Solmaz Zelyut Hünler kimdir? Solmaz Zelyut Hünler kitapları ve sözleri
Türk Akademisyen Solmaz Zelyut Hünler hayatı araştırılıyor. Peki Solmaz Zelyut Hünler kimdir? Solmaz Zelyut Hünler aslen nerelidir? Solmaz Zelyut Hünler ne zaman, nerede doğdu? Solmaz Zelyut Hünler hayatta mı? İşte Solmaz Zelyut Hünler hayatı...

Doğum Tarihi:
Doğum Yeri: null
Solmaz Zelyut Hünler kimdir?
Öğrenim
1995 Doktora / Ege Üniversitesi
1989 Yüksek Lisans / Ege Üniversitesi
1986 Lisans / Ege Üniversitesi
Akademik Pozisyonlar:
2012 Profesör / Ege Üniversitesi Felsefe Bölümü
2005 Doçent / Ege Üniversitesi Felsefe Bölümü
1996 Yardımcı Doçent / Ege Üniversitesi Felsefe Bölümü
1992 - 1995 Araştırma Görevlisi / Adnan Menderes Üni. Felsefe Bölümü
İdari ve Akademik Görevleri (2 adet)
- Kadın Çalışmaları abd. Başk., 2009-
- Sistematik Fel. ve Mantık abd başkanı, 1998-
Uzmanlık Alanları
- Felsefe (2090000)
- Felsefe Tarihi (2090100)
- Sistematik Felsefe ve Mantık (2090200)
- Siyaset ve Sosyal Bilimler (2170100)
- Siyasal Teoriler (2170101)
- Hukuk Felsefesi ve Sosyolojisi (2181400)
Yayınlar
İndekslerce Taranmayan Dergilerdeki Yayınları (6 adet)
- Solmaz Zelyut Hünler, “Sorumluluğun Ecdadı”, Felsefe Tartışmaları: A Turkish Journal of Philosophy, Sayı 33, (Philosopher’s Index), Boğaziçi Ün. Yay., İstanbul 2004, s. 37-68.
- Solmaz Zelyut Hünler, “Sunuş: Alasdair MacIntyre”, Ethik’in Kısa Tarihi, Paradigma yay., ISBN 975-7819-23-9, İstanbul 2001, s. I-XXIV
- Solmaz Zelyut Hünler, “Leo Strauss Hakkında Bir Giriş Girişimi”, Leo Strauss: Politika Felsefesi Nedir?, Paradigma yay., ISBN 975-96979-4-7, İstanbul Haziran 2000. s. 1-28
- 0, Solmaz Zelyut Hünler, “Milliyetçilik Hayreti”, Düşünen Siyaset, Temmuz 1999
- 0, . Solmaz Zelyut Hünler, “Cumhuriyetçiler Nerede?”, Birikim, Ekim 1998
- Solmaz Zelyut Hünler, “Adalet”, Felsefe Ansiklopedisi I, Ed. Ahmet Cevizci, Etik Yay., ISBN 975-8565-11-07, İstanbul Kasım 2003.
Solmaz Zelyut Hünler Kitapları - Eserleri
- Dört Adalı Hobbes-Locke-Berkeley-Hume
- Spinoza
- Didem Madak'ı Okumak
- İki Adalet Arasında
- Spinoza
Solmaz Zelyut Hünler Alıntıları - Sözleri
- Evet, doğa hem doğum hem ölüm verir, hem can verir hem can alır; bu anlamda hem iyi hem de kötüdür, ama doğrusu, o, ne iyi ne kötüdür; asıl olan, doğum ile ölüm arasındaki yaşamdır; ne öncesi ne de sonrası ve ne berisi ne ötesi, ama tam da burası ve sadece bu kadarı. Hobbes'un anlayışına bakılırsa, gerçekten oksimoronik bir ad olan Doğa Yasası emreder: Yaşa, yeter ki yaşa! (Dört Adalı Hobbes-Locke-Berkeley-Hume)
- Güzellik, algılanan nesnenin bir niteliğinden çok, onu algılayan da uyanan bir etkidir.. (Spinoza)
- "İnanma pencerelere bayım, geceleri hepsi ayna oluyor." (Didem Madak'ı Okumak)
- Spinoza'ya göre Tanrı, Doğa'dır veya Doğa, Tanrı'dır ve her şey Tanrı' da veya Doğa' dadır. O halde Tanrı, her şeydir. Ve her şey olan, aynı zamanda hiçbir şey değil midir? İşte bir diğer skandal da budur. Bu Tanrı, ne yaratır, ne yardım eder, ne ödüllendirir, ne cezalandırır. (Spinoza)
- Madak'ın şiirinde söz bir varoluş aracı ya da alanı olarak işlev görür. Öyle ki şair bir kez susarsa yeryüzünden silinip gidecekmiş korkusu içinde ve hezeyan halinde durmaksızın konuşur. Pek fazla kısa şiirinin bulunmamasının nedeni budur. (Didem Madak'ı Okumak)
- Deneme, Locke’u empirizmin kurucusu olarak okutan bir eserken İncelemeler onu liberalizmin kurucusu olarak okutur. Bu bağlamda Locke, teorik ve pratik ilgilerini, yaşamı içinde beraberce yürüten bir şahsiyet olarak karşımıza çıkar. (Dört Adalı Hobbes-Locke-Berkeley-Hume)
- Gelmiş geçmiş en büyük filozoflardan biri olan Benedict de Spinoza, 1632’de bir Yahudi cemaati içinde doğdu. (Spinoza)
- Yükleri ağırlaşsın diye iyice tabutumun içinde tepineceğim… (Didem Madak'ı Okumak)
- Didem Madak'ın şiirlerinde birey oluşa dair ipuçları, izlekler ya da estetik seçimler arandığında karşılaşılacak ilk nitelik; şairin kendisini dünyayı algılayan bir duyular aygıtı, şiirde konuşan ses olarak açıkça ortaya koymasıdır. Duyularıyla algıladıkları kendi hikâyesinin, kendi ruh hallerinin kaynaklık ettiği bir dilsel alanda son derece buluşsal ve oyuna dayalı çağrışımlara dönüşür. (Didem Madak'ı Okumak)
- "Karşılıksız Hayat" ve "Hatalı Teşbihler", Oğuz Atay'ın Tutunamayanlar adlı romanında sürekli “efendimiz" diye konuşan Olric karakterini, Tehlikeli Oyunlar'daki Hikmet Benol'un söylemini ve Atay'ın ironisini hatırlatmakla kalmaz, "Hatalı Teşbihler", Tehlikeli Oyunlar'dan bir alıntıyla başlar. Madak'ın Oğuz Atay'ın ironisinde şiir için diri ve gümrah olanaklar bulduğunu, Atay'ın romanlarındaki ironiyi devraldığını, İkinci Yeni şairlerinin şiire kazandırdığı dramatik monolog, anlatı, teatrallik gibi unsurlara Atay'ın ironisini eklediğini söylemekte bir sakınca yoktur. Bu iki şiirin Oğuz Atay romanlarıyla karşılıklı bir okuması yapıldığında özellikle Tutunamayanlar'a göndermeler de ortaya çıkacaktır. (Didem Madak'ı Okumak)
- Kısaca Hobbes, nedensellik nosyonunu, hareketli cisimle rin, harekette olan cisimlerin birbirleri üzerine etkilerini göz lemlemekten çıkarır. Hobbes’a göre, fizik dünyadan hareketi kaldırırsak, nedenselliği göremeyiz. Hobbes’un bu görüşünün neticesi, katı bir determinizm anlayışı olacaktır. Çünkü Hob- bes’ta bu nedensellik, fiziksel olanlarla sınırlı değildir. Bu ne densellik, psikolojik ve dinsel olanda da geçerlidir. Evet, Hob bes’a göre ruhsal, psişik faaliyetlerimizin nedeni, fiziksel, doğal hareketlerdir; davranışlarımızın nedenleri ise psişik/ruhsal/zi- hinsel olaylardır. Davranışlarımızın nedenleri olan bu zihin hareketlerini, zihinsel hareketleri, yani duygulan, arzuları, istekleri, korkuları vs. incelersek psikolojik olanda da neden selliğin geçerli olduğunu görürüz. Ancak bu alanda nedenselli ği gözlemlemek için bir yönteme gerek vardır. Bu da içe bakış (introspection) veya iç gözlem yöntemidir. Heyecanlarımızın gözlemlenmesi ve çözümlenmesi sonucunda psikolojik durum ve koşulları açıklayabiliriz. Evet, davranışlar ile onların neden leri olan ruhsal hâller arasındaki nedensel ilişki görüşü ile Hobbes, günümüzün behavioristlerinin, davranışçılarının müj decisi olur. (Dört Adalı Hobbes-Locke-Berkeley-Hume)
