Sultan 2. Kılıçarslan ve Aksaray - Ahmet Şimşirgil Kitap özeti, konusu ve incelemesi

Sultan 2. Kılıçarslan ve Aksaray kimin eseri? Sultan 2. Kılıçarslan ve Aksaray kitabının yazarı kimdir? Sultan 2. Kılıçarslan ve Aksaray konusu ve anafikri nedir? Sultan 2. Kılıçarslan ve Aksaray kitabı ne anlatıyor? Sultan 2. Kılıçarslan ve Aksaray PDF indirme linki var mı? Sultan 2. Kılıçarslan ve Aksaray kitabının yazarı Ahmet Şimşirgil kimdir? İşte Sultan 2. Kılıçarslan ve Aksaray kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

Kitap

Kitap Künyesi

Yazar: Ahmet Şimşirgil

Yayın Evi: IQ Kültür Sanat Yayıncılık

İSBN: 9789752554436

Sayfa Sayısı: 252

Sultan 2. Kılıçarslan ve Aksaray Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Onlar sadece fetihlerde bulunan, ülkeler alan ve savaşlar yapan sultanlar değildiler. Bu vasıflarının yanında onlar, gönüller kazanan bir veli, şehirler kuran bir mimar, ilim erbabının yetişmesine imkân veren bir muallim idiler.

II. Kılıç Arslan ve Aksaray isimli eseri okurken bu çarpıcı tespite de şahit olacaksınız. Büyük mücahid II. Kılıç Arslan'ın gazaları yanında Aksaray'ı nasıl bir ilim ve irfan merkezi haline getirdiğini göreceksiniz. Öyle ki Hıristiyanların Kudüs yolu güzergâhı üzerinde önemli bir ziyaret yerini, kısa süre içerisinde Müslümanların ziyaret etmeden Hac yoluna düşmedikleri bir mekân kılmalarının serüvenini okuyacaksınız.

Darü'z-zafer, Darü'l-cihad, Darü's-süleha ve Aksaray. Anadolu'da bu kadar güzel lakaplarla bezeli tek şehir. Aksaray ve onu bu hale getiren Sultan II. Kılıç Arslan'ın tarihini Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil'in akıcı üslubuyla bu eserde bulacaksınız

Sultan 2. Kılıçarslan ve Aksaray Alıntıları - Sözleri

  • Onlar ki, at üzre ömürler boyu, Türk'ün Rum'a giden yolu oldular. Şol Anadolu'yu vatan eyleyen, Gaziler, şehitler, kolu oldular. Oğuz çınarının gün batısına, Uzanan, en görklü dalı oldular. küfür diyarını yuyup yıkayan, Mavera nehrinin seli oldular. Batıl ikliminde diyar-ı Rum'un Hakk'ın kılıç tutan eli oldular. N.Y. Gençosmanoğlu
  • Türk ve İslâm hakimiyeti boyunca Aksaray'a en büyük kıymeti Suktan II.Kılıç Arslan vermiştir. II. Kılıç Arslan şehri neredeyse yeniden kurmuş ve bu sırada kendisine şehirde büyük bir saray inşa ettirmişti. Şehrin artık bu büyük saraydan dolayı AKSARAY adiyla anılacaktır.
  • Şöhret afettir
  • Bizi bu yola sürükleyen, bizi bu dağların, kayalıkların arasına atan siz değil misiniz? Bu gözyaşı vadisinde, bu cehennemi andıran boğazda ne işiniz vardı? Biz, size hayatımızı verdik, siz ise canınızı kurtarmak için bizleri terk ediyorsunuz.
  • Eğer Aksaray olmasaydı Danişmentliler ortadan kalkmaz, Anadolu'da bir Müslüman Türk birliği kurulamazdı.
  • Şerefü'l-mekan bi'l- mekan. Bir yerin şerefi orada oturanlardan gelir
  • Tankred Kubbetü's-sahra' ya saldırıp burayı yağmaladı. Mescidi Aksa 'ya sığınanlar da kılıçtan geçirildi. Musevilerin hepsi Müslümanlara yardım ettikleri gerekçesiyle sığındıkları sinegoglar ateşe verilerek yakıldı. Haçlıların yaptığı katliam öylesine kanlı bir boyuta ulaştı ki Haçlı ordusunda bulunan tarihçiler bile bu katliam karşısında duydukları dehşeti ifade etmişlerdir.
  • Darü'z-zafer, Darü'l-cihat ve Darü's-süleha ve Aksaray. Anadolu da bu kadar güzel lakaplarla bezeli tek şehir.
  • Nâmımız Seyfullah yazıldı Arş'a Hiç yakışmaz bize nizâ eylemek. İşimiz, İlâ-yı kelimetullâh Sancağı altında gazâ eylemek. Her bir ibâdetin tehiri mümkün Mümkün mü gazâyı kazâ eylemek. Şehid olsak dahi dileriz Hak'tan Dirilip gazâyı kezâ eylemek. N.Y.Gençosmanoğlu
  • 17 Eylül 1176 tarihinde vuku bulan Miryokefalon Savaşı, 26 Ağustos 1071 Malazgirt Savaşından sonra Anadolu'nun kaderini etkileyen en önemli çarpışmaydı.

Sultan 2. Kılıçarslan ve Aksaray İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Sultan II. Kılıç Arslan: Sultan II. Kılıç Arslan 1113 yılında Aksarayda doğmuştur. Babası Sultan I.Mesud dur. Zor zamanda Anadolu Selçuklu Devletini kardeşler arasındaki mücadelen sonra devletin başına geçmiş yaptığı fetih hareketleri ve oluşturduğu stratejiyle devletin sınırlarını genişletmiştir. Bizans'ın haçlı seferlerini anadoluda durduran Sultanları: Süleyman Şah, I. Kılıç Arslan, Sultan I. Mesud. ve II. Kılıç Arslan dönemleri ve zamanı ile önem arz eder. Hatta 1097 yılında Sultan II. Kılıç Arslan ve bizans imparatoru manuel ile yapılan Miryokefalon savaşı ve zaferi 1071 Alparslanın malazgirtten sonra ki  bizans'ın anadolu düşüncesini, hedeflerini kırmış ve Türklere ebedi yurt olmuştur. Selahaddin Eyyübinin 1187 yılında ki Kudüs feth'i öncesi ilk diplomatik ilişkiler ittifak, dostluk muhabbeti olmuş, zamanla anlaşmazlıklar çıkarak aralarının bozulması ile iki ordu karşı karşıya gelme noktasına gelinmiştir. Yıllar içinde rahatsızlığı ve yaşlanması sebebi ile devleti onbir oğluna, onbir parçaya bölmüş, fakat Sultanın daha sağlığında kardeşler arasında hakimiyet mücadeleri başlamış ve oğlu kutbeddin melikşah babasına karşı mücadeleye girmesi Sultan II. Kılıç Arslanı üzmüş, hata yaptığını anlamıştır. O hayatının son demlerinde bile seferlerinden ve gayelerinden asla fedakarlık yapmayan kararlı bir sultan idi. Özellikle Aksaray' imar faliyetlerinde bulunurak şehrin ekonomi ve kültürünü geliştirmiştir. Bu sebeplerle II. Kılıç Arslan Anadolu'da bir Türk vatanının kurucuları arasında çok büyük bir mevki ve önem arz eder.. Kitap akıcı ve önemli konularla sürükleyici olması çok hoşuma gitti. Anadolu Selçuklu Devleti ve Aksayın geçmişini anlatan güzel bir eser olmuş yazarımız Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil tanıyanlar bilir güzel ve keyifli bir eserlerinden biri tavsiye ederim. (yusuf1453)

II. Kılıç Arslan: Ahmet şimşirgil den yine akıcı bir di kullanılarak yazılmış güzel bir kitap. Anadolu Selçuklu tarihini merak edenler bu kitabı okuyabilir. O dönemde hükümdarlık yapmış II. Kılıç arslan hakkın da güzel bilgilere yer verilmiş. Yine koltuk sevdası uğruna zarar gören bir dönem olmuş.. (Seçkin Öztürk)

Selçuklu öncesinde Anadolu' nun durumdan başlayıp, Selçuklu donemin gelişen olaylar önemli savaşlar, taht mücadeleleri kazanan kaybeden, Sultanların şahsiyetleri hakkında bilgiler veriyor. Malazgirtle Anndolu' nın kapıları Türklere açılır. Büyük Selçuklu yıkılıp Anadolu Selçuklu kurulur. Başında II. Kılıç Arslan bu Sultan zamanında Miryekefalon Savaşı başlar. Bizans imparatoru ağır kayıp alır. II. Kılıç Arslan için Aksaray' ın önemi, yapılan eserler hakkında da bilgiler verilmiş. Resimler renkli olsaydı daha iyi olurdu :) (Kitap_kolik)

Sultan 2. Kılıçarslan ve Aksaray PDF indirme linki var mı?

Ahmet Şimşirgil - Sultan 2. Kılıçarslan ve Aksaray kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Sultan 2. Kılıçarslan ve Aksaray PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Ahmet Şimşirgil Kimdir?

1959'da Boyabat'ta doğdu. İlk, orta ve lise tahsilini aynı yerde tamamladı. 1978'de girdiği Atatürk Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Tarih Bölümü'nden 1982'de mezun oldu. 1983'te aynı bölümdeki Yeniçağ Anabilim Dalı'nda Araştırma Görevlisi olarak vazifeye başladı. 1985'te Yüksek Lisansı'nı tamamladı. 1989'da Marmara Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi, Tarih Bölümü'ne naklen geçiş yaptı.

 

1990'da "Osmanlı Taşra Teşkilatı'nda Tokat (1455-1574)" isimli çalışmasıyla Tarih Doktoru ünvanını aldı. 1997'de "Uyvar'ın Osmanlılar Tarafından Fethi ve İdaresi" isimli takdim teziyle Doçent oldu. Seyyid Muradi'nin kaleme aldığı Barbaros Hayreddin Paşa'nın gazalarını "Kaptan Paşa'nın Seyir Defteri" ismiyle sadeleştirerek, ayrıca Osmanlı tarihi ile ilgili "Kayı I", "Kayı II", "Kayı III", Kayı IV,  “Taşa Yazılan Tarih Topkapı Sarayı” ve “Ahmed Cevdet Paşa ve Mecelle” ile “Slovakya’da Osmanlılar” adlı eserlerini yayınladı. 2003'te Profesör kadrosuna atanan Şimşirgil'in Osmanlı şehir tarihi, siyasi hayatı ve teşkilatı ile ilgili çeşitli dergilerde yayınlanmış çok sayıda ilmi makalesi bulunmaktadır.

 

Halen Marmara Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü’nde Öğretim Üyesi görevine devam etmektedir.

Evli ve üç çocuk babasıdır.

Ahmet Şimşirgil Kitapları - Eserleri

  • Kayı 1: Ertuğrul'un Ocağı
  • Kayı 2: Cihan Devleti
  • Kayı 3: Haremeyn Hizmetinde
  • Kayı 4: Ufukların Padişahı Kanuni
  • Kayı 5: Kudret ve Azamet Yılları
  • Kayı 6: İmparatorluğun Zirvesi ve Dönüş
  • Otağ 1 / Büyük Doğuş
  • Kayı 10: II. Abdülhamid Han
  • Osmanlı Gerçekleri
  • Kayı 7: Kutsal İttifaka Karşı
  • Otağ 2 / Emir Timur
  • Kayı 8: Islahat, Darbe ve Devlet
  • Valide Sultanlar ve Harem
  • Kayı 9: Sonun Başlangıcı
  • Kayı 11
  • En Sevgili Efendimiz ve Sevdalıları
  • Otağ - 3 Sultan Alparslan
  • Devr-i Gül Sohbetleri
  • Mızraklı Hakikat
  • Osmanlı Gerçekleri 2
  • Eşrefoğlu Rumi
  • Barbaros Hayreddin Paşa
  • Sultan 2. Kılıçarslan ve Aksaray
  • İstanbul: Fetih ve Fatih
  • Edep Yâ Hû
  • Denizler Fatihi Piyale Paşa
  • Yavuz Sultan Selim
  • Slovakya'da Osmanlılar 1663 - 1685
  • Topkapı Sarayı
  • Fatih Sultan Mehmet
  • Fethin Kahramanları
  • Bir Müstakil Dünya: Topkapı Sarayı
  • Birincil Kaynaklardan Osmanlı Tarihi Kayı 1
  • İstanbul Fetih ve Fatih
  • Hakimiyet Sembolü Ayasofya Camii
  • Asırlara Hitabeden Alim Es-Seyyid Osman Hulusi Efendi
  • Osmanlı Gerçekleri 3

