Sığ Sularda Kaybolan - Samantha Young Kitap özeti, konusu ve incelemesi

Sığ Sularda Kaybolan kimin eseri? Sığ Sularda Kaybolan kitabının yazarı kimdir? Sığ Sularda Kaybolan konusu ve anafikri nedir? Sığ Sularda Kaybolan kitabı ne anlatıyor? Sığ Sularda Kaybolan PDF indirme linki var mı? Sığ Sularda Kaybolan kitabının yazarı Samantha Young kimdir? İşte Sığ Sularda Kaybolan kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

Kitap

Kitap Künyesi

Yazar: Samantha Young

Çevirmen: Barış Arman

Yayın Evi: Dex Yayınları

İSBN: 9786050937459

Sayfa Sayısı: 288

Sığ Sularda Kaybolan Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Derin Tutku’nun nefes nefese hikâyesi Sığ Sularda Kaybolan’la devam ediyor.

Büyük aşklar sığ sularda boğulabilir mi?

Charley, Edinburgh Üniversitesi’ndeki ikinci yılına bambaşka biri olmuş halde döner. Birkaç ay içinde yasadıkları yüzünden kendi hayallerinin pesine düşmek yerine, ailesinin isteklerini

gerçekleştirmeyi seçmistir.

Ya Jake’le olan ilişkisi? Uzun zamandır diri tutmaya çalıstıkları, bunun için türlü mücadeleye katlandıkları bu ask da başkalarının beklentilerine kurban mı gidecekti

Sığ Sularda Kaybolan Alıntıları - Sözleri

  • Korkularıma karşı koyamayınca ya da seninle olamayınca ya da olmam gereken kişi olamayınca ben kimim?
  • Sevdiğimiz insanlar da hayallerimizin parçası. Bazen hepsinin peşinden koşamıyorsun.
  • Genç yaşa. Yoğun yaşa. Derinden sev.
  • "Çocukken tüm mutluluğun annenle babana bağlı olur. Bir kucaklamalari,alnını öpüşleri,sırtlarına alıp gezdirmeleri ,kahkahaları, nazik sözleri, şefkatleri, sevgileri...kanayan dizinin acısını, sınıf arkadaşlarının alaylarını ya da çok sevdiğin evcil hayvaninin ölümünü unutturur."
  • "Annenizle babanızın size kendinizi yeniden küçük bir çocuk gibi hissettirmelerinin, bu kadar kolay olması inanılmaz."
  • Umursuyormuş gibi davranan erkekler tarafından aptal yerine konmaktan yoruldum.
  • Kaderi kontrol edemezsin. Herke­si kurtaramazsın.

Sığ Sularda Kaybolan İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Derin Sular'ı bitirdikten sonra hemen devam kitabı Sığ Sularda Kaybolan kitabını bekletmeden okudum. İlk kitapta finali öyle bitmeseydi diyerek eleştirmiştim ama bu kitabın hiç olmaması gerektiğini düşünüyorum. Yani, ikiye bölmek yerine tek kitapta anlatılacak konuları bölerek anlatmak tam olarak duygular okura geçmediğini düşünüyorum. Charley'e çok sinirliyim. Jake için saçma bir nedenden terk etti derken Charley daha da saçmalıyor. Affetmişsin bir kere hani, mırın kırın etmek yerine ailene de kendine de içinde Jake'i kabul etse miydin acaba? O ikisini ilk kitapla bırakmamak için ikinciyi bitirdim diyebilirim. Yine ikili zaman anlatımı var, bir takım olaylar oluyor ve bu sefer kalbi kırılan Jake iken bunun sorumlusu da Charley oluyor. Fakat bu sefer Jake, aşklarına sahip çıkarak Charley'nin elinden kayıp gitmesine izin vermemeye çalışıyor. Gönül isterdi ki daha fazla Beck ve Claudia çiftini, kızımızın ablası ile polis olan eniştesini, diğer sevdiğim karakterleri daha fazla okuyayım ama az olan sahneleri, havada kalan konuları ile onlara veda etmek zorunda kaldım. Bir yere kadar sevdiğim Charley&Jake çiftine ve onların etrafında dönen dram beni fazlasıyla sıktı. Kararsızlıklar, kendinden ya da duygusundan emin olamama durumu, aile meselesi, duygusal inişler ve çıkışlar derken biraz sıkıcı olabiliyor. Gidişatı değiştirecek onları bir arada tutacak bir neden, bir mutluluk kırıntısını görmek için bekledim. Son elbette ki mutluydu ama beni tatmin etmedi. *üzdü beni, çok üzdü.* Sevdiğin yazar dahi olsa yüksek beklenti ile başlamamak gerekiyormuş, bu seride onu görmüş oldum. Genel olarak, rahat okunan bir kitaptı. Jake ve Charley'nin hikayesi güzel bir sonuçla bitti. Yazarı bu seri ile okumayın derim ben, diğer kitapları çok daha iyiydi. (Nurhayat Turna)

