Tanksavar Ali Darbe Gecesini Anlattı

15 Temmuz gecesi, Türkiye tarihinin en karanlık gecesini yaşadı. Her saniyesinde, her köşede farklı bir kahramanlık destanı yazıldı o gece. Ana hedef TBMM, Cumhurbaşkanlığı ve Recep Tayyip Erdoğan idi.

RÖPORTAJ
PAYLAŞ:
Suikast timleri Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı öldürmek üzere yola çıkarken, bir milletin geleceğine kastetmek için de meclisi ele geçirme planının başarıya ulaşması için her türlü adi plan uygulanmak üzereydi. Meclisi basıp karargah olarak kullanmak isteyen darbeciler tanklarla meclise yöneliyor bir taraftan da uçaklarla bomba atılıyordu.
İşte başkentte o kara gece sokağa çıkanlar arasında Mardinli Akdağ Ailesi de vardı. Cuntacılara engel olmak için Meclise giden tankların en önünde ailenin en ön safında elinde Türkiye, Filistin ve AK Parti bayrağı bulunan üniversite öğrencisi 20 yaşındaki Ali Akdağ bulunuyordu. Hain darbecilerin ele geçirmek istediği, en önemli noktalardan biri olan meclise girmek isteyen tanklara bir grup arkadaşı ile durdurmak istedi. Durduramayınca tanklara çıkarak tarihe isimlerini altın harflerle yazdırdı.
Darbecileri durdurmak için vücudunu tanklara siper ederek adeta destansı bir direnişe imza atan Ali Akdağ, darbecilerin jetlerle bomba yağdırdığı, helikopterlerin, tankların halkın üzerine ateş açtığı o gecede neler yaşandığını o anlarda yaşadıklarını Mardin Life Gazetesine anlattı.

Sizleri tanıyabilir miyiz?
Mardin’in Kızıltepe ilçesinde 1994 yılında doğdum. Lise eğitimini Mardin’de tamamladım. Şu an Ankara’da hukuk fakültesinde okuyorum, 3. Sınıf öğrencisiyim. İki Stk’da yönetim kurulu üyesi olarak görev yapmaktayım.

Darbeyi atlatan bir genç olarak o gece darbeyi nerden duydun, nasıl tepki verdin, neler yaşadın?
Saat 22.00’yi geçmişti. Alçak uçuş yapan jetlerin seslerini duyduktan sonra Twitter üzerinden arama yaptım ama tek bulabildiğim insanların şaşkınlıklarıydı. Tanklar tarafından İstanbul’da köprüler tek yönlü olarak trafiğe kapatılması ilginç gelmişti. Gazeteci Fatih Tezcan tarafından atılan twitlerdan sonra büyük şaşkınlık yaşadım. 2016 yılında Darbe! Tv kanallarından bilgi edinmeyi çalıştık. Gelişmeleri takip ederken bir şeyler olduğunu anladık ama buna karşı hükümet neler yapacak derken halk ilk adımı atmıştı bile. Sokağa çıkmak için hazırlanırken TRT’den okunan bildiri karşısında şok oldum. Bunun mümkün olamayacağını düşünüyordum. Milletin bunu izin vermeyeceğini, engel olmak için elinden geleni yapacağına dair hiçbir kuşkum yoktu ve sokaklardaydık artık. Ak Parti Ankara il başkanlığı binasına giderken TBMM Çankaya kapısının orda yaklaşık 50 kişilik bir kalabalıkla karşılaştım ve elimde Türkiye, AK Parti ve Filistin bayrağıyla o gruba katıldım. Aradan 5 dk bile geçmeden tanklar gelmeye başlamıştı. İlk şaşkınlıkla hiçbir şey yapamadık ama hemen bir araya toplandık ve daha sonra gelen tankların önünde durmaya başladık. Süratle gelen tanklar yavaşlamak hatta durmak zorunda kaldılar. Yolun kenarına park edilmiş araçların üzerinden geçmeye başladılar. Peşi sıra gelen tankları durduramasakta ilerlemeleri yavaşlatıyorduk. 4 askeri araçlı grubun önünde bulunan araçtan üzerimize tabanca ile ateş edildi. Diğer araçtakiler havaya ateş ederek hızla ilerlediler. Tankın, arabasının üzerine doğru gittiğini gören biri arabasını çekmek için çalıştırdı ama tankın paleti arabanın üstündeydi artık. Tankın araçla beraber içinde ki kardeşimizi de ezeceğini görünce tankın üstüne doğru koştuk ve yavaşlattık. Başka bir kardeşimizin yardımıyla zorda olsa kurtulmuştu. Ezilen araba ve kırılan direklerden barikat oluşturmaya çalıştık. Tankları durduracak ne bir araba ne de bir direk olmadığını biliyorduk ama onlardan korkmadığımızı gösteren havada sımsıkı bir yumruk ve şahadet parmağımız vardı.
Burada bir-bir buçuk saat durduktan sonra Genel Kurmay Başkanlığının önüne doğru yürümeye başladık. Karargâhın içinden ve önünde ki tanklardan sürekli olarak ateş açılıyor ve yaralıları taşımak için herkes seferber oluyordu. Yaralılar sivil araçlarla hastanelere taşınmaya çalışılıyordu. Bütün gece tek bir ambulans gelebilmişti nedeni de darbeci askerlerin ambulans geçişlerine izin vermemesi ve onlara ateş etmeleriydi. Su aramak için meydana doğru döndüğümde bir bayandan su istedim. Çantasından çıkardığı suyu bana uzatırken zemzem suyu ile mayalandığını söyleyince gözlerimden yaş geldi.
Üzerinde çelik yelek olan iki trafik polisi görünce onlara doğru gittik. Tankların üzerine yürüyün, sakın vazgeçmeyin, direnmeye devam edin diye bağırmaya başladılar. Karargâh kapısında ki tanklar millet tarafından ele geçirilmişti. Arka kapıdan gelenler tanklar milleti kararından vazgeçirememişti ve onlarında üzerinde artık halk vardı. Gecenin ilerleyen saatlerinde (tahmini olarak 03.00 civarı) Genel Kurmay Başkanlığının korkulukları aşılmış ve insanlar içeri girmeye başlamıştı. Ortam tekrar hareketlendi ve her taraftan ateş edilmeye başlandı. Birkaç dakika böyle devam ettikten sonra jetler üzerimizde uçmaya başladı ve patlamalar olmaya başladı. İki üç patlamadan sonra helikopterden üzerimize ateş açılmaya başlandı. Yaşlıları ve yaralıları Meclis’e doğru götürürken TBMM’nin üstünde patlamalar olmaya başladı. Yarım saatten fazla süren patlama sesleri arasında daha güvenli bölgeye çekilirken bir kamu binasının güvenlik personelleri bizleri içere alarak yardımcı oldular. Sabah 04.30 civarı eve geldim, üstümü değiştirip AK Parti Genel Merkezine gittim. Bina içinde haberleri takip ettikten sonra hava almaya dışarı çıktığımda Cumhurbaşkanlığı Külliye’sinin oradan patlama sesleri duyuldu. Son kozlarını oynadıklarının farkındaydık ve bizlerin kazandığı kesindi artık.

Darbeler senin için ne ifade ediyor?
Mazlum insanların acıları ve imansız hainlerin iktidar hırsları uğruna bir takım bahaneler ile yaptıkları alçaklıklar. 

Türkiye sizi tanklara çıkan fotoğrafınızla tanıdı. Daha önce tanklar hakkında bir bilgin var mıydı? Tanklar üzerine çıkmada tereddüt yaşadın mı? Korku ve endişe yaşadın mı?
İlk defa tankları bu kadar yakından gördüm. Tanklar hakkında bilgi sahibi değildim. Her şey bir anda yaşanıyordu. Tereddüt edecek, düşünüp karar verecek vaktim olmadı. Bu şerefsizler hain emellerine ulaşsalardı herhalde ilk alacakları kişilerden olurduk dedim kendi kendime ama haklı davamızdan ne olursa olsun geri dönmek yoktu. Cumhurbaşkanımız ve hükümetimizin emek ve çabalarının heba olmasının korkusu ve endişesi dışında bir çekincem olmadı.

Peki askerlerle bir diyalogun oldu mu?
Askerlerle bir diyalogum olmadı.

Birçok gazetenin manşetinde sizin fotoğrafınız vardı. Ertesi gün gazeteleri gördüğün de neler hissettin? Ailen ve arkadaşların nasıl bir tepki verdi?
Ertesi gün akşam saatlerinde markete girerken gazetelere baktığımda kendimi görünce şaşırdım. Daha etkileyici fotoğraflar olmasına rağmen ilk saatlerde çekilmiş o kare ile gazetelerin basılması ilk başta garip geldi. Sabaha gazetelerin yetişebilmesi için erkenden baskıya girmesi gerektiğini düşündüm, o yüzden o fotoğraf ile basıldığını düşündüm. Diğer gazetelere de baktığımda aynı fotoğrafla karşılaştım. Bir tanesini aldım ve eve gittim. Aileme gösterince şaşırdılar ama benimle gurur duyduklarını hissettim. 

Türkiye çok ciddi bir tehlike atlattı. Bu tehlikenin tamamen geçtiğine inanıyor musun?
Son yıllarda ülkemizin mücadele ettiği en büyük belalardan biri olan FETÖ/PİÇ’e karşı en büyük savaşı halkın desteği ile devletimiz kazandı. Ancak tehlikenin tamamen geçtiğine inanmıyorum. Devlet içinden üyelerinin ve ülke içinde ve dışında her türlü destekçileri ile sonuna kadar mücadeleye kararlı bir şekilde devam edilmelidir. Cumhurbaşkanımızı devirmek ve iktidarı ele geçirmek için neler yapabileceklerini gördük. İçimizde yer alan bu satılmışların diğer örgüt ve düşmanlarımızla iş birliği yapabilecekleri unutulmamalıdır. Devlet, kurumları bu kişilerden temizlerken tekrar bu veya benzeri bir yapılaşmaya karşı önlem almalıdır. Bu adımlar atılırken suçsuz ve FETÖ ile bağlantısı olmayan kişiler titizlikle ayırt edilmelidir.

Darbenin olabileceğine ihtimal veriyor muydun?
2013 yılında TSK İç Hizmet Kanunu'nun 35. Maddesi değiştirildikten sonra Türkiye’de darbe döneminin tamamen bittiğini düşünmüştüm. Aklımdan bile geçmezdi. O gece dahi darbe olabileceğine ihtimal vermedim. 15 Temmuz sonrası düşüncem tamamen değişti ve artık halkın artık darbelere izin vermeyeceğini gördük.

Geçen süreçte darbe girişiminin başarısız olmasını neye bağlıyorsun? Darbe olsaydı seni nasıl bir gelecek bekliyordu?
Sayın Cumhurbaşkanımızın CNN Türk canlı yayınına bağlanıp insanları sokaklara davet etmesi önemli bir çağrıydı. İstanbul’a gelerek görevinin başında olduğunu göstermesi ve Sayın Başbakan’ın açıklamaları halkın umutsuzluğa kapılmasına engel olmuştur. Milletçe hainlere karşı göstermiş olduğumuz direnişin en büyük kozumuz olduğunu söyleyebilirim. Tankların hepsini durduramasakta ilerlemelerine engel olmaya çalıştık ve devletimizin bu süreçte hainlere karşı reaksiyon vermesine imkân tanıdık.
Darbe olsaydı Ermenistan veya Yunanistan’a kaçmayacağımız kesindi.  İlk zamanlar sıkıyönetim altında hepimizi zor günlerin bekleyeceği aşikârdır. Darbecilere karşı siyasi ve hukuki mücadelenin başlayacağı günü sabırsızlıkla beklerdim.

Bir hukukçu adayı olarak darbelerin önüne geçmek için öncelikli yapılması gerekenler ve idam konusuna nasıl bakıyorsun?
Öncelikle Yasama, yürütme ve yargı fonksiyonları birbirinden tam anlamıyla koparılmadan, birbirini denetleyecek ve sınırlandıracak şekilde uyum içinde çalışacak duruma getirilmelidir. Bu fonksiyonların yöneticileri bir grubun tekeline değil, hak eden kişilerin bu görevleri alması sağlanmalıdır. Askerin sahip olduğu ağır silahların bir kısmı Emniyet Teşkilatına kaydırılmalı ve asker polis arasında güç dengesi kurulmalıdır.
Mevcut Anayasa ve kanunlara göre darbe girişiminde bulunanların idam edilemeyeceği kesindir. Vicdanı olarak baktığımızda olması gereken idam cezası, tabi olduğumuz sözleşmelere aykırıdır. Siyasi baskıları göze almak gerekecektir. İçinde bulunduğumuz çetrefilli bu süreçte bu tür baskılarla uğraşmamız gerektiğini düşünüyorum. Kimseye boyun eğmeyeceğiz ama düşman da kazanmamalıyız. Yakın süreçte tekrar böyle bir durumla karşı karşıya kalacağımızı düşünmediğim için en azından şimdilik idam tartışmasına girilmesine gerek yoktur.

YORUMLAR

  • AllahuEkber

Yorum Ekle