Sesin Efendisi Itri Mucizem - Mine Sultan Ünver Kitap özeti, konusu ve incelemesi

Sesin Efendisi Itri Mucizem kimin eseri? Sesin Efendisi Itri Mucizem kitabının yazarı kimdir? Sesin Efendisi Itri Mucizem konusu ve anafikri nedir? Sesin Efendisi Itri Mucizem kitabı ne anlatıyor? Sesin Efendisi Itri Mucizem PDF indirme linki var mı? Sesin Efendisi Itri Mucizem kitabının yazarı Mine Sultan Ünver kimdir? İşte Sesin Efendisi Itri Mucizem kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

Kitap

Kitap Künyesi

Yazar: Mine Sultan Ünver

Tasarımcı: Füsun T. Elmasoğlu

Yayın Evi: Mona

İSBN: 9786059709606

Sayfa Sayısı: 300

Sesin Efendisi Itri Mucizem Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

“Hayat zavallı ruhumu acılarla öptü ve benden karşılığında şarkılar istedi.” Buhurizade Mustafa Itrî, medresede musiki öğreten, naif, ağırbaşlı bir sanatkârdır. Edirnekapı’daki çiftliği, medreseye uzak olmasına rağmen, burada yaşamak istemesinin, bahçesinde yetiştirdiği çiçek ve meyveler olduğu sanılır. Oysa o meclislere kısa süre katlanabilir, tahammülsüzdür. Şöhreti giderek büyürken, Itrî müziğinden ve çok sevdiği İstanbul sokaklarından başka bir şey istemez. Ta ki aşk kapısını çalana kadar! İmparatorluğun pek çok yeri gibi, İstanbul’da karışıktır. Yeniçeriler halktan haraç keser, canlar alınır, haysiyetler satılır. Eski Kırım hanlarından Selim Girayhan, Osmanlı Sultanının davetiyle sürgünden kurtulup İstanbul’a yerleşmiş, Itrî’nin can yoldaşı olmuştur ancak söz konusu Osmanlı sarayı ise gizin içinde giz, oyunun içinde oyun vardır. Peki Itrî’nin kaderi bu muydu? Saray entrikaları içinde nereye sürükleniyordu? Bir kadını müziğinden daha çok sevebilecek miydi? Itrî’nin açmazı büyürken onu ne tamburu, ne de bahçesindeki kır çiçeklerinin kokusu avutabilirdi. Mine Sultan Ünver’in kaleminden, müziğin esaretinde ve özgürlüğünde bir arayış hikâyesi: Sesin Efendisi: Itrî.

(Tanıtım Bülteninden)

Sesin Efendisi Itri Mucizem Alıntıları - Sözleri

  • İnsanlar böyleydi. Birine yardım edilmesi emredildiğinde herkes kapı ve pencerelerini kapatıp yatağına girer ve yorganın altına saklanırdı. O ihtiyaç anları bitene kadar da bu zoraki körlük sürer giderdi. Fakat biri suçlanacak olsa, herkes sokağa dökülür ve ilk taşı da en günahkâr atar, diğerleri ise heyecanla onu takip ederek suçlunun esamesi yeryüzünden silinene kadar peşini bırakmazdı.
  • Demek ki bir insan gittiği yolda yalpalamıyorsa sınanmadığındandı. "Dünyadan geçtim" demek kolaydı. İş imtihan edildiğin vakit, dediğin gibi, inandığın, iddia ettiğin gibi davranabilmekteydi.
  • Unutmak lazım, ama her şeyi değil, diye mırıldandı. Hafızası kimliğidir kişinin...
  • İçinde yaşadığı karmakarışık dünyaya rağmen aydınlığı karanlığını boğan bir ruh için aslolan muhabbetti, gerekirse imrenmeydi, faydası olacaksa paylaşmaktı. Haset ruhlar kendi beden zindanlarında çürüsün, kendi tutuşturdukları ateşleri içinde yanıp dursundu.
  • "Cehennem sadece acı çektiğimiz yer değildir. Acı çektiğimizi kimsenin duymadığı yerdir."
  • "Gece toplanalım diye var, dökülüp kırılan yerlerimiz onarılsın diye..."
  • Hiçbir günah gizli kalmaz. Varsa günahın dostum, zamanı gelir seninki de âyân olur.. ve ben sadakatle bekleyenlerden, hainlerden olmaman için dua edenlerden olacağım...
  • “İnsanlar böyleydi. Birine yardım edilmesi emredildiğinde herkes kapı ve pencerelerini kapatıp yatağına girer ve yorganın altına saklanırdı. O ihtiyaç anları bitene kadar da bu zoraki körlük sürer giderdi. Fakat biri suçlanacak olsa, herkes sokağa dökülür ve ilk taşı da en günahkâr atar, diğerleri ise heyecanla onu takip ederek suçlunun esamesi yeryüzünden silinene kadar peşini bırakmazdı.”
  • "İnsan neden şair olur ki? Değil mi?" Bakışlarını yere çevirdi Mustafa, karanlığı sabrın son noktasında, eşikteydi. Dişleri arasından tısladı yine: "Sevilen şiirdir... Şiiri şairden alsan sıradan bir beşer kalır!"
  • Anlam ile müziğin harman olup bir ahenge bürünüşüydü hissettiği.
  • Gerçek şu ki, çoğu kişiden sır saklarız. Kendimizde sır saklamaya ise unutmak deriz.
  • Bahar yaza evrilmiş, çiçekler artık ham meyveye durmuş, börtü böceğin sesi gök kubbeyi sarmıştı. İhtiyarların kemikleri ısınmış, gençlerin yüreği coşmuş, çocuklar ele avuca sığmaz olmuştu.
  • Sen bir şeyler yapman gerektiğini düşünmeden, hayatın bir armağan gibi bağışlanmasını istiyorsun.
  • Ahval ve ahlak, seneler geçtikçe kötüye mi gidiyordu, yoksa insanoğlunun yarattığı düzen hep böyleydi de, Buhurizade Mustafa yaşı ilerledikçe çirkinlikleri daha mı perdesiz görebiliyordu, bilemiyordu. Tek bildiği, mümkün olduğunca insanlardan, onlardan teşekkül eden cemiyetten ve ilişkilerinden uzak durmanın ruhuna iyi geldiğiydi. Zira diğerlerinin önemsiz bulduğu bir durum bile, onun naif ruhunu alabora etmeye kâfiydi.
  • Toprağın yükü çöktü birden Itrî'ye. İnsanlık tarihi boyunca ne ağır yüklerin sahibi olmuştu toprak. Savaşları, ihaneti, aşkları, erenleri, gezginleri, hırlıyı, hırsızı, acıları, sevinçleri yüklenen toprağın aldanan insan karşısındaki yükü...

Sesin Efendisi Itri Mucizem İncelemesi - Şahsi Yorumlar

“Sesin Efendisi Itri Mucizem”yazarın “Nar-ı Aşk adlı kitabından sonra okuduğum ve yine aynı keyfi,tadı ve huzuru aldığım ,satırlarında kaybolduğum ,neredeyse her cümlesinin altını çizmek ve üstüne düşünmek istediğim bir kitap oldu .Özellikle tasavvuf üzerine olan bölümlerindeki derinlik çok etkileyici .Yazar ,tarihi kişilikleri o dönemin siyasi olaylarıyla ve kişileriyle mükemmel bir kurgu ile harmanlayarak ,sizi adeta o döneme götürüyor.Mine Sultan Ünver ‘in kaleminden,müziğin esaretinde ve özgürlüğünde bir arayış hikayesi :Sesin Efendisi :Itri... (G.Güven)