Derin Tutku bittikten sonra araya başka kitap koymadan devam kitabını okumak istedim. İyi ki öyle yaptım, yoksa bir daha geri dönmezdim. Sanırım. Kitaba başlarken ‘ne oluyor ya?’ dedim kendi kendime. Anlayamadım çünkü kitabın sonunda ayrı değillerdi. Sığ Sularda Kaybolan’da Jake ve Charley yine ayrılmış. Bu sefer ayrılan Jake değil. Charley. İntikam gibi ama intikam değil. Ayrılma nedeni intikam alayım değil. Değil,değil,değil. Bahsetmek istediğim tek bir nokta var. O da Charley’in Jake’ten ayrılma nedeni. Ablası kazadan sonra komaya girdi. Komadayken Charley Tanrı’yla bir anlaşma yapıyor kendince. Uyansın, Jake’ten ayrılacağım. Onu bırakacağım diyor. Uncontrollably Fond diye bir dizi vardı. Bol entrikalı, bol ağlamalı. Çok sevdiğim bir diziydi. Dizi aynı bu şekilde başlıyor diyebilirim. Uyansın. Yeter ki uyansın. Ondan vazgeçeceğim tarzı bir şey. Diziyi hatırlattığı için biraz duygulandım. Ve saçma bulamadım. Böyle şeyler oluyor sonuçta. Diziden farklı olarak Charley Jake’e kavuştu. En sonunda. Seneler sonunda kavuştu. Ben bunun spoi olduğuna inanmıyorum. Yani okuyan herkes bilir ki sonunda kavuşacaklar.. Kavuşmamalarını tercih ederdim ama o benim tercihim. Güzel bir hikayeydi. Başka kitabı çıkarsa okumam. Bu hikaye benim için yeterliydi ve nokta koyuyorum. Claudia ve Beck’in hikayesini ayrıca işlemez umarım diyerek gidiyorum. (Aycan)

Serinin ikinci kitabı, ilk kitabın sonunda neden böyle oldu sorusunun cevabını veriyor. Yazarı çok sevsem de bence çok da gerekli olmayan bir kitaptı. Ruhun paraya kaybetmesi işte budur. Güzel satırları ticari kaygıya kurban veriyoruz. (Gül G.)

Sığ Sularda Kaybolan PDF indirme linki var mı?

Samantha Young - Sığ Sularda Kaybolan kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Sığ Sularda Kaybolan PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Samantha Young Kimdir?

Samantha, Stirlingshire, İskoçyalı USA Today ve New York Times Bestseller yazarıdır. Edinburgh University'deki ilk yılında antik ve ortaçağ tarihi, daha sonra ise klasik edebiyat dersi almıştır. Ve bunlar The Tale of Lunarmorte serisine fikir kaynağı olmuştur. Hatırlayamadığı kadar uzun süredir, aklınıza gelecek her türde yazmaktadır. 2011'de işi profesyonelliğe dökerek self-publishing yapmış, yani kendi kitaplarını kendi yayımlamaya başlamıştır.

Samantha, müzik ve kitapları sentez hâline getirmiş yazarlardandır. Ona en sevdiği yazarları ya da grupları sorduğunuzda size bir sürü isim sayacaktır. Hattâ saydığı o isimlere buradaki sitesinden ulaşabilirsiniz.

Yazarın tamı tamına 6 adet serisi vardır. Bunlardan The Tale of Lunarmorte ilk yazdığı serisi olup, 3 kitaptan oluşmaktadır. Diğerleri ise Kan Günlükleri/Warriors of Ankh, Fire Spirits, The Fade, Drip Drop Teardrop gibi fantastik ağırlıklı, genelde young adult/genç yetişkin gruba yönelik serilerdir. 2012'de yayımlanan On Dublin Street ise yetişkinlere yöneliktir.

Samantha Young Kitapları - Eserleri

  • Geçmişin Kanı
  • Kutsanmış Kan
  • Gölgelerin Kanı
  • Dublin Caddesi
  • Londra Caddesi
  • Derin Tutku
  • Sığ Sularda Kaybolan
  • Aramızdaki Uçurum
  • Jamaica Caddesi
  • Castle Hill
  • Moonlight on Nightingale Way
  • Until Fountain Bridge
  • Fall from India Place
  • Echoes of Scotland Street
  • Valentine
  • Fight or Flight
  • Much Ado About You
  • Hero

Samantha Young Alıntıları - Sözleri

  • Genç yaşa. Yoğun yaşa. Derinden sev. (Sığ Sularda Kaybolan)
  • "Bazen insanların yalnız kalması gerekir. Birisini ne kadar seversen sev, o sırada ihtiyaç duydukları şey sen olmayabilirsin." (Derin Tutku)
  • Hangisini daha çok sevdiğimi bilmiyorum… Çıplak seni mi, askılı bluzlu seni mi. (Dublin Caddesi)
  • "Âşık olmak berbat bir şeydi." ... "Aslında çoğu zaman lanet olasıca harika bir şeydi." (Gölgelerin Kanı)
  • "Oh Liv, sen iyi misin? Angus arkamdan sesleniyordu. Yakalandığım için yanaklarım kızarmıştı, yavaşça Angus'a doğru döndüm. "Sadece binanın duvarlarını test ediyordum. Hepsi de iyi durumda." Angus bir kaşını kaldırdı. "Peki ya ruh sağlığın." "Tam da onu kontrol etmek üzereydim." (Jamaica Caddesi)
  • "..Öfke, seni öfkelenmene sebep olan şeyden daha çok incitir.." (Gölgelerin Kanı)
  • "Hayat berbat..." (Kutsanmış Kan)
  • “Nereden gelirsen gel, insan kendi kaderini kendisi çizer.” (Aramızdaki Uçurum)
  • “‘Okul tiyatrosunda oynamayı neden seviyorum biliyor musun?’ ‘Neden?’ ‘Çünkü hiçbir yargılanma korkusu olmaksızın her türden insanın kimliğine bürünebiliyorum.’” (Aramızdaki Uçurum)
  • "Sevgiyle çevrelenmiştim ve bu sevimsiz, zorbaca, sahte bir sevgi değil, gerçek, samimi, -senin tüm eksiklerini ve alışkanlıklarını biliyorum ve hala seni seviyorum- türünden bir sevgiydi." (Jamaica Caddesi)
  • "Yalnızlığın ve hiç kimseye sahip olmamanın, hayatında seni önemsemesi gereken kişiler olduğu halde kendini yapayalnız hissetmek kadar kötü olması çok komikti." (Gölgelerin Kanı)
  • "..Bir insanı öldürmek mi yanlış? Yoksa kurallara uymamak mı?." (Kutsanmış Kan)
  • “Korkuyorum Finn.” “Neden korkuyorsun?” diye sordu nazikçe. “Değişimden.” “Her şey değişir India.” “Bunu biliyorum. Ama kendime dair sabit olduğunu sandığım şeyler vardı. Artık kim olduğumu bilmiyorum." (Aramızdaki Uçurum)
  • "Çocukken tüm mutluluğun annenle babana bağlı olur. Bir kucaklamalari,alnını öpüşleri,sırtlarına alıp gezdirmeleri ,kahkahaları, nazik sözleri, şefkatleri, sevgileri...kanayan dizinin acısını, sınıf arkadaşlarının alaylarını ya da çok sevdiğin evcil hayvaninin ölümünü unutturur." (Sığ Sularda Kaybolan)
  • “Ben Süperkızım, unuttun mu? Üzülmem.” (Derin Tutku)
  • "Tekrar edeyim. Söz konusu sensen... Paylaşmayı sevmem." (Dublin Caddesi)
  • Kelimelerin üstümüzde gücü vardır. (Aramızdaki Uçurum)
  • Neyin doğru olduğunu bilmek ama bunun doğru olduğunu hissedememek acı vericiydi. (Jamaica Caddesi)
  • "Etiketler nedir?" "İnsanların üzerine yazdıklarını ve bize yapıştırdıklarını düşündükleri hayali bir çıkartma. Onların senin kim olduğunu düşünmeleri önemli değil. Senin, kim olduğunu düşünmen önemli." (Jamaica Caddesi)
  • “İşim bitti çirkin kalbimle, Bu gece söküp atacağım onu içimden Ve yeniden başlayacağım.” (Gölgelerin Kanı)

YORUMLAR

YORUM YAZ!

Yorum Ekle