Siz Değil, Çocuğunuz Okula Başlıyor

Evinde kendini tek hakim olarak gören çocuklar artık aynı durumda olan akranları ile bir araya gelecek. Biraz düşününce bu durum çocuklar için adeta bir şampiyonlar ligi gibi değil mi?

Ne kadar da heyecan verici, hassas ve bir o kadar kırılgan bir durum. Neden mi öyle diyorum? Çünkü okula başlamayan bazı çocuklar mutluluk ve heyecan duyarken, bazıları da kendilerini bir baskı altında hissedebiliyor. Bu durum sadece çocukları değil, ebeveynleri de kapsayacak hassas bir süreçtir.

Bu süreç çocukların evde deneyimlemediği özellikleri kazanmasına katkı sağlasa da duygusal gelgitler yaşamasına sebep olabilir. Bu nedenle anne babaya da büyük görevler ve sorumluluklar düşmekte. Ebeveynler sıkı bir biçimde çocuklarından okul ile ilgili soruları almaya başlamışlardır. Aileler, okul ile ilgili soruları cevapsız bırakmamalı ve sabırla, özenle çocukların yaşadığı kaygıyı giderecek şekilde açıklamalılar. Okula yeni başlayan çocuk gibi ailesi de bazı kaygılar taşıyabilir. "Okula alışacak mı?" " Öğretmeni iyi midir?" " Sınıf arkadaşlarıyla anlaşacak mı?" gibi sorularla bu kaygısını bazen hal ve hareketlerle gösterir. Yanlışlardan birini de bu kaygısını çocuklara hissettirmekle yapar. Unutulmamalıdır ki kaygı bulaşıcıdır. Bu sebeple önce siz kaygı düzeyinizi makul seviyede tutmakla işe başlayabilirsiniz. Çocuğunuza okul ile ilgili bilgilendirmeler yapılmalı, sorulan soruları açıklayıcı ve özenle cevaplandırmalı sürece katkı sağlayacak moral, motivasyon ve cesareti vermelidir.

"Anne/baba/ öğretmenim karnım ağrıyor" cümlesini mutlaka duymuşsunuzdur. Belki de bu cümleyi bizzat siz de kurmuşsunuz. İşte bu cümle aslında çocuğun, "Öğretmenim/anne/baba ben kaygılıyım." diye sessizce haykırdığı stresin göstergesidir. Evinde güvende yaşayan çocuk artık ilk defa bu denli kalabalık bir ortamda uzun süre kalmaya başlayacak. Bu kaygıyı ortadan kaldırmak için masumane "Ben okulda olacağım", "Koridorda/bahçede seni beklerim." "Çıkışta ben seni almaya geleceğim" gibi cümleler kurup yerine getiremediğimiz her bir söz için çocuğun bırakın güvende hissettirmeyi aksine aldatmaktan öteye geçmez. Onları anlamak, onlara rahatlayıcı bir şekilde açıklama yapmak, sorulan her soruyu özenle dinleyip cevaplamak ve verilen her sözü yerine getirmek gerekiyor. Karmaşık ve zor olan bu süreci basit şekilde göğüs gerebilirsiniz.

Süreci tek taraflı düşünüp tek taraflı çözmeye çalışmayın. Sorunu asıl sorunu yaşayan çocuğunuzla hareket edip çözün. İtiraf edin renkli kırtasiye ürünleri sizlere de hala ilgi çekici geliyor, mutlu ediyor. Peki çocuğunuzla beraber ihtiyaç listesini alırsanız, çocuğu sürece katmada ilk adımı atarsınız. Bu şekilde çocuğunuza kendisini değerli hissettirmez misiniz? Okula yeni başlayan çocukların okul için yapacağı tüm hazırlıkları şevkini kırmadan değerli görüp özel zaman ayırmalı. Çocuğun sürece dahil edilmesi kendini değerli hissetmesini sağlar. Bu durumda okula karşı olumlu duygu geliştirmesini sağlamış olur.

Utulmamalıdır ki sosyalleşmeyi artık evin dışında yaşıtları ile beraber devam ettirecek çocuk için çok önemli bir süreç başlıyor. Olumsuz başlangıç belki okul hayatının mutsuz son ile sonuçlanmasına kadar etki edebilir. Ama bizler olumlu düşünüp bilinçli hareket ettiğimizde olumlu atmosferi yaratırız. Çocuk sürecin farkında değil ama aileler farkında. Ailelerin çocuklara sağlayacağı destek ile kaygıları ve korkuları yenmelerini sağlayacak.

Sonraki yazıda sıkça yapılan ve doğru bilinen yanlışlar üzerinde dilimin döndüğünce anlatmaya çalışacağım.

Serhat Güneş

Bir Öğretmen, Bir Ömür Öğrenci

YORUMLAR

YORUM YAZ!

Yorum Ekle