- Hobbes’un materyalizmini onun töz anlayışında daha açık görebiliriz. Hobbes’a göre töz, var olan demektir, maddî/ci- simsel olan demektir. Maddi/cisimsel olmayan ise var olmayan demektir. Bu yüzden, Hobbes’un düşüncesinde “maddî olma yan töz” ifadesi bir oksimorondur; yani tıpkı ‘yuvarlak dört gen’, ‘dinsiz rahip’, ‘bakire anne’, ‘sabit değişken’, ‘sanal gerçeklik’ vs. tamlamaları veya sözleri gibi anlamsız ve kendi kendisiyle çelişen, çatışan bir ifadedir. O hâlde, Hobbes Descartes’ın iki tözünden yalnızca birini töz olarak kabul eder: yayılımlı töz. Peki ya düşünen töz, yani ruh ne olacak? Hobbes’a göre, ruh ve beden birbirinden ayrı tözler değildirler; aynı doğada, yapıda olan şeylerdir ve ikisi de aynı doğa yasalarına uyarlar. Madde ve zihin veya tin homojendir ve aynı yasalara tâbidir. (Dört Adalı Hobbes-Locke-Berkeley-Hume)
- Eğer hünerli bir yönetici insanları belli ilkelerin doğuştan olduğuna ikna ederse, "insanları, kendi akıl ve yargılama yetilerini kullanmaktan alıkoyarak hiçbir sorgulama yapmadan inandırıp itimatlarını kazanır" ve "bu kör güven halinde, onları daha kolay yönetebilir." (Dört Adalı Hobbes-Locke-Berkeley-Hume)
- Annem Ki beyaz bir kadındır Ölüsünü şiirle yıkadım. Bir gölgeyi sevmek ne demektir bilmezsiniz siz bayım Öldüğü gece terliklerindeki izleri okşadım." (Didem Madak'ı Okumak)
- Hobbes, İnsan eylemlerini, davranışlarını motive eden sebepleri ortaya çıkarmayı ister: Her yerde, her zaman aynı olan nedenleri bilebilirsek, geleceğe egemen olabiliriz. Evet, Hobbes, vaktiyle sekreterliğini yaptığı Bacon’ın “bilmek egemen olmaktır” düstûrunu canı gönülden benimsemiştir. (Dört Adalı Hobbes-Locke-Berkeley-Hume)
- Bir zamanlar kendimi Bulunmaz Hint kumaşı sanmıştım. Kaç metredir benim yokluğum? Benden daha çok var sanmıştım. Benim yokluğumdan dünyaya Bir elbise çıkar sanmıştım. Dünyanın çıplaklığına bakmaya utanmadan Sonunda ben de alıştım. Ah... Dedim sonra, Ah! (Didem Madak'ı Okumak)
- “Kâinat geniş, kâinat derin, kâinat uçsuz bucaksız!” (Dört Adalı Hobbes-Locke-Berkeley-Hume)
- Analojinin kullanılması problemi çözmez, çünkü bir saat ile evren arasındaki analoji, kesin/emin değildir. Evrenin, rasyonel bir planlayıcının ürünü olmak yerine, bitkisel bir sürecin ürünü olarak niçin düşünmeyelim ki ? Hatta eğer evrenin nedeni zeka gibi bir şeyse, moral karakteristikler bu tür bir varlığa nasıl atfedilebilir? Dahası analojiler kullanılacaksa, hangi biri seçilmelidir? Evler ve gemiler, çoğunlukla bir plancılar grubu, dizayncılar grubu tarafından tasarlanır; o halde, pek çok Tanrının olduğunu mu söylemeliyiz? (Dört Adalı Hobbes-Locke-Berkeley-Hume)
- Hobbes için insanda 'irade özgürlüğü' diye bir şey söz konusu olamaz. Özü düşünmek olan bir gayrımaddi ruh anlayışı ve irade özgürlüğü gibi düşüncelerin kaynağı, insanların doğal olaylar hakkında yeterince bilimsel bilgiye sahip olmamalarıdır. (Dört Adalı Hobbes-Locke-Berkeley-Hume)
- "Ne zaman gizlenmeye niyetlensem kendimi İtrafını dibine vuruyordum" (Didem Madak'ı Okumak)