Ahmet Şimşirgil Alıntıları - Sözleri

  • "Ey Muhibbî bağlamak dünyaya dil layık degül Çünki senden olısardur akıbet âlem cüda" Bu dünyanın gönül bağlanacak yanı yoktur; zira nasılsa insan bir gün onu bırakacaktır.. [Kanunî Sultan Süleyman Han] (Kayı 4: Ufukların Padişahı Kanuni)
  • Hayali mihmandır daima bu çeşm-i pür-nemde Onunçündür kesilmez eşk-i hasret hiç bir demde Firakıyla nola hep böyle ebyat olsa hamemde “Görenler seyl-i eşki diyeler sahra-yı sinemde Bahar eyyamıdır güya ki ırmaklar bulanmıştır” (Bu sürekli ağlayan gözde sevgilinin hayali misafirdir. Bu yüzden de hiç bir zaman hasret gözyaşları durmaz. Onun ayrılığı yüzünden kalemim hep böyle beyitler yazsa buna şaşılmamalı. “Göğüs düzlüğünde gözyaşı selini görenler sanırlar ki güya bahar zamanıdır ve nehirler bol yağış yüzünden bulanmıştır.”) (III.SELİM HAN) (Kayı 8: Islahat, Darbe ve Devlet)
  • "Osmanlı padişahları içinde Halvetiliğe ilk intisap eden II.Bayezid Han'dır. Onun intisabı Çelebi Halife namıyla meşhur Cemal-i Halveti vasıtasıyla olmuştur." (Osmanlı Gerçekleri 3)
  • Okuma bilmeyip yazan Odur dünyayı bozan (Osmanlı Gerçekleri)
  • "İttihatçılar, Sultan II. Abdülhamid Han'dan o kadar nefret ediyorlardı ki, Sultanın cenaze namazını kendilerinin Şeyhülislam yaptıkları Mason Musa Kâzım Efendiye kıldırttılar.." Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil (Kayı 10: II. Abdülhamid Han)
  • "Edirne'yi vermemek üzere iktidara gelenler bırakın Edirne'yi kurtarmayı devletin bütün bekasını Avrupalı büyük devletlerin inisiyatifine bırakmaktan rahatsız olmamışlardı. " (Kayı 11)
  • "Evet, ben bir askerim ama her şeyden önce Türk'üm ve Müslümanım! Burası benim mukaddes mâbedimdir. en büyük âmir olan vicdânımdan aldığım emirle buraya sizi sokmayacağım! Eğer cebren girmeye çalışırsanız buradaki askerlerim ve ben hepimiz ölünceye kadar çarpışacağız ve bu ihtimâli de düşünerek camiin sütunlarına yerleştirdiğim tahrip kalıplarıyla koca mâbed, taburumuzun üzerine çökecek ve yine buraya giremeyeceksiniz!” (Hakimiyet Sembolü Ayasofya Camii)
  • Emir Timur’un bir diğer önemli lakabı da dünyaya Hükmeden manasına gelen sahipkırandır. Gökyüzündeki gezegen satürün ve Jüpiter’in birbirlerine en yaklaştığı zamanda dünyaya gelen erkek çocuklar bu ünvanı almaya aday olurlardı. Bu iki gezegenin birbirlerine yaklaşması sekiz yüzyılda bir tekrarlanmaktadır. Bu gün doğan çocuklar bahtlı olurlar. Bu şekilde dünyaya üç kişi gelmiştir. İskender-i Zülkarneyn -ki ona Oğuz Han da denilmektedir-, Peygamber efendimiz ve Emir Timur. (Otağ 2 / Emir Timur)
  • Ana başa tâc imiş Her derde ilaç imiş Bir evlat pîr olsa da Anaya muhtaç imiş (Valide Sultanlar ve Harem)
  • İnsan ilimle yaşar. Cahil ise ölü gibidir. (Osmanlı Gerçekleri)
  • Osmanlı devleti Fazıl Ahmet Paşa ile Avrupa’da en haşmetli son 15 yılını geçirmiş ve bir kez daha dünyanın tek kutuplu devlet olduğunu göstermişti. O 15 seneye Yaklaşan sadrazamlığının neredeyse dokuz yılını cephelerde geçirmişti. Fatih, yavuz ve kanuni sultan Süleyman zamanlarında olduğu gibi seferlerinde kısa sürede netice alıyordu. Devletin demir yumruğu Avusturya. Venedik ve Lehistan‘a bir kez daha iniyor dünya bu muazzam gücü gücün karşısında eriyordu. Osmanlı tuğlarını 15 sene Avrupa’da Haşmet ve kudretle gezdirmişti. (Kayı 6: İmparatorluğun Zirvesi ve Dönüş)
  • Ya Rabbi! Dinine yardım edenlere yardım eyle. Müslümanlar arasında fitne çıkaranları kahreyle. (Kayı 3: Haremeyn Hizmetinde)
  • "gayret bizden, tevfik Allah'tan" (Otağ 1 / Büyük Doğuş)
  • 1949'dan itibaren açılmaya başlanan İlâhiyat Fakülteleri'nde tamamen pozitivist bir din yerine koyan bir zihniyet ortaya çıkmaya başlamıştır ve bilim dinin yerini almıştır. Neticede ilahiyatlarımızda önce müctehid alimler, mezhep imamları ve tasavvuf erbabı hafife alındı hatta aşağılandı. Sonra hadisler tartışılmaya ve ayıklanmaya başlandı. İşlerine gelmeyen yaşantılarına uymayan her hadis "mevzu" uydurma denerek atıldı. (Mızraklı Hakikat)
  • Osmanlı-Rus savaşında Hristiyan ordularıyla işbirliği yapılmasını mahzurlu görenler de az değildi.Bu dedikodular üzerine fetva alınmak zarureti doğdu. “Avrupalı askerleri kendi ordumuzda kullanmak caiz midir? “ sorusuna “El Cevab; Madem ki avcılar av tutmak için köpekleri kullanıyorlar biz de onları kullanabiliriz, “ diye teşbihli bir cevaz verilmişti. (Kayı 9: Sonun Başlangıcı)
  • "Allah, peygamber korkusu bilmez alçaklar! Unutmayın ki, intikam gecikir ama asla yaşlanmaz!" (4.MURAD HAN) (Kayı 6: İmparatorluğun Zirvesi ve Dönüş)
  • Çünkü denildi ona “Ve’ş-Şems” dahi “Ve’d-Duhâ” Rûyuna alnına mihr ü mâhı benzetsem nola Kur’ân-ı Kerîmdeki sûrelerden biri Şems suresidir. Onun ilk ayetinde geçen “Veşşemsi veduhâ” ifadesi Türkçe anlam olarak “Güneş’e ve onun parıltısı” anlamına gelir. Kanuni sonraki beytinde Resulullah Efendimizi “Güneş’e” benzeterek anlatır. Güneş, nasıl dünyayı aydınlatmışsa Hazreti Peygamber de insanlığı aydınlatan bir güneş hükmündedir. Ay da aynı şekilde aydınlatıcı bir gezegendir. (En Sevgili Efendimiz ve Sevdalıları)
  • Sakarya Meydan Savaşı, Türkler için bir ölüm - kalım mücadelesi oldu. Nitekim Sakarya 'da Türk milleti kadınlı erkekli, vatanlarına saldıran düşman kuvvetlerine kahramanca karşı koyma kudretini gösterdi. Türk ve Yunan kuvvetleri, Sakarya kıyılarında 100 kilometrelik bir sahada 22 gün ve gece süren bir meydan savaşı yaptılar. Meydana gelen kanlı muharebelerde bazen Yunan kuvvetleri, bazen Türk kuvvetleri başarılı oldu. Nihayet Türk hatlarını yaramayan yunan birliklerinde moral çöküntüsü oluştu. Türk ordusu 10 Eylül'de genel taarruza geçti. Beylikköprü, Duatepe ve Kartaltepe muhrebelerinde ağır kayıplar veren yunan ordusu Sakarya'nın batısına çekildi. (Kayı 11)
  • Tarih nostalji demek değildir.Dünü anlatırken bugüne neler miras kaldı,neleri yitirdik görmek gerekir. (Devr-i Gül Sohbetleri)
  • " Öyle bir nesil, öyle bir zaman ki, her şeyin fiyatını biliyor, fakat değerini bilmiyor." (Barbaros Hayreddin Paşa)

YORUMLAR

YORUM YAZ!

Yorum Ekle