Trafikte bahane çok, dikkat eden yok!

Öyle yeteneklerimiz vardır ki, “Her işe bir bahane buluyor,her şeye bir itirazımız ve her soruya bir hazır cevabımız  vardır”.Kardeşlerim bunlar birer yetenek değil,resmen acizliğimizdir.Bile bile tehlikeye atılıp,sonrasında ne yapalım oldu işte diyerek geçiştirmek akıl karı değildir.Şu birkaç gündür mevsim şartlarının değişimi ile görüp duyabildiğim ve de şahit olduğum trafik kazaları sonucu bir hiç uğruna ,boş yere giden canlar,o kadar canımı sıktı ki,tarif edemem…Neden böyle basite indirgendi bu durum?Ölüm o kadar ucuz nasıl olur?.....Anlamış değilim….

İçinden geçmekte olduğumuz Kış Mevsim şartlarında şayet dışarı çıkılacak, yollara revan olunacak bir zorunluluk halimiz varsa,buna karşı gereken önlemlerimizi almak,yapılması gerekenleri bilmek ve bu meyanda herkesi ilgilendiren kurallara uymamız gerekir.Uzmanlık alanımız değil lakin, maşallah herkes bu konuda prof olmuş zaten.Ondan dolayı  detaya giremiyorum,girmeyeceğim.

Ülkemizde geçmişten beri süre gelen ve adeta kaderimizmiş gibi kabul edilen Trafik Teröründe kaybettiğimiz yüksek rakamlarla belirtilen canların sayısı içler acısı.Bu noktada ekonomik kayıplara değinmek bile istemem.Söz konusu  kaybedilen CAN olunca,herkes ayağını,elini hatta gerekirse kafasını çok set bir şekilde frene basmak zorundadır.Bile bile ne ölmeye nede birilerinin ölümüne sebep olmaya kimsenin hakkı yoktur.İstatistikler yıllarca Terör Örgütleriyle yapılan silahlı mücadelelerde verilen kayıplardan daha fazlası,Trafik Teröründe yaşandığını açık açık belirtmektedir. Artık bu işe bir dur diyelim beyler.Her bir duruma bir sebep,her yanlışa bir bahane ve her kusurumuza verilecek bir hazır cevabımız olmasın.Doğru doğrudur,yanlış yanlıştır.Yoksa bu sağlıklı bir ruh hali olmadığını belirtmek isterim.Her  şeye bir cevap bulabilirsiniz ama,maazallah kendi kusurunuzdan dolayı bir canın ölümüne verilecek bir cevap,üretilecek bir bahanenizolamaz.Lütfen !!! Bu durumlarla karşılaşmamak için “BİRAZ DİKKAT DEĞİL,ÇOK ÇOK DİKKAT” diyorum…..Başında hastalık,sonucunda  ölüm yoksa  şayet,biraz öteleyin,ağırdan alın,oluyorsa toplu taşımayı tercih edin yani…Yoksa tek başınıza dünyayı kurtaracağınızı mı zannediyorsunuz?

Değerli Dostlar;;; Bu mevsimde araçlarıyla yola çıkacak olanlar,Meteoroloji bültenini,günlük hava şartlarını ve gidecekleri yol durumlarını iyicene takip etmelidir.Uzmanların görüşlerinden yararlanarak ifade ediyorum.”Şayet bütün risklere rağmen yola çıkılacak ise, Sürücü ehliyetli  bütün araç  kullanıcılarının bildiğine inanmak istediğim, Karayolları trafik Kanun ve Kurallarına riayetin yanında,kendisinin sorumluluğunda  ve kontrolünde olan aracının durumundan emin olarak kişi hareket etmelidir.Aracının motor kısımlarının,hareket ettirici aksamlarının sağlamlığından emin olmalıdır. Sinyalizasyon sisteminden,ısıtma, soğutma ve temizleme edevatlarına kadar aktif ve sağlam olduğunu görerek sahaya çıkmalıdır.Bitti mi? Bitmedi tabi !!! Özellikle tamda bu mevsimin karlı ve buzlu zamanlarında olması muhtemel ötesi kesin olan,yağış,sis ve buzlanmalara karşı dikkatli, önlemini almış, vücut ve kafa dinç bir şekilde iken araç kullanılmalıdır.Hız yapmaktan,ani frene asılmaktan,dikkatsiz hareket ve sollamalardan kesinlikle kaçınılmalıdır.

Ucuz kahramanlık peşinde koşarak, doğa ile mücadeleden kesin kez kaçınılmalıdır.İnsanın gücü ve imkanı belli bir yere kadar olduğunu bilmek gerekir.Doğanın şöyle bir kanunu vardır.Ona zarar verenlerden veya  vermeye çalışanlardan  er veya geç hayfını (öcünü) alıyor olması gibi bir özelliğe sahiptir.Kısa birkaç örnek vermek gerekirse,,,Güzel yaşam yerleri oluşturmak amacıyla yok edilen ormanlara karşı doğa,oksijen yerine insanlara karbondioksit lutfediyor.Yağmurların yerine sıcakları ikram ediyor.Deniz manzaralı,hatta oturduğu yerde ayakları denize temas etsin ve karayollarının bazı geçitlerini dolgularla denize sıfır yaparakdoğa kızdırılırsa, o da bir deniz dalgasıyla veya Tüsunamişekli ile yuvarlayarak hepsini bir dürüm  şeklinde yeri geldiğinde yutuyor.Demem o ki,araçlarımızın böyle olumsuz hava şartlarında nasıl kontrolümüz dışına çıktığını çoğumuz bilmekteyiz.Madem ki, doğa ile baş edilemeyecek  ise, doğanın kurallarına karşı gelmekten sakınılmalı,bizlere hareket ve yaşam alanı açıncaya kadar sakin ve sabırlı olabilmeliyiz.Evimizde oturmasını bilmeliyiz.

Karşımızdakileri kendimizden daha fazla düşünerek aracımızın direksiyonuna geçmeliyiz.Hatta geçmeden önce yollarda mahsur kalma riskine karşı, kıyafetlerimiz her türlü olumsuz  doğa şartları hesaba katılarak seçilmeli,mümkünse aracımızda sıcak-soğuk içeceklerin yanında, meyve ve atıştırmalık gıdalar bulundurmalıyız.Yapılması gereken ve anlatılması icap eden çok şeyler vardır.Konun uzmanı değiliz dedik ya,,, Şu birkaç günlük şahit olduğum can kayıplarının acısıyla içimden geçenleri sizlerle paylaşmak istedim o kadar.Ne kadar faydası olur? Olur mu? Olmaz mı? Onu da kestiremiyorum.Takdiri siz değerli okuyuculara bırakıyorum.Sadece aklımızı iyi kullanarak,sakin ve bilinçli yapılan her türlü iş ve hareketin güzelliklerle, aksine dikkatsiz,hırslı,öfkeli ve bilinçsizce yapılacaklar ise hüsranla sonuçlanacağı  kesindir.

Yüce  Mevla’mızın lütfu ve keremi ile gelip, yer yüzü ile kucaklaşan kar ve yağmurların insanlığa vereceği bereketiyle sevinmeyi, yolculuk ve seyahatlerinizin kazasız-belasız geçmeyi  Rabbimden niyaz ederken, yollarınız açık,araçlarınız kontrolünüzde,frenleriniz sağlam olsun..Hoşçakalın..

YORUMLAR

YORUM YAZ!

Yorum Ekle