Seyrek Yağmur - Barış Bıçakçı Kitap özeti, konusu ve incelemesi

Seyrek Yağmur kimin eseri? Seyrek Yağmur kitabının yazarı kimdir? Seyrek Yağmur konusu ve anafikri nedir? Seyrek Yağmur kitabı ne anlatıyor? Seyrek Yağmur PDF indirme linki var mı? Seyrek Yağmur kitabının yazarı Barış Bıçakçı kimdir? İşte Seyrek Yağmur kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

Kitap

Kitap Künyesi

Yazar: Barış Bıçakçı

Editör: Levent Cantek

Editör: Tanıl Bora

Yayın Evi: İletişim Yayıncılık

İSBN: 9789750518775

Sayfa Sayısı: 100

Seyrek Yağmur Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Bir pazar sabahı Rıfat günlerin aynı kaba damlamadığını fark etti. “Günler damlıyor ama aynı kaba değil,” dedi. Gökyüzüne baktı: Boştu. Hiç bulut yoktu, aslında hiçbir şey yoktu. Çağımızın çıplak güneşi her şeyi yok etmişti, enginliği, bulutları ve kuşları… Maviyi bile yok etmişti, sonra da sırasıyla diğer renkleri, bazı sesleri, kelimeleri ve anlamları. İnsan bu yoklukta yeni bir şey söyleyemez, olsa olsa kendini tekrar ederdi. Rıfat, zamanımızın bir kahramanı gibi, bir niteliksiz adam gibi, bir aylak adam, bir lüzumsuz adam gibi, bir “R.” gibi, geziyor hayatın içinde. Hayat, arada Rıfat’ın dükkânına da uğruyor. Rıfat, filmleri, kitapları, hayalleri, fikirleri, dertleri, mes’eleleri de geziyor. Ortaya sorulmuş soruları üzerine alınıyor, bazı. Neyin peşinde bu adam? Rıfat, bir hikâyenin içinde midir, anlamaya çalışıyor, insanın bir hikâyenin içinde olduğunu anlamasının yolunu arıyor… Seyrek yağmura şemsiye açılır mı?

Seyrek Yağmur Alıntıları - Sözleri

  • "Oysa Tanpınar diyor ki: 'Türkiye evlatlarına kendisinden başka bir şeyle meşgul olmak imkânını vermiyor.'"
  • "Biliyorum," diyordu, "Yine kitaplara gömüleceksin, sayfalarında ikimize rastlama ihtimalinin peşinden giderek deli gibi kitap okuyacaksın ve bu sana iyi gelecek. Senin iyi olduğunu bilmek bana yeter. Beni merak etme."
  • “Günler damlıyor ama aynı kaba değil,” dedi. Gökyüzüne baktı: Boştu. Hiç bulut yoktu, aslında hiçbir şey yoktu. Çağımızın çıplak güneşi her şeyi yok etmişti, enginliği, bulutları ve kuşları... Maviyi bile yok etmişti, sonra da sırasıyla diğer renkleri, bazı sesleri, kelimeleri ve anlamları. İnsan bu yoklukta yeni bir şey söyleyemez, olsa olsa kendini tekrar ederdi.
  • "Kederin zorunlu olmaktan çıkarılıp seçmeli hale getirilmesini istiyoruz."
  • "Her gün o kadar çok acıya tanık oluyoruz ki, ben de artık asgari ahlak sahibi pek çok insan gibi, mutluluk rolü için dublör kullanıyorum."
  • "Her ironi bir hayal kırıklığını gizler..."
  • "Yaşamadan ölebilirdim ama ölmeden yaşayamıyorum."
  • "Gerçek şu ki, ahlaktan önce sevgiyi bulmalı insan. Yoksa ikisi de yok olup gidiyor."
  • Ve son cümle: ''Hatırlıyor musun, bir ilişkiye girerken insanın ille de bir vaatte bulunması gerekiyorsa bu, çelişkisiz olacağım değil, kendim gibi olacağım vaadi olmalı, demiştin. Ben ne çelişkisiz olmak, ne de kendim gibi olmak istedim, ben senin olmak istedim Rıfat."
  • "Çünkü geçmiş bir insanı kuran değil, yıkan şeydir."
  • "Hayatın yalnızca yaşadıklarımız olmadığını, yaşamadıklarımızın, yaşayamadıklarımızın da hayatın kendisi olduğunu anlarsın.."
  • "Her gün o kadar çok acıya tanık oluyoruz ki, ben de artık asgari ahlak sahibi pek çok insan gibi, mutluluk rolü için dublör kullanıyorum."

Seyrek Yağmur İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Kitapçı Rıfat ve Anlam Arayışı: Öncelikle yalnızca yüz sayfalık bir kitap ve bir çırpıda okunuyor. Baş kahraman kitapçı Rıfat çok aşina olduğumuz içimizden biri gibi ve onun şahsında roman, sinema ve müzikten bir çok güzel ayrıntı ile süslenmiş akıcı bir eser. Hepimizin yaşadığı duygular ve olaylar içerisinde insanın kendini arayışı akılda kalıcı şekilde işlenmiş. Sıkılmadan okuyabileceğiniz güzel bir seçenek tavsiye ederim. (Girişimcilik Durağı)

O kadar tatlı, o kadar incelikli yazılmış ki... Kalbe dokunduğu küçük ayrıntıları sizi sıcacık yapıyor. Sürekli “ahh, kalbim!” diyerek tatlı bir duygusallıkla okudum. Öyle güzel sarıp sarmalıyor ki bir sonraki kısma çabuk geçmek ve kitabın biteceğini bildiğiniz de geçmemek arasında karar vermeniz gerekiyor. (gizem)

Seyrek Yağmur PDF indirme linki var mı?

Barış Bıçakçı - Seyrek Yağmur kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Seyrek Yağmur PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Barış Bıçakçı Kimdir?

Barış Bıçakçı 1966'da Adana'da doğdu. Hüseyin Kıyar ve Yavuz Sarıalioğlu ile birlikte, Ocak 1994 ve Ekim 1997 tarihlerinde iki şiir kitabı yayımladı. İlk romanı Herkes Herkesle Dostmuş Gibi (2000) yılında İletişim Yayınları tarafından yayımlandı. İletişim Yayınları'nca yayımlanan diğer kitapları: Veciz Sözler (2002), Aramızdaki En Kısa Mesafe (2003), Bizim Büyük Çaresizliğimiz (2004)

Barış Bıçakçı Kitapları - Eserleri

  • Bizim Büyük Çaresizliğimiz
  • Aramızdaki En Kısa Mesafe
  • Sinek Isırıklarının Müellifi
  • Bir Süre Yere Paralel Gittikten Sonra
  • Baharda Yine Geliriz
  • Herkes Herkesle Dostmuş Gibi
  • Veciz Sözler
  • Seyrek Yağmur
  • Kurbağalara İnanıyorum
  • Tarihi Kırıntılar
  • Şiirler
  • Hüseyin Kıyar, Yavuz Sarıalioğlu, Barış Bıçakçı
  • Doğum Lekesi Gibi Bir Gülümseme
  • Herkes Herkesle Dostmuş Gibi

Barış Bıçakçı Alıntıları - Sözleri

  • "Her söz bir uçurum, onunsa kanatları çok küçük, kayalarsa keskin, her düşüş, bir ölüm." (Hüseyin Kıyar, Yavuz Sarıalioğlu, Barış Bıçakçı)
  • Basit şeyler isteyince, basit şeylerden zevk almaya başlayınca, anlıyorum ki âşık olmuşum. (Bizim Büyük Çaresizliğimiz)
  • "Kendi içini göremeyen, orada ne rezil şeyler olduğunu bilmeyen, kendi içinden çıkamaz." (Baharda Yine Geliriz)
  • "Korku iyi bir harçtır." (Sinek Isırıklarının Müellifi)
  • "Hayat alıştığım ve nefret ettiğim akışını kazandı tekrar." (Bir Süre Yere Paralel Gittikten Sonra)
  • “Yazarın ömrü kahramanlarının ömrü kadardır.” (Doğum Lekesi Gibi Bir Gülümseme)
  • Hep aynı şeyi mi yaşıyoruz, durmadan aynı şeyi? (Veciz Sözler)
  • Hayat ne tuhaf! Bazı çatlakların içine insan davranışları sızıyor ve orada birikiyor. Sonra da kötü kokular yükseliyor hayatın çatlak yerlerinden, zayıf yerlerinden. (Herkes Herkesle Dostmuş Gibi)
  • Bir felsefeci ölü bulunduğunda akla gelecek ilk şüpheli elbette kafasındaki fikirlerdi. (Aramızdaki En Kısa Mesafe)
  • "Yere çakılana kadar kanatlarımın olduğuna inanacağım." Bu inanç yetiyordu ona. Zaten hayat da yere çakılana kadar yaşanan bir şeydi. (Herkes Herkesle Dostmuş Gibi)
  • "Her gün o kadar çok acıya tanık oluyoruz ki, ben de artık asgari ahlak sahibi pek çok insan gibi, mutluluk rolü için dublör kullanıyorum." (Seyrek Yağmur)
  • "Yaşlı ve cazibesini yitirmiş bir aktris olmaya karar verdim çünkü neysem o olarak kalamazdım.Kimse olduğu gibi kalamaz. Kendisine azıcık saygı duyan hiç kimse olduğu gibi kalamaz." (Doğum Lekesi Gibi Bir Gülümseme)
  • Hangi haberi okuduğumda normal hayatımı sürdürmeyi bırakacağım, diye düşündüm. Hangi haberi? (Bir Süre Yere Paralel Gittikten Sonra)
  • Hayatın içinde çok fazla insan, mekan ve zaman var. Bu çokluk "inanması zor" şeyleri de mümkün kılıyor. Düşünün, yerküre 4,6 milyar yıl yaşında. Bu kadar sürede her şey olur! Ama sanatın bu kadar süresi yok. Dolayısıyla hayatın devasa çemberi içinde dışarı taşmadan var olan bir şeyi sanatın "dar" çemberi içine aldığımızda ister istemez çemberi ihlal etme tehlikesiyle karşı karşıya kalırız. Sanattaki bir şeyin inandırı­cılığına hayattan kanıt bulmaya çalışmak bence nafile bir ça­ba. (Kurbağalara İnanıyorum)
  • Çünkü zamanla her şeyi sever insan, çünkü bir gün öleceğini anlar. (Herkes Herkesle Dostmuş Gibi)
  • ... çünkü hiçbir şey göründüğü, hatta yaşandığı gibi değil! Her şey hatırlandığı gibi. (Aramızdaki En Kısa Mesafe)
  • Böyle şeyler heyecanlandırırdı onu, yani mağdur olmak. (Herkes Herkesle Dostmuş Gibi)
  • "Yürüdüğüm bu yoldan benden önce sonbahar geçmiş, ardından da hiçbir mevsim gelmemiş." (Hüseyin Kıyar, Yavuz Sarıalioğlu, Barış Bıçakçı)
  • "Kısa kollu mutsuzluk elbisesiyle annem, durmadan, kaybeden bir kahraman, bağışlamayan bir tanrı sizinle aramızda." (Şiirler)
  • “Güzel bir kitap okumak ve ömrümün geri kalanını o kitabı okuduğum yerde geçirmek istiyorum,“ demişti o. Sonra da bana dönüp sormuştu: “İnsan güzel bir kitap okuduğu yerden nasıl ayrılabilir?“ (Baharda Yine Geliriz)

YORUMLAR

YORUM YAZ!

Yorum Ekle