Siz Hiç Bir Manastırın, Kilisenin Önünde Dilenen Kimseler Gördünüz Mü?

Googleye “cami önünde dilenciler” yazın yığınla fotoğraflar çıkar ama "kilise/manastır önünde dilenciler" yazın neredeyse hiç çıkmaz… Çocukluğumdan beri kıldığım her cuma namazı çıkışında camilerin önünde mutlaka dilenciler olur, cumadan çıkan halktan yardım dilenirler… Bu durumdan kimse de rahatsız olmaz…
 
Rahatsız olan da ses çıkarmaz… Eğer her Cuma günü hutbe akabinde; “Allah’ın adaleti, iyiliği, yakına/muhtaca vermeyi emrettiğini ve kötülüğü, fahşayı, münkeri yasaklandığını” duyan Müslümanlar bu tablodan rahatsız olmuyor ve bunun gereğini yerine getirmiyorlarsa ya duymalarında, ya algılarında, ya vicdanlarında, ya da din anlayışlarında bir problem var demektir… Eğer dilenenler gerçek muhtaçlar ise biz gerçek dindarlar değiliz, yok dilenenler muhtaç değil de bir şebeke ise bu durumda biz münkere karşı görevimizi yerine getirmiyoruz demektir…
 
Allah aşkına devletin yardım kuruluşlarının olduğu ve STK’ların olduğu şehirlerde bu dilenci tablosu da neyin nesidir? Camilere yapılabilecek en büyük hakaret “cami önlerinde dilenmeye izin vermektir veya buna ses etmemektir…”
 
Her Cuma aynı nidayı duyan, aynı nasihati işiten bizler muhtaç olduğundan dolayı dilenen kişileri gerçek manada sahiplenmeli ve bir daha el açmalarına izin vermemeliyiz, aynı şekilde dilenmeyi meslek haline getiren ve insanların duygularını istismar eden “dilenme şebekelerini” de resmi yollarla engellemeliyiz…
 
Yardımlaşmanın ve dayanışmanın merkezi olan camiler dilenmeyi meslek haline getirenlerin merkezi haline gelmemelidir… Bu utanç veren konuya yetkililer mutlaka çözüm getirmelidir…

YORUMLAR

YORUM YAZ!

Yorum Ekle