Türk Musikisinin dahi bestekârı Buhurizâde Mustafa Itrî Efendi,Mevlevi terbiyesi ile yetişmiş aynı zamanda neyzen , hanende,hattat ve şairdir. 1000'nin üzerinde bestesi olduğu tahmin edilmektedir ancak günümüze çok az sayıda bestesi ve şiiri ulaşabilmiştir.Bugüne ulaşabilen az sayıda eseriyle bile,ne kadar önemli bir bestekâr olduğunu ortaya koymuştur. Fakat ben bu kitabı okuyana kadar kendisini hiç tanımıyordum.Hatta 100 TL’lik banknotların arkasında fotoğrafının bulunduğunun bile farkında değildim.Bugün hâlâ coşkuyla söylenen salavat ve tekbir bestelerini yine kendisinin bestelemiş olduğundan da haberim yoktu. Hani bizlere sorarlar ya kitaplarda ne buluyorsunuz,bukadar çok kitabı nasıl okuyorsunuz diye ? işte bunun için,farkında olmadığımız her şeyi farketmek,öğrenmek,bilgi sahibi olmak için. Osmanlı ve islam musikisinin değerli bestecisinin simdi kim olduğunu,hayatını,eserlerini öğrenmiş oldum.Bundan büyük bir mutluluk yok benim için. Kitapta Aşk'a,sevgiye ve dostluğa çok güzel bir şekilde yer verilmiş. Hayran kaldım her kelimesinin altını çizerek,durup düşünürek okudum. Bir yanda Itrî efendi'nin esir pazarında görüp,sesine aşık olduğu gözleri görmeyen Fasıla... Diğer yanda Mevlana'nın Şems'e olan Aşk'ı gibi,Itri efendinin Kırım han'ı Selim Girayhan'a hissettiği Dostluk Aşk'ı... Muazzam bir eserdi Ne söylesem az kalacak.Tarih sevenler ve gerçek hayatlara ilgisi olanlar mutlaka okumalı (ebru cemre)

Yazarın okuduğum ilk kitabı, dili sade, Itri'nın sesi gibi etkileyici... Sevgiyi, dostluğu , aşkı anlatış tarzı çok hoş...Bir mevlevi şeyhi gibi konuyu ele alması açıklamaları gönül doyurucu. (Mehtap Akbudak)

Sesin Efendisi Itri Mucizem PDF indirme linki var mı?

Mine Sultan Ünver - Sesin Efendisi Itri Mucizem kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Sesin Efendisi Itri Mucizem PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Mine Sultan Ünver Kimdir?

1980 Çankırı doğumlu. Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde lisansını, aynı üniversitenin Geleneksel Türk El Sanatları bölümünde yüksek lisansını tamamladı. Minyatür, tezhip ve ebru gibi geleneksel sanatlar üzerine serbest sanatçılardan ve Kültür Bakanlığı atölyelerinden eğitim aldıktan sonra minyatür sanatçısı olarak yurtiçinde, ABD’nin birçok eyaletinde ve Avrupa’da toplam 10 sergi açtı. Minyatür dalında Türkiye çapında iki ödül kazandı. New York ve Washington şehirlerinde yaklaşık iki yıl yaşadıktan sonra Avrupa şehirlerinde kısa süreli ikamet etti.

Üniversite yıllarında başladığı iş hayatına devam etmekle birlikte çeşitli dergiler için edebiyat, sanat ve tarih alanında öne çıkan simalarla söyleşiler hazırlayıp düzenli olarak kültür-sanat ve gezi yazıları yazıyor.

Mine Sultan Ünver Kitapları - Eserleri

  • Nar-ı Aşk
  • Sultanın Rüyası
  • Hilalin İki Ucu
  • Yanağımda Soğuk Bir Buse
  • Sesin Efendisi Itri Mucizem
  • Tanzimatın Validesi Bezm-i Alem
  • Aşk Medeniyetinin Sevda Hikayeleri
  • Aşk-ı Muhammed
  • Meluncanlar-Osmanlı'dan Amerika'ya
  • Çürük
  • Sırlı Kalem

Mine Sultan Ünver Alıntıları - Sözleri

  • Garip bir yolun yolcusuyum ben şimdilerde, öyle divane... (Nar-ı Aşk)
  • "Osmanlilarin yardimi olmasa o yitik hazine toprak altında kalmaya mahkum olup unutulacaktı. " (Hilalin İki Ucu)
  • Sevda geçer yalan olur, sonra sonu sokar yılan olur. (Tanzimatın Validesi Bezm-i Alem)
  • Susmaktır aşk, sermayesiz kalmaktır.. (Nar-ı Aşk)
  • Kimi densizler, savaşa cesaret edip çarpışan kadın gördün mü hiç derler! Cins-i latifi böylelikle küçümserler. Oysa yeryüzünün neresinde olursa olsun, kadınlar değil midir erkeklerin sebep olduğu savaşlarda asıl acıyı çeken? Şan, şöhret ve zaferler, kimi zaman savaşma arzusunu saklamak için onur ve gurur kisvesine sığınan erkeklerin olsun! Acılar ise kadınlar ve çocukların... (Meluncanlar-Osmanlı'dan Amerika'ya)
  • "Söze en güzel manayı verip onu şiir yapandı aşk. Aşk ölümdü, can vermeydi, kurban olmaydı... Bir gizli hazineydi ve ancak Bir olanaydı aşk!" (Sultanın Rüyası)
  • Anlam ile müziğin harman olup bir ahenge bürünüşüydü hissettiği. (Sesin Efendisi Itri Mucizem)
  • "Klapleri evirip çeviren, kaderde söz sahibi bir Allah O "Kün ! emrini verdikten sonra imkânsızdan bahsedilir mi? " (Hilalin İki Ucu)
  • Çünkü farklı olmak yalnızlığı da beraberinde getiriyordu. (Yanağımda Soğuk Bir Buse)
  • Demek ki bir insan gittiği yolda yalpalamıyorsa sınanmadığındandı. "Dünyadan geçtim" demek kolaydı. İş imtihan edildiğin vakit, dediğin gibi, inandığın, iddia ettiğin gibi davranabilmekteydi. (Sesin Efendisi Itri Mucizem)
  • Zira aşk korkaklara haram! (Yanağımda Soğuk Bir Buse)
  • İnsan olmanın karşılığıdır acı çekmek. Acı insanın gölgesidir. Olgunlaştırır, sağlamlaştırır, bir yandan da çürütür. (Yanağımda Soğuk Bir Buse)
  • Okudukça gönlüm meftun olur, ruhum huzur bulur, derdimin şiddeti, kederimin vahameti asgarileşir.. (Nar-ı Aşk)
  • Felaket, açlık, yokluk, belirsizlik, korku sadece acıyı, feryadı, yoksulluğu, öfkeyi büyütmüyor; çocukların yaşını da büyütüyor. (Yanağımda Soğuk Bir Buse)
  • "Bizim sevdamız vatanımız, Devlet-i Âl-i Osman'dır" (Hilalin İki Ucu)
  • "İyi ile kötü arasındaki ezeli mücadele büyük ordular ile değil, her seferinde bir hayat, bir insan üzerinden verilir." (Çürük)
  • " Sırf ona birşeyler söyleyebilmek adına kitaplar okuyor, şiirler ezberliyordum. Ah birde ezberimdekiler cesaret edip ona okuyabilsem." (Hilalin İki Ucu)
  • "Savaş barışı getirir miydi? Ölümün, vahşetin gölgelediği bir aydınlık mümkün müydü, öldürerek bir gelecek kurmak ihtimali sahiden var mıydı? Allah her şeyi hepimize yetecek kadar yaratmışken paylaşamadığımız neydi?" Peki ya yeryüzünde nizamı, adaleti yaymak, mazlumları zalimlere karşı korumak için kimi zaman savaşmaktan başka bir çare var mıydı? (Sultanın Rüyası)
  • Olsun Aşk yolunda heder olmak ne büyük bir iltifat .. (Nar-ı Aşk)
  • “Derdi olan neylesin?” (Aşk Medeniyetinin Sevda Hikayeleri)

YORUMLAR

YORUM YAZ!

Yorum Ekle