Tarih'te Mardin: Eski Çeşmeler

Mehmet Dinç'in kaleminden... Kıvrılıp inen o basamaklarda Sığırcık sürüsü gibi koştuğumuzu anımsadım bu fotoğrafa bakınca.

Mardin 1990
Kıvrılıp inen o basamaklarda Sığırcık sürüsü gibi koştuğumuzu anımsadım bu fotoğrafa bakınca. Ağzımızı musluklara dayar kana kana su içerdik dakikalarca.
Evlerin sırtlarında başlayan yamaçlarda bir kayanın gölgesi uzasa, piknik yaptığımızı anımsadım bu fotoğrafa bakınca. O çorak yamaçta iki yeşil nesne görsek orman sanırdık aklımızca.
Dikey sahalarda top oynarken Arjantin’i hayal ettiğimizi anımsadım şimdi bakınca. Hangimiz yenilse bahane ettiği tişörtü çıkarır tekrar güreşe tutuştuğumuz Cemal’i anımsadım bu fotoğrafa bakınca.
Karşımızda pitoresk bir tablo gibi duran Mardin’in, küçük adımlarınızın ulaşamayacağı bir ütopya mesafesinde olduğunu anımsadım şimdi bakınca.
Ben, Bedirhan, Kenan’ın aynı katırdan yediğimiz bayıltan çifteleri anımsadım bu fotoğrafa bakınca. Bir güvercin yolunu şaşırsa, peşinden dağı tırmanan İlhami’nin çılgınlığına gülüşümüzü anımsadım şimdi bakınca.
Yüksekten düşen Zeynettin’in yırtılan koluna yeni bir acı öğreniyormuşuz gibi ağzımız açık baktığımızı anımsadım bu fotoğrafa bakınca. Dizlerimizdeki yaralar kabuk bağlamadan yenilerinin açıldığı çocukluğumuzun yoksul cennetini anımsadım şimdi bakınca.
Necip Mahfuz’un Cebelavi Sokağı gibi zaman geçtikçe çoğalan evlerden aramıza katılan yeni akranlarımızı kardeşçe kucakladığımızı anımsadım şimdi bu fotoğrafa bakınca..

YORUMLAR

YORUM YAZ!

Yorum Ekle