Son CHP'de Kağnı Sesleri

Son CHP ile HDP yönetimi Türkiye kamuoyuna da açık olmak kaydıyla, kafa kafaya verip PKK şiddetiyle araya nasıl bir mesafe konulması gerektiği noktada Türkiye demokrasisine yardımcı olabilir

KÖŞE YAZISI
PAYLAŞ:

Ana muhalefet partisi, cumhuriyetin kurucusu olan ‘Son CHP’de siyasi gerilimlerin olduğu tahmin edildi; tartışıldı hep. Millet İttifakının CHP üzerinden destekleyicisi olduğu tartışılan HDP’nin, PKK şiddetiyle arasına konması istenilen mesafeyi belirleme tavrından uzak durması ve bu noktada CHP’nin de, HDP ile arasına “mesafe” koymak istememesi deyim yerindeyse CHP’yi kaynayan kazan haline getirmişe benziyor.

Bu durumdan en çok rahatsız oldukları anlaşılan Son CHP içindeki Atatürkçü anlayışa sahip kesim ya da siyasi hat oldu. Bu noktada parti için için kaynamaya devam ederken, siyasi gerilimler somut hale gelmeye başladı. Önce kurum içinde sorunlara çözüm bulma arayışları, bazı milletvekillerinin girişimleri derken geçen hafta içinde üç milletvekilinin birden istifa etmesi çelişkinin ideolojik hatlar arasında olduğu, daha doğrusu yapısal olduğu açığa çıktı.

Bu çerçevede diyebiliriz ki, Son CHP içerisinden kağnı sesleri gür çıkmaya başladı. Kağnı çift öküz tarafından çekilen bir araba olarak Milli Mücadele döneminde cephe hatlarına bir kısım mühimmat ve erzakın taşınmasında rol oynamıştır. Bu anlamda Milli Mücadele’nin sembolü olması olan kağnı Anadolu ve Anadoluluğun özünün ortaya çıkarılmasında sembol olmuştur. Öbür taraftan kağnı, fedakarlık ve alın terinin adı olmuştur Anadolu’da.

Türk edebiyatında öykü ve şiirlere konu olmuş olan kağnıyı, ben Sivas’ta 1988-92 yıllarında arasında üniversite okurken Suşehri taraflarına misafirliğe giderken dağlık ve taşlık bir yolda görmüş, çok etkilenmiştim. Çıkardığı o heybetli ses (zikkkkkk, zikkkkkkkkkk) çok uzaklardan duyuluyordu. Bu ses adeta Anadolu köylüsünün feryadı ile eş değerdi.

Mustafa Kemal bu ortamda kurtuluş savaşına giden hazırlıkları Erzurum ve Sivas kongreleriyle somutlaştırır ve zirveye çıkarır milli çabaları. Bu çaba ve duyguları iyi bilen ve idrak eden Muharrem İnce “Memleket Hareketini” Sivas’ta, Mustafa Kemal’in öz cümlesiyle “Cumhuriyetin temelini burada attık”  dediği şehirde başlattı. Muharrem İnce ve ekibinin başlattığı hareket başarılı olur mu olmaz mı zaman gösterecek ama daha önce CHP’den Bülent Ecevit ekibi ayrılmış, DSP’yi kurmuştu. Bu DSP, siyasi konjonktürün de lehinde olması sebebiyle iktidara gelmişti. Yine aynı CHP’den ayrılan Emine Ülker Tarhan’ın kurmuş olduğu Anadolu Partisi adlı bir kurulmuş ancak 2015 milletvekili genel seçimlerinde yüzde 0.06'lık oy alan partide seçimler sonrasında başkanlık divanı istifa etti ve 12 Aralık 2015 tarihinde parti kendini feshetmek zorunda kalmıştı. Yani bu Son CHP’den sürekli bu türden kopmalar olmaktadır.  Bu kopmalar partiye inanılmaz zararlar vermektedir.

İşte bugün Son CHP’de yaşananlar Milli Mücadeledeki kağnı seslerini andırmaktadır.

Önümüzdeki Süreçte de Kopmalar Olabilir

Son CHP’nin bulunduğu duruma bakıldığı zaman önümüzdeki süreçte de partiden yeni ayrılmaların olacağı ön görülmektedir.

Son CHP’ye bakıldığı zaman partinin çözülmesi zor olan sorunlarla karşı karşıya. Bu sorunları belirtmeden önce mevcut yönetimimin bu sorunlara kalıcı çözüm bulmak yerine işi idare etme politikası güttüğü görülmektedir. En azından dışarıdan bakıldığı zaman bunu görebiliyoruz.

Peki nedir bu sorunlar? Kısaca ifade etmek gerekirse;

  1. CHP’nin HDP gibi nur topu sorunu vardır,
  2. CHP’nin cumhurbaşkanı adayını kendi içinden değil de dışarıda araması,

Bu iki sorun Son CHP’nin merkezinde kamuoyunun fazla göremediği politik kulvarlarda gerilimler yaratmaktadır. Fakat asıl gerilim hatları tabanda, yani parti seçmenleri arasında sıkıntı yaratmakta, bir adım ileriye gidersek seçmeninde umutsuzluğun oluşmasına yol açmaktadır.

Son CHP yönetimi, açık bir şekilde üreteceği politikalarla bu sorunların çözümünde bir güç haline gelebilir. Ülkenin, politik hatta daha da güç haline gelmiş, iktidarı hedeflemiş olan bir muhalefet partisine ihtiyacı vardır.

Açıkça söylemek gerekirse, Son CHP ile HDP yönetimi Türkiye kamuoyuna da açık olmak kaydıyla, kafa kafaya verip PKK şiddetiyle araya nasıl bir mesafe konulması gerektiği noktada Türkiye demokrasisine yardımcı olabilir. Öz cümle siyasal partiler, sırtlarını demokrasiye dayamalıdır. Hiç birinin yapısında marjinal siyasi anlayışlar yer almamalıdır. Bunu başarabilirlerse Türkiye’de demokrasinin gelişmesine katkı yapabilirler. Aksi olursa son tarihi fırsatı da kaçırırlar.

Saygıyla…

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle