüm olduğunu sürekli hatırlatır. Oysa modern kentler mezarları kovar, ölümü hatırlamaz, hatırlamadığı ölümü de öldürdüğüne inanır.

        Bunun içindir ki kente gelen her yeni insanın  Alev Alatlı şehirlerin imarı, hak ve haklı olmak ile ilgili söylediklerinden haberdar olmalı diye düşünüyorum:“Her yasal olan Hak, helal Hak değildir - As olan helalleşmektir” der ve şehirlerin imarını tasarlayanlara bir iki lafı da şöyle sıralamaktadır. “İmar ruhsatı olan/alan bir müteahhit, şehrin ufkuna tecavüz ederken, yasal olarak suçsuzdur; ama yaptığı iş, helal iş değildir.”Alatlı: İnsani kaygılarla dertlenmeyi ve şehirleşmenin mantalitesine ayar getirmeyi dile getirirken; “Kadim değerlerle rabıtası zedelenen özgürlüklerin; şerden yana bükülmelerini önlemenin yollarını bulmak zorundayız. Yasaların tanıdığı haklardan insanlık veya Allah adına feragat etmenin garipsenmeyeceği yeni bir düzen ve yeni bir dünya oluşturmak zorundayız.” Diyor… Bize düşen şey; şehirlerimize hile yapmadan; herkesin şehre ve şehrin insanlarına karşı dürüstlük abidesine bürünerek; şeffaflığı  aralama meselesine olan inançlarımızı kavileştirmektir.

       Bu minvalde  şunu iyi biliyoruz ki kurumlara yeni gelen insanlar; yepyeni heyecanlar oluşturur. Tek kişi bile olsa, iz bırakır. Heyecanlarına inanan arkadaşları varsa; yaşadığı topluma hareket getirir. Bıkkınlıklara meydan vermez, bıkanlara kulak asmaz. Umut verir, umutlulara saygı besler. Yol gösterir, yolu tıkayanlara başka yollar gösterir. Bir kurumu kilitlemez,  yetki karmaşaşına müsaade etmez. Herkese yapacağını iyi anlatır, yapamayanı dinlendirir. İncitmeden başka alternatiflere sürükler. Giderken de mazide iz bırakır, rahmet ve minnet ile yad edilir, hatta uzun yıllar kenttin gönlünde taht kurar, hep güzel kararları ile bıraktığı eserler; nesilden nesile aktarılır, gençler çocuklarına, dedeler torunlarına anlatır tüm bu hayır ile yad eden işleri… Hatta ismen ve ünvanen adını söyler…

           Bu vesile ile yeni Valimize birbirinin güneşine bile engel olmayan bir geleneğin duyarlı ve zarif nesillerin yaşadığı Abbarralar şehrine, dillerin, dinlerin ve renklerin kentine, Mir’lerin, Beg’lerin, Seyda ve Medreselerin, Aşirlerin, ağa ve kadim kentin Kuzey Mezopotamyalı garip insanların yaşadığı Mardin’e hoş geldin diyor; genelden şehrimize ve özel de ise şehrin her ferdine yeni soluk ve yeni heyecanlar getirmesini umut ediyorum…

          Allah Yar ve yardımcısı olsun…!

           Vesselam herkese…

 

Tekin Oruç

2008 yılından beri Mardin’in yerel gazete, dergi ve sitelerinde yerel gündeme, eğitim, sosyal yaşam ve bazen de edebiyatta dair yazılar yazdım.Mardin de çeşitli sivil toplum kuruluşlarında yönetim kur